Şurûʿ ve hıtâm-ı Câmiʿ-i hazret-i Hâlid bin Zeyd el-Ensârî radıya ʿanhü'l-Bârî

Mukābele-i darîh-i enver-i hazret-i Hâlid'de Fâtih-i merhûmun binâ eylediği câmiʿ-i şerîf tekādüm-i ezmân ve murûr-ı ahyân sebebi ile mütezelzilü'l-erkân ve sukūt u inhidâm derecelerini kesb ile evkāt-ı hamsede ictimâʿ eden cemâʿate havf u vecel tareyân eylediği nümâyân olup, bu hâl ile çok geçmeden bi'l-külliyye [Ü3 103b] münhedim ve maʿâzallah tahtında bulunan cemâʿat-i Müslimîn münʿadim olmak hâletleri gelüp görüldüğünden gayri, taʿlîm-i sıbyân ve ikrâ'-i kûdegân içün o havâlîde bir münâsib [Ü4 29a] debistân olmadığı keyfiyyetine binâ'en, Şehriyâr-ı kesîrü'l-mehâmid dâme fî kila'eti'l-Meliki'l-Vâhid hazretleri vâkıf u muttaliʿ ve câmiʿ-i mezkûr taʿmîr ü termîm olunsa bile, nemâz-güzârân-ı İslâm'a vücûd-ı huzûr-ı kalb aklen münteniʿ olduğu matlaʿ-ı ehille-i serâyir-i lâhûtiyye olan zihn-i tâb-nâklarında mültemiʿ olup, “İnnemâ yaʿmuru mesâcidallâhi men âmene billâh” hükm-i şerîfinden hâsıl olan fevz ü saʿâdete mazhar, “Ve hayrü'l-mâli mâ-yunfeku fî sebîlillâhi” teşrîfinden terettüb eden fazîlete masdar olmak niyyet-i hâlisasıyla ol maʿbed-i kadîmin esâs-ı bâhirü'l-indirâsından nakz u hedmine mübâşeret ile müceddeden binâsına meyl ü rağbet ve nisâr-ı nakd-i himmet buyurup, ihzâr-ı ʿamele vü bennâyân ve taʿyîn-i hademe vü miʿmârân ile işbu bin iki yüz on üç senesi Zilhicce'sinin ikinci Cumʿa günü kubbe-i rahne-dâr ve cüdrân-ı nâ-üstüvârı şey'en-fe-şey'en intikāz u hedm ve istihrâc-ı şekl ü resm kılındıkdan sonra, şehr-i Rebîʿulevvel'in on dokuzuncu yevm-i Cumʿa vazʿ-ı mikyâs ve hafr-i esâs ile binâya şurûʿ u ikdâm ve otuz mâh zarfında ʿavn-i Melik-i ʿallâm ile câmiʿ-i şerîf ve kurbünde inşâ olunan mekteb-i latîf itmâm olunup, şöyle ki, dâğ-zen-i sîne-i âyîne-i çîn olan seng-i tirâşîde vü mücellâ ile şeş ciheti tezyîn ve müvâzî-yi sakf-ı felek-i nîl-gûn olan kubbe-i pür-zîb ü zîneti nücûm-ı zâhire-i kanâdîl ve âvîze-hây-ı hem-çûn-ı Pervîn ile hem-ser-i behişt-i berîn kılınup, kitâbe-i tâk-ı sipihr-i revâkı zer-hall-i sanâyiʿ-i bedâyiʿ ile muhallâ ve safahât-ı ruhâm-ı çâr-erkânı secencel-i cihân-nümâ gibi musaykal u mücellâ, dervâzeleri nazar-gâh-ı dâru'n-naʿîm [Ü3 104a] ve mâʿü'l-ʿazb-i şâdırvân musaffâsı lûle-i çeşme-sâr-ı tesnîm ve menâr-ı feyz-âsârı ʿamûd-ı subh-ı sâdık-ı şeʿâyir-i İslâmiyye, mihrâb-ı menîʿü [Ü4 29b] 'l-cenâbı mahall-i icâbet-i daʿvât-ı erbâb-ı hâcât ü ümniyye, şeref-i civâriyyet-i hazret-i Hâlid ile vâlâ-menzilet ve ol bukʿa-i mübârekeye ittisâl ile câmiʿ-i sunûf-ı rûhâniyyet olup, maʿbed-i mezkûrun eczâ vü müştemilâtıyla resîde-i hayyiz-i hıtâm olduğu maʿlûm-ı hazret-i Şehriyâr-ı enâm olduğuna binâʾen, işbu Cumâdelâhire'nin beşinci Cumʿa günü bi'ş-şevketi ve'l-ikbâl câmiʿ-i mezkûru teşrîf ve edây-ı ferîza-i Cumʿa'dan sonra, nezâret-i binâya meʾmûr olan Kethudây-ı Mehd-i ʿulyâ Yûsuf Ağa'nın saʿyi meşkûr ve hıdmeti mebrûr olduğuna binâʾen, kasd-ı teşrîf ile Ağa-yı mûmâ ileyhi bol yenlü gāyet aʿlâ bir sevb-i semmûr ile taltîf ve Binâ Emîni olan hâcegân-ı Dîvân-ı hümâyûn'dan Hüseyin Efendi'ye kezâlik aʿlâ bir sevb-i semmûr iksâ ve bir sehm mukātaʿa ile cihet-i maʿîşeti rahbu'l-ercâ kılınup, sâyir hıdemât-ı binâda bulunan kimseler dahi hılʿa u ʿatâyâ ile nâyil-i sürûr-ı bî-intihâ oldular.
Attribution
Citation:
"Şurûʿ ve hıtâm-ı Câmiʿ-i hazret-i Hâlid bin Zeyd el-Ensârî radıya ʿanhü'l-Bârî", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_521.html
Item Details
Title:
Şurûʿ ve hıtâm-ı Câmiʿ-i hazret-i Hâlid bin Zeyd el-Ensârî radıya ʿanhü'l-Bârî
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1215
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota