Mûmâ ileyhimânın Hubûbât Hazînesi'ne zararı mûcib baʿzı tasarrufâtları karʿ-ı semʿ-i hümâyûn ve bu vazʿ-ı nâ-hemvâr giderek iğbirâr-ı Şâhâne'yi efzûn edüp, Hasan Efendi dahi selefleri isrine iktifâ ve mürg-i gürisne gibi iltikāt-ı habb-ı hutâm-ı dünyâ edüp, zarar-ı mezkûr yüz bin guruşa bâliğ olduğundan, altmış bin guruş ʿAtıf Efendi'den ve yirmi beş bin guruş es-Seyyid Mehmed Efendi'den ve on beş bin guruş Hasan Efendi'den istirdâd ve yalnız Hasan Efendi Burusa'ya nefy ü ibʿâd olunmuşidi. ʿAtıf Efendi ol mikdâr meblağı edâda ʿâciz u muztarr olduğu maʿlûm-ı hazret-i Sadr-ı muvakkar olup, Rikâb günü otuz bin guruşu ʿafv ü ihsân olunmak bâbında niyâz u istirhâm ve recâsı karîn-i hayyiz-i kabûl olarak, mûmâ ileyh mazhar-ı lutf-ı Şehriyâr-ı [Ü4 254b] enâm olup, çok geçmeden Hasan Efendi hakkında dahi istiʿtâf ve kayd-ı nefyden istihlâs ve Âsitâne'ye ʿavd ü insırâf üzere olup, ʿummâl ve hükkâma bu hükm-i belîğ, sebeb-i gûşmâl ü takrî ve her şahıs meʾmûr olduğu hıdmet-i hatîrede kemâl-i istikāmet üzere hareket etmek tenbîhini zımnen îmâ ile o makūleleri tahvîf ü tevrîʿ eyledi. Umûr-ı ʿizâm-ı düvele hâyiz olan zevâta zelk-ı kademi mûcib olur mevâzıʿ-ı töhmetden dâmen-çîn-i teʿaffüf olmak selâmet-i dâreynini müstelzim olup, emr-i şenîʿ-i teseyyübden nefsini vikāye ve dâyimâ nakd-i sadâkati reʾsü'l-mâl ü sermâye edüp, umûrunu âhara sipâriş ile kesb-i âsâyiş ü râhat ve dahl ü harcına ʿadem-i mübâlât ile ihtiyâr-ı rakdet-i gaflet edenler ʿâkıbet-i kâr dest-i saht-ı rûzgârdan darb-ı tabançe-i teʾdîb ile müteʾessir ve meşrebü'l-ʿazb-i
zindegânîleri envâʿ-ı âlâm ile mütekeddir olacağı zâhirdir. Devlet-i ʿaliyye'nin emvâli eyâdî-yi emânet-kârân ve ʿummâlde zâyiʿ olmayup, yâ muʿaccelen yâ müʿeccelen dâhil-i Dârü'l-hazâne-i Pâdişâhî olacağı zâhirdir. Râgıb Paşa merhûmun Mühürdârı Nüzhet Efendi'yi evrâka dâ'ir baʿzı su'âl ü cevâb içün Sadr-ı vakt bulunan Hamza Hâmid Paşa ihzâr edüp, Sadr-ı mezkûra şurûʿdan mukaddem bi'l-bedâhe: “Kulunuzda merhûmun mukaffel bir sandûkadan gayri bir şey yokdur” deyü hılf ü sevgende başladıkda: “Var getür!” deyü yanına âdemler taʿyîn ve derûnunda vâfir emvâl çıkdığı kendü lisânından istimâʿ olunmuşdur. Kapucu-başılardan biri Anadolu'dan [Ü4 255a] tahsîl-i mâl edüp, mavna ile Üsküdar'dan Âsitâne'ye murûr eder iken, vasat-ı bahra geldikde, bir âdemîsine hitâb ve: “Mîrînin mâlı batmaz” deyü beyne'n-nâs şuyûʿ bulup: “Şu akçaların bir dengini deryâya ilkā eyle bakalım, batar mı?" dedikde, şahs-ı mezbûr fi'l-hâl emrine imtisâl etdikde, o cism-i sakīl der-ʿakab kaʿr-ı deryâda karâr ve kemâl-i humk u belâdeti olan Kapucu-başı netf-i rîş-i nedâmet ile bî-ihtiyâr olup, Âsitâne'ye vürûdunda nâkıs olan meblağ Baş-bâkī Kulu mahbesinde merkūmdan tahsîl ve: “Mâl-ı mîrî batmaz” dedikleri bu maʿnâya mahmûl olduğunu bîçâre tefehhüm ile nefsini telvîm ü tezlîl eder imiş.
ʿUmmâl ve hükkâmdan Beytü'l-mâl'ı izrâr ve mâ-bihi'z-zarar olan emvâli nefsine tahsîs eden yâdigârların müsâderesi câyiz olduğu Fetevây-ı Tatârhâniyye'de mastûrdur. Kibâr-ı ashâb-ı güzînden Hâlid bin Velîd hazretleri hılâfet-i hazret-i Sıddîk'da ʿIrâk ve Şâm taraflarında Serʿasker bulunup, dîn-i mübîne sebkat eden hidmeti ve baʿzı meʿârikde zâhir olan fart-ı şecâʿati maʿlûm iken, Fârûk-ı aʿzâm gününde Serʿaskerlik'den ʿazl ve ʿAşere-i mübeşşere'den Ebû ʿUbeyde bin el-Cerrâh hazretleri, yerine vasl olunup, Hâlid hazretlerinin iktisâb-ı mâl-i firâvân eylediği ictihâdıyla, nısf-ı mâlı müsâdere olunmak fermân olunup, fi'l-hâl emr-i Halîfe'ye ittibâʿ ve nısf-ı mâlı intizâʿ olunup, hattâ naʿlinin biri ahz ve dîgeri terk olunduğu kütüb-i Siyer ü Megāzî'de mastûrdur. Kibâr-ı ashâbdan Muʿâz bin Cebel, Bahreyn'de ʿÂmil [Ü4 255b] olup, baʿde'l-ʿazl Dîvân-ı Fârûk-ı aʿzam'a duhûl edüp, başında girân kıymet bir destâr olmağla: “Şu destâr sana ne mahalden vâsıl oldu?” deyü su'âl buyurduklarında: “Bahreyn ehâlîsi bana ihdâ etdiler" dedikde: "Sen ʿÂmil olmayup, maʿzûlen Bahreyn'e ʿazîmet eylesen, ehâlî sana şu destârı ihdâ ederler miydi?" deyü su'âl
buyurduklarında: “Hayır. Etmezler idi” dedikde, zikr olunan destârı başından nezʿ ve Beytü'l-mâl'a vazʿ eylediği meşhûrdur. Bu mehâlike vugūl ü iktihâm ve “Hel min mezîd?” mesleğini iltizâm, bâʿis-i tereffüh ü tezeyyün olan hubb-i mâl ü câhdan münbaʿis bir emr-i mevhûmü'd-devâm olup, mûris-i züll ü hevân ve belki baʿzan sebeb-i ziyâʿ-ı cân olan nekāyıs-ı tamaʿ u hırsdan âzâde ve hân-ı mütenevviʿu'l-elvân-ı “Nahnu kasemnâ” dan hissesine ʿâyid olan rızk-ı mefrûza rızâ-dâde olup, “mâ-lâ büdde minh"in gayrisinden tavr-ı ʿiffet ihtiyâr ve mahzûr-ı şerʿî olan itlâf ü isrâfdan ictinâb ile meslek-i iktisâda zâhib olanlar, ʿizz ü ikbâl-i pâydâr ile kâm-kâr olageldikleri tecribet-güzâr-ı târîh-şinâsân-ı rüzgârdır. Nazm:
Sil'u'l-metâʿimi le-ünfikat fe-inne men
Tereke'l-metâmiʿa erbehu metcerâ
Nâlellezî tereke'l-metâmiʿa halfehû
ʿAyne'l-hayâti ve fâteti'l-İskenderâ
Keyfiyyet-i ʿAtıf Efendi ve es-Seyyid Mehmed Efendi ve nefy ü ıtlâk-ı Hasan Efendi Nâzır-ı Hubûbât-ı sâbıkā
Attribution
- Citation:
- "Keyfiyyet-i ʿAtıf Efendi ve es-Seyyid Mehmed Efendi ve nefy ü ıtlâk-ı Hasan Efendi Nâzır-ı Hubûbât-ı sâbıkā", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_890.html
Item Details
- Title:
- Keyfiyyet-i ʿAtıf Efendi ve es-Seyyid Mehmed Efendi ve nefy ü ıtlâk-ı Hasan Efendi Nâzır-ı Hubûbât-ı sâbıkā
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1218
- Source:
- Hüseyin Sarıkaya
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota