Nizâm-yâften-i serhadd-i Belgrad

Serhadd-i mezbûreye Vezîr Mustafa Paşa ber-vefk-ı dil-hâh nizâm verüp, Muhassıllık vechiyle idâre eder iken, Belgrad yamaklarından Küçük ʿAli ve sâyir eşkıyâ me'lûf oldukları habâset-i cibillî iktizâsıyla birer takrîb Belgrad'a dâhil ve giderek cemʿiyyetleri derece-i kesrete vâsıl olup, müşârun ileyhin askeri hâricde bulunduğunu fursat ʿaddiyle zikr olunan eşkıyâ [V 131b] îkād-ı nâyire-i şûr u gavgā [Ü4 273a] edüp, o Vezîr-i sütûde-tedbîr'i seyf-i gadr ile ihlâk ü ifnâ ve matlûbları olan sûrete ifrâğ ile serhadd-i Pâdişâhî'yi istîlâ etmişler idi. Merkūmlardan sudûr eden vazʿ-ı nâ-hemvâr ve mütecâsir oldukları tavr-ı nâ-hencâr, mûcib-i igbirâr-ı tabʿ-ı Şehriyâr-ı ʿâlî-tebâr olduysa dahi, muktezayât-ı vakte nazaran teʾdîbleri vakt-i merhûna taʿlîk ve iğmâz u müsâmaha muʿâmeleleri izhâr olunarak, cürmleri ʿafv ve miyânelerinde râbıta-pezîr olan nizâm kerhen tahkīk olunup, birkaç sene istedikleri gibi hâric ü dâhil-i Belgrad'a tasarruf ve vülât u hükkâmın mağlûbiyyetleri sebebi ile cerh u taʿdîl-i umûra yârây-ı kudretleri meslûb olduğundan, reʿâyâ vü berâyâ berhemzede-i dest-i teceşşüm ü tekellüf olup, matlûbâtlarının teʾdiyesinde ʿacz-âver ve giderek bu zulm-i sarîh reʿâyâyı ʿisyâna ve devlet-i uhrâdan istiʿâneye muztarr edüp, bâlâda tahrîr olunduğu vech üzere Bosna Vâlîsi Vezîr Ebûbekir Paşa hâricde zuhûr eden fitneyi teskîn ve reʿâyâyı hüsn-i uslûb ve tavr-ı mergūb ile teʾmîn umûruna taʿyîn olunmuşidi. Reʿâyây-ı mezkûreyi matmûre-i vahşete ilkādan hazer ile müşârun ileyhin bir-iki bin âdem ile hareketi irâde ve bu zemînde tarafına evâmir-i ʿaliyye firistâde olunup, fi'l-hâl yerinden hareket ve Bögürdelen Kalʿası pîşgâhına nasb-ı râyet-i übehhet eylediği hılâlde, o havâlî reʿâyâsının kinezlerini ihzâr ve sebeb-i cemʿiyyetlerin istifsâr etdikde, Belgrad Kalʿası'nda el-yevm [V 132a] mütehassın olan dört nefer dâyîlerin zulm ü hasâretlerine ʿadem-i tehammül, sebeb-i cemʿiyyet ü tecâdül olduğunu beyân ve müşârun ileyh dahi zikr [Ü4 273b] olunan dâyîlerin istîsâliyle reʿâyânın isticlâb-ı esbâb-ı emniyyetlerine meʾmûriyyetini âverde-i zebân edüp, merkūmların tard ve yâhûd helâk sûretinde intifây-ı vücûdları tehakkuk eylediği hâlde, cemʿiyyetlerini dağıtmak ve kemâ-kân yerlerinde temekkün ile resm-i raʿiyyeti icrâ etmek ve bu bâbda zuhûr eden küstâhâne vazʿ u hareketleri ʿafv olunmak haberi, mesfûrlar vâsıtasıyla mecmaʿ-i reʿâyâya ilkā ve bir-iki defʿa mühürdârlarını dahi bu maslahata taʿyîn ü isrâ ve mesfûrlar bu sûret-i haseneye izhâr-ı tavʿ u rızâ eylediler ise dahi, Belgrad Kalʿası husûn-ı menîʿadan olup, ehâlîsi zikr olunan eşkıyâya kerhen müttebiʿ ve zûr-bâzû ile teshîri müstehîl ü mümteni olduğundan, iʿmâl-i letâyifü'l-hiyele müşârun ileyhi mecbûr edüp, “Kalʿa içinden alınur” mesel-i Türkî'si pîş-nihâd ve kuvve-i mütefekkireye mürâcaʿat ile tenvîr-i sened-i ictihâd ve mukaddemâ dâyîler tarafından cemm-i gafîr ile kalʿaya celb olunup, bu defʿa iʿdâmları irâde olunan Arnabud segbânları ru'esâsından Koşancalu Halîl ile birkaç defʿa nihânî muhâbere ve nihâyetü'l-emr maʿmûl olan şehriyyeleri iʿtâ ve cürm ü kabâhatleri sütürde-i gezlik-i mazâ-mâ-mazâ kılınup, fîmâ-baʿd Mustafa Paşa vaktinde cârî olduğu gibi merkūm ve başında olan neferât bedel-i maʿlûm u müteʿârif ile vülât-ı ʿizâm hidmetinde istihdâm olunmak şurût-ı selâsesiyle [V 132b] zikr olunan dâyîlerin serhadden ihrâc ve yâhûd iʿdâm sûretlerini teʿahhüd edeceklerini müşârun ileyhe iblâğ eylediler. İhrâk-ı dem ve itlâf-ı nevʿ-i benî âdem keyfiyyetleri zuhûr etmeksizin [Ü4 274a] matlaba vusûl, emr-i maʿkūl görülüp, vukūʿ bulan keyfiyyet, ictimâʿ eden reʿâyâ kinezlerine ifâde vü ihbâr ve iddiʿâ etdikleri şehriyyeyi tavʿan tevzîʿ ü teslîme müteʿahhid olduklarını işʿâr eylediklerinden, fi'l-hâl şurût-ı mezkûre kabûl ve Koşançalı tarafına maʿmûlün-bih sened mersûl kılındığından gayri, ehâlîye hitâben bir kıtʿa buyuruldu tahrîr ve dört nefer dâyîlerin kalʿadan tard u ibʿâdlarından gayri Devlet-i ʿaliyye'nin matlûbu olmayup, sâyir nâs vâreste-i havf u hirâs olmak maʿnâları derc ü tastîr olunup, Belgrad'a irsâl ve ehâlî mahzarında kırâ'at ve beyân-ı hâl olundukda, dâyîler redd-i cevâb ve: “Bizim kalʿadan hurûcumuza rızâ-dâde misiz?” deyü ehâlîye hitâb etdiklerinde, kemâl-i ruʿb u haşyetlerinden nâşî, rızâlarına muhâlif cevâb vermekden tehâşî ve kendülerinden her vechile râzî olduklarını müşʿir müşârun ileyh tarafına mahzar irsâlini iltizâm eyleyeceklerini ifhâm ʿakabinde, Koşançalı kalʿa-i bâlâyı ve kalʿa-i zîri zabt ve âmâde-i cidâl olduğuna dâyîler intikāl edüp, yerlerinden vüsûb ve sâhilde olan çete kayıklarına kırk elli kadar tevâbiʿ ile rükûb ve adaya doğru firâr ve Ada Muhâfızı'nın birâderi olan Âdem Ağa'nın dâm-ı nekâline giriftâr oldular. Bu keyfiyyet Vezîr-i müşârun ileyh tarafına tahrîr [V 133a] olunduğu hengâm, dördünün dahi iʿdâmı içün irsâl-i peyâm olunup, der-ʿakab cezâları tertîb ve binây-ı zindegânîleri tahrîb ve ru'ûs-ı maktûʿaları müşârun ileyh tarafından işbu Cumâdelûlâ evâhirinde Âsitâne'ye vâsıl ve bu mâddeden nüfûs-ı evliyâ'-i devletde temekkün eden hadşe [Ü4 274b] vü ıztırâb fazl-ı Hakk ile zâyil oldu. Mebde'-i ʿâlemden bu âna gelince basît-i gabrâda baʿzan birer sebeb ile şûr u fiten zuhûru emr-i hükmî olup, gâh ihrâk-ı dem ve gâh tedbîr-i erbâb-ı seyf ü kalem ile izâle-i fesâd-ı ʿâlem hâsıl olageldiği mücerreb olup, maʿa-vücûdi'l-imkân re'y ile itmâm-ı kâr, itlâf-ı nüfûsdan evlâ ve bi-hasebi'z-zâhir vâcibât-ı mülkiyyeden olan umûr-ı siyâsiyyede fark-ı hakk u bâtıl müşkil olduğundan, varta-i vebâle vukūʿdan ittikā lâzım olduğunu hükemây-ı mütekaddimîn kitâblarında sebt ü imlâ eylediklerine nazaran, iʿmâl-i kavârî ve süyûfa hâcet mess etdirmeksizin dest-yârî-yi re'y-i sâyib ile bu hatb-ı cesîmin intifâsı mahzâ lutf-i Îzed-i bî-çûn ve kuvvet-i baht-ı hümâyûndan münbaʿis bir hâlet olduğu vâreste-i şükûk u zunûndur.
Attribution
Citation:
"Nizâm-yâften-i serhadd-i Belgrad", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_911.html
Item Details
Title:
Nizâm-yâften-i serhadd-i Belgrad
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1219
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota