Müşârun ileyh Dürrî-zâde Mustafa Efendi'nin sadef-i sulbünden bin yüz elli üç târîhinde zîb-i târik-i vücûd ve ziyâ-pâş-ı ʿâlem-i şühûd olup, fekk-i ʿalâka-i kımât ve siniyy-i ʿömrü ʿakd-i heftümîne irtibât ʿakabinde Ak Mahmûd-zâde Zeynelʿâbidîn Efendi'den
ahz-ı varak-pâre-i mülâzemet ve altmış yedi târîhinde vâkiʿ Murtezâ Efendi'nin meşîhatinde medrese ru'ûsuna neyl ile kesb-i evvelîn-i pâye-i menzilet edüp, peder-i vâlâ-güherinin meşîhat-i sâniyesi hengâmı olan seksan târîhinde Yenişehir ve dört sene murûrunda pederinin üçüncü defʿasında bâ-Pâye-i Mekke, Burusa Mevleviyyeti ile ʿâlî-kadr olmuşidi. Doksan dörtde bi'l-fiʿl İstanbul Kadılığı ile mazhar-ı eltâf ve doksan altıda Seyyid İbrâhîm Efendi yerine Nakībüleşrâf olup, birâderi ʿAtâ'ullah Efendi'nin meşîhatinde doksan yedi târîhinde zabt etmek üzere [Ü4 23b] bi'l-fiʿl Sadr-ı Anadolu ve doksan sekiz târîhinde yine birâderi meşîhatinde Nâfî Efendi fevtinden Sadr-ı Rumeli olup, doksan dokuzda ʿArab-zâde Ahmed ʿAtâ'ullah Efendi cürʿa-nûş-ı câm-ı himâm ve Sâhib-i terceme Müfti'l-enâm olmuşlar idi. Altı mâh murûrunda Yûsuf Paşa'nın Sadâret'ine vazʿ-ı engüşt-i dahl ü iʿtirâz etmek sebebi ile ʿazl olunup, sâhil-hânesinde ikāme vü îvâ ve iki yüz dört târîhinde ʿulemây-ı aʿlâma vâkiʿ olan buhrân u inkılâb zemânında Tâyife nefy ü iclâ olunup, bu sebeble ferîza-i haccı edâ ve arpalığı olan Kütahya'ya ʿavd ile meʾzûn ve andan sâhil-hânesine iyâb ruhsatını iktisâb ile râhat-yâb-ı huzûr u sükûn olmuşidi. İki yüz altı senesi Zilkaʿde'sinin yirmi ikinci günü mükerreren Şeyhulislâm ve Hallâl-i müşkilât-ı enâm olup, on üç senesi Rebîʿinin on [Ü3 98b] sekizinci günü mesned-i Fetvâ'dan dûr ve Burusa'da ikāmete meʾmûr ve üç mâh murûrunda sâhil-hânesine ʿavdet ile mesrûr olup, târîh-i mezkûrda enfâs-ı maʿdûdesin itmâm ve makʿad-ı sıdka hırâm eyledi.
Müşârun ileyh asîl ü ʿarîk ve usûl-i âşinây-ı tarîk, ʿazbü'l-beyân, talîku'l-lisân, beşûş u behîc ve riʿâyet-kerde-i resm-i teʾennî vü tedrîc olup, ancak ʿumûm nâsa ʿaraz-ı gayr-i müfârık olan muhâfaza-i câh u iʿtibâr ve ilâne-i ʿarîke-i ağyâr mekāsıdıyla benî nevʿinin müteneffislerini sûʾ-i zikr ile meʾlûf ve li-ecli't-tefekküh ahadühümâyı âhara tutuşdurmak sanʿatı ile maʿrûf idi. İmtidâd-ı zemân ile dâiresinde dâd ü sited ve ahz u redd muʿâmeleleri derkâr iken, yemîn ü yesârında bulunan erbâb-ı idâre vü ʿukūl dâd ü dihişe vazʿ-ı tarîk [Ü4
24a] ve mûyu revgandan tefrîk ile mahdûmlarını ve kendülerini yapup, aʿdâya söz bırakmadıkları hâllerine vâkıf olanlardan menkūldür.
Terceme
Attribution
- Citation:
- "Terceme", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_516.html
Item Details
- Title:
- Terceme
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1215
- Source:
- Hüseyin Sarıkaya
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota