‘Akd ü tezvîc-i hazret-i Hibetullah Sultân be-Vezîr ‘Alâ'eddîn Paşa ve vukū‘-ı alay

Harem-serây-ı hümâyûn'da perveriş-yâb-ı hüsn-i edeb ve sebak-hân tavr-ı vehbî vü mükteseb olan selâtîn-i 'iffet-âyîn hazerâtının bülûğ-ı rüşdü idrâkları vaktinde birer Vezîr-i nâmdâra 'akd ü tezvîcleri kānûn-i dîrîn-i Saltanat-ı 'aliyye'den olduğuna binâ'en, hâlâ harem-i İrem-misâl'de mestûr-ı hıdr-ı 'iffet olup, cennet-mekân Sultân ‘Abdülhamîd Hân hazretlerinin benât-ı ‘ismet-simâtlarından Hibetullah Sultân-ı [Ü4 248b] ‘aliyyetü'ş-şân hazretlerinin vakt-i izdivâcları hulûl edüp, bir Vezîr'e 'akd olunması hâtır-güzâr-ı Şehriyâr-ı zemân ve: “Bu devlet, kangı merd-i sa‘âdet-mendin ser-i iftihârına sâye-efgen-i ikbâl olur?" gümânıyla çeşm-i cihân u cihâniyân müterabbis u nigerân olmuşidi. Anadolu Vâlîsi Vezîr ‘Alâ'eddîn Paşa tâze gül-çemen civânı ve bâğ-ı asâlet ü nesebin nev-res fidânı olup, ‘akl ü rüşdü etemm ve sîret-i hasenesi müsellem olduğuna binâ'en, bu teşrîf-i latîfe her vechile elyak ve mâ-sadak-ı misl-i “Vâfeka Şennün Tabak” olduğu nezd-i ferd-i Mülûkâne'de muhakkak olmağla, husûs-ı mezkûr taraf-ı hazret-i Sadâret-penâhî'den müşârun ileyhe tebşîr ü ifâde ve Âsitâne-i sa‘âdet'e teveccühü irâde olunmuşidi. Evâyil-i Şevvâlü'l-mükerremde Âsitâne-i sa‘âdet'e vürûd ve Bâb-ı âlî'ye gelüp, taraf-ı Sadru's-sudûr'dan resm-i ‘âdî icrâsıyla müşârun ileyh kesb-i sürûr-ı nâ-ma‘dûd eyledi. Mâh-ı mezkûrun on altıncı Sebt günü ‘akd ü tezvîc şuglüne mübâşeret ve Dârü's-sa‘âde Ağası huzûrunda bi'n-nefs Şeyhulislâm-ı sellemehu's-selâm hazretleri kānûn üzere ‘akd ü tezvîc maslahatını tekmîl ve Sultân-ı müşârun ileyhâ hazretleri tarafından beyâza kaplu bir post semmûr ile tebcîl ve Vezîr-i müşârun ileyh tarafından ‘akde tevkîl olunan Kethudây-ı hazret-i Sadra‘zamî İbrâhîm Nesîm Efendi dahi, müşârun ileyhâ tarafından bir ferve-i girân-behâ ile dest-nevâzende-i i‘zâz ve sâyir huzûru mu‘tâd olanlar dahi resm-i kadîm üzere hila‘-i fâhire ile mümtâz olup, bu âna dek vukū‘ bulan ‘ukūd-1 selâtîn-i 'izâmda teşrîfâtcılar sâde haftân telebbüs etmek muʿtâd iken, mûmâ ileyhe dahi lutfen ferve-i [Ü4 249a] semmûr ilbâs ve ser-i iftihârı bu vesîle ile felek-mümâss kılındı. Mâh-ı mezkûrun yirmi birinci Çehârşenbih günü nakl-i cihâz-ı meymenet-tırâz irâdesiyle bi'l-cümle ricâl-i devlet ve Ocağlu, Serây-ı ʿâmire'de müctemaʿ olup, taraf-ı müstelzimü'ş-şeref-i Şâhâne'den mevkiʿ-i resân ihsân ve vücûdu nâ-yâb-ı kân-ı imkân olan envâʿ-ı dürr-i nazm ve ecnâs-ı evânî-yi zer ü sîm ve cevher-i girân-behâ ve tefârîk u nevâdir-i eşyâ zîver-i mefârık u eyâdî kılınarak, müşârun ileyhâ hazretlerinin Serây-ı dilâ[râ]larına nakl ile elsine-i temâşâ-yiyân bî-ihtiyâr: “Sad bârekallâh” velvelesiyle sitâyiş-hân oldular. Cihâz-ı mezkûr fi'l-hakīka cevdet ü kesret hasebiyle reşk-efzây-ı mülûk-i Çin ü Fagfûr ve hayret-bahş-ı erbâb-ı ʿukūl u şuʿûr olup, havâtîm-i cevher-dârın her biri hem-cirm-i vefk-i müselles ü murabbaʿ ve miyân-bend-i murassaʿın her kıtʿası kurs-ı âfitâb gibi lemʿa-rîz ü müşaʿşaʿ, her bir sivâr-ı tâb-dâr hasret-keş-i hûr-i ʿîn ve her ser-bend-i bî-mânend birer ʿakd-i pervîn olup, leʾâlî-yi cihân-efrûz ki, her biri şeb-i târîki hem-reng-i rûz-i Nevrûz eyler idi. Mânend-i nücûm-i zâhire ziyâ-pâş-ı cihân ve emtiʿa-i zer-dûz u reng-â-reng -ki nesc-i ʿabkarîsi kem-yâb-ı dest-gâh-ı zemân idi- behcet-bahş-ı bârîk-bînân-ı deverân olup, sâyir nevâdir ü yâdigâr ise nâ-güncây-ı havsala-i taʿdâd u şümâr ve nâdîde-i çeşm-i rûzgâr olduğuna nazaran, müşârun ileyhâ hazretlerinin vâlid-i mâcid-i kesîrü'l-mehâmidleri hayâtında emr-i cihâz tesviye olunmak lâzım gelse idi, zikr olunan cevâhir ü eşyâ ki, farz-ı kıymet ve tahmîn-i behâ ve mâhiyyetinde mehere-i ehl-i takvîm bî-hûş ve elsine-i [Ü4 249b] muhâsibân-ı cihân kemâl-i hayretden lâl u hâmûş olmuşdur. Tertîb ü tedârükünde ʿusret ve ihzârında hezâr külfet mukarrer idi. Bu vesîle ile Şehriyâr-ı zemân ve Dâver-i devrân dâme mâ-dâmeti'l-ekvân hazretlerinin duʿây-ı bekāy-ı devlet ü şevketlerini bây u fakīr, sagīr u kebîr evc-gîr-i çarh-ı esîr eylediler. Yevm-i mezkûrun ferdâsı ʿarûs alayı dahi tavr-ı ʿacîb ve resm-i dil-firîb üzere tertîb olunup, Sadriāʿzam-ı bülend-menzilet ve Şeyhulislâm-ı vakt ve Kapudân-ı deryâ hazerâtı ve Sadreyn ve Nakībüleşrâf ve İstanbul Kadısı ve sâyir erkân-ı devlet ve esâtîn-i Saltanat ve ocağlar ağaları müretteb alay ile müşârun ileyhâ hazretlerinin gerdûne-i ʿismet-nümûneleri pîşgâhında ʿalâ-tegāyüri merâtibihim meşy ü hareket ve Serây-ı ʿâlî'lerine îsâl ile tekmîl-i hidmet eylediler. Zikr olunan âlây-ı vâlâya nigeh-efgen-i dikkat olan dost ve düşmen fi'l-cümle dârât ve haşmet-i Devlet-i ebed-müddet'e vukūf ile ser-be-zânû-yı tehayyür ve engüşt-ber-dehân-ı tefekkür olup, vüsʿat-i debdebe-i Saltanat-ı ʿuzmâ'yı istidlâl ve zîb ü zînet-i erkân-ı devleti muʿâyene ile elkāb u escāʿ-ı tahsîn ü sitâyişi güzârende-i zebân-ı makāl eylediler. Baʿde'z-zifâf müşârun ileyh hazretleri ʿale's-seher Bâb-ı ʿâlî'ye gelüp, icrây-ı resm ʿakībinde ilbâs-ı ferve-i semmûr ile ser-germ-i rahîk-ı hubûr olduğundan gayri, Şehriyâr-ı bende-nüvâz ve Pâdişâh-ı merhamet-perdâz salât-ı Cumʿa'yı baʿde'l-edâ resm-i kadîm-i Devlet-i ʿaliyye'lerini icrâ ve müşârun ileyhâ hazretlerinin Serây-ı dil-güşâlarına ʿinân-ı şevket ü iclâllerin irhâ ve şeref-i kudûm-i Cihân-dârî'leriyle [Ü4 250a] o makām-ı bülendi nümûne-nümây-ı cennetü'l-me'vâ edüp, birkaç sâʿat seyr-i bâzendegân ve istimâʿ-ı hânendegân ile kesb-i safâ ve Serây-ı hümâyûn'larına neşr-i envâr-ı behcet ü behâ buyurdular.
Attribution
Citation:
"‘Akd ü tezvîc-i hazret-i Hibetullah Sultân be-Vezîr ‘Alâ'eddîn Paşa ve vukū‘-ı alay", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_879.html
Item Details
Title:
‘Akd ü tezvîc-i hazret-i Hibetullah Sultân be-Vezîr ‘Alâ'eddîn Paşa ve vukū‘-ı alay
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1218
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota