Ahz u habs-i ümerâ'-i Mısır ez-cânib-i Sadrıaʿzam

Havl ü kuvvet-i cenâb-ı Niʿme'n-nasîr ile iklîm-i Mısır levs-i vücûd-i düşmenden tathîr olunup, mukaddemâ ol diyâr-ı behcet-âsâra tegallüben istîlâ eden ümerânın dahi fîmâ-baʿd yed-i tesallutları inkıtâʿıyla Devlet-i ʿaliyye'ye nefʿi ve fukarâ vü zuʿafâya fâyidesi derkâr olacak bir tavr-ı cedîd-i müstahsen ihtirâʿ olunması katʿâ matlûb-ı Şâhâne olmağla, zikr olunan ümerâ ahz u habs ve Âsitâne'ye getürdilüp, muktezây-ı şîme-i Saltanat üzere baʿzısına meʿâş takdîr ve baʿzısı münâsib hıdmetlerde istihdâm olunmak cây-gîr-i zamîr olup, bu irâde merreten-baʿde-uhrâ Sadrıaʿzam ve Kapudan Paşa hazerâtına ifâde olunmuşidi. İngiliz askeri Sergerdesi, ümerâyı istıshâb ve kemâ-kân zimâm-ı Mısır yedlerine verilmek semtine zehâb üzere olduğu müşârun ileyhimâ hazerâtı tarafından [Ü3 172a] tahrîr ü işrâb olunduğuna binâ'en, bu tarafda İngiliz Elçisi ile mâdde-i mezkûre müzâkere olunup, Sergerde-i mersûmu ilzâm eyleyeceğini teʿahhüd ü iltizâm ve irâde-i devleti tarafına ifâde vü i'lâm eylediği müşârun ileyhimâ hazerâtına bu tarafdan beyân-ı ifhâm olundukda, Sadr-ı vâlâ-kadr hazretleri Mısır'da mevcûd ümerâ ve keşşâfı igtiyâl içün nasb-ı şebeke-i letâyifü'l-hiyel ve icrây-ı meʿâl-i "Evvelü'l-fikr âhırü'l-ʿamel" buyurup, [Ü4 91b] bu emr-i ehemmi Kapudan Paşa hazretleriyle muhâbere ve bir gün taʿyîn edüp, yevm-i mezkûrda Haleb Vâlîsi Vezîr İbrâhîm Paşa, Şarkıyye tarîkı olan ʿAzeb kubbesi tarafına ve Kuds-i şerîf Mutasarrıfı Vezîr Mehmed Paşa, Garbiyye cânibinde vâkiʿ ve tarîk-i Saʿîd'i mütekātıʿ olan boğaza taʿyîn ve Arnabud süvârîleri ʿale'l-ʿumûm hâric ve etrâf-ı Mısır'da der-kemîn kılındığından başka, Arnabud piyâdeleri dahi ikāmet-gâh-ı hazret-i Sadâret-penâhî olan konağa taʿbiye vü teşhîn olunup, ümerâ ve sâyirlerine taraf-ı vâzıhu'ş-şeref-i Şâhâne'den ʿumûm hilʿatleri ve çelengler tevârüd edüp, bu teşrîfât-ı seniyyeden kendülerine dahi hisse tahsîs olunduğu beyânıyla daʿvet ve anlar dahi icâbet edüp, nefs-i Mısır'da bulunan Şeyhu'l-beled İbrâhîm Bey ve Cedâvî Hasan Bey ve çırağı Saçlı ʿOsmân Bey ve Mîr-i Hâcc-ı esbak Kāsım Bey ve Mehmed Bey ve Rişvân Bey ve ʿAli Bey ve ʿAbdurrahmân Bey ve Zülfekār Bey ve Sâlih Bey ve dîger Sâlih Bey ve Merzûk Bey ve eşiddâ'-i keşşâfdan Makrameci Selîm Kâşif ve Şâhîn Kâşif ve sâyirlerine irâde-i Pâdişâhî beyân olunup, zîk-ı mekân ve fikdân-ı tâb ü tüvân iktizâsıyla semʿan ve tâʿaten [Ü3 172b] kelâmını âverde-i zebân eyledikleri anda cümlesi kaldırılup, emvâl ü eşyalarına zarar gelmamek içün mukaddemce Yeniçeri Ağası'na dahi tenbîh olunduğundan, mâlları gāretden vikāye olunup, ʿavn-i cenâb-ı Müsehhilü's-sıʿâb ile bu hatb-ı cesîm ber-vech-i sühûlet pezîrufte-i hüsn-i sûret olup, cümlesi bahran Âsitâne'ye tesyîr, tasmîm-kerde-i Sadr-ı Felâtûn-tedbîr olmuşidi. Ümerâdan Diyâb Selîm Bey Nîl'in karşu tarafında Mısır'a iki sâʿat mesâfe “Menyel” nâm karyede [Ü4 92a] yüz kadar etbâʿıyla sûret-i tehassunda ikāmet ve bir müddetden berü daʿvet olundukça birer behâne ile ʿadem-i icâbet ve'l-hâsıl envâʿ-ı telattufât ile vakaʿdan evvel bir defʿa Serdâr-ı ekrem huzûruna gelüp, defʿ-i vahşetine tekayyüd olunduysa dahi, baʿde-ezîn temâruz sûretini ihtiyâr ve bu defʿa taleb olunsa gelmeyeceği âşikâr olduğundan fazla, etrâfı ihâta olunsa ümerâya ser-rişte-i muhâlefet olacağı ve şahs-ı vâhid sebebiyle şu kadar eşhâs elden çıkup, sefk-i dimâ hâlâtı vukūʿ bulacağı ihtimâlâtı vârid-i hâtır-ı Sadr-ı saʿîdü'l-me'âsir olup, ümerâ gāyilesi mündefiʿ olduğu gibi sühûletle mezbûr Selîm Bey dahi ahz olunmak irâde olunup, beş yüz kadar Arnabud ile Tâhir Paşa'yı ve Kapucular Kethudâsı'nı taʿyîn buyurmuşlar idi. Mîr-i mezbûr ʿan-asl mütevahhiş ve fiʿlinde hâzim bir şahıs olmağla, kazıyyeye vâkıf olduğu ân tebdîl-i mekân eyleyüp, süvârî olmak takrîbi ile piyâdegânın taʿkībi gayr-i müfîd ve süvârî taʿyîn olunsa bile Nîl'in tuğyânı zemânı olup, vücûd-i meʿâbir ü mesâlik nâ-bûd olduğu [Ü3 173a] zâhir ü bedîd olmağla, “Seg-be-sahrâ" kavliyle ʿamel ve etrâf u eknâfa neşr-i evâmir kılınup, ʿavn ü ʿinâyet-i cenâb-ı Lem-yezel ile ol dahi karîben ser-i bürîde-i seyf-i ecel olacağı ve ümerâya itmi’nân-ı kalb hâsıl olmak niyyeti ile mukaddemâ te'dîb-i eşkıyây-ı ʿUrbân ve celb-i zehâyir mekāsıdıyla Saʿîd cânibine gönderilan Elfî Mehmed Bey kable'l-vakʿa Mısır'a celb irâde olunsa, kemâl-i vahşetinden icâbet etmeyeceği ve celbinde ilhâh u ibrâm kendüye sebeb-i tevellüd-i evhâm olacağı ihtimâlât-ı ʿakliyyeden olduğuna binâʾen, hakkında derkâr olan kasd-ı muzmerr teʾcîl ve merkūmun dahi istîsâlüyçün etrâfa neşr-i emr-i celîl [Ü4 92b] kılınup, sinîn-i mütetâvileden berü pençe-i işkencelerinde zebûn olan Aʿrâb-ı bevâdî, üzerlerine teslît olunduğu Sadr-ı müşârun ileyh hazretleri tarafından maʿrûz-ı ʿatebe-i Şehriyârî kılındı.
Attribution
Citation:
"Ahz u habs-i ümerâ'-i Mısır ez-cânib-i Sadrıaʿzam", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_646.html
Item Details
Title:
Ahz u habs-i ümerâ'-i Mısır ez-cânib-i Sadrıaʿzam
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1216
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota