Bi-ʿinâyetillâhi'l-Meliki'l-Kadîr dâhil-i kabza-i teshîr-i Şehriyâr-ı kişver-gîr olan Korfa ve tevâbiʿi adalara “Cezâyir-i Sebʿa-i Müctemiʿa Cumhûriyyeti” ʿunvânı verilüp, Dubrovniklü gibi üç senede bir cizyelerin vermek şartıyla Devlet-i ʿaliyye raʿiyyetini kabûl eyledikleri ve bu esnâda cumhûr-ı mezbûr tarafından lâzım gelen tasdîk-nâmeleri vârid olup, yedlerine verilen nişân-ı âlî ile işbu Cumâdelâhıre gāyetinde mübâdele olunmağla, mazmûn-ı nişân-ı âlî-şân şurût-ı serbestiyyet ve ʿuhûd u muvâfakatlerini mutazammın olduğundan, bu mahalle sebti istihsân olundu. Venedik'den münfekk Korfa ve Zanta ve Kefalonya ve Ayamavra ve Pakso ve İtake ve Çuka ve bunlara mülhak meskûn ve gayr-i meskûn ne kadar adalar var ise, sûret-i hükûmet-i [Ü3 99a] dâ hiliyyeleriyle idâre olunmak üzere “Cezâyir-i Sebʿa-i Müctemiʿa Cumhûru” nâmıyla Devlet-i ʿaliyye'nin tâbiʿ ve mahkûm u mahmîsi bir cumhûr olup, ancak cezâyir-i mezkûrenin vücûh u asîl sergerdegânına imtiyâz vermek şân-ı devletden olup, dâhilî nizâmları kāʿidesi üzere ittifâk-ı ârâ ile müntehab olan sergerde ve asîl-zâdelerine “Beyler” taʿbîri ıtlâkı ve o tarafa dâ'ir ısdâr olunan evâmir-i ʿaliyyede ber-minvâl-i muharrer “Beyler” ve “Kinez” elkābı yazılmak câyiz ola. Ve mugāyir-i rızây-ı hümâyûn cezâyir-i mezkûre ehâlîsi beyninde münâfere vü münâzaʿa misillü müteʿassirü'l-indifâʿ bir hâlet zuhûrunda cezâyir-i mezkûrenin Memâlik-i mahrûse'ye kurbiyyetleri ve Saltanat-ı seniyye'ye tebaʿiyyetleri cihetleriyle hâlet-i mezkûrenin indifâʿına ve esbâb-ı emniyyetlerinin istihsâline [Ü4 24b] taraf-ı Devlet-i ʿaliyye'den müsâʿade erzânî buyurulup, derhâl cumhûr-ı mezkûr tarafından Bâb-ı ʿâlî'ye keyfiyyet ʿarz u ifâde olunup, vech-i münâsibi üzere Devlet-i ʿaliyye tarafından define ikdâm ü himmet oluna. Cumhûr-ı mezkûr tâbiʿ-i devlet ve taht-ı sâye-bân-ı saltanatda âsûde-nişîn-i emn ü râhat olmak hasebiyle Devlet-i ʿaliyye'ye dostluk edenlere, dostluk ve husûmet edenlere, muktezây-ı mahkûmiyyet ü tebaʿiyyetleri üzere her hâlde bî-taraf olup, emr-i ticâretde dahi
ʿaynı ile Dubrovniklü'ye verilan imtiyâzât ile merʿî olalar. Ve Devlet-i ʿaliyye'nin düvel-i sâyire ile muhârebesi vukūʿunda Dubrovniklü gibi emr-i ticârete mübâşeret eyleyüp, husamây-ı devlete me'kûlât ve meşrûbâta müteʿallık bir habbe ve bir katre ve âlât ve mühimmâta müteʿallık bir şey vermeyüp, kendü tekne ve mellâh ve kara askerleriyle dahi imdâd etmeye. Ve Donanma-yı hümâyûn sefâyini hâcet mess etmedikce cezîre-i mezkûreye ʿazîmet etmeyüp, ancak furtuna ve sebeb-i lâzım cihetleriyle cezâyir-i mezkûreye [Ü3 99b] ve bâhusûs Korfa lîmânlarına ve tersânesine duhûl muktezî oldukda, cumhûra izhâr olunarak varmaları câyiz olup, o hâlde cumhûr tarafından dahi esbâb-ı hürmet istihsâline ihtimâm oluna. Ve berü tarafdan dahi taʿmîr ü termîm maslahatı içün lâzım gelan meblağ ve ücret-i ʿameliyye edâ olunup, kezâlik Donanma-yı hümâyûn sefâyini ve tüccâr tekneleri bu adaların kangısına varırlar ise aldıkları zehâyir ve sâyir levâzımın behâsını râyici üzere edâ edüp, karantina ve sâyir nizâm-ı beldeye riʿâyet eylemeleri kapudanlarına ve sâyir iktizâ edenlere dâyimen ve müstemirren tenbîh ü teʾkîd oluna. Cumhûr-ı mezkûrun memleketleri cezâyir olmak hasebiyle Memâlik-i mahrûse'den ve Ak-deniz adalarından ve ʿale'l-husûs Mora'dan Arnabudluk iskelesine [Ü4 25a] varınca, Guraf dağları sekenesi ve Soloz ve Çâm tâyifeleri ve “Korveloş” taʿbîr olunur “Novica” ve “Himara” nâm mahallerin ehâlîsinden ve'l-hâsıl Memâlik-i mahrûse'nin her kangı mahallinden olur ise, şekāvet ü ʿisyânı irtikâb eden ʿusât ve sâyir esbâb u ʿilele mebnî zikr olunan mahalleri melce'-i ittihâz eden eşkıyâ vü bugāt, cezâyir-i merkūmenin birine firâr u ilticâ eder ise, derhal ahz u habs ve kangı mahalden gelmiş ise o mahallin zâbitine mukayyeden gönderilüp, keyfiyyeti ve o makūleleri ism ü resmleriyle bâ-defter konsolosları maʿrifetiyle Bâb-ı ʿâlî'ye ifâde eyleyeler. Kezâlik cezâyir-i mezkûre ehâlîsinden biri töhmet-i şenîʿa sebebi ile tahlîs-ı girîbân kaydına düşerek, Donanma-yı hümâyûn ve tüccâr sefâyinine ve yâhûd kara tarafına firâr ederi olur ise, cumhûr tarafından taleb olundukda, teslîm olunalar. Ve Memâlik-i mahrûse reʿâyâsından ticâret ve yâhûd cihet-i uhrâ ile cezâyir-i mezkûrede tevattun ve nakl eder olur ise, vechen mine'l-vücûh kabûl olunmayup, [Ü3 100a] o makūleler tard u def olundukdan sonra, mahall ve şekilleri ve ne takrîb tevattun kaydına düşdükleri ism ü şöhretleriyle defter olunup, her vakit ve ekalli altı mâhda bir kerre Bâb-ı ʿâlî'ye irsâl oluna.
Ve cumhûr-ı mezkûr işbu nişân-ı hümâyûn târîhinden i'tibâr ile senevî maktûʿan tahsîs olunan yirmi beş bin guruş, üç senede bir müctemi'an yetmiş beşer bin guruş kendi elçileriyle yâhûd Âsitâne'de mukîm konsolosları olan Bey-zâde maʿrifetiyle Hazîne-i ʿâmire'ye teslîm eyleyeler. Ve bu bâbda Dubrovniklü'ye müsâʿade olunan rüsûm ne ise mezkûru'l-mikdâr cizyelerin teslîmine me'mûr elçilerine dahi müsâʿade-i seniyye tecvîz oluna. Cumhûr-ı mezkûrun cizyesi li-ecli'l-imtiyâz [Ü4 25b] ber-vech-i maktûʿ edâ olunmasına müsâʿade-i Şâhâne erzânî buyurulmağla, memâlik-i Hâkāniyye'de bulunan ve âmed-şüd eden reʿâyâlarına kâyinen-men-kân cizyedârân ve sâyir ehl-i ʿörf taraflarından cizye mutâlebesi ve sâyir tekâlîf ile rencîde olunmamaları içün iktizâ edenlere evâmir-i ʿaliyye neşr olunup, ancak hılâf-ı rızây-ı hümâyûn o makūlelere taʿarruz vukūʿ bulmamak içün sahîh adalu oldukları temyîz ü teşhîs olunmak içün her birine kāʿideleri üzere beldeleri tarafından birer kağıd iʿtâ oluna. Ve cezâyir-i mezkûrenin cümlesine ehl-i İslâm ve reʿâyâ tüccârı ber-vech-i serbestiyyet âmed-şüd edegeldikleri gibi, mahâll-i mezbûrenin ehâlîsi dahi dâire-i ticâretlerin tevsîʿ içün Memâlik-i mahrûse'de vâkiʿ bi'l-cümle sevâhil ve iskelelere ʿaynı ile Dubrovniklü misillü me'zûn olalar. Ve bundan gayrı cumhûr-ı mezkûrun tüccâr ve kapudanları sâyir Memâlik-i mahrûse reʿâyâsı gibi kendülere mahsûs bayraklarıyla li-ecli't-ticâre Kara-deniz'e dahi âmed-şüde me'zûn olalar. Ve cumhûr-ı mezkûr Devlet-i ʿaliyye'nin cizye-güzâr [Ü3 100b] ve ʿubûdiyyet-kârı olmak hasebiyle ferîza-i zimmet ü tebaʿiyyet ve mahkûmiyetleri olan sadâkat ü itâʿati îfâ etdikçe, revâbıt-ı dâhiliyye vü hâriciyyelerinde Dubrovnik cumhûru hakkında ez-kadîm cârî olan istihkākāt ü imtiyâzâtın cümlesiyle kâm-yâb olalar. Ve Dubrovniklü'nün tüccâr ve sefâyini Murâbıt Ocağları'nın taʿarruzundan ne vechile te'mîn olunmuşlar ise, cumhûr-ı mezbûrun dahi tüccâr ve sefâyini ʿaynı ile te'mîn olunalar. Ve Mora ve Arnabudluk taraflarından cumhûr-ı mesfûr celb-i zehâyir ile teʿayyüş edegeldiklerine binâ'en, zehâyire muhtâc olduklarında ve zikr olunan mahallerde dahi feyz u bereket bulunduğu hâlde defʿ-i zarûretleri içün bundan böyle dahi [Ü4 26a] bi't-terâzî akçalarıyla muhtâc oldukları zehâyiri tedârüke me'zûn olalar.
Ve emr-i ticâret ve sâyir muʿâmelâtın idâre vü temşiyeti içün lâzım gelen iskelelerde birer konsolos ve yâhûd konsolos vekîlleri ikāme olunup, iktizâ eden berâʾet ve evâmir iʿtâ oluna. Ve Dubrovniklü ne mikdâr gümrük verir ise bunlar dahi o mikdâr resm-i gümrüğü edâ edeler. Ve ehl-i İslâm ve reʿâyâ tüccârı Dubrovnik'de ne mikdâr gümrük verirler ise bunlar dahi o mikdâr gümrük alalar. Ve vilâyet ve memleket ve hisârlarına ve kendülerine sancak beylerinden ve su-başılardan ve tüccârdan ve sâye-i saltanatda olanların birisinden zarar u ziyân erişmeye. Ve mukaddemâ kalʿaları ve vilâyetleri ne vechile emn ü emân üzere ise, yine ol vechile emn ü emân üzere ola. Ve Memâlik-i mahrûse'de âmed-şüd etdikçe rızıklarına ve davarlarına ve kendülerine mahsûs esvâblarına dahl ü taʿarruz ile zahmet verilmeyüp, bâc taleb olunmaya. Ve bu makūle ziyân kasd edenler Der-ʿaliyye'ye ʿarz olunup, haklarından gelinüp, rızıkları [Ü3 101a] tazmîn etdirile. Ve Venedik'den münfekk olup, bu defʿa zabt u teshîr olunan karada kâʾin “Parga” ve “Preveze” ve “Voniça” ve “Putrinto” nâm mahallerde ve bunların tevâbiʿ u levâhıkında cumhûr-ı mezkûr ehâlîsinden emlâk sahibi olanlar kendi mülklerin fürûht etmek murâd ederler ise, reʿâyây-ı Devlet-i ʿaliyye'den mahâll-i mezkûre ehâlîsi ve gerek sâyir reʿâyây-ı Devlet-i ʿaliyye ve yâhûd cumhûr-ı mezkûr reʿâyâsına değer-behâlarıyla bi't-terâzî fürûht edüp, sâyir müste'menlere fürûht etmeyeler; tahrîren fi'l-yevmi's-sâmin min şehri Zilkaʿde sene erbaʿa ʿaşerate ve mi'eteyn ve elf. [Ü4 26b]
Mübâdele-i tasdîk-nâme-i Korfa
Attribution
- Citation:
- "Mübâdele-i tasdîk-nâme-i Korfa", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_517.html
Item Details
- Title:
- Mübâdele-i tasdîk-nâme-i Korfa
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1215
- Source:
- Hüseyin Sarıkaya
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota