Kāhire-i Mısır'da askerî nâmıyla olan [Ü4 225a] Arnabud havenesi, Husrev Paşa'yı izʿâc [V 96a] ve Mısır'dan ihrâc eyledikleri hasebiyle, hazele-i ümerâyı daʿvet ve her emrde birbiriyle ittihâd u muvâfakat edüp, müşârun ileyh dahi Dimyât'a gelüp, bast-ı kālîçe-i istikrâr ile müterassıd-ı encâm-ı kâr olmuşidi. Arnabudlar istihlâs-ı Dimyât niyyeti ile beylerin bir-ikisini beraber alup Dimyât'a geldiklerinde, Husrev Paşa mukābeleye sarf-ı lâzime-i ictihâd ve bir hamlede mersûmları şikest ü berbâd etmişiken, havene-i hadem o tarafa mütemâyil ve
Dimyât halkında dahi havf-ı mâl u cân hâsıl olup, askerîde hıyânet ve ehâlîde sükûnet zuhûrunu Husrev Paşa cezm ile bi'l-istîmân nefsini teslîm ve debdede-i Vezâret'den sukūt ile mahkûm-ı hasm-ı le'îm olup, bu ma'rekede Şerîf Paşa'ya Vezâret menşûrunu îsâle me'mûr Dergâh-ı âlî kapucu-başılarından Ser-bostaniyân-ı sâbık Mustafa Ağa ile bir nefer oğlu ve Topçu ve sâyir askerinin ekseri küşte-i seyf-i gadr u 'adâvet ve ol nemek-be-harâm yedlerinde zâyik-ı şerbet-i şehâdet oldular. Arnabudlar Mısır'a ʿavdet eylediklerinde, erâzî-yi Mısrıyye'de mukîm askeri ve sâyir evlâd-ı Türk'ü ihrâc ve beylere dahi galebe edüp, tekmîl-i eyyâm-ı istidrâc etdiklerinden gayri, Mısır Mîr-i Hâccı ʿOsmân Bey, Mısır'a karîb geldikde, yedinden mahmili ahz ile Şâm tarafına ʿazîmetini işrâb ve ol dahi kemâl-i ıztırâb ile savb-ı mezkûra ʿinân-tâb-ı ʿazm ü zehâb oldu.
Cize Muhâfızı Hasan Paşa'nın üç-beş yüz kadar başında askeri olup, eşkıyânın ednâ hücûmuna ʿadem-i tehammül ile izhâr-ı mihr-bânî vü vifâk ve fi'l-hâl dâyirelerine iltihâk [Ü4 225b] eyledi. Arnabudlar Dimyât'ı istihlâsdan sonra, Reşîd'e doğru teveccühlerini [V 96b] İskenderiyye'de mukîm Mısır Vâlîsi nasb olunan Vezîr ʿAli Paşa istihbâr ve Reşîd muhâfazasında olanlar sadme-i hasma tehammül edemeyecekleri âşikâr olduğundan, birâderi Seydî ʿAli Bey'i bir mikdâr asker ile ber-vech-i imdâd tesyâr etmişidi. Arnabud tâyifesi ve ümerâdan bir-iki nefer askerleriyle Reşîd'e gelüp, iki taraf âgāz-ı muhârebe ve hasım tarafı mugālebe ile Seydî ʿAli Bey'i ahz u girift ve ol dahi tâbiʿ-i hükm-i ser-nüvişt olup, bundan sonra İskenderiyye'yi tahlîs zımnında ümerâdan “Berdîsî ʿOsmân Bey” nâm hâyin İskenderiyye havâlîsine gelüp, meteris mahallerini ve İskenderiyye'yi zabtın semt-i sühûletini muʿayene edüp, mukaddemâ ʿAli Paşa tarafından sedd taraflarına ve meʿâbir-i aʿdâ olan mahallere tabya ve şeranpoler ile istihkâm verilmiş olduğundan, muhâsara ile maslahat etmeyeceğini cezm ü tahkīk edüp, Demenhûr ve Reşîd'e birer mikdâr asker vazʿıyla Mısır'a ʿazîmet eyledi.
Ekser düvel-i Efrenc'in Mısır'da Konsolosu olan şahıs vâsıtasıyla ümerâ dâmen-i ʿafva teşebbüs edüp, hattâ maʿrûzâtları Moskovlu tarafına mesfûr tarafından gelüp, Südde-i saʿâdet'e takdîm olunmuşidi. Kâffe-i umûr-ı Mısrıyye, Vâlîsi olan Vezîr ʿAli Paşa'ya tefvîz olunduğuna binâ'en, ümerâ keyfiyyeti müşârun ileyhe ifâde vü inhâ ve bir sûret-i hasene ile beylerin münâsib mahallerde ikāme vü îvâları remz ü îmâ kılınup, Arnabudlar'ın ihrâcı husûsu
içün dahi Arnabud İskenderiyyesi Mutasarrıfı Vezîr İbrâhîm Paşa ve sâyir erbâb-ı teʿayyün taraflarından âdemler [Ü4 226a] irsâl ve muhâlefet eyledikleri hâlde Arnabudluk'da [V 97a] kâyin evlâd u ʿiyâlleri istîsâl ve mesken ü me'vâları pây-mâl kılınacağı tahrîr ü imlâ olunmuşidi. Arnabudlar ümerâya gâlib olup, zimâm-ı umûr eyâdî-yi ümerâda olmadığından, cerh ü taʿdîl-i umûra kādir olamadıklarından fazla, askerîye müdârâ ve yevmiyye altmış bin harac tedârüküyle Mısır halkını envâʿ-ı belâya mübtelâ edüp, ʿAlî Paşa tarafından ityân olunan suver-i tedbîr ve Rumeli tarafından îkāʿ olunan tehdîd ü tenzîr, netîce-pezîr olmayup, encâm-ı kâr beyler tarafından ʿAlî Paşa'ya bir Kâşif gelüp, mukaddemâ Mısır vâlîleri tavrı üzere iki-üç yüz âdem ile Mısır'a gelmek ve tesaddî-yi umûr etmamek ve Arnabudlar'ın kemâ-kân ʿulûfe ve taʿyînâtları beyler tarafından verilmek haltıyyâtını etdikde, merkūmun takrîri usûl-i maslahata bi'l-külliyye mugâyir olduğundan, ʿAlî Paşa tarafından ʿadem-i kabûl ve baʿzı şurût-ı kaviyye ile Mısır'a duhûl edeceği haberiyle Kâşif-i mezbûr ʿavd u kufûl eyledi. Mısır Vâlîsi'nin mutâlaʿasına göre Arnabudlar, beyleri âdem yerine komayup, umûr-ı Mısır'a müstevlî ve beyler miyânede âlet mülâhaza, belki taʿyînât ve ʿulûfelerini irâde içün ʿummâl ve tahsildâr sûretinde olduklarını tashîh ve sâde tedbîr ile zabt-ı memleket mümkin olmayup, kuvve-i kāhire-i devlete muhtâc olduğunu beyân u tasrîh eylediğinden başka, İskenderiyye'de zahîrenin kılletini ve etrâfdan isticlâb-ı zâdın suʿûbetini beyân ve bu hâl ile mürg-ı cân, kafes-i tende tayerân etdikçe, İskenderiyye'yi muhâfazada kusûr ve düşmen geldiği hâlde mukāvemet ü mukābelede izhâr-ı fütûr [Ü4 226b] etmeyeceğini keşîde-i silk-i sutûr eyledi. Havene-i Arnabud birkaç seneden berü Rumeli ve sâyir mahallerde celb-i mâl ve refâh-ı hâl ile i'tilâf u iştigâl edüp, hadden efzûn hazâyin ü nukūd ve kıyâsdan bîrûn asâkir ü cünûd ifnâsıyla Devlet-i ʿaliyye'nin yed-i düşmenden tahlîsine muvaffak olduğu Mısr-ı Kāhire'yi hırs u tamaʿ belâsıyla müşevveş ü muhtell ve her biri vilâyetlerinde bir gedây-ı bî-serv ü sâmân ve zank-i ʿayş ve tengî-yi zâd ile muhtâc-ı nân olup, sedd-i ramak zımnında segbânlık kârını derpîş ve menâfiz ü mekātıʿ-1 turukda ebnây-ı sebîli uzakdan dil-rîş eden kavm-i ezell, el-hâletü hâzihî tegallüben Mısır'ı bi'l-külliyye istîlâ fikrini şugl ü ʿamel edüp, bu sebeble Devlet-i ebed-müddet'e küllî ihânet ve itâʿati nass-ı kātıʿ ile farz olan Halîfe-i rûy-i zemîn'e mahz-ı hıyânet edüp, hâsılı bugāt-ı mezkûrenin ihrâk-ı dimâʿ-ı Müslimîn ve itlâf-ı emvâl-i fukarâ vü mesâkînde mesbûk olan isrâf u ifrâtları hasm-ı şevket-i İslâm olan ʿabede-i
esnâm ve muʿtekıdân-ı ezlâmdan bile zuhûr etmeyüp, inşâʾallâhü Teʿâlâ haklarında karîben gayret-i İlâhiyye zuhûr ve cümlesi seyf-i sârım-ı Husrevâne ile “Ke'en lem-yekün şey'en" mezkûr olacağları erbâb-ı tecribe vü ihtiyâra gayr-i mestûrdur.
Havâdisât-ı Mısriyye
Attribution
- Citation:
- "Havâdisât-ı Mısriyye", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_854.html
Item Details
- Title:
- Havâdisât-ı Mısriyye
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1218
- Source:
- Hüseyin Sarıkaya
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota