Vakʿa-i Cezzâr Paşa

Müşârun ileyh sinîn-i mütetâvileden berü o havâlîye tesallut ile mâl-i Kārûn'a mâlik ve ber-mantûk-ı “Kellâ inne'l-insâne le-yetğâ, en ra'âhü'steğnâ” servet-i küllî ve buhl-i cibillî ile semt-i şatat u tecâvüze sâlik olup, baʿzan kemâl-i itâʿatini irâ'et ve baʿzan bâgıyâne reftâr ile izhâr-ı televvün ü ruʿûnet edüp, bir hâlde karâr hılâf-ı meşrebi ve reh-i nâ-refteye sülûk muktezây-ı mezhebi olup, “Ke-Ebî Berâkışe külle yevmin fî luhû yetehavvelü” beytine mâ-sadak u bâyeste ve ecsâm-ı zîbakıyye gibi dâyimâ sükûn ü istikrardan vâreste olup, vakten mine'l-evkāt Devlet-i ʿaliyye'nin bir sülmesine sedd olur mülâhazasıyla olur olmaz cünhalarına bakılmayup, her ʿasırda irâdesinin ekserîsine mümâşât ve mekârih-i mütâlebâtına müsâʿade ile terk-i mücâzât kılınur idi. Vaktâ ki, Françelü Mısır'a müstevlî oldu, mühimmât ve asâkir ve nukūd ve zehâyir imdâdıyla Mısır [Ü1 256a] Serʿaskerliği ʿuhdesine [Ü3 51b] ihâle olunmak emri müşârun ileyh ile istimzâc olundukda, Dürzî tâyifesi ʿisyâna müstaʿidd ve bi'n-nefs ʿAkkâ'da bulunması lâ-büdd idüğini beyân ile Serʿaskerlik'i sarf eyleyüp, o havâlîde tîz elden hatb-ı Serʿaskerî'yi idâre eder vüzerâdan sâhib-i tedbîr bir Vezîr bulunmayup, Haleb Muhassılı İbrâhîm Ağa'da âsâr-ı rüşd ü reviyyet müşâhede olunmağla, Mısır Serʿaskerliği inzımâmıyla Rütbe-i Vezâret müşârun ileyhe tevcîh ü ʿinâyet ve umûruna revâc vermek içün Şâm Eyâleti'ne muhtâc olduğu mahsûs olduğundan, Emâret-i Hâcc dahi menşûr-ı meʾmûriyyetine idrâc olunduğunu istimâʿ ile nâr-ı mevkide-i hased derûnunu sûzân ve televvün-i tabîʿat sarf-ı meʾmûriyyetden müşârun ileyhi peşîmân edüp, teklîfât-ı mâ-lâ-yutâk ile Serʿaskerlik'e râzî olduğunu îhâm u tasrîh ve hayyiz-i imkânda olan metâlibine müsâʿade ile hükm-i Cihân-mutâʿ Serʿaskeri, ismine tashîh olunmuşidi. O hılâlde aʿdâ ʿArîş'den ʿAkkâ'ya gelince, çep ü râstda vâkiʿ müzâhimleri defʿ ile ʿAkkâ'yı muhâsara eylediği tehakkuk edüp, maʿâzallah ʿAkkâ elden giderse düşmen, Şâm ve Kudüs taraflarına tamaʿ u temâyül ile hâl müşkil olacağı tehayyül olunup, ittifâk-ı erkân-ı Saltanat ile Sadrıaʿzam hazretleri, Serdâr-ı ekrem nasb ü taʿyîn ve müsteʿînen billâh o taraflara sevk-ı leşker-i Muvahhidîn kılınmışidi. Bu teveccüh ve ʿazîmet-i sâdıkanın semeresi olarak aʿdâ ʿAkkâ'da zûr-bâzû-yı asker-i İslâm-ı Pâdişâhî'yle reh-gîrây-ı inhizâm [Ü3 52a] ve Yafa ve Gazze ve Remle tekrâr mazbût-ı eyâdî-yi İslâm olduğu hılâlde, “Küllü'mri’in râciʿun yevmen li-şîmetihî ve in tehalleka ahlâkan ilâ hîn” mefhûmu üzere kemâ-fi'l-evvel izhâr-ı televvün ile îrâd-ı ʿilel-i nâ-be-mahall edüp, [Ü1 256b] hatb-ı Serʿâskerî ve Emâret-i Hâcc'dan istîfâ ve her ne kadar Sadrıaʿzam tarafından müdârâ olunduysa dahi, ʿinâd u muhâlefeti dü-bâlâ olup, maslahat-ı devlet giriftâr-ı ʿukde-i fesâd u ʿutlet ve aʿdây-ı dîn ihtilâf-ı kelime sebebi ile müstaʿidd-i mukāvemet olacağı ittifâk-kerde-i erbâb-ı basîret olduğundan, nâ-çâr Şâm Eyâleti'yle Emâret-i Hâcc, ʿAzm-zâde ʿAbdullah Paşa'ya ve Mısır, Nasûh Paşa'ya tevcîh olunup, teveccüh-i Serdâr-ı ekremî ile Serʿaskerlik husûsu, tabîʿatı ile mülgā olduğuna binâ'en, ordu tertîbâtından maʿiyyetinde mevcûd asâkir ve mühimmâtı irsâl eyleyüp, zehâyir ve cihât-ı sâyire ile Ordu-yi hümâyûn'a iʿânet ü müzâhereti irâde olunmuşiken, tertîbât-ı mezkûreyi irsâl etmediğinden gayri, iʿânet-i fi'l-cümleden iğmâz ve fevz-i dâreyne sebeb olan te'yîd-i dîn-i mübînden iʿrâz etmekle, müşârun ileyhin ber-vech-i iltizâm ʿuhdesinde olan mukātaʿât refʿ ve Mîr Beşîr'e ilzâm ve zehâyir ve sâyir cihetler ile Ordu-yi hümâyûn'a iʿânet eylemesi tavsiye vü ifhâm olunduğundan başka, müşârun ileyhden Devlet-i ʿaliyye'ye küllî ye's ʿârız olup, beher hâl etrâf u eknâfın muhâfazası lâzım geldiğine binâ'en, Nâblus taraflarında fart-ı şecâʿatle teferrüd edüp, kuvvetde Cezzâr'dan bir nokta kadar farkı olan Cerrâr-oğlu cânib-i Sadr-ı güzîn'den [Ü3 52b] isticlâb ü te'mîn ve tazyîk-ı aʿdâ ve muhârese-i etrâf u enhâ hidemâtına taʿyîn olunduğundan gayri, o havâlî ile münâsebeti olan Sadrıaʿzam hazretlerinin Vekîl-harcı bâ-Rütbe-i Mîr-i mîrânî Kudüs muhâfazasına gönderilüp, sâyir mahaller dahi erbâb-ı necdet ü şecâʿat ile tahkîm ü tarsîn olundu. Cezzâr Paşa'nın hıfz-ı kalʿada zâhir olan ikdâm ü gayreti cemʿ ü iddhâr eylediği [Ü1 257a] emvâl ü eşyânın hıfz u vikāyesine mebnî idüği her ne kadar zâhir-i hâl ise dahi, imdâd-ı asâkir-i Pâdişâhî ile fevz ü zafere nâyil olduğunu ganîmet bilüp, Sadrıaʿzam ve Serdâr-ı ekrem ile muhâbere ve her bir husûsu müzâkere eyleyerek, kutr-ı Mısır'ın aʿdâdan tahlîs ü istısfâsı esbâbına teşebbüs etmemesi, saʿy ü emeğini hebâ ve beyne'n-nâs şâyiʿ u müstefîz olan şöhretini imhâ eyledi.
Attribution
Citation:
"Vakʿa-i Cezzâr Paşa", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_435.html
Item Details
Title:
Vakʿa-i Cezzâr Paşa
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1214
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota