neşîdesiyle nüsha-i kadr ü iʻtibârı tezhîb olundu. İki yüz üç senesi Şa‘bân'ının on beşinde Rumeli Sadâret'ine pâ-nihâde-i ‘izz ü şeref ve tavr-ı şerîhânesi dâğ-zen-i kulûb-i selef ü halef olup, bu vazʻ u reftâr, hakkında müstemirrü'z-zuhûr olan teveccüh-i Şâhâne'nin sebeb-i tezâyüdü olduğunu Şeyhulislâm-ı vakt olan Hamîdî-zâde -ki “Ve kem-vâ‘idin ‘adlen ‘alâ huletâ'ihî, izâ kullide'l-ahkâme tâbe [Ü4 307a] 'ani'l-'adli” meʼâline mâ-sadakdır- istişʻâr ile bî-ihtiyâr, [mısra]: Ve ni'metü'd-dehri makrûnun biha'l-hased mü'eddâsı zıgn-ı kâmin-i hasedini âşikâr edüp, inhitât-ı iʻtibârını müstelzim olacak ednâ behâneye çeşm-dâşt-ı intizâr ve Rodoslu Ahmed Ağa vasî olduğu tereke mâddesinde müşârun ileyhe hırs u tamaʻ isnâd ve Şeyhulislâm tarafından fursat ihtilâs olunup, mâddeye berg ü şâh verilerek, tehyîc-i gazab-ı Şehriyâr-ı safvet-nihâd etmişidi. [Mısra]: Yühîcü sugayrâti'l-umûri kebîrehâ meʼâli üzere hakkında ‘azv u iftirâ olunan şey'-i hasîs û dûn, nazarda töhmet-i gûnâ-gûn görülüp, [mısra]: Ve-eyyü naʿîmin lâ-yükeddiruhu'd-dehr
[V 160b] mazmûnu üzere me'vây-ı âbâ vü ecdâdı olan Kastamonu'ya sene-i merkūme Şevvâl'inin yirmisinde nefy ü tagrîb ve hâsid-i fâsidi defʿ-i rakīb zannıyla icrây-ı garaz-ı bîtakrîb eyledi. “İni'n-nâsü gattavnî tegattaytü min hüm ve in bahasû ʿannî fe-fihim mebâhisü” kavliyle savb-ı me'mûra sâyir ve tesebbüt ü ıstıbârdan ʿâyid olan ferec-i Hakk'a nâzır, [mısra]: Ve-kem ʿizzetin kad nâleha'l-mer'ü bi'z-zülli mefhûmu üzere belde-i mezkûreyi mevtî'-i ikdâm-ı ʿizz ü ihtişâm eyledikde, peder-i vâlâgüherlerinin murûr-ı ezmân ile dimen ü talel menziline mübeddel olan müsakkafâtını taʿmîr ve evkāfını müceddeden tertîb ü tevkīr eyledi. Hakkında nakş-ber-âb kabîlinden olan hıkd-ı bâl, ʿazl-i Şeyhulislâm ile karîn-i mevkiʿ-ı zevâl olduğuna binâ'en, iki yüz beş senesi Şevvâl'inin gurresinde [mısra]: Ve ʿinde bulûğı'l-keddi safvü'l-meşâribi masdûku üzere ser-âzâd-ı kayd-ı gurbet ve mevtin-i kadîmine nüzûl ile müvâzıb-ı duʿây-ı [Ü4 307b] bekāy-ı devlet oldu.
İki yüz yedi Receb'inde ber-vech-i tekerrür Rumeli'ye tesaddur edüp, müddet-i ʿörfiyyesini itmâm ve medh ü senâsını zebân-âver-ı hâss u ʿâmm etdikden sonra, kemâ-kân mutâlaʿa-i kütüb ü re'sâyil ve müdârese-i müe'llefât-ı evâhır u evâyil edüp, iki yüz on üç senesi Rebîʿulevvel'inin on sekizinci yevmü'l-Hamîs Şeyhulislâm ve Hallâl-i müşkilât-ı enâm olmuşidi. Zemân-ı İftâ'sında dahi ber-vech-i taʿdîl, vazʿ u hareketle müddet-i mukadderesini tekmîl edüp, [mısra]: Ve küllü musʿidetin yevmen se-tenhadir meʾâli, sıfat-ı kâşife-i hâli olarak, o mesned-i bülendden [V 161a] hatt u tenzîl ve Burusa'ya tagrîb ile ʿukde-i kürbeti teshîl olunup, birkaç mâhdan sonra mazhar-ı ʿafv-ı Tâc-dârî ve sâhilhânesinde ikāmet ile mülâzım-ı tâʿat-ı Kird-gârî olup, nazm: Buʿdî ʿani'n-nâsi bür'ün min-sekāmihim / Ve kurbühüm li'l-hicâ ve'd-dîni edvâ'ü / Ke'l-beyti üfrida lâ-îtâ'e yüdrikühû / Ve lâ-sinâdün ve lâ-fi'l-lafzi ikvâ'ü terkîbini tezkâr eyleyerek mâ-sivâdan katʿ-ı ser-rişte-i ihtilât ve bâʿis-i kîl u kāl olan eşhâs-ı kāsıretü'l-ʿukūldan hasm-ı ʿalâka-i irtibât edüp, işbu Şaʿbân-ı şerîf gāyetinde tâyir-i rûhu sûy-ı ʿilliyyîne tahrîk-i havâfî vü kavâdim, vâsıl-ı rahmet-i cenâb-ı Münʿim oldu.
Müşârun ileyh bahr-i zehhâr-ı ʿulûm ve meʾâl-âşinây-ı mantûk u mefhûm, elsine-i selâsede şiʿr ü inşâya kādir ve edebiyyâta kemâl-i intisâbı “Ke'ş-şemsi fi'l-hevâcir” bedîdâr u
zâhir idi. Mukaddimât-ı ʿulûmu muʿâsırı olan baʿzı efâzıldan ahz ile maʿarrat-ı cehl ü nâdânîden [Ü4 308a] âzâde ve neshi, Yâsinî-zâde ve Müzellef Efendi'nin dâru'l-ifâdelerinden kesb ile sît ü şöhretine revnak-dâde olduğundan fazla, edîb-i zemân ve yegâne-i devrân olan Basrî ʿAbdurrahmân Efendi'den etvâr-ı edebiyyeyi telakkī ve Menînî Ahmed Efendi'den ʿilm-i tefsîr ve hadîsi kırâʾat ile meleke vü istiʿdâdı kabûl-i terakkī eylediğinden fazla, hatt-ı taʿlîkı Kâtib-zâde ve sâyir hoş-nüvîslerden ahz edüp, cevdet-i hatta İbn-i Mukle'ye sânî ve “İmâd'a sehîm ü müdânî ve sarîr-i kaleminden kati çok kimse müstefîd ve esâs-ı hatt-ı muhtelifü'l-evzâʿi gāyet-i sınâʿiyyesiyle teşyîd [V 161b] edüp, vaktini izâʿatden tevakkī vü ictinâb ve hatt-ı desti ile vâfir kitâb, yâdigâr-ı erbâb-ı elbâb edüp, ez-cümle Tefsîr-i Münşî ve Şifâʾ-i Şerîf ve Hidâye ve Mültekā ve Resâyil-i Hârizmî ve Bedîʿ-i Hemedânî'yi kalemine mahsûs tarz-ı bedîʿ ile tahrîr ve kati çok kitâbı hevâmiş ü havâş ile tezyîn ü tahbîr eylediğinden gayri, kibâr-ı meşâyıhdan vâfir evrâd u ezkâra meʾzûn ve yevmiyye bir bucuk sâʿat bu daʿavât-ı hayriyyeye müvâzabet ü devâmı sebebi ile kalb-i sâfîsi envâr-ı kudsiyye ile meşhûn olup, müddet-i ʿömründe tesvîlât-ı nefsâniyye ile kebîreyi mürtekib olmamış ve ednâs-ı meʿâsî ile dâmen-i pâkizesin telvîs etmemiş bir zât-ı ber-güzîde-ʿamel ve siniyy-i ʿömrü yetmiş yedi derecesine müntehî bir pîr-i ecell idi. Baʿzı kütüb ve devâvîne takrîzât-ı ʿâlimânesi müsellem-i erbâb-ı fühûm ve ʿArabiyye'de kemâl-i rüsûhları mahdûm-ı ʿâlîlerinin Büyük-çamlıca'da vâkiʿ kasr-ı muʿallâlarına inşâd eyledikleri [Ü4 308b] ebyâtdan maʿlûmdur. Nazm: Eyyüha'l-ihvân helümmû sanîʿatî / F'enzurû keyfe yekûnü'l-mürtebaʿ / Küllü men-şâhedehâ kāle lehâ / Hâmisü'l-müntezehâti'l-erbaʿ Tabîʿatları nakīza-i fazâzet ü gılzatdan muʿarrâ ve kesr-i sevret-i vekār etmeyecek reftârda mutâyebe vü mümâzahaya meyl ü rükûnları hüveydâ idi. “el-İnsânü lâ-yahlû mine's-
sehvi ve'n-noksân mefhûmu üzere müşârun ileyhden baʿzı zellât vukūʿ bulduysa dahi, muktezây-ı hükm-i beşeriyyet olup, tekmîl-i ahlâk ve tehzîb-i nefs ancak kummelîn ü vâsılîne müyesser ve ekâbirân-ı devlet cemîʿ zamânda mevzûʿ-ı bahs-i ehl-i garaz olmakdan hâlî olmadıkları mukarrer olup, ʿale'l-husûs akrân u emsâlinden cihetün-mâ ile temeyyüz ü rüchâniyyeti zâhir olur ise, dâyimâ hedef-i nâvek-i dahl u iʿtirâz ve mesâvî vü kabâyih-i gayr-i mütehakkakasını ifşâya intihâz edegeldikleri mücerrebât-ı umûrdandır. Nazm:
Efâzilü'n-nâsi agrâzun liza'z-zemen
Yahlû mine'l-hemmi ahlâhüm mine'l-fiten
Anadolu Sadrı'na 'Âşir Efendi verdi zîb
Attribution
- Citation:
- "Anadolu Sadrı'na 'Âşir Efendi verdi zîb", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_955.html
Item Details
- Title:
- Anadolu Sadrı'na 'Âşir Efendi verdi zîb
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1219
- Source:
- Hüseyin Sarıkaya
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota