Garîbe

Memkûrân-ı nefs-i bed-sigâl ve meshûrân-ı girişme-i rabbâtü'l-hicâlden iki nefer zendost ve mey-perest ki, müdâm-ı keyfiyyet-i mînây-ı muhâletat-ı nisvân ile ser-germ ve mey-i nâb-ı muvâsalat-ı zenân ile pür-şevk u dil-nerm idiler. [Ü4 300a] Nidem ki, mesbûk-i kālıb-ı arzûları bir nigâr-ı sîm-endâm-ı nâzende-hırâma dûçâr olalar, nâ-çâr buhâr-ı dîg-i pür-galeyân iştihâları ser-pûş-ı dimâğlarına suʿûd birle, galebe-i ihmirâr-ı şebak u teheyyücden nâşî dîdeleri, enâmil-i muhazzaba-i zenâna mümâsil ve perîşânî-hâtır-ı nâ-sabûrları zülf-i nigâra muʿâdil olup, hevây-ı visâl ve arzû-yı ittisâl ile o serv-i çemen-zîb-i letâfetin sâye gibi fütâde-i hâk-i râhı ve hâst-kâr-ı yek-girişme-i nigâhı olarak gitdikçe kelimât-ı hâtır-rübây-ı ma'şûka pesend ile miyânede yek-maslahat-ı ânî vukūʿuna dehen-güşây-ı niyâz ve gül-i merdüm-firîb-i beyâbân gibi semt-i girîve-i visâle sevk etmek içün hadîʿa-perdâz olmalarıyla, âhır-ı kâr ol âhû-yı vahşî-nihâd-ı sünbül-zâr-ı hüsn ü behceti, fütâde-i matmûre-i has-pûş-ı ihtiyâlleri edinceye dek, ber-taraf-sâz-ı gāyile-i tekâsül ü tüvânî olurlar idi. Bu esnâda Maʿcûncu Semti'nde bir hâne-i hâliyetü'l-cevânibde müste’ciren temekkün eden baʿzı fevâhiş-i ʿucâletü'l-meks ile defʿ-i üvâm-ı nefs-i emmâre etmek üzere mukāvele ve tarafeynden ke's-i mûcibü'l-istinâs-ı dâd ü sited münâvele olunup, gurûb-ı şems-i tâbân ʿakabinde kâr-bend-i iltikā ve ber-fehvây-ı [mısra]: Lâ-yentiku'l-lehvü hattâ yentika'l-ʿûd levâzım-ı münâdimeden olan âlât-ı lehv ü tarabı müheyyâ edüp, li'l-Müverrih: Mey-i cân-bahş ve sâkī-yi mahbûb Dil-i ʿâşıkda gamm komaz aslâ [V 154b] Ne bu efkâr-ı dil-hırâş ey dil! Kime kalmış bu kâr-gâh-ı fenâ güftârıyla dâmen-efşân-ı zevk u safâ olmuşlar idi. Bu hâl ile gâh irtişâf-ı mey-i seyyâle ve gâh gül-zâr-ı cemâlden [Ü4 300b] iktitâf-ı gül-i dü-reng ü lâle ederler iken, nâ-gâh o sitâra sûhtelerin biri dâru'l-fıskı ve'l-fücûr olan mahall-i mezbûrun havlîye müşrif olan dervâzesinden bâlây-ı zemîne medd-i târ-ı nigâh edüp, ne görür nişanlı fener ile ʿalemdâr ve eli sopalı ve başı astârlı birkaç nefer, mânend-i zebâniyân-ı sefer, ser-nümây-ı sâha-i zuhûr ve bu hâlet-i dehşet-resânı refîkına işrâb ile ikisi birden güm-kerde-râh-ı şuʿûr olup, [mısra]: İnne hulve'l-ʿayşi mahfûfun bi-mürr medlûlu üzere neş'e-i ferah-fezây-ı müdâm ve takbîl-i leb-i ʿakīk-ı fâmdan hâsıl olan sürûr u ibtisâmları keder-i dîr-güzâra münkalib ve havf-ı fezâhat u rüsvâyiyle kuvây-ı müdrike ve eczây-ı mütehayyileleri lerzîde vü muztarib olduğunu hem-zânû-yi müʾâlefetleri olan sillîta gûyâ istişʿâr u istifhâm ve cürûh-ı mesâliha merâhim olan derâhim ile o gürûh-ı hevl-engîzin mazhar-ı dûr-bâş-ı indifâʿ olacağlarını gerden-beste-i teʿahhüd ü iltizâm eylediklerini iʿlâm eylediler. Bu kavl-i müzîlü'l-hevl bîçârelere mahz-ı ʿinâyet u tavl olduğundan, izhâr-ı rûy-i rızâ ve itmâm-ı maslahatı reʾy-i savâb-nümâlarına ihâle ile tekrâr makāle-i niyâz u recâ ve ol câdû-sîretân-ı bürîde-gîsû sûretâ kabûl-i ʿurâza-ı niyâz-mendî vü tekâpû etmeleriyle, fi'l-hâl bâlây-ı hâneden nüzûl ve esvât-ı hafiyye ile sadede duhûl ʿakabinde hakk-ı sükût olarak meblağ-ı maʿlûmü'l-mikdâr ile kazıyyeyi teshîl ve bu ʿukde-i müşkil-bendi nâhun-ı letâyifü'l-hiyel ile tahlîl eylediklerini ifade [Ü4 301a] ve mezbûrlar dahi bilâ-tereddüd ü mitâl meblağı edâda istiʿcâl eyleyerek, maʿarrat-i kebs ü habsden âzâde olup, nazm: [V 155a] Muhtesib sâʿika-veş gelmede cânâ, kaçalım / Yakmadan nâr-ı kazâ bâb-ı necâtı açalım terâneleriyle birer fürceden geldikleri semte hâzim ve mürtekib oldukları kâr-ı nâ-hencârdan nâdim ü sâdim oldular. ʿAle's-sabâh dâhil-i dâyiretü's-sûʾ-i musâhabetleri olan âlüfte-gânın biri bu kıssa-i hûş-rübâyı dîger maʿşûkuna nakl edüp, zâbit ve nefer hey'eti ile rû-nümây-ı rîv ü firîb olanlar hâne-i maʿhûdede pinhân baʿzı zenândan tertîb olunup, esvâb-ı merdâne tedârüküyle o derd-mend-i bî-mâyeleri müşevveşü'l-hâl ve giriftâr-ı ser-pençe-i garâmet-i mâl etdiklerini zebân-âver-i makāl edüp, bâlâter-i keyd-i şeytân olan tâyife-i nisvândan ne derecelerde ihtirâz lâzım geldiği bu kazıyyeden müstebân olup, keyfiyyet-i mezkûre mahall-i ʿibret-i sâde-levhân-ı rûzgâr ve bâʿis-i ittiʿâz-ı pend-gîrân-ı devrân olduğundan, sebt-i eczây-ı vekāyiʿ ve kurta-i âzân u mesâmiʿ kılındı.
Attribution
Citation:
"Garîbe", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_946.html
Item Details
Title:
Garîbe
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1219
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota