Beyân-ı ahvâl-i ümerâ’-i Mısır

Bâlâda tafsîl ü beyân olunduğu vech üzere cânib-i Mısır'da olan ümerâ kazıyyesi sûret-yâb ve Elfî Mehmed Bey mütevahhiş bulunup, celb-i zehâyir ünvanıyla mukaddemce Saʿîd tarafına şitâb ve kurb-i Kāhire'de kemâl-i hazm ile mukīm olan Diyâb Selîm Bey dahi mâddeye vukūf ile cânib-i sahrâya ʿinân-tâb olmuşidi. Mısır Vâlîsi Vezîr [Ü4 97b] Husrev Paşa'yı dârât ile Kāhire'ye getürmek ve hılâl-i râhda baʿzı Aʿrâb eşkıyâsını istîsâl ü te'dîb etmek vâdîlerinde ümerânın baʿzısı bi'l-muhâbere İskenderiyye'ye celb olunup, tahsîs olunan yevm-i maʿhûdda ahz u habs olunmalarını Sadriaʿzam ve Serdâr-ı ekrem hazretleri, Vezîr Kapudan Paşa hazretlerine ifâde ve irâde-i Şâhâne'yi şâmil savb-ı [Ü3 173b] müşârun ileyhe tahrîrât firistâde etmişidi. İngiliz Sergerdesi Enşef'in himâyet-i ümerâda derkâr olan ikdâm u ısrârı mütehakkak olduğundan, fî-bâdiyyi'l-emr kazıyyenin mersûma keşf ü îzâhında harec ve kemâl-i ruʿûnetinden pâ-ber-cây-ı merkez-i ʿinâd u lecc olacağı, karâyin-i hâliyye ile müstahrec olup, Enşef'in birkaç günden sonra Malta'ya ʿazîmeti tebeyyün etmiş bulunmağla, ʿazîmeti ʿakabinde maslahata şurûʿu inkibâb istisvâb olunduysa dahi, Sadr-ı vâlâ-kadr hazretleri tarafından vürûd eden tahrîrâta nazaran ümerânın Mısır'da mahbûsiyyetleri iki-üç gün olup, İskenderiyye'de olan ümerâ maslahatı te'ahhur kabûl etse, bu sırr-ı mektûm cümleye maʿlûm olup, ümerâ ʿinân-gerdân-ı firâr ve yâhûd İngilterelü'ye dâhil düşüp, fi'l-asl himâyelerinde olduklarından, lâ-mahâle tesahhub ve bu keyfiyyetle maslahat fevt olacağı âşikâr olmağla, ʿadem-i füshat-i vakt ile tedbîre mahall kalmadığından, nâ-çâr maslahat-ı mezkûrenin icrâsına sarf-ı iktidâr olundu. Tafsîli bu ki, Cumâdelâhire'nin on dördüncü Pençşenbih günü İskenderiyye temâşâsına ʿazîmet eder gibi İskenderiyye'de mevcûd ümerâyı müşârun ileyh daʿvet ve filikalara maʿan süvâr oldukdan sonra, açıkda timurlenen fırkateye rükûb ve Maryetis Gadîri'nden İskenderiyye've gitmek üzere niyyet olunup, fırkateye vusûl hengâmında mukaddemâ [Ü4 98a] tertîb ü sipâriş olunduğu gibi: “Âsitâne'den tahrîrât vârid oldu” deyü verâdan âdem gelüp, müşârun ileyh dahi me'âl-i tahrîrâta vukūf iddiasıyla ricʿat ve ümerâ fırkateye rükûb ve İskenderiyye'ye ʿazîmet üzere iken, fırkate yolundan çıkup, Donanma-yı hümâyûn'a müteveccih [Ü3 174a] olduğunu ümerâdan Cercâvî ʿOsmân Bey teferrüs ve fi'l-hâl piştov ile kalyonculardan birini katl ü iʿdâm ve birinin elini pala ile katʿ ve sâyir beyler dahi sell-i seyf-i ruʿûnet ü hisâm eylediler. Kalyoncu zümresi bi'z-zarûre üzerlerine hücûm eyleyüp, Cercâvî ʿOsmân Bey'i ve Aşkar ʿOsmân Bey'i ve Melelvânî Mahmûd Bey'i ve Küçük Murâd Bey'i ve İbrâhîm Kethudâ'yı katl eylediklerinden gayri, cüz'î cerh ile ʿOsmân Bey'i ve Şerkāvî Mehmed Bey'i ve Kilârî Ahmed Bey'i ve keşşâfdan ʿOsmân ve ʿAli ve Süleymân'ı sâlimen üç enbârlıya îsâl ve habs eyledikleri ahbârını etbâʿ-ı ümerâ, İngiliz Sergerde'sine ihbâr ile taleb-kâr-ı iʿânet oldular. Mesfûr eşedd-i iltizâm ile ümerâyı istishâb etdiğinden, kemâl-i nahvet ü igbirâr izhârıyla der-ʿakab askerini cemʿ etdiği, Kapudan Paşa'nın mesmûʿu oldukda, bi'n-nefs mersûmun ordusuna varup, her çend kelâm-ı maʿkūl ile ilzâm u iskâtı kaydına meşgûl olduysa, mülzem ü mücâb olmayup, gittikçe tehevvürü müştedd ve menâhır-ı sabr u tehammülü münsedd olup, Devlet-i ʿaliyye askerini İskenderiyye'den ihrâc etdikden sonra, beyleri istishâba Kıral'ı tarafından meʾmûr olduğunu beyân ve: “Ümerânın iʿdâm ve habs olunmaları ʿilleti ile sizinle sefer mukarrerdir” deyü izhâr-ı gayz-ı firâvân eyledi. Encâm-ı kâr üç sâʿate dek beyler verilmezse muhârebeye ibtidâr eyleyeceğini îmâ ve: “Lîmânda olan donanmanıza kızgın gülle atılmasını tenbîh etdim” güftâr-ı nâ-hencârıyla jâj-hâ olduğundan başka, Mısır'da ahz u girift [Ü4 98b] olunan ümerânın dahi Reşîd'e vusûllerinde tahlîs olunmaları, Reşîd'de [Ü3 174b] bulunan âdemlerimize tenbîh ü tahrîr ve Sadrıaʿzam'a dahi: “Bu tarafdan yol vermek mümteniʿ olup, geldiği mahalden ʿavdet eylesün” kelâmını tekrîr eyledikde, müşârun ileyh hazretleri kemâ-kân rıfk u mülâyemetle muʿâmele ve Devlet-i ʿaliyye'nin ümerâ hakkında sû'-i niyyeti olmayup, Mısır'da vücûdları maslahat-ı mülkiyyesine muzırr olmağla, Mısır'dan ibʿâdları ve hâllerine göre meʿâş ve rütbeler ile tanzîm-i mekāsıdları Devlet-i ebed-müddet'in murâdı olduğunu ifâde eylediklerinde, mesfûr bu kelâm-ı mergūba havâle-i semʿ-i iʿtibâr etmeyüp, isrârı kemâle resîde ve fîmâ-baʿd taraflarına gelmamek ve gelmek lâzım gelürse, terettüb-i rezâletle rencîde kılınmak lağviyyâtı lisânından şenîde olmağla, baʿzı vesâyit ile: “Şimdi ahşâm oldu. Üç sâʿat zarfında donanmaya gidüp gelmek muhâl ve ʿale's-sabâh teslîm olunur” makāliyle ırzâ mümkin olduysa dahi, şâmdan bâma dek İskenderiyye ordusunu mesfûrlar ihâta vü istîʿâb ve tehallüf-i vaʿd vukūʿunda muhârebeye tesaddî eyleyeceklerini işrâb eylediler. Hele ne hâl ise donanmaya gönderilen âdemler ile ümerâ vâsıl ve yedlerine teslîm ile işbu fitne vü şûriş zâyil oldu.
Attribution
Citation:
"Beyân-ı ahvâl-i ümerâ’-i Mısır", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_653.html
Item Details
Title:
Beyân-ı ahvâl-i ümerâ’-i Mısır
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1216
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota