Zeylü'z-zeyl

Humbaracı Ocağı'nda olup, taşrada müte'ehhil ashâb-ı zeʿâmet ve tîmârın, vakt-i hazarda sülüs-i sülüsân vechiyle münâvebeten vilâyetlerine gitmelerine ruhsat-ı seniyye-i hazret-i Cihân-bânî erzânî buyurulmağla, fîmâ-baʿd zeʿâmet ve tîmâr mutasarrıflarından tüvânâ ve sabî Humbaracı her ne kadar ise üç takıma taksîm ve beher sene [Ü2 120a] sabîlerin ʿadedine ve bi'l-iktizâ serhadlere ve baʿzı mahallere me'mûr kılınan neferâtın mikdârına nazar olunarak, sabîler ve meʾmûrlar üzerine iktizâsına göre tüvânâ nefer ʿilâve ve iki sülüse iblâğ ve vilâyetlerine gitmek üzere izin verilüp, mâʿadâ bir sülüs temâmca bu tarafda kışlalarında temekkün ve bir sene-i kâmile murûrunda yine sabîlerin ve meʾmûrların ʿadedlerine nazar ve bunlardan mâʿadâ bu cânibe celb olunacaklar kaç nefer ise geldiklerinde, kezâlik sabîler ve meʾmûrlar üzerlerine iktizâsına göre zamm ile vilâyetlerine gidecek dîger sülüse izin verile. Ve vakt-i sefer [Ü1 112b] münâvebe merʿî olmamağla, gayr ez-sıbyân ve meʾmûrîn bi'l-cümle tüvânâ Humbaracı, meʾmûr oldukları mahallerde mevcûd bulunalar. Ve hulûl edecek işbu rûz-i Hızır ve gerek âtiye rûz-i hızırlarında beher sene vilâyetlerine gidecek ve bu tarafda kışlada kalacak ve sabâvetleri sebebiyle vilâyetinde ve bu tarafda bulunacak bi'l-cümle tüvânâ ve sabî humbaracılardan ashâb-ı zeʿâmet ve tîmâr defter olunup, huzûr-ı Sadr-ı ʿâlî'ye takdîm ve baʿdehû tevcîhâtı Defterdâr-ı ʿasr olanların telhîsiyle olduğu misillü defter-i mezkûr telhîsiyle Baş-muhâsebe'ye kayd ü tahvîl ve Defter-hâne'ye başka başka ʿilm ü haberleri verildikden sonra, vilâyetlerine gideceklere ruhsatı şâmil Baş-muhâsebe'den Ocak tarafına sûret-i defter verilmedikçe, bir neferine vilâyete gitmeğe Nâzır ve sâyir zâbitân ruhsat vermeyeler. Ve ertesi sene münâvebesi temâm olup, gelecekler celb ve gideceklere ruhsat verilecek oldukda, defteri tertîb ve Baş-muhasebe'de tatbîk ve iyâb ü zehâb üzere olanlar bu minvâl üzere maʿlûm ola. [Ü2 120b] Ve vilâyetlerinden celb olunacak sülüs tîmârlu neferât temâmen geldikçe, ya'nî bir neferi bile girü kalursa, gideceklerin birine izin verilmeye. Ve vilâyetlerinde olan sabîlerden on beş yaşına bâliğ olanların cebelüleri refʿ olundukda, vilâyetlerinde müteʾehhil iseler, sâyir tüvânâ müteʾehhilîn gibi münâvebeten Der-saʿâdet'e gidüp geleler. Ve tüvânâ neferâtdan evlâd terkiyle vefât edenlerin nân-pâreleri evlâdlarına tevcîh olundukda, tüvânâ ve vilâyetlerinde müte'ehhil iseler, kezâlik münâvebeten Der-sa'âdet'e gelüp gideler. Ve eğer sabî iseler, vilâyetlerinde sâkin sâyir sıbyân misillü tüvânâ oluncaya dek vilâyetlerinde ikāmet edeler. Ve bu tarafda bulunan sabîler dahi tüvânâ oldukda, Ocak hidmetine devâm eyleyeler. Müte’ehhil taʿbîrinden murâd, vilâyetinde verâseti [Ü1 113a] kendüye intikāl edecek akrıbâsı olan neferât olmağla, bu makūleler mütezevvic tîmârludan maʿdûd olalar. Humbaracı Ocağı'ndan bir mahalle dört kıtʿa kadar humbara hâveni irsâl lâzım geldikde, iktizâ eden tîmârlu neferât Âsitâne'de kışlalarında münâvebede bulunacak sülüs-i Humbaracıyân'dan tertîb ü irsâl olunup, ziyâde iktizâ eyledikde, taşra münâvebesinde bulunan tîmârlu neferâtdan nevbet ile tertîb ü irsâl oluna. Ve lüzûmu mahallerinde Humbaracı irsâli, hâven irsâline mevkūf olmayup, hâvensiz nefer irsâli muktezî oldukda, dört kıta hâveni idare eyleyecek Humbaracı neferâtının tîmârlusu Der-saʿâdet'de bulunacak sülüsden ve ziyâdesi taşra münâvebesinde olan sülüsândan nevbet ile tertîb ü irsâl oluna. Ocağları tarafından kendülerine haber vâsıl oldukda, fi'l-hâl hareket ve mahall-i meʾmûrlarına müsâraʿat edüp, [Ü2 121a] içlerinden batâʾet ve tereddüd ederi olursa, nân-pâreleri refʿ oluna. Ve hengâm-ı hazar yaz günleri ta'lîm mahallinde Halîfe ve ser-halîfeleriyle münâvebeten mevcûd bulunup, mâʿadâsı dahi tazyîʿ-i vakt etmeyüp, obüs topları kuru ta'lîm etmek ve meteris almak ve hendese üzere humbara atmak sanayiʿini ta'lîm ve teʿallüm ve fîmâ-baʿd kānûn-nâme-i hümâyûn mûcebince Salı ve Cumʿa'dan mâʿadâ ʿale'l-ʿumûm Humbaracı neferâtı ve mülâzımları maʿa-zâbitân nevbetle her gün Mühendis-hâne-i hümâyûn'a müdâvemet ve kendülerine tahsîli ehemm olan fünûnu kavlen Mühendis-hâne'de ve fiʿlen eyyâm-ı sayfda bi'l-münâvebe taʿlîm mahallinde ve kışlalarında tahsîl edüp, sânʿat-ı âteş-bâzîde kemâl-i mehâret kesb eyleyeler. Ve Mühendis-hâne Hâcesi kavâyid-i lâzimeyi şâmil resâyil te'lîfiyle, muktezây-ı fenn üzere humbara atmak san'atını lâzım gelenlere 'ale'd-devâm ta'lîm ve tefhîm eyleye. Ve hulûl eyleyecek işbu rûz-i Hızır'da [Ü1 113b] yoklama olup, Mühendis-hâne'de Nâzır ve Ağa ve Mühendis-hâne-i hümâyûn Hâcesi ve Sadrıaʿzam tarafından ta'yîn olunacak muʿtemed âdemler ve sâyir ashâb-ı fenn müvâcehelerinde zâbitân ve neferât-ı mevcûdeye kavâʿid-i san'atları su'âl ve derece-i mâʿlûmâtları istiksâ olundukdan sonra, mahall-i münâsibde ʿamelen dahi hünerlerini tefehhüm içün bi'l-muʿâyene imtihân olunup, ʿilm ü ʿameline vâkıf tîmâr ve zeʿâmet ashâbı ve yevmiyyelü neferât ve mülâzimîn defter olunup, huzûr-ı Sadr-ı ʿâlî'ye takdîm ve Başmuhasebe'ye kayd ü tahvîl ve Defter-hâne'ye ʿilm ü haberleri verilmek ve bundan böyle her altı ayda bir kerre, yaʿnî rûz-i Kāsım ve rûz-i Hızır esnâsında yoklama ve imtihân ʿâdeti terk olunmaya. Ve her imtihânda mehâretleri zâhir olanların [Ü2 121b] defteri huzûr-ı Sadâret-penâhî'ye takdîm ve aklâma kayd olunup, yoklama ve imtihân vakitleri hulûlünde nâzırları Bâb-ı ʿâlî'ye takrîr takdîmiyle ihtâr ve istîzân eyleye. Ve bundan böyle taşralu ve Âsitânelü'den bu Ocağ'a duhûl edecek tîmârlu ve yevmiyyelü neferât ve mülâzimîne icrâsı lâzime-i zimmetleri olan şerâyitin mecmûʿu yegân yegân ifâde vü beyân olunup, isim ve şekil ve şöhretleri deftere kayd ve senedleri ellerine iʿtâ oluna. Ve neferât-ı merkūme baʿîd mahallere humbara atmağı idmân içün eyyâm-ı sayfda taʿlîm günleri baʿzan Ok-meydânı'nda dahi humbara atmağa iʿtiyâd eyleyeler. Ve Âsitâne ve civârında müte'ehhil humbaracılardan nân-pâre sâhibleri ve yevmiyyelü neferât ve mülâzimîn iki takıma taksîm ile başkaça defter olunup, bir takımı Bâzârertesi günü ikindi nemâzını kışlalarında edâdan sonra, Salı gicesi hânelerine ʿazîmet ve ferdâsı yevm-i taʿtîl olmağla, levâzım-ı beytini tedârük içün hânelerinde ikâmet ve vakt-i ʿasr tekarrüb eyledikde, kışlalarına vürûd ve Salı günü [Ü1 114a] ikindi nemâzını yine kışlalarında edâ ve hidemât-ı lâzimelerin icrâ eyleyeler. Ve dîger bir takımı dahi Cumʿa gicesi şurût-ı mezkûre ile hânelerine gidüp, ferdâsı yine vaktiyle kışlalarına geleler. Ve tîmârludan ehl ü ʿiyâlini bu tarafa nakl edeni olursa, taşra münâvebesinden ihrâc ve haftada bir defʿa hânelerine gidecek Âsitânelü nevbetine idhâl oluna. Ve mukaddem ve mu'ahhar vazʿ olunan kavânîn ve şurût bi-kemâlihâ bir kağıda tahrîr olunup, beher mâh zâbitân ve neferât ve mülâzimîn müvâcehelerinde Humbaracı Ocağı Kâtibi kırâ'at ve muktezâsı üzere hareketi tenbîh eyleye. Ve Ocak zâbitânının [Ü2 122a] üzerlerinde olan nân-pâreleri, muʿayyen nân-pâreden maʿdûd olup, ilhâkları gedik-i zâbitân ilhâkı tîmârları iʿtibâr olunarak, kuyûd-ı muʿayyeneden taʿdâd olunmaya. Ve ilhâkı olmayan zâbitândan biri fevt oldukda, tîmârı evlâdına tevcîh ve yerine nasb olunan Halîfe'nin tîmârı bî-hâsıl ve ilhâka muhtâc ise, baʿde-ezîn düşecek bilâ-veled mahlûllerden ilhâk oluna. Ve şimdiye dek ilhâk olmamış hulefâ var ise, anlara ilhâk ve fenlerinde mehâreti zâhir olan yevmiyyelü neferâta dahi mûcib-i şevk u gayret olmak içün hâssa zabt olunmuş mahlûl, humbaracı tîmârları münâsiblerine tevcîh olunup, zîrde mastûr mahallerden güçlü ve kuvvetlü erbâb-ı tîmâr tahrîr u idhâl olunarak, Humbaracı nân-pâresi beş yüz kayda iblâğ oluna. Ve mahlûl tîmâr ʿarz olunacak şahsın istihkākı, Mühendis-hâne Hâcesi Efendi'den tahkīk olundukdan sonra, Ocak-ı mezbûrun tîmârlusundan on nefer kimesne liyâkatini beyân zımnında nâzırları efendiye mahzar takdîm ve nâzırları dahi mahzarı kendi ʿarzıyla Bâb-ı ʿâlî'ye irsâl ve tîmâr tevcîh olunacak mülâzım dahi Divân-ı ʿâlî'de isbât-ı vücûd eyleye. Ve bu defʿa baʿzı [Ü1 114b] hulefâya ilhâk verildikde ve bundan sonra hall-i vukūʿunda cedîden nasb olunacak zâbitân ve hulefâya ilhâkan tîmâr tevcîhi lâzım geldikde, fi'l-asl mutasarrıf oldukları tîmârları ve ilhâk olunacak tîmârların bedel-i iltizâmı, Nâzır ve ağaları taraflarından verilüp, bir sene mûmâ ileyhimâ taraflarından taʿşîr ve haber verdikleri hâsılâtın kizbi zuhûrunda üzerlerinde olan asıl nân-pâreleri refʿ oluna. Zâbitâna ilhâk tîmârı ʿarz olunmak lâzım geldikde, nâzırları ihtimâmen on nefer tîmârludan [Ü2 122b] mahzar alup, kendi ʿarzıyla Bâb-ı ʿâlî'ye takdîm eyleye. Ve zeʿâmet ve tîmâr sâhibi zâbitândan biri evlâd terkiyle fevt oldukda, fi'l-asl mutasarrıf olduğu nân-pâresi, veledi bir nefer ise temâmen ve müteʿaddid ise üç evlâda dek ʿale's-seviyye müştereken tevcîh ve üzerinde bulunan ilhâkı, yerine nasb olunan Zâbit'e iʿtâ oluna. Ve müteveffâ bilâ-veled ise, asıl nân-pâresi bilâ-tefrîk fenninde mâhir yevmiyyelü neferâta tevcîh ve ilhâkı yerine nasb olunan Zâbit ilhâka muhtâc ise ilhâk, değil ise tîmâra müstehakk âhar yevmiyyelü nefere tevcîh oluna. Ve bir kayd-ı nân-pâre iki ve yâhûd üç nefer evlâda tevcîh olundukda, topu bir nân-pâre ʿadd olunup, biri bilâ-veled fevt oldukda, babası vefâtında hisse almamış dördüncü ve beşinci karındaşları var ise hayâtda bulunanlara iʿtâ, yoğise hisse-i mahlûleye kebîri takdîm olunarak müşterek karındaşlarına ilhâkan tevcîh oluna. Ol dahi bilâ-veled fevt oldukda, üzerinde bulunan hisseler dîger karındaşına ilhâkan tevcîh oluna. Ol dahi bilâ-veled fevt olup, ilhâka müstehakk müşterek akribâsı kalmaz ise, nân-pâre-i mezkûrun topu erbâb-ı hüner ü istiʿdâddan yevmiyyeli neferâta tekrâr bi'l-imtihân tevcîh oluna. Ve müşterek karındaşlardan biri evlâd terkiyle vefât etdikde, kāʿide-i mezkûreye tevfîk [Ü1 115a] olunarak üzerinde bulunan hissesi evlâdlarına verile. Anlardan dahi bilâ-veled vefât edenlerin hisseleri müşterek ʿammîsi ve ʿammîsi evlâdlarına ilhâkan tevcîh olunarak topu tedrîcî bir neferin üzerinde cemʿ etdirile. Sâyir evlâd terkiyle vefât eden zeʿâmetlü ve tîmârlu humbaracıların [Ü2 123a] evlâdlarına nân-pâreleri tevcîhinde dahi bu kānûn merʿî ola. Ve evlâd terkiyle fevt olan tîmârluların nân-pâreleri evlâda tevcîh lâzım geldikde, evlâdı kaç ise sahîh sulbî oğulları olduklarına ve karındaş ve akrıbâya tîmâr ilhâkı ʿarz olundukda dahi, sahîh karındaş ve akrıbâdan olduklarına şehâdeti hâvî nâzırları kezâlik on nefer tîmârludan mahzar alup, kendi ʿarzıyla maʿan Bâb-ı ʿâlî'ye takdîm eyleye. Ve şehâdetlerinde baʿdehû kizbleri zâhir olursa, nân-pâreleri refʿ ve takımıyla teʾdîb olunalar. Ve Ocak-ı mezbûrda el-yevm mevcûd tüvânâ tîmârlu neferât ve bundan sonra idhâl olunacak tîmârlular her humbaraya ʿale's-seviyye taksîm ü tahsîs olunalar. Ve kānûn-nâme-i hümâyûn mûcebince zikr olunan Ocağ'a şimdilik tertîb olunan elli ʿaded humbaranın her birisine maʿa-Halîfe on beş nefer idâreci musammem olup, gerek şimdi ve gerek bundan sonra kuyûdât bi't-tedrîc beş yüze iblâğ olundukda, gayr ez-sıbyân nân-pârelü tüvânâ humbaracılar ne vechile taksîm olunur ise, her humbaranın Müdîr'i on beş nefere iblâğ olunmak içün gayr ez-tüvânâ tîmârluyân elli ʿaded humbaraya lüzûmu kadar yevmiyyelü nefer ve Mülâzım tahrîr oluna. Yâʿnî elli kıtʿa humbaranın maʿa-hulefâ tîmârlu ve yevmiyyelü tüvânâ neferât ve mülâzımîni kānûn-nâme-i hümâyûn mantûku üzere cemʿan yedi yüz elli neferi şimdilik tecâvüz etmeye. Ve tüvânâ evlâd sâhibi olan ʿalîl ve ʿamel-mândelerden nân-pâresini rızâsıyla tüvânâ sahîh sulbî oğluna kasr-ı yed murâd edenler, evlâdlarıyla Dîvân-ı ʿâlî'ye çıkup, isbât-ı vücûd ve nâzırları şehâdeti müşʿir on nefer tîmârludan [Ü1 115b] mahzar alup, ʿarzıyla Bâb-ı ʿâlî'ye takdîm eyleye. Ve berâta şâhidlerin isim [Ü2 123b] ve tîmârları derc olunup, kizb ü dürûğları vâkiʿ olursa, nân-pâreleri refʿ ve teʾdîb olunalar. Ve tîmârludan ʿamel-mânde olanlar rızâlarıyla tekāʿüde tâlib olanlar dahi, ber-vech-i muharrer Dîvân-ı ʿâlî'de isbât-ı vücûd birle mütekāʿid olup, vefâtlarında nân-pâreleri fenninde mâhir yevmiyyelü neferâta tevcîh oluna. Ve Ocak-ı mezkûr Devlet-i ʿaliyye'nin muʿtenâ ocâğlarından olup, tîmârlu ve yevmiyyelü neferât ve mülâzımlarının yol ve erkân bilmeleri ve ʿâle'd-devâm ʿırz u edebleriyle mukayyed olmaları vâcibât-ı umûrlarından olmağla, hılâf-ı şurût u rızâ harekete cesâret edenleri, ağaları darb-ı ʿasâ ve yarım mühürlü mektûb ile bi'l-iktizâ kalʿa-bend ve iclâ ile lâzime-i teʾdîbi icrâ edeler. Ve neferâtdan hazarda hâvensiz lüzûmu kadar Humbaracı irsâli lâzım geldikde, Der-saʿâdet'de ve taşra münâvebesinde bulunanlardan Ağa ve nâzırları maʿrifetleriyle intihâb ve irsâl olunmak ve seferde humbaralardan biri ʿamelden kaldıkda, o humbaranın neferâtı üzerinde dîger nişân mahkûk olan yedek humbara hidmetine taʿyîn olunmak ve muhârebede bir humbaranın beş-altı neferi şehîd oldukda, âhar yedek humbara neferlerinden birer ikişer âdem tefrîk u taʿyîn câyiz ola. Hâsılı gerek sefer ve gerek hazarda Humbaracı'nın mecmûʿu irâde olunduğu gibi iʿmâl olunalar. Ve hazarda serhadlere ve baʿzı lüzûmlu mahallere gerek humbara atmak içün ve gerek taʿlîm içün humbarasıyla yâhûd humbarasız neferât gönderilmek iktizâ eyler ise, beyân olunduğu üzere altmış nefer mikdârına dek Âsitâne nevbetinde olan sülüsden ve ziyâdesi taşra münâvebesinde olan sülüsândan nevbetle taʿyîn olunacak olmağla, nevbetlerinde münâzaʿa zuhûrundan hazeren zeʿâmet ve tîmârlarının hâsılâtına [Ü2 124a] ve yâhûd mehâret ve ʿadem-i mehâretlerine [Ü1 116a] ve'l-hâsıl iktizâsına göre tertîb ve taʿyîn olundukları mahalde bir sene-i kâmile edây-ı hıdmet etdikde, yerine âhar nevbetlüsü gönderilüp, müddet-i me'mûriyyetleri münkazıyye olanlar Asitâne Nevbeti Defteri'ne idhâl olunmayup, vilâyetine gidecek neferât münâvebesine idhâl olunarak, ya'nî sefersiz vakitlerde taşralara ve saʿb u yesîr hidmetlere taʿyîn olunacak neferât husûsunda tercîh-i bilâ-müreccahdan ittikā olunup, her hâlde taʿdîl ve hakkāniyyet-i lâzimesi icrâ olunmak ve bâlâda beyân olunduğu vechile şimdiki mevcûda İrâd-ı Cedîd'den ʿilâve olunacak tîmârlardan mâʿadâ Rumeli Eyâleti'nin Der-saʿâdet'e kurbiyyeti olan Paşa Sancağı'nda vâkiʿ Sofya ve Filibe ve Tâtâr-bâzârı ve Dimetoka ve Manastır ve Siroz ve Drama ve İpsala ve Migalgara [Malkara] ve Keşân ve Cisr-i Ergene ve Selânik Sancağı'nda kâyin nefs-i Selânik ve Vodina ve Karaferye ve Köstendil Sancağı'nda nefs-i Köstendil kazâlarından eben-ʿan-ceddin yerlülerden ve erbâb-ı istiʿdâddan olmak üzere Ocağ-ı mezbûra ashâb-ı tîmâr tahrîr olunarak, Ocak-ı mezbûrun tîmârlusu beş yüz kayda iblâğ oluna. Ve işbu zeyl-i kānûn-nâme-i hümâyûnda mastûr şerâyit gibi harf-be-harf icrâ olunmak matlûb-i katʿî olmağla, bir mâdde vukûʿunda evvelâ asıl kānûn-nâmeye ve baʿdehû zeylde vâkiʿ şurûta müracaʿât birle kangı şarta tevfîk ve tatbîkı iktizâ eyler ise, bilâ-te'vîl tatbîk olunmak ve bundan böyle îcâb-ı vakt ü zemân hasebiyle baʿzı hayırlu ve nâfiʿ şerâyit dahi hâtıra geldikde, işbu zeyl-i şurûta tezyîl ve ʿilâvesi câyiz ola.
Attribution
Citation:
"Zeylü'z-zeyl", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_159.html
Item Details
Title:
Zeylü'z-zeyl
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1210
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota