Zikr-i ʿazl ü nasb-ı cenâb-ı Fetvâ-penâhî

Bir müddetden berü Müftî'l-enâm [V 59a] ve nesak-sâz-ı merâtib-i ʿulemây-ı aʿlâm olan “Ömer Hulûsî Efendi “İzâ keşşefte ahlâka'l-berâyâ vecedte'l-ʿâlemîne zevî-ʿuyûb” mefhûmu üzere her ne kadar şerâset-i tabʿ ve sû'-i hulk ile meşhûr ve nefsâniyyet ü hıkd şâyibeleriyle beyne'n-nâs mezkûr olup, “Bâkûretün lâ-tüctenâ ve halûbetün lâ-tümterâ ve bizâʿatün lâ-tünfeka” sıfatıyla muttasıf olduysa dahi, “Daʿi'l-fazle v'aknaʿ bi'l-kifâfi mine'l-gınâ ve rızku'l-fetâ mâ-ʿâşe ʿinde maʿîşehi ve kad tühlikü'l-insâne kesretü mâlihî kemâ yüzbahu'l-tâvûsu min ecli rîşihî" meʾâlini tefekkür ile sûreten ʿiffet ü nezâheti iltizâm ve meclûbât-ı ʿâdiyyesini ʿadem-i kabûl ile sayd-ı kulûb-ı sudûr u mevâlî-yi kirâm eylediğinden başka, erbâbını cüst-cû kasdıyla tevcîhâtında zanîn ve erbâb-ı şefâʿatı redd ile kâr-beste-i resm-i dîrîn olup, ihtisâr-ı dâyire ve taklîl-i mesârıf ile arpalık mahsûlüne ve cânib-i mîrîden medfûʿ şehriyye-i muʿayyeneye kanâʿat ve tecemmül ü tezeyyünden bi'l-külliyye katʿ-ı peyvend-i mahabbet eylediği, imtidâd-ı eyyâm-ı Meşîhat'ine ʿillet olup, [mısra]: Ve küllü musʿidetin yevmen se-tenhadir [Ü4 186a] mü'eddâsınca hâyiz-i merâtib-i beşeriyye olan ifrâd ve iʿlâm-ı nâsa nasb u vazʿ ve hafz u refʿ, muktezây-ı tabîʿat-ı zemâne olduğuna binâʾen, işbu Muharremü'l-harâmın selhi Sebt günü mesned-i refîʿ-i İftâ'dan mütenezzil ve dağdağa-i gurbetden vâreste olarak sâhilhânesinde ridây-ı sükûn u râhata mütereffil ve duʿây-ı Şâhâne'ye müştagıl oldu. Nazm: În-felek hem-çû şîşe-i sâʿat / Sâʿatî zîr ve sâʿatî zeber-est. Maʿzûl-i müşârun ileyh fi'l-hakīka hubb-i riyâset ü servet ve meyl-i câh u haşmetle mağlûb-ı ahkâm-ı nefs ü tabîʿat olmayup, ancak ebnây-ı zemânenin meʾlûf olmadıkları [V 59b] menhec-i metrûk ve gayr-i maʿrûfa sâlik ve kavmini îzâ vü istihkāra bi't-tabʿ harîs ü mütehâlik olup, talîku'l-lisân olan ricâl-i tarîk, “Leb ez-goften çünîn bestem ki gûyî, dehen ber-çehre zahmî bûd bih keşt" mefhûmuyla mühr-zen-i leb-i sükût ve zevâl-i eyyâm-ı Meşîhat'i zımnında rû-mâl-i dergâh-ı zi'l-ʿizzi ve'l-ceberût olduklarından gayri, mebde'-i Devlet-i ʿaliyye'den ilâ-yevminâ hâzâ cereyân eden maʿkūl ve gayr-i maʿkūl şefâʿat ü recâyâ müsāʿadeden ibâ ve bu sebeble kesr-i kulûb-ı ʿuzamâ edüp, mahabbeti buğza mübeddel ve hasenâtı seyyiʾâta muhavvel olarak, mesâvîsi elsine-i nâsda mütedâvil ve nüfûz u iʿtibârı yevmen-fe-yevmen vücûd-yâfte-i halel olup, ʿâkıbet ʿazl ile nâs, kendüden ve kendü, nâsdan reh-yâb-ı râhat ve mukīm-i halvet-kede-i ʿuzlet oldu. “Fe-ke’ennehû berkun te’elleka bi'l-hamâ. Sümme'nsenâ fe-ke’ennehû lem-yelmaʿ” İki defʿa Rumeli Sadâreti'ne revnak verüp, “Muhabbebün fî cemîʿi'n-nâsi in zükirat ahlâkuhu'l-gurru hattâ fî eʿâdîhi" meʿâline mâ-sadak ve fi'l-i cemîli masdar-ı lutf u mürüvvetden [Ü4 186b] müştak olan Mehmed Sâlih Efendi-zâde semâhatlü Ahmed Esʿad Efendi hazretleri asîl ü ʿarîk ve gül-i destâr-ı ahyâr-ı erbâb-ı tarîk olup, şems-i tâbân-ı ʿilm ü kemâli dirahşende vü berîk ve gusn-ı bâsik-ı fazl ü ʿirfânı sâye-dâr u verîk olduğundan gayri, hüsn-i şemâyil ü siyeri gıbta-fermây-ı Ahlâk-ı Nâsırî ve fünûn-ı muhtelifetü'ş-şuʿûnda mütehakkıku's-sübût olan tasarrufât u tedkīkātı reşk-efzây-ı ʿallâme-i Zemahşerî olup, cevdet-i hatt ile sânî-yi ʿİmâd ve darb-ı nutk ile Hemzâd ibn-i ʿİbâd, ʿuzûbet-i beyânda müdânî-yi bedîʿ-i Hemedânî ve tâʿat [V 60a] u ʿibâdetde reh-rev-i vâdî-yi Harkānî olduğuna binâʾen, irsen ve istihkākan mesned-i refîʿ-i Fetvâ'ya liyâkati nezd-i ferd-i Husrevâne'de müteyakkın ve bir müddetden berü bu hâtıre-i cihân-sûd, tabʿ-ı meʿâlî-yi Şâhâne'de mütemekkin olmuşidi. Mecârî-yi umûr-ı enâm ber-vech-i itlâk mevkūf-ı hükm-i Hâlık-ı bî-çûn ve intizâm-ı şevârid-i ahvâl-i hâss u ʿâmm bâz-beste-i emr-i merhûn olmakdan nâşî, bu esnâda hakk-ı şerîflerinde muzmer olan ʿinâyet-i Şâhâne levha-tırâz-ı sünûh ve zamîr-i ilhâm-teʾsîr-i Husrevâne'de cây-gîr-i istikrâr olan dâʿiye-i lutf u mekremet ser-zede-i hayyiz-i vuzûh olup, yevm-i mezkûrda gāyet-i medâric-i ʿilmiyye olan rütbe-i menîʿa-i Meşîhat-ı İslâmiyye ile taltîf ü tekrîm ve zimâm-ı kabz ve bast-ı ʿulemây-ı aʿlâm kabza-i emânetlerine teslîm olundu. Müşârun ileyh hazretlerinin bu makām-ı ʿazîzü'l-menâle iʿtilâları ʿale'l-ʿumûm zümre-i ʿulemâyı lebrîz-i rahîk-ı neşât ve ser-germ-i câm-ı inbisât edüp, seleflerinin çîn-i cebîn ve sademât-ı hışm-gîninden halâs olduklarına secde-ber-endâz-ı mihrâb-ı şükr-i Hudâ ve duʿây-ı bekāy-ı Şehriyârî'yi resîde-i [Ü4 187a] küngüre-i meleʾ-i aʿlâ eylediler.
Attribution
Citation:
"Zikr-i ʿazl ü nasb-ı cenâb-ı Fetvâ-penâhî", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_808.html
Item Details
Title:
Zikr-i ʿazl ü nasb-ı cenâb-ı Fetvâ-penâhî
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1218
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota