Me'mûriyyet-i Ser-bostâniyân-ı [Ü3 132b] sâbık-ı Edirne ve Neş'et Efendi ve hulâsa-i ahvâl-i dağlıyân

Ânifen zikr olunduğu vechile dağluların istîmânlarına iʿtibâr olunmayup, istîsâllerine irâde-i seniyye teʿalluk etmişidi. Ancak Vezîr Tayyâr Paşa ihtimâlât-ı ʿakliyye serdiyle muhârebeden cerr-i zeyl ve mezbûrların ʿafvı tarafına meyl edüp, birkaç defʿa o gürûh-ı mekrûh ile muhâberesi dahi vâkiʿ ve gereği gibi itmi’nân tahsîliyle el-hâletü hâzihî Edirne kurbünde müctemaʿ olmuşlar idi. Anadolu tarafına murûr ve me'mûr olacağları hıdemâtda terk-i tehâvün ü kusûr etmeleri şartıyla cerâyim-i sâbıkalarından iğmâz olunacağı müşârun ileyh tarafına îmâ ve merkūmlar ile tekrâr muhâbere eyleyüp, Anadolu taraflarına murûr irâdesinden istihrâc-ı maʿnây-ı belvâ ve bu mülâbese ile havf u haşyet izhâr eylediklerini inhâ ve kesb-i emniyyet içün fırka fırka mahallerine varup, evlâd ü ʿiyâllerini îtân ü îvâdan sonra taʿyîn olunacağları mahallere ʿazîmet etmek üzere tekrâr müteşebbis-i dâmen-i recâ olduklarını müşârun ileyh işʿâr eyledi. Dağluların ʿahd ü peymânları nakş-ber-âb ve meslekleri dâyimâ televvün ü inkılâb olduğu her ne kadar mücerreb-i uli'l-elbâb ise dahi müşârun ileyh ber-vech-i istiklâl bu mâddeye me'mûr olup, nüfûzunu vikāye enseb ve tahrîri üzere bir müddetden sonra maʿiyyeti ile bir mahalle me'mûriyyetleri müstasveb görülüp, terk-i tecâdül ve recâsına temâyül olunmuşidi. Ancak Gümülcine Aʿyânı Tokadcıklı-oğlu, dağluların [Ü4 59a] mahall ü me'vâlarına el-yevm müteʿarrız bulunup, nehc-i mezkûr üzere dağluların o taraflara ʿazîmet ü ikāmetlerinden izhâr-ı vahşet ve tezkîr-i mâ-cerâ ile ahadühümâ âhara feth-i hadeka-i husûmet eyleyeceği, “Mâlâ-yahtâcü ilâ delîl” kabîlinden olmağla, merkūmun dahi halecân-ı kalbi [Ü3 133a] izâle olunmak mecârî-yi maslahatdan olup, binâ'en-ʿalâ-zâlik Devlet-i ʿaliyye'nin irâdesi fukarânın râhatı ve her şahsın tahsîl-i cihet-i emniyyeti olup, fi'l-hakīka dağlular mahallerine varup, icrây-ı agrâzdan müstenkif ve itmi'nân kesbinden sonra mukayyed asker gibi taʿyîn olunacağları mahalle munsarıf olurlar ise fe-bihâ, olmazlar ise muktezây-ı hâl ne maslahatı îcâb eylediyse haklarında icrâ olunacağı merkūm tarafına tahrîr ve Tayyâr Paşa'ya dahi merkūmun tahsîl-i esbâb-ı emniyyeti tezkîr olunup, irâde-i Saltanat-ı seniyye'yi şifâhen ifâde içün sâbıkā Edirne Bostancı-başısı Ahmed Ağa ve hâcegândan sâbıkā Piyâde Mukābelecisi Neş'et Efendi dahi isrâ olunmuşidi. Mûmâ ileyhimâ Edirne'ye ʿazîmet ve baʿdehû Tokadcıklı-oğlu'na ifâde-i keyfiyyet eylediklerinde, gürûh-ı mezbûrun ʿahde vefâ eyleyecekleri ihtimâlden baʿîd ise dahi, iktizây-ı hâl ile mahallerine iskânları hiç olmadıysa teferruklarına ʿillet ve bir müddet fukarânın râhatına âlet olacağını tasdîk edüp, lâkin serân-ı tugātdan ʿÎsâ-oğlu eşiddâ'-i ehl-i fesâddan olup, sâkin olacağı mahalde edebiyle “adem-i ikāmet ve ednâ behâne ile cemʿ-i haşerât edüp, me'lûf olduğu kâr-ı nâ-hemvâra mübâderet eyleceğini işʿâr ve bâkīsinin iskânında mahzûr olmadığı tezkâr edüp, ʿÎsâ-oğlu'nun istîsnâsını eşkıyâ başka maʿnâya haml ile müceddeden refʿ-i livây-ı ʿisyân ve takım takım icrây-ı fesâd içün birer mahalle müteferrik ü perîşân oldukları ahbârı [Ü3 59b] teʿâkub edüp, me'mûrlar dahi ʿavdet eylediklerinde kavm-i mezbûr her ne mahalde bulunurlar ise, kahr u istîsâlleriyçün Tokadcıklı-oğlu ve sâyir me'mûrîne hitâben mü'ekked ü müşedded evâmir-i ʿaliyye ısdâr olundu.
Attribution
Citation:
"Me'mûriyyet-i Ser-bostâniyân-ı [Ü3 132b] sâbık-ı Edirne ve Neş'et Efendi ve hulâsa-i ahvâl-i dağlıyân", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_588.html
Item Details
Title:
Me'mûriyyet-i Ser-bostâniyân-ı [Ü3 132b] sâbık-ı Edirne ve Neş'et Efendi ve hulâsa-i ahvâl-i dağlıyân
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1215
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota