İstitrâd

Kamer, istikbâl vaktinde -ki bedr olduğu vakitden ʿibâretdir- mesîr-i şemsde, yaʿnî râst-mıntıka üzerinde seyr etse, gerek leyl ve gerek nehârda olsun ol vakitde kamer münhasif olur. Zîrâ kamer ile miyân-ı şemsde [Ü4 275a] arz hâyil olduğundan, âfitâb-ı ʿâlem-tâbdan iktibâs-ı nûr edemeyüp, kamerin siyâha mâyil olan reng-i aslîsi mer'î vü manzûr olur. Ancak ahz-ı ziyâya kābil mir'ât-ı musaykal olmağla, ber-fehvây-ı “Nûru'l-kame-ri müstefâdün mine'ş-şems” nûr u ziyâyı âfitâb-ı nûr-bahşdan ahz u iktibâs eder. Çünki miyânelerine hâyil hulûl ede, hâlet-i ahz ve iktibâs-ı ziyâ münʿadim olup, levn-i aslîsi üzere bâkī kalmağla, husûf vâkiʿ olur. Ammâ küsûf buna muhâlifdir. Zîrâ şems ve kamer müctemaʿ olduğu hîn, bizim ile miyân-ı şemsde kamer, basarımıza hâyil olur. Ve vech-i münevveri taraf-ı şemse muhavvel olur ki, nûru şemsden alur. Ve vech-i gayr-ı muzîsi berü cânibe olur ki, beyne'n-nâs “Gün tutuldu” dedikleri bundan ʿibâretdir. Bu mahalde bir su'âl vârid olur ki, şems ile kamerin ictimâʿı beher şehrde vukūʿ bulan mevâddan olup, bu takdîre göre küsûf ve husûf her ayda olmak iktizâ eder idi. “Ve leyse'l-emrü kezâlik”. Cevâb vermişler ki, bunun sırrı şemsin arzdan büzürg-ter olduğudur. Eğer şems mikdârda cirm-i arza müsâvî olup, yâhûd [V 134a] arzdan cirmen sagîr olsa, beher şehr hılâlinde küllî, olmazsa cüz’î olsun kamere inhisâf târî olur idi. Lisân-ı şerʿde şems ve kamer âyât-ı hazret-i Hâlıku'l-beşer'den iki âyet olup, husûf ve küsûfları tahvîf-i ʿibâda mübtenî olmağla, mevt-i ahad içün münkesif olmazlar. Ve bu maʿnây-ı latîf, eser-i Sahîh-i hazret-i Nebevî'de vârid olduğunu tahrîr eylediler.
Attribution
Citation:
"İstitrâd", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_913.html
Item Details
Title:
İstitrâd
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1219
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota