Evâyil-i hâlde Tersâne-i ʿâmire'de inşâ olunan sefâyin, karada inşâ olunmak cihetiyle baʿde't-tekmîl sûret-i maʿlûme ile suya ilkā vü tenzîl olundukda, o cism-i sakīl lâ-mahâle rahne-dâr olduğu âşikâr olduğundan gayri, muhtâc-ı taʿmîr olan sefâyin dâr-ağaclarında taʿmîr ü tedhîn olunur iken, hatt u refʿ hengâmında kesret-i ʿameleye ihtiyâc mess eylediği ve maslahat-ı mezkûre küllî zahmet ü meşakkatle ancak müddet-i vâfirede husûle geleceği zâhir olduğundan, sevâhil-i bahriyyede medhali olan mülûk-i Nasârâ tersânelerinde bu maslahatı
teshîl ve mesârıfı taklîl mekāsıdıyla ihtirâʿ olununan havz gibi Devlet-i ʿaliyye-i ebediyyü'l-istimrâr'da dahi bir havz inşâsı lâyıh-ı hâtır-ı safvet-me'âsir-i hazret-i Tâc-dârî olmuşidi. Havz-ı mezkûrun inşâsına irâde-i seniyye teʿalluk eylediği Âsitâne'de bulunan ecânib mühendislerine ve mi'mârân ve sâyir erbâb-ı vukūfa ihbâr ve sühûlet ve resânet-i binâ maslahatı istihbâr olundukda, İsvec mühendisi karada sandıksız ve Françe mühendisi sandık ile bahrda havz inşâsını iddiʿâ ve tervîc-i ʿamel zımnında ahadühümâ âharın re’yini tezyîf ü ilgā kasdında olmalarıyla, [Ü3 101b] şahseyn-i mezbûreynin iddiʿây-ı sâdic ile kable'l-imtihân bu maslahata şurûʿları ve yakīn husûlünden mukaddem nukūd-ı vâfire istihlâki emr-i nâ-savâb olduğundan, Miʿmâr Ağa ve sâyir usûl-i binaya vâkıf olanlar mesfûrların mübâhaseleri istimâʿına idhâl ve sâbık u lâhık tersâne emînleri dahi edille-i tarafeyne nazar ile tahkīk-ı me'âl etmek irâdesiyle bu cemiyyete hakem ve nâzır nasb olunup, esâsı su içinde olan binânın istikrârı [Ü4 27a] her ne kadar mümteniʿât-ı ʿakliyyeden ise dahi, tûlen yüz ve ʿarzan elli ve ʿumkan on dört zirâʿ hafr olunacak mahallin suyu ihrâc ve arzı tecfîf mümkin olduğu hâlde, havz-ı matlûb sandık içinde yapılmakdan râsih u metîn olup, mesârıfı dahi bi'n-nisbe ekall olacağı emrinde ittifâk etdiler ise dahi, İsveclü'nün bilâ-delîl daʿvâsına iʿtimâd olunmayup, tûlen ve ʿarzan yirmi dörder ve ʿumkan on dört zirâʿ mahall hafr edüp, îcâd eyleyeceği tulumbalar ile suya galebesi müşâhede olunur ise, ʿamelinde hazâkati ve havz binâsında mehâreti teʿayyün eyleyeceği ve kezâlik Françelü dahi binây-ı havza iştigālinde su içinde zuhûr eden sengi ne makūle ʿamel ile şikest eyleyeceği tecribeye havâle olunup, kangısı daʿvâsını isbât eyler ise, mîrîye nâfi olan cihete meyl ü rağbet olunacağı karâr-gîr olup, İsvec mühendisi minvâl-i meşrûh üzere mahall-i mezkûru hafr u taʿmîk ve arzın suyunu tecfîf edüp, suda olan sengi dahi hiddet-i bârût ile teftît eylediği muʿâyene olunup, bu sûretde daʿvâsını isbât u tahkīk eylediğinden gayri, tasavvur olunan mesârıf, Françe mühendisinin edeceği mesârıfdan ekall ve suda binâ olunan havz, sandık içinde yapılmakdan rasîn ü bî-halel olacağını ifade etmeleriyle, bu tahkīkātdan sonra Françe [Ü3 102a] mühendisine su'âl ü cevâb teveccüh etmeyüp, İsveclü mühendisinin ʿameline karâr verildiğini Kapudân-ı deryâ Vezîr Hüseyin Paşa hazretleri takrîr edüp, mûcebince Rikâb-ı müstetâb-ı Cihân-dârî'ye ʿarz u telhîs olundukda, ol vechile yapılması bâbında hatt-ı hümâyûn şeref-yâfte-i sudûr olup, iktizâ edenlere sûret [Ü4 27b] ve ʿilm ü haber verilmişidi.
Mühendis-i mersûm havz binâsına vâkıf İsvecil'den bir-iki mühendis talebinde olup, istiʿâneye ihtiyâcı îrâs-ı şübhe etmekle: “Mesfûrun İsvec memleketinde havz yapdığı vâkiʿ midir ve mühendis celbinden garazı nedir?” deyü Âsitâne'de mukīm elçilerine su'âl ile istikşâf-ı hâl olundukda, elçi-yi mesfûr mühendisin havz yapmak daʿvâsını tasdîk ve âharlarını isticlâb-ı maslahat-ı mezkûre, mesâlih-i ʿazîmeden olup, hıtâmı dahi müddet-i vâfireye muhtâc olmağla, beşeriyyet hasebiyle hastalık ve sâyir aʿrâz zuhûrunda emr-i binâ muʿattal olmamak ve baʿzan umûr-ı binâya teferruʿ eden ahvâl, celb olunacak mühendisler ile müzâkere olunmak garazına mebnî olduğunu delâyil-i ʿakliyye ile tahkīk eylediğinden gayri, mühendis-i mezbûrun isticlâb fikrinde olduğu mühendisler, bu tarafda bulunduğu hâlde İsvec memleketinden mühendis taleb ve celbinden fârig olacağını sûret-i takrîrde tahrîr ve bir defʿa dahi Re'îsülküttâb Efendi ile ictimâʿ edüp, kazıyye-i mezkûreyi şifâhen beyân ü tezkîr ile bi'l-külliyye defʿ-i iştibâh-ı erbâb-ı hıbret ü tedbîr edüp, binâ-berîn havz-ı mezkûrun Tersâne'de vâkiʿ zahîre enbârları ittisâlinde inşâsı bi'l-ittifâk istisvâb olunup, mesârıfı içün Îrâd-ı Cedîd Hazînesi'nden bin kîse akça ifrâz ve Tersâne'de Cânib bulunan Mehmed Sâlih Efendi, umûr-ı binâya âşinâ [Ü3 102b] ve hıdmetinde sadâkati hüveydâ olduğundan Binâ Emîni nasb ve Başmuhâsebe Pâyesi'yle mümtâz kılınup, havz-ı mezkûr eczâ ve müştemilâtıyla bu esnâda karîn-i hıtâm ve cenâheyninde ihdâs olunan tulumbalar ile ifrâğ u imlâ sanʿat-ı garîbesi dahi tecribet-güzâr-ı [Ü4 28a] hâss u ʿâmm olup, verây-ı havzda nefs-i nefîs-i hümâyûn içün bir kasr-ı Havernak-ı revnak binâ ve kumâş-ı zertâr ve vesâyid-i Mânî-nigâr ile ferş ü müheyyâ kılınup, Şehriyâr-ı yemm-i ʿatâ havz-ı mezkûru seyr ü temâşâ ʿazîmet-i Şâhâne'siyle kasr-ı mezbûra kadem-nihâde-i şevket ve Binâ Emîni'ni bir ferve-i girân-behâ ile mültefet buyurup, mühendis-i mersûm ve muʿtemedân ve sâyir iş erlerini dahi hilaʿ-ı zâhire ve ʿatâyây-ı mütekâsire dil-şâd ve imtiyâzât ile ber-murâd buyurdular.
Zikr olunan havzın binâsına mübâşeret hılâlinde ekser nâs, iʿzâm-ı mâdde ve imtinâʿ-ı binâ semtine zehâb ile üç bin kîse sarfıyla birkaç sene zarfında vücûda geleceğini zann u tahmîn etmişler iken, ekall müddetde farz olunan mesârıfın nisfı ile hıtâm-pezîr olması, Binâ Emîni bulunan Cânib Efendi'nin tasarrufât-ı ʿakliyye ile hüsn-i idâresinden ve sâyir me'mûrların kemâl-i dikkat ü sadâkatlerinden neş'et eylediği zâhirdir. Şehriyâr-ı bî-müdânî, ʿavn-i hazret-i Sübhânî ile câlis-i taht-ı Cihân-bânî olduğu günden berü ikāme-i diʿâme-i dîn ve emniyyet ü râhat-ı Müslimîn maslahatı ile terk-i hâb-nûşîn buyurup, aʿdây-1 bed-âyîn ve
cümûʿ-ı müşrikîne sebeb-i galebe olur ahvâlin mekmen-i bürûzda cilve-ger olmasına sarf-ı vakt ü hîn ve ez-cümle zemân ü mekân cihetleriyle binâ vü inşâsı mümteniʿ zann olunan işbu havz-ı kebîr inşâsıyla himmet-i Şâhâne'lerin izhâr ve şân-ı Devlet-i ʿaliyye'lerin iksâr buyurduklarından fazla, umûr-ı [Ü3 103a] Donanma-yi hümâyûn'ların teshîl ve mesâlih-i mezkûre içün beher sâl bilâ-infisâl sarf olunan Beytülmâl-i Müslimîn'i sıyânet ü taklîl buyurdular. Cenâb-ı Îzed-i bî-çûn eyyâm-ı ʿömr-i Saltanat'ların safây-ı hâtır ile [Ü4 28b] efzûn ve zât-ı müstahsenü's-sıfât-ı Cihân-dârî'lerin her hâlde tevfîkāt-ı ʿaliyyesine mülâbes ü makrûn eyleye, âmîn!
İtmâm-ı havz-ı kebîr
Attribution
- Citation:
- "İtmâm-ı havz-ı kebîr", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_518.html
Item Details
- Title:
- İtmâm-ı havz-ı kebîr
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1215
- Source:
- Hüseyin Sarıkaya
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota