Latîfe-i gaybiyye

Mısır vakʿasında Murâd Bey şirzime-i kalîle ile bilâ-ı Asvân ve Nûbe ve Saʿîd-i Aʿlâ semtlerinde bilâ-istikrâr tek ü tâz ve Fransızlar'ın dâm-ı mekîdetlerine düşmekden ihtirâz etmişidi. Tâyife-i mesfûre merkūmu kahren ele getürmekden der-mânde vü ʿâciz olmalarıyla, savletinden emîn olmak içün baʿzı tergībât ü teşvîkāt ile taraflarına bend ve Saʿîd memleketini kendüye ber-vech-i maktûʿ temlîk bâbında âyînleri üzere muhkem sevgend etmeleriyle, meftûn-ı ʿişve-i tesvîl ve dînini dünyâya tebdîl edüp, Ordu-yı hümâyûn'a müsâraʿatdan ve bâ-husûs ʿOsmân [Ü3 141b] Efendi'nin derûn-ı Mısır'da iken daʿvetine icâbetden muʿrız ve Fransızlar tarafdârlığına mütemahhız olup, ittihâd ü teʿahhüdünü te'kîd [Ü4 67b] ve peşmîne-i hıyânet ü ihânetini tecdîd eylemişidi. Bu defʿa Ebuhûr kazıyyesi ve İskenderiyye mahsûriyyeti ve Reşîd ve sâyir mahallerin istihlâs olunduğu Mısr-ı Kāhire'de şâyiʿ ve Fransızlar'ın ekseri mürde vü zâyiʿ olduğu tahkīkı ile Fransız Sergerdesi merkūma mahsûs âdemler ibʿâs ve ber-muktezây-ı muʿâhede Üsveyf cânibine gelüp, bi'l-muhâbere ehl-i İslâm ile müşâcereye igrâ vü ihsâs eylediği dehlîz-i sâmiʿasına güzer ve derhal iʿânete teheyyü' ile ehl-i İslâm'a izmâr-ı zarar etmişiken, nazm: Erâde umûran lem-yüridhâ İlâhuhû Fe-harre sarîʿan li'l-yedeyni ve li'l-femi mefhûmunca hâyin-i mezkûr bülûğ-ı maksadından evvel kantara-i merg-i fücâ'îden murûr ve bu cihetle dahi Fransızlar'ın cenâh-ı miknetleri meksûr oldu. Hâlik-i mezbûrun taht-ı livây-ı dalâletinde olan münâfikīn ve ümerâ -ki “Vesîkallezîne keferû ilâ cehenneme zümerâ” medlûluna mâ-sadak olmuşlar idi- nâ-çâr Kapudan Paşa hazretleri tarafına mürâcaʿatla Murâd Bey'in helâkini işʿâr ve Ordu-yi hümâyûn pûlarına ruhsây olmak içün izn ü ruhsata taleb-kâr olmalarıyla, muktezây-ı hâl iltizâmıyla niyâzlarına müsâʿade ve ruhsatı mutazammın taraflarına haber firistâde olunmuştur. Hâlik-i mezbûrun vakt-i teʿayyününde Mısır'da olan envâʿ-1 fesâdâtı müstagnî-yi beyân ve Fransızlar'a “Baʿzu'l-ʿırkı nezzâʿun” mefhûmunca meyl ü rükûnu vâreste-i şübhe ü gümân olmağla, helâki ʿayn-i isâbet ve zevâl-i vücûdu mukaddime-i fevz ü nusrat olduğu zâhirdir. [Nazm]: Rûşen-est în ki, şeved-pest çû-şemʿ âhır-ı kâr Der-sırr-ı her ki, hevâyî zi-ser-efrâz be-hâst Biz yine sadede gelelim. Fransızlar'ın kâffe-i kuvvet ü miknetleri İskenderiyye ve Rahmâniyye'ye masrûf ve bâ-husûs [Ü3 142a] iʿmâl-i efkâr-ı şeytâniyye ile Rahmâniyye'ye katʿî istihkâm verdikleri maʿrûf olup, Reşîd'de olan cünûd-ı zafer-mevʿûdu havl ü kuvvet-i Bâri'yle [Ü4 68a] Rahmâniyye'ye tesyîr eyleyeceğini Vezîr-i müşârun ileyh hazretleri tahrîr etmişidi. Zilhiccetü'ş-şerîfenin yirmi beşinci günü müşârun ileyh ve İngiliz Cenarali maʿiyyetlerinde olan asâkiri alup, Rahmâniyye'ye bir sâʿat mesâfede vâkiʿ “Kūğa” nâm karyeye vusûllerinde iltikāy-ı ferîkayn vâkiʿ olup, hayâtlarından me'yûs olan Fransızlar birkaç sâʿat meydân-ı muhârebede sebât gösterüp, cünûd-ı İslâm merâret-i ceng ü perhâşa istibâr ile merkez-i metânetde kıyâm ve İngilizlü dahi muvâfakat ü muʿâvenetde ihtimâm edüp, Fransızlar'ın nısfından ziyâdesi küşte vü nâ-bedîd ve ehl-i İslâm'dan dahi beş yüz kadar merd-i dilîr mecrûh u şehîd ve İngilizlü'den dahi vâfir kimse helâk ve bir mikdârı zahm-nâk olup, zalâm-ı şâm erişdikde, bakıyyetü's-süyûf olan kefere-i liʾâm cânib-i Mısır'a tâfte-rûy-ı inhizâm ve ferdâsı Rahmâniyye Palangası'na tehassun edenler emâna tâlib olmalarıyla, sâbıkı üzere zâbitlerinden mâʿadâsı haml-i silâh ve berü taraf ile fîmâ-baʿd cedel ü kifâh etmamek ve sâlimen vilâyetlerine îsâl olunmak şurûtuyla mesfûrlara emân verilüp, Rahmâniyye Kasabası dahi bu vechile silsile-i mülk-i Pâdişâhî'ye rabt ve derûnunda olan mühimmât ve top ve cemîʿ edevât zabt olundu. Asker-i mansûr imdâd-ı Rabb-i Gafûr ile berren ve bahran bu menzilden dahi hareket ve Mısır'a on sekiz sâʿat mesâfe olan Nîkî Karyesi'ne darb-ı veted-i nusrat edüp, Muharremü'l-harâmın gurre-i garrâsı olan yevm-i Hamîs Mısır'a doğru tahrîk-i aʿlâm-ı ceyş ü hamîs etmişler idi. Fransızlar, Rahmâniyye'nin cânib-i İslâmiyân'dan zabt [Ü3 142b] olunduğunu bilmeyerek imdâd zımnında Rahmâniyye'ye bir mikdâr asker tesyîr ve İskenderiyye'ye [Ü4 68b] dahi Topçu-başı ve baʿzı müteʿayyin eşhâs irsâlini tedbîr etmişler idi. Yevm-i mezkûrda Kapudan Paşa hazretleri tarafından techîz olunan karagola keyfe-mâ-ittefaka tesâdüf etmeleriyle, der-ân-sâʿat cenge mübâşeret olunup, dûd-ı kebûd-ı reng-i tüfeng ve sadây-ı zed ü bürd-i ceng müşârun ileyh hazretlerine ʿiyân oldukda, toplu sandalları ilerüye irsâl ve ince donanmayı dahi verâdan îsâl etdikden sonra, bizzât sâhile çıkup, mevkıʿ-ı maʿrekeye vusûl ile mübârizân-ı İslâm'ı teşcîʿ ü igrâ ve fezâyil-i cihâd ve mehâsin-i şecâʿati taʿdâd u ihsâ birle kulûb-ı guzâta kuvvet ilkā edüp, bu sebeble ehl-i Îmân kaviyyü'l-cenân olup, teşhîr-i seyf-i berrân ve tehzîz-i nûk ü sinân ile düşmen-i bî-peymâna irâ'e-i hevl-i kıyâmet eylediler. Giderek aʿdâ zebûn ve livây-ı cemʿiyyetleri ser-nigûn olup, yetmiş kadarı âguşte-i hûn-ı helâk ve niçelerinin girîbân-ı hayâtı çâk-çâk olup, iki yüzden ziyâdesi zâbitleriyle esîr ve on yedi kıtʿa cerîme mahmûl mühimmât ve edevâtları mazbût-ı dest-i Vezîr-i Müşterî-tedbîr olup, mesâff vaktinde te'yîd-i dîn-i mübîn içün şemşîr-i gayrete zâğ ve zâğ-minşân-ı küffâra dâne-i tüfeng ile sürâğ veren pür-dil-ân-ı İslâm müşârun ileyh hazretlerinin dâyirelerinde kıyâm eden etbâʿ-ı benâmından olmalarıyla, hakk-ı nân u nemeki îfâ ve uğur-ı millet-i beyzâda gayret-i İslâmiyye'yi icrâ eyleyüp, otuz mikdârı neyl-i şehâdet ile ʿâzim-i serâbistân-ı cinân ve Enderûn Çukadârı ve otuz kadar sâyir dâyiresi halkında eser-i cerh nümâyân olup, merbût-ı kayd-ı isâr olan küffâr, Donanma-yı hümâyûn'da tevkīf olunmayup, o kavm-i erzel [Ü3 143a] kemâ-fi'l-evvel İngilizlü'ye teslîm ve bu melhameden sonra ilerülere hareket tasmîm olunmuşidi. [Ü4 69a] Müşârun ileyh hazretleri nehren ve tavâyif-i askeriyye berren ʿâzim-i cânib-i maksûd ve mâh-ı Muharrem'in dördüncü Bâzâr gicesi müşârun ileyhin ordusuna altı sâʿat budu olan Deyrü Şeyh Karyesi'ne Fransız ve Kıbt ve erâzil-i Aʿrâb'dan müretteb dört bin kadar süvârî ve piyâde vürûd eylediğini hıdmet-i tecessüsde istihdâm olunan kimseler ihbâr u îzân ve ordu-yi İslâm iki sâʿat ilerüde bulunmuş olduğundan, fi'l-hâl kazıyye mezbûrlara beyân ve verâdan taʿkīb ü istîʿâb maslahatı mengûş-ı gûş-i izʿânları kılınmışidi. Fransızlar mütâbiʿleriyle Vezîr-i müşârun ileyhin bulunduğu sâhile doğru çekilüp geldikleri muʿâyene olundukda, fi'l-hâl müşârun ileyh hazretleri sâhile çıkup cenge hâzır ve şalopelerde olan zümre-i Topçuyân fetîl der-dest, muntazır-ı emr-i âmir olmuşlar idi. İrâde-i taʿkīb ilerüde bulunan Kethudâ Husrev Ağa'ya ve İngiliz Cenerali'ne maʿlûm olduğu sâʿat, süvârîlerini ber-vech-i müsâraʿa îsâl ve düşmeni dâyiren-mâ-dâr ihâta ile mütesaddî-yi ceng ü kıtâl olduklarında, hasm-ı gāfile veleh ü hayret târî ve mecbûr-ı istîmân ıztırârî olmalarıyla, fi'l-hâl silâhlarını zemîn-i inkıyâda ilkā ve ihrâk-ı hûn-ı fâsidlerinden istiʿnâ ve bu sûretle cümlesi silsile-i esre rabt ve top ve cebehâneleri zabt olunduğundan gayri, iki bin kadar hicân ü cimâl zamîme-i ganâyim ü enfâl kılındı. Fırka-i mesfûrenin altı yüz mikdârı Fransız ve mâ-ʿadâsı fellâh makūlesi ve İpsara reʿâyâsı olduğu tahkīk olunup, kasd u niyyetleri su'âl olundukda, Rahmâniyye'den İskenderiyye'ye zahîre nakli içün meb'ûs olduklarını ve Rahmâniyye eyâdî-yi İslâm'a girdiğini müşâhede ile [Ü3 143b] Mısır'a [Ü4 69b] teveccühlerini takrîr ü ifâde ve hamden lillâhi Teʿâlâ bilâ-taʿb u nasab dört bin kadar düşmen-i bî-mezheb tehallüf-i matlab ile üftâde-i mevkıʿ-ı ʿatab olup, bu şîve-i gaybiyye mahzâ imdâd-ı semâviyye ve eser-i muʿcize-i "Hayru'l-beriyye" ve fâtiha-i husûl-i me'ârib-i Saltanat-ı seniyye olduğu umûr-ı bedîhiyyedendir.
Attribution
Citation:
"Latîfe-i gaybiyye", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_612.html
Item Details
Title:
Latîfe-i gaybiyye
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1216
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota