Bismillahirrahmanirrahîm. Elhamdülillâhillezî şeyyede kavâʿide'l-İslâmi [Ü1 205a] bi-revâbiti't-teʿâvüni ve zavabıtı'l-vifak. Ve ʿammera büldâne tavâyifi'l-müslimîne bi-nevâzımi'tilâfi'l-kulûbi ve'l-ittifak. İnne fî zâlike [Ü2 219b] le-ʿibraten li-uli'l-elbâb. Ve's-salâtü ve's-selâmü ʿalâ Nebiyyihillezî ursile bi-rıfkı'l-mü'ellefeti kulûbihim li-izhâri's-savâb.
Ve ʿalâ âlihî ve ashâbihi's-sâʿîne ilâ ahseni't-teʿahhüdi ve hifâzi'l-mîsâk. Mâ-dâra felekü'd-düvâri ve cera'l-cevâri'l-münşeʼâtü fi'l-bihâr. Bâʿis-i tahrîr-i kitâb-ı sıhhat-nisâb ve sebeb-i tenmîk-ı sahîfe-i hakîkat-intisâb oldur ki, Devlet-i ʿaliyye-i ebediyyü'd-devâm ile Rûsiyye Devleti beyninde teyemmünen bâkî vü berkarâr olan sulh u salâh ve hubb ü tevâdd ve hüsn-i vifâkın tahkîm ü takvîmi tarafeynin matlûb-ı hâlisânesi olduğundan başka, el-hâletü hâzihî meşhûd olan ahvâl-i şûriş-iştimâle binâ'en şevketlü, kudretlü, mehâbetlü, ʿazametlü, veliyy-i niʿmetimiz Pâdişâh-ı Âl-i ʿOsmân ve Şehinşâh-ı Dârâ-derbân Sultân Selîm Hân-ı Sâlis efendimiz hazretleri ve haşmetlü, miknetlü, menziletlü, cemîʿ Rûsiyyelerin İmperatoru ve Pâdişâhı Pavlov cenâbları mücerred teʼmîn-i reʿâyây-ı tarafeyn ve hifz u hirâset-i memâlik-i cânibeyn ile ecell-i mevâhib-i İlâhî olan âsâyiş-i ʿâmmeyi tahsîl etmek niyyet-i hayriyyesine mebnî beynlerinde tedâfüʿî ittifâk ʿakdiyle revâbıt-ı mülkiyyelerinin teşdîd ü temdîdine karar vermeleriyle, biz ki, Devlet-i ʿaliyye-i ebediyyü'd-devâm ve Saltanat-ı seniyye-i maʿdelet-irtisâmın imzâmızda mastûr merâtib-i celîlesini hâyiz ve bu husûsa murahhasıyız. İmperator-ı müşârun ileyhin Müsteşâr-ı Hâssı ve Âsitâne-i ʿaliyye'de Fevkal'âde Murahhas Elçisi olan rütbetlü, asâletlü Vasili Tamara hutimet ʿavâkıbuhû bi'l-hayr dostumuz ile ʿakd-i mecâlis-i mükâleme ve ruhsatnâmelerimiz birbirimize irâ’e ile müzâkere olunup, zikri âtî şurût üzere iki devletin [Ü1 205b] ittifâkını ʿakd eylemişizdir. [Ü2 220a]
Evvelki mâdde:
Pâdişâh-ı Âl-i ʿOsmân hazretleri ve cemîʿ Rûsiyyelerin İmperatoru ve Pâdişâhı ve devletleri ve reʿâyâları arasında gerek berrde ve gerek bahrda ile'l-ebed sulh u salâh ve hubb ü tevâdd ve hüsn-i vifâk bâkî vü ber-karâr olup, bu defʿa beyne'd-devleteyn ʿakd olunan işbu tedâfüʿî ittifâk hasebiyle beynlerinde hâsıl olacak râbıta şol mertebede kavî vü müstahkem ola ki, bir tarafın dostu taraf-ı âharın dahi dostu ve kezâlik bir cânibin düşmeni cânib-i âharın dahi düşmeni ola. Binâ-berîn Pâdişâh-ı Âl-i ʿOsmân ve Rûsiyye İmperatoru
va'd ü teʿahhüd ederler ki, âsâyiş ü emniyyet-i cânibeyne dâ'yir olan cemîʿ mevâdda hâlisâne muhâbere vü müzâkere edüp, kendü mülklerinden her gûne taʿarruzu defʿ ve âsâyiş-i ʿâmmenin istihsâliyçün bi'l-iştirâk ve bi'l-müzâkere iktizâ eden esbâba teşebbüs edeler.
İkinci mâdde:
Târîh-i hicrînin bin iki yüz altı senesi şehr-i Cumâdelûlâ'nın on beşinci günü yaʿnî mîlâd-ı hazret-i ʿÎsâ'nın bin yedi yüz doksan bir senesi Kânûn-ı evvelin yirmi dokuzuncu günü Yaş'da ʿakd olunan musâlaha ʿahidnâmesi ve ol ʿahidnâmede münderic sâ'ir cemîʿ ʿahidnâmeler işbu tedâfüʿî ittifâknâmede lafzen-be-lafz mezkûr gibi temâmen ve kâmilen tasdîk olunur.
Üçüncü mâdde:
Devleteyn-i muʿâhedeteyn işbu ittifâklarına ziyâde takviyet vermegiyçün tarafeynin zîr-i temellük ü tasarruflarında bulunan kâffe-i memâlike zâmin ü kefîl olurlar. Şol vechile ki, Rûsiyye İmperatoru cenâbları Mısır'a zuhûr eden taʿarruzdan mukaddem Devlet-i ʿaliyye'nin zîr-i temellükünde bulunan kâffe-i memâlikine bilâ-istisnâ' zâmin ü kefîl olup, kezâlik Pâdişâh-ı Âl-i ʿOsmân hazretleri dahi [Ü2 220b] el-hâletü hâzihî Rûsiyye Devleti'nin [Ü1 206a] zîr-i tasarrufunda bulunan kâffe-i memâlikine bilâ-istisnâ' zâmin ü kefîl olur.
Dördüncü mâdde:
Devleteyn-i muʿâhedeteyn eğerçi düvel-i sâyire ile müzâkereye ve maslahatları îcâb edebileceği muʿâhedâtın rabtına ke'l-evvel muhtârdırlar. Ancak ahadühümâ âhara sarâhaten teʿahhüd eder ki, o makūle muʿâhedât vakten mine'l-evkāt ve vechen mine'l-vücûh biri birinin ednâ zarar u ziyân ve hasâretini müstelzim olacak yâhûd temâmiyyet-i memâlik-i cânibeyne noksân terettüb edecek nesneyi katʿâ şâmil olmaya. Ve belki hasbe'l-makdûr ahadühümâ âharın şân ü emniyyet ve menfaʿatini vikāye vü tahsîl etmeği tarafeyn va'd eder.
Beşinci mâdde:
Devleteyn-i muʿâhedeteynden birine yâhûd ikisine muzırr bir gûne fiʿl ve sû'-i kasd zuhûrunda harekât-ı hasmânenin defʿi hususuna bezl edecekleri mesâʿî kâfî olamadığı takdîrde, ahad-ı tarefeyn-i devleteyn-i müttefikaynın maslahat-ı müşterekeleri ve emn ü selâmetleri îcâb edeceği vech üzere yâ hareketde refâkat sûreti veyâ diversiyon tarîkıyle cânib-i âhara kuvvet-i berriyye yâ bahriyye ile imdâda yâhûd nakden iʿânete mecbûr
ola. Böyle bir hâlet vukūʿunda evvelce kemâl-i safvet ile 'arz-ı mâ-fi'l-bâb olunup, derhâl iktizâ eden esbâba teşebbüs birle bilâ-imhâl bu şartın muktezâsı hâlisâne îfâ oluna.
Altıncı mâdde: Zikr olunan iʿânetin ʿaynen yâhûd nakden verilmesi husûsu, mazhar-ı hücûm olan devletin yed-i ihtiyârında olup, ʿaynen imdâd olunması ya'nî berrî asker yâ donanmayı mutâlebe eylediği hâlde, mutâlebe gününden nihâyet üç ay mürûrunda irsâl oluna. Lâkin muʿâvenet-i [Ü2 221a] mâliyye ihtiyâr olunur ise, devlet-i sâyilenin i'lân-ı harbi gününden yâhûd hücûm u taʿarruz ibtidâsından bed' olunup, musâlaha inʿikādına değin senebe-sene [Ü1 206b] muʿayyen taksîtler ile edâ oluna.
Yedinci mâdde: Devleteyn-i fahîmeteyn-i muʿâhedeteyn ber-minvâl-i meşrûh gerek meşrût olan imdâdlar ve gerek var kuvvetleriyle muhârebede müşterek olduklarında, ahad-i cânibeyn âharı müşterek kılmayınca ve emniyyeti tahsîl etmeyince musâlaha vü mütâreke 'akd eylemeye. Ve rabt olunan ittifâka ve iʿtâ olunan imdâdlara baʿzan muʿayyen olan tarafa bir gûne taʿarruz u hücûm vukūʿunda taraf-ı dîger hıfzan-leh bu 'ahdin hâlisâne ve müdakkıkāne îfâsına mecbûr ola.
Sekizinci mâdde: Devleteyn-i müttefikateynin meşrût olan imdâdlar yâhûd kuvvet-i mecmûʿalarıyla bi'l-ittifâk ʿumûmî hareketleri lâzım geldikde, tarafeynden va'd olunur ki, tedâbîr-i harbiyyelerini hulûs-ı tâmm ile birbirlerine ifâde vü işʿâr ve icrâlarını teshîle bezl-i iktidâr edeler. Ve muhârebenin imtidâdına dâ'ir ve musâlahanın şurûtuna mütedâ'ir niyyetlerini birbirlerine keşf ü beyân eyleyeler. Ve bu bâbda usûl-i muslihâne vü munsifânenin muktezâsı[n]a iktidâʾen beynlerinde karar vereler.
Dokuzuncu mâdde: İʿâneten verilecek asâkirin ʿadedine mütenâsib tobları ve cebehâneleri ve kâffe-i levâzımı ve vazîfeleri muʿayyen olan devlet tarafından iʿtâ olunup, taʿyînâtları içün iktizâ eden zehâyir ve arpa ve saman ve otlak yâ ʿaynen yâhûd mukaddemce bi'l-müzâkere taʿyîn olunacak feyʾât üzere asâkir-i merkūme hudûdlarından hurûcları gününden bed' olunarak nakden müsteʿân olan devlet, ol asâkirin konaklarını dahi tedârük etdirüp, hengâm-ı muhârebede [Ü2 221b] kendü asâkiri mazhar olageldiği ve anların dahi me'lûf oldukları esbâb-ı istirâhat istihsâl oluna.
Onuncu mâdde: Kezâlik müsteʿîn olan devlet iʿânetine gelan donanmaya müsteʿîn olan devletinin Halîci Boğazı'na vürûdu gününden bed' ederek müşterek düşmenin ʿaleyhine i'mâl olundukça, taʿyînâtları içün [Ü1 207a] iktizâ eden zehâyiri bi'l-müzâkere tertîb
olunacağı vechile i‘tâ ede. Ve bundan başka donanma sefînelerinin termîmi lâzım geldikde, iktizâ eden levâzımı müsteʿîn olan devlet katʿâ teʾhîri tecvîz etmeyerek ve hiçbir gûne suʿûbet izhâr eylemeyerek cârî olan fey'ât üzere tersâne ve mahzenlerinden alıvere. Devleteyn-i müttefikateynin ceng ve mühimmât gemileri müşterek olan muhârebenin müddetinde gerek kışlamak ve gerek zedelenmiş bulunanları termîm içün bilâ-mümânaʿatin lîmânlara duhûl edeler.
On birinci mâdde:
Hîn-i muhârebede düşmenden ahz olunacak edevât-ı harbiyye ve âlât-ı ceng ve emvâl ü emtiʿa-i mütenevviʿa bi'l-cümle ahz eden gānimîn askerin ola.
On ikinci mâdde:
Âl-i ʿOsmân Pâdişâhı ve Rûsiyye İmperatoru işbu tedâfüʿî ittifâkı tevsîʿ-i memâlik dâʿiyesiyle değil, belki mücerred vikāye-i temâmiyyet-i memâlik-i tarafeyn ve tahsîl-i emniyyet-i reʿâyây-ı cânibeyn ile düvel-i sâyirenin ile'l-ân bâkī olup, âsâyiş-i ʿâmmeye elzem bir mütevâzine-i mülkiyyenin husûlünü müstelzim olan hey’et-i kaviyyelerini halelden hifz u hirâset etmek niyyetiyle rabt etdiklerinden, Nemçe İmperatoru'nu ve İngiltere ve Prusya kırallarını ve mahzâ hayra mebnî ve tahsîl-i emn ü selâmete mübtenî bu gûne muʿâhedeye iştirâka hâhiş-ker olacak düvel-i sâ'ireyi dahi [Ü2 222a] işbu ittifâka duhûle daʿvet edecekleri mukarrerdir.
On üçüncü mâdde:
Devleteyn-i fahîmeteyn-i muʿâhedeteyn bu muʿâhedenin mümkin olduğu mertebe müddet-i medîde hıfzına samîmî râgıb iseler dahi, baʿde-zemân tebeddül-i ahvâl-ı rûzgâr hasebiyle baʿzı mevâddın tebdîli lâzım gelmesi muhtemel olduğundan, işbu tedâfüʿî ittifâka tasdîk-nâmelerin mübâdelesi gününden iʿtibâr olunarak sekiz senelik müddet taʿyînine karar verildi. Müddet-i mezkûrenin hıtâmı tekarrüb etdikde, ol vaktin iktizâsına [Ü1 207b] göre işbu ittifâk-nâmelerin tecdîdi husûsu devleteyn-i muʿâhedeteyn beyninde dostâne müzâkere oluna.
On dördüncü mâdde:
İşbu tedâfüʿî ittifâk-nâme, Âl-i ʿOsmân Pâdişâhı ve Rûsiyye İmperatoru taraflarından tasdîk olunup, tasdîk-nâmeler iki ayda ve mümkin olur ise andan ekall müddetde Âsitâne-i saʿâdet'de mübâdele oluna.
Hâtime:
Zikr olunan on dört mâddenin şart u rabt olunduğu vechile vakt-i merkūmda tasdîk-nâmeleri mübâdelesi husûsu bi-avni'l-Meliki'l-ʿallâm sıdk-ı tâmm-ı cânibeyn ile pezîrây-ı hıtâm olmak içün bizler ki, Devlet-i ʿaliyye-i sermediyyü'l-kıyâm tarafından bâ-ruhsat-nâme-i hümâyûn murahhaslarız. Muktezây-ı meʾmûriyyet ve ruhsat-ı kâmilemiz üzere
işbu temessük terkîm ü imlâ ve kendü mühr ü imzâlarımız ile mahtûm u mümzâ kılınup, Elçi-i mûmâ ileyh tarafından dahi ruhsat-ı tâmmesi muktezâsınca mahtûm u mümzâ olarak tarafımıza teslîm olunan Frengiyyü'l-ʿibâre ʿaynı bir kıta temessük ile mübâdeleten Elçi-i mûmâ ileyhe iʿtâ olundu; hurrira fî'l-yevmi's-sâdisi ve'l-ʿişrîne min şehri Recebi'l-ferdi, sene selâse ʿaşera ve mi'eteyn ve elf min hicreti men lehu'l-ʿizzu ve'ş-şeref fî beldeti'l-Kostantiniyyeti [Ü2 222b] 'l-mahrûseti.
Sûret-i ittifak-nâme-i Rûsiyye
Attribution
- Citation:
- "Sûret-i ittifak-nâme-i Rûsiyye", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_350.html
Item Details
- Title:
- Sûret-i ittifak-nâme-i Rûsiyye
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1213
- Source:
- Hüseyin Sarıkaya
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota