Vukūʿ-ı meşveret der-hâne-i hazret-i Fetvâ-penâhî

Tefâsîl-i ahvâlleri birkaç mahalde sebt-i cerîde-i vekāyiʿ olan Vehhâbîler'in geçen sene [V 52b] Meşhed-i hazret-i Hüseyin'de vâkiʿ olan fesâdlarından sâ'ir emâkin-i Devlet-i ʿaliyye'ye dahi itâle-i dest-i gāret ile baʿzı zevâhir-bînân-ı ʿavâmmın ʿakīdelerini ifsâda mübâderetleri, karâyin-i hâliyye ile istidlâl ve Mısır Defterdârı Şerîf Mehmed Efendi'ye Vezâret ile Cidde Sancağı ve Habeş Eyâleti ihsân olunup, cânib-i Hicâz'ın istihkâmına dâyir tedâbîr-i mümkinenin icrâsında terk-i ihmâl olunmuşidi. Kavm-i mezkûr Mekke-i mükerreme kasdıyla Dirʿiyye'den çıkup, dâ'ire-i tavʿ u inkıyâdlarına idhâl eyledikleri eclâf-ı tâyife-i ʿUrbân ile Tâyif'e doğru tekarrübleri ve yemîn ü yesârlarında vâkiʿ kabâyil-i kāsıratü'l-ʿukūlu iftitân ile gitdikçe sevâd-ı cemʿiyyetlerinin kesreti ve Şerîf-i Mekke'nin noksâniyyet-i aʿvân ile inkisâr-ı cenâh-ı kuvveti, Kāhire-i Mısır ve etrâf-ı sâyireden teʿâkub eden tahrîrâtdan müstebân ve bu keyfiyyet, dağdağa-resân-ı tabʿ-ı Hâkān-ı zemân olmağla, Vehhâbîler'in el-hâletü hâzihî zirve-i ʿisyâna ʿurûcdan garazları mechûl ve buğz u ʿâdâvetleri Şerîf-i Mekke'yi mi mahsûr ve yâhûd daʿvây-ı teʿayyün ü teferrüd ile mücerred halkı izlâl ü ifsâda mı mahmûl, hâsılı ne ise ʿulemây-ı ʿizâm ve ricâl-i devlet ile müzâkere ve bu emr-i müşkilin çâresi görülmek bâbında idâre-i pergâr-ı müşâvere irâde-i seniyyesiyle bir kıtʿa hatt-ı hümâyûn-ı mevhibet-makrûn şeref-yâfte-i sudûr olmuşidi. Binâ'en-ʿalâ-zâlik işbu Zilkaʿde'nin on üçüncü İsneyn günü Sadrıaʿzam hazretleri ve sudûr-ı kirâm ve ricâl-i Bâb-ı ʿâlî ve Yeniçeri Ağası ve Defterdâr Efendi ve sâyir erbâb-ı şûrâ, hâne-i Fetvâ-penâhî'de [V 53a] ʿakd-i encümen-i meşveret [Ü4 178a] ve bâlâda tafsîl ü beyân olunan keyfiyyet taraf-ı Sadr-ı Âsaf-menkabet'den cümleye iʿlân ü işʿâat olunduğundan fazla, bu mekāsıda mebnî icrâ olunan tedâbîr dahi bi-külliyyâtihâ ve cüz'iyyâtihâ ifâde vü ifhâm ve Vehhâbîler'in verây-ı sitâre-i şekāvetden ser-nümây-ı zuhûr olan vazʿ-ı bâgıyânelerinin indifâʿına mebnî ne makūle hareket lâzım geldiği huzzârdan istiʿlâm olundukda, Rumeli Kadıʿaskeri: “Eşkıyây-ı mezkûrenin Haremeyn-i şerîfeyn'e olan kasd-1 fâsidleri tebeyyün edüp, üzerlerine küllî asker taʿyîni muktezây-ı diyânet olup, serd olunan tedâbîr tesvîd-i evrâkdan ʿibâret olmağla, fiʿlen bu mâdde-i ʿazîmeye ikdâm vâcibdir” dedikde, Sadraʿzam hazretleri: “Bi-hasebi'l-imkân cânib-i Mısır'dan asker ve Âsitâne-i saʿâdet'den top ve mühimmât tertîb ve Kapudan Paşa maʿrifetiyle sefîneye tahmîl ü tesrîb olundu” der iken, Kadıʿasker Efendi: “Bu mühimmât ve Mısır'dan taʿyîn olunan asâkirin varacağı neden maʿlûm?” dedikde, bu kazıyyenin ʿilm ü idrâkı hâric-i tavk-ı beşer ve vusûl ve ʿadem-i vusûlü bâz-beste-i hükm-i kader olduğunu îrâd buyurup, hattâ İsmet Beyefendi, [Mısra]: Tecri'r-riyâhu bi-mâ lâ-teştehi's-süfün mısraʿını kırâ'at ile te'yîd-i makāl-ı Sadr-ı bedîʿü'l-fiʿâl eyledi. Sudûr-ı kirâmdan Monlacık-zâde ʿAtâ'ullâh Efendi vakte göre himmetde kusûr olunmamış, ancak “Lâ tezâhume fi'n-nüketi” kāʿidesi üzere taraf-ı âhardan dahi taʿyîn-i abtâl-ı ricâl ile kavm-i mezkûre işgāl olunsa, fâyideden hâlî olmadığını ifâde ve zimnen Bağdâd [V 53b] tarafından asker taʿyîn olunmasını irâde edüp, Sadriaʿzam hazretleri: "Bu keyfiyyet emr-i celîlü'ş-şân ve kenârları hatt-ı destimiz ile mü'ekked çendîn [Ü4 178b] kıtʿa kavâyim ile Bağdâd Vâlîsi'ne tahrîr ve bi'n-nefs kendüleri ve yâhûd mükemmel askeri ile kethudâlarının diyâr-ı Necid'e hareketleri tezkîr olunduğundan başka, etrâf-ı Mekke-i mükerreme'de mütemekkin ve havâlî-yi sâyirede mütevattın kabâyil-i muhtelifetü'ş-şu'ûba dahi 'Arabiyyü'l-'ibâre menâşîr-i Sultânî ve makām-ı Sadâret'den mekâtîb ba's ü itâre olunup, hetk-i hurumât ve ibâha-i muharremât ve gasb-ı emvâl-i 'ibâd ve tahrîb-i kasabât u bilâd kasdında olan Vehhâbîler'e ittibâʿ u inkıyâddan tecnîb ve Şerîf-i Mekke ile hem-dest-i teʿâvün ü tezâhür olarak “Mâ halle bi-haramiküm halle bi-küm” maʿnâsını fikr ü te'emmül ile o fırkâ-i dâlleyi havâlî-yi harîm-i Mekke-i mükerreme'ye ‘adem-i takrîb mesâyili tefrîʿ u tebvîb olundu” buyurduklarında, 'İsmet Beyefendi: “Şimdiye dek bi-hasebi't-tâkâti'l-beşeriyye lâzım gelen tedbîrde taksîr vâkiʿ olmayup, kavm-i mezkûrun kıbel-i şerʿ-i enverden haklarında terettüb edecek ahkâm-ı İlâhiyye tetebbuʿu istikrâ olundukdan sonra, fetvâya müracaʿât ve muktezây-ı şerʿ üzere hareket olunsun” dedikde, Kethudâ Bey: “Vehhâbîler, Havâric nevʿinden olup, haklarında cârî olan hükm-i Bârî fi'l-vâkîʿ maʿlûm olmaludur” dedikde, mîr-i müşârun ileyh, Havâric, ‘an-asl bir Sultân-ı kāhirin taht-ı itâʿatinde iken şakk-ı ‘asây-ı Müslimîn eyleyerek, tâʿat-ı Sultânî'den hurûc edenlere itlâk olunduğunu ve Vehhâbîler ‘an-asl bir mütesallit-ı kāhirin kabûl-ı emr ü nehyine mecbûr olmayup, bâdiye-nişîn ve ser-âzâd [V 54a] bir kavim olduklarını tavsîf ve lafz-ı Hâricî'yi taʿrîf ve müstakillen düşmen farzıyla defʿ-i sâyil lâzım geldiğini tasrîh ve 'Abdullah bin ez-Zübeyr ve Haccâc kıssalarını îmâ vü telmîh eyledi. Re'îsü'l-'ulemâ olan Velî Efendi-zâde, Vehhâbîler'in [Ü4 179a] yirmi beş seneden berü buhâr-ı gurûr, dimâğlarına suʿûd ve taʿassub-ı müfrit ile kulûb-ı nâsa ilkāy-ı hevâcis ü şürür edegeldikleri, karʿ-ı semʿ-i erbâb-ı şühûd edüp, garazlarına tarîk-ı vusûl mesdûd ise dahi, şürefây-ı Mekke ile münâfeseleri tevâtür-yâb-ı iştihârdır” dedikde: “Şerîf-i Mekke ile muʿâraza vü münâkaşasını teslîm edelim. Deşt-i Kerbelâ'ya varup, İmâm Hüseyin hazretlerinin kubbesini hedm ile derûn-ı darîhde olan tuhaf ve yâdigâr-ı Aʿcâm'ı nehb ü gāret ve yedi-sekiz yüz kadar halkı katl ü iʿdâma cesâret neden iktizâ etmişidi?” deyü mukābele ve giderek rişte-i kīl ü kāl itâle olunup, nihâyetü'l-emr ‘İsmet Beyefendi'nin dediği gibi Vehhâbîler'in haklarında îcâb eden hükm-i şerʿî bi'l-istikrâr tebeyyün etdikden sonra, muktezâsı üzere ʿamel olunmak karâr-gîr-i erbâb-ı re'y ü tedbîr olup, kelâma encâm ve meclise hitâm verildi.
Attribution
Citation:
"Vukūʿ-ı meşveret der-hâne-i hazret-i Fetvâ-penâhî", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_793.html
Item Details
Title:
Vukūʿ-ı meşveret der-hâne-i hazret-i Fetvâ-penâhî
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1217
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota