Kānûn-i dûdmân-ı ‘Arabacıyân

Ocak-ı mezkûr Topçu Ocağı'yla lâzım-ı melzûm kabîlinden olup, iktizâsı üzere bu Ocağ'ın dahi nizâmına mübâşaret emr-i mühimm olmağla, bu defʿa ittifâk-ı ârâ ile vazʿ olunan kānûnları vech-i âtî üzere zikr olunur ki, ‘Arabacı-başı olanlar ‘âkıl ü kâmil ve sefer ü hazarda zabt-ı neferâta kudreti şâmil kimselerden olup, hîn-i nasblarında cevâyiz ve 'avâyid ve hediyye ve rüsûma dâ'ir kendülerinden katʿâ bir şey alınmamak ve serhadler ifrâzâtı ve menâfiʿ-i sâyire külliyyen merfûʿ olduğuna binâ'en, mukābelesinde senevî dâ'iresine vakt-i hazarda vefâ edüp, sefer zuhûrunda dahi esbâb-ı seferiyyesini idâreye kifâyet [Ü1 95b] eyleyecek kadar meʿâş taʿyîn olunup, ‘arabacı-başılar dahi Kethudâ ve zâbitân-ı sâyireden katʿâ bir nesne almaya. Ve ‘arabacı-başıların işbu kānûn icrâsında sarf-ı makdûr eyledikleri manzûr oldukça bilâ-cürm ‘azl olunmaya. Ve 'Arabacı-başı bulunan kimsenin hılâf-ı rızâ ve mugāyir-i kānûn kusûru zuhûr eyler ise, bilâ-te'hîr lâzım gelan te'dîbi icrâ oluna. Ve Topçu Ocağı'na tahsîs olunan Nâzır, işbu 'Arabacı Ocağı'na dahi Nâzır taʿyîn olunup, Nâzır ve 'Arabacı-başı maʿrifetleriyle Ocağ'ın cümleten zâbitânı intihâb ve baʿde'l-istîzân nasb [Ü2 102a] olunup, umûr-ı Ocak bi'l-külliyye mûmâ ileyhimâ maʿrifetleriyle bi'l-ittifâk ru'yet ve lede'l-hâce baʿzı umûrda topçu-başılar ile dahi, müzâkere câyiz ola. Ve kitâbeti dahi hâcegândan mütedeyyin ve kâr-güzâr bir kimseye tevcîh olunup, Ocağ'a dâ'ir ‘arzlar anın yazusuyla olmak şart kılınup, 'arzlar içün bir şey talebinde olmaya. Ve ‘arzı, Nâzır ve 'Arabacı-başı maʿan temhîr ve mühürleri cemʿ olmadıkça 'arza iʿtibâr olunmaya. Ve Nâzır-ı mûmâ ileyh Topçu Ocağı'na nezâret eylediği gibi, 'Arabacı Ocağı'nın dahi kâffe-i umûruna Nâzır müstakıll olup, cümleten ‘araba mühimmâtına ve levâzım-ı sâyireye ve neferât umûruna nezâret ve her mâddeye ‘alâ hidetin dikkat eyleye. Ve zabt-ı neferât, ‘Arabacı-başı'ya ve idâre-i umûr-ı mevâcib, Kâtib maʿrifetiyle Nâzır'a tefvîz olunduğuna binâ'en, mevâcib defterlerine ve tevzîʿ-i mevâcibe Nâzır ve Kâtib'den gayri Ocağlu'dan kimse taʿarruz eylemeyüp, Kâtib maʿrifetiyle tevzîʿ-i mevâcibde Nâzır min-külli'l-vücûh müstakıll ola. Ve resîd ve şöhret defteri iki nüsha olup, biri Kâtib'de ve biri Nâzır'da bulunup, nizâmın muhâlifi bir hâlet meşhûd olur ise, 'Arabacı-başı maʿrifetiyle define [Ü1 96a] ve lede'l-iktizâ Bâb-ı ‘âlî'ye ifadesine ihtimâm ve riʿâyet-i hâtıra mebnî ketm ü ihfâdan ittikā-yı tâmm edüp ketm ederse, muʿâteb ve mes’ûl ola. Ve mevâcibleri mevcûdlarına ve eşkâl muharrirlerine tevfîk ile tevzîʿ ve nâ-mevcûdların ʿulûfesini bi'l-cümle hazîne-mânde edüp, baʿzı masraf nâmıyla bir mahalle sarf olunmayup, bir akçası Ocağ'da alıkonulmaya. Ve ʿarabacı-başılar bilâ-sebeb ʿazl ü infisâlden vâreste oldukları gibi kâtibler dahi, mâ-dâme umûr-ı lâzimelerinde tekâsül [Ü2 102b] etmeyeler. Bilâ-sebeb üç seneden evvel ʿazl olunmayup, beher sene tevcîhâtda ʿarabacı-başılar ve kâtibler bilâ-câyize vü ʿavâyid ibkā olunmaları câyiz ola. Ve Ocak'da emekdâr ve işgüzâr ve Ocağ'a müteferriʿ hidmetin idâresine muktedir kimselerden Kethudâ ve Kethudâ-yeri ve Ocak Çavuşu intihâb ve Bâb-ı ʿâlî'den bi'l-istîzân yerlü yerine taʿyîn oluna. Ve ʿArabacı Ocağı'na mensûb olanlardan ehl-i ʿirz ve sadâkat-kâr ve zabt-ı neferâta sâhib-i iktidâr orta çorbacıları tertîb olunup, mukābelesinde birinden akça ve ʿavâyid alınmaya. Ve Ocak Çavuşluğu dahi çorbacılardan etvârı müstakīm bir kimse intihâb u nasb oluna. Ve Topçu Ocağı gibi Oda-başı ve Vekîl-harc ve Bayrakdâr ve zâbitân-ı sâyiresi dâhi, bu vech üzere erbâbından intihâb oluna. Ve tevcîhâtından recâ vü şefâʿat ve hâtıra riʿâyet bir vechile câyiz olmayup, intihâb olunacak zâbitânın liyâkat ü istiʿdâdları zâhir ü mütehakkak oldukda, Nâzır ile ʿArabacı-başı ʿarz eyleye. Ve ʿArabacı-başılık münhall oldukda, Kethudâ bulunan kimsenin kudret ve liyâkati zâhir olup, hâricden ʿArabacı-başı nasbına hâcet mess etmez ise Kethudâ, ʿArabacı-başı olup, Kethudâ-yeri, Kethudâ ve Baş Bölük-başı, [Ü1 96b] Kethudâ-yeri ola. Ve Çorbacılık münhall oldukda, ortasının Oda-başısı'na Çorbacılık tevcîh ve Vekîl-harcı, Oda-başı ola. Ve Vekîl-harclık münhall oldukda, ʿAlemdâr, Vekîl-harc ve ʿAlemdârlık münhall oldukda, ol ortanın ʿaraba halîfeleriyle aşçının tarîkına bakılup, her kangısı eski ise Bayrakdâr ola. ʿAraba Halîfeliği münhall oldukda, neferâtın mâhiri Halîfe nasb oluna. [Ü2 103a] Ve mehâretde müsâvî bulunursa, eskisine iʿtibâr oluna. Ve çorbacılardan intihâb olunan Ocak Çavuşu'nun tarîkı Çavuşluk cihetiyle yürümeyüp, Çorbacılık'da olan eskiliği iʿtibârıyla yürüye. Ve Çavuş olanlar taʿyîn olunan meʿâşa kanâʿat ve hıdmet-i devletde izhâr-ı sadâkat eyleyüp, tamaʿa tebaʿiyyet ile hılâf-ı kānûn-i cedîd hareketde bulunmaya. Bulunur ise teʾdîb oluna. Bu defʿa ʿArabacı Ocağı beş orta iʿtibâr olunmağla, biri Ağa Ortası ve dîgeri Kethudâ Ortası olduğundan, şimdiye dek başka çorbacıları olmamağla, bu defʿa Topçu Ocağı'na kıyâsen işbu iki ortaya dahi, başka çorbacılar nasb oluna. Ve bu beş ortanın çorbacıları vech-i muharrer üzere erbâb-ı liyâkatden olup, ortalarında mevcûd ve umûrunu ru'yet ü idâre içün dâyimâ maslahatın üzerinde bulunmaları şart-ı kavî ola. Ve Ağa ve Kethudâ ortaları, yine ağa ve Kethudâ Ortası olarak maʿrûf u mezkûr ola. Ve işbu beş ortanın beş nefer Çorbacısı'ndan maʿadâ kusûr kalan ser-bölüklerden liyâkati olanlar bundan sonra ziyâde orta küşâdı iktizâ eyledikde, küşâd olunacak ortaya Çorbacı olmak üzere yalnız mutasarrıf olduğu Eşkinci esâmesine şerh verilüp, hâlleriyle ibkā olunalar. Ve liyâkati maʿdûm [Ü1 97a] ser-bölüklerin mutasarrıf oldukları yalnız kendü ve Eşkinci esâmesi sâbıkda olan hıdmeti mukābili onda bir akça zammıyla tekāʿüd ola. Ve Topçu gibi bu Ocak'da Kullukçu istihdâmı lâzım olmağla, bir nefer Baş-kullukçu ve dokuz nefer Kullukçu tertîb olunup, Baş-kullukçu, kullukçulardan olmağla, mahlûl oldukda, tertîbi ile [Ü2 103b] eskisi Baş-kullukçu ola. Topçu Ocağı Kānûnnâmesi'nde beyân olunduğu üzere yirmi beş ortanın her birine dört sürʿat ve iki obüs ve iki şâhî ve iki balyemez topu olarak cemʿan on top tertîb olunup, şimdilik ikişer üçer top tertîbi ile başlanup, neferâtı temâm oldukça, refte refte on kıtʿaya iblâğ ve baʿdehû dahi ziyâde tertîb lâzım geldikde, teksîr-i neferât ve yâhûd müceddeden orta küşâdıyla râbıta verilmek tasmîm olunmağla, balyemezler içün nev-îcâd olarak bundan böyle ihtirâʿ olunacak barmak tekerlekli 'arabalar inşâ oluncaya dek nakli, sâbıkı üzere Topçu neferâtının vazîfeleri olup, inşâ ve tanzîm olundukdan sonra nakli, ‘Arabacı Ocağı'na mahsûs ola. Ve mârru'z-zikr sürʿat ve obüs ve şâhî topların nakli ve ‘araba ve hayvânât ve levâzım-ı sâyiresinin idâresi kezâlik ‘Arabacı neferâtının hıdmeti olmakdan nâşî, her bir Topçu ortasında beş top farzıyla bir kıtʿa balyemez topundan mâʿadâ iki sürʿat ve bir obüs ve bir şâhî cemʿan dört kıtʿa topun ve her topa mahsûs birer kıtʿa cebe-hâne ‘arabalarının idâreleriyçün her topa beşer nefer ‘Arabacı ile birer ‘Arabacı Halîfesi lâzım gelmekle, bu tertîb üzere yirmi dört nefer iktizâ edüp, el-hâletü-hâzihî balyemezden gayri lâzım gelan yüz kıtʿa ecnâs topun altı yüz ‘Arabacı neferi olmak muktezî olmağla, işbu neferât bâlâda mezkûr beş ʿaded Topçu ortasına [Ü1 97b] tevzî ile her bir 'Arabacı ortasına bir Çorbacı ve bir Oda-başı ve bir Bayrakdâr ve bir Vekîl-harc ve bir Aşcı ve bir Sakā ve bir Baş-karakullukçu ile on nefer Kara-kullukçu ve yüz yirmi [Ü2 104a] 'Arabacı neferi tertîb oluna. Ve her bir Topçu ortasına gönderilecek yirmi dört 'Arabacı neferi üzerlerine zâbitlerinden birer müstakıll âdem taʿyîn kılına. Ve balyemez ‘arabaları tanzîmi husûle geldikde, balyemez bârgîrleri ziyâde olmak mülâbesesiyle anlar içün dahi iktizâsına göre dîger toplar neferâtından ziyâdece ‘Arabacı neferâtı tertîb oluna. Ve her Top ‘Arabası Halîfesi'nin beş neferi olmağla, zîr-i idâresinde olan neferleri muʿayyen olup, gayri halîfenin neferine karışmaya. Ve merbût olduğu top ustasından ayrılmayup, o ustanın nişânı ne ise 'Arabacı Halîfesi dahi o nişânı kisvesine ortası nişânıyla vaʿz edüp, neferleri dahi orta halîfelerinin nişânlarını başka başka kisvelerine vazʿ eyleyüp, mensûb oldukları orta ile kendüleri lede'l-muʿâyene maʿlûm ola. Ve her Halîfe, neferâtıyla me'mûr olduğu top ʿarabası yanından ve nefer, halîfesinden ve halîfesi, neferinden ayrılmaya. Ve ʿAraba Halîfesi'nin zîrde ʿale'l-müfredât beyân olunduğu vechile maʿa-kisve-behâ yevmiyyesi altmış akça olup, mâʿadâ beş neferin eskisi her kim ise, kırk akça ve yenisi otuz akça maʿa-kisve-behâ yevmiyyeli ola. Bu vechile otuz ikiden kırka kadar neferât yevmiyyeleri tertîb olunup, tertîbde cihet-i rüchân, istiʿdâd olmağla, Nâzır ile ʿArabacı-başı tertîb-i neferâtda dikkat ve müstaʿiddi ve eskisi yevmiyyeli ve gayr-i mütefennin ve cedîdi mâ-dûnu olmak üzere tertîb olunup, gayr-i müstaʿidd olanları tercîhden ihtirâz edeler. Ve kara-kullukçuların dahi maʿa-kisve-behâ [Ü1 98a] yevmiyyeleri yirmi dörder akça olup, bunlar ortalara Mülâzım olmalarıyla, koşuldukları günden ʿarabacılara mahsûs hidemâtda mehâret [Ü2 104b] iktisâb eylemeleri meşrût olup, bi'l-münâvebe tahsîl-i mehârete müdâvemet edeler. Ve bi'l-cümle Ocak halkının zarûretden vâreste olup, refâh-ı hâl ile hıdmet-i me'mûrelerinde kıyâm eylemeleri lâzım ve meʿâşlarının tanzîmi mühimm olduğuna binâ'en, ʿArabacı-başı'ya senevî on beş bin ve Kâtib'e ve Kethudâ'ya dörder bin ve çorbacılığlarından mâʿadâ Kethudâ-yeri'ne ve Çavuş'a yedi yüz ellişer guruş meʿâş verilüp, taʿyînâtları dahi zîrde müretteb olmağla, etmeklerinin her çifti yarımşar kıyye ola. Zâbitânın meʿâşları teksîrinden murâd, hazar u seferde muktedir bulunmaları maslahatı olmağla, eyyâm-ı hazarda tereffüh fikriyle isrâf ü sefâhet vâdîlerine düşmeyüp, oluruyla kanâʿat eyleyerek seferde zarûret çekmeyecek hâli kesb edeler. Ve taʿyîn olunan meʿâş, icmâl-i mevâcibe idhâl olunmayup, topçular gibi Dîvân-ı hümâyûn'dan mevâcib ihrâc olunduğu gün bir kıstın îcâb edeceği meʿâş, Ocağ'a îsâl olunup, Nâzır maʿrifetiyle ashâbına teslîm ve ketm ü te'hîrinden ihtirâz oluna. Ve ʿarabacı kışlakları Top-hâne'ye nakl ü tahvîl ile Topçu kışlakları civârında ʿarabacılara vâfî kışlak binâsı tasmîm olunmağla, ʿale'd-devâm kışlaklarında bulunalar. Çorbacı'ya verilecek taʿyînâtdan başka Oda-başı ve Vekîl-harc ve Bayrakdâr ve Aşcı ve Baş-karakullukçu ve sâyir kara-kullukçular ve neferât-ı sâyire içün dahi, tertîb-i taʿyînât lâzım gelüp, lâkin neferâtın tertîbine henûz şurûʿ olunacak olmağla, bunların dahi kışlada topçular gibi mevcûdlarına göre dört ustasına taʿyînâtları verile. Ve Nâzır ve Kâtib maʿrifetiyle [Ü1 98b – Ü2 105a] işbu taʿyînât tertîb olunup, Nâzır tezkiresiyle mahsûb ola. Ve zâbitân, orta taʿyînâtına taʿarruz eylemeyeler. Ederler ise te'dîb olunalar. Ve zâbitân ve neferâtın Topçu gibi kesb-i imtiyâz eylemeleri matlûb olmağla, çorbacılarının esvâb-ı dîvâniyyeleri göğez çuka ferâce olup, hazar u seferde sayf ü şitâda çuka ʿantârî ve çuka cübbe ve kırmızı kapûd iktisâ eyleyeler. Ve hengâm-ı sayfda ʿantârîleri Topçu gibi beyaz bogāsıdan olmak câyiz ola. Ve iktisâ edecekleri libâslarının nümûnesi olarak taraf-ı hümâyûndan beş nefer Çorbacı'ya beş kat libâs ihsân olunmağla, fîmâ-baʿd libâslarını işbu nümûne üzere kendüleri tanzîm eyleyeler. Ve eyyâm-ı şitâ şiddetinden muhâfaza içün zağarasız Anadolu nâfesi cübbe kürk geymek câyiz ola. Ve bâlâda mezkûr olan elbise bi'l-inhisâr cihet-i imtiyâzları ola. Ve orta aşçıları ve Oda-başı ve Bayrakdâr ve Vekîl-harc dahi, mor çukadan serhadli iktisâ ve neferden temyîz içün ʿaraba halîfeleri yeşil çukadan ve mâ-ʿadâ neferât, mâ'î çukadan nîmten ve ʿale's-seviyye mâ'î çuka potur geyüp, cümlesi kırmızı fes üzerine siyâh pûşi saralar. Ve ʿaraba halîfelerinin ve sâyir neferâtın beher mevâcibde iʿtâ olunmak üzere zîrde beyân olunacak vechile kisve-behâlarıyçün muʿayyen yevmiyyeleri olmağla, kezâlik nümûne olmak üzere ibtidâ tertîbinde bir defʿa verilecek elbise-i mahsûsaya fîmâ-baʿd libâslarını muʿayyen olan kisve-behâlarından tanzîm eyleyeler. Ve kara-kullukçuların kisvet-i asliyyeleri tagyîr olunmayup, karanfilî çuka nîmten geyeler. Ve mevcûd Eşkinci neferât ne mikdâr ise, birine gadr olmamak irâdesiyle eşkincilerde yevmiyyesi otuz ikiden dûn olanları [Ü2 105b] ber-mûceb-i şurût hıdmet-i lâzimelerine [Ü1 99a] rağbet ü müdâvemet ederler ise, yevmiyye ve kisve-behâları otuz ikiye iblâğ ve bundan zâyid ve kırkdan dûn olanları kırka varınca tertîb-i mezkûra tevfîk oluna. Ve kırk akçadan ziyâde yevmiyyeli olarak kānûn târîhinden mukaddem Eşkinci ʿArabacı esâmesine mutasarrıf olanların sâhib-i liyâkat ü mehâretleri Zâbit nasb olunup, bu tertîbe göre yevmiyye ve kisve-behâları tanzîm oluna. Ve kadîm eşkinci ʿarabacıları gelüp, Ocak'da hıdmet-i lâzimelerin ru'yet edeler. Ve bundan böyle ʿArabacı neferâtının otuz iki akça ile kırk akça beyninde yevmiyyeleri dâyir olduğuna binâ'en, ʿatîk eşkinci ʿarabacılardan ağır yevmiyyeli kimesne neferlikde istihdâma ʿözr bulmaya. Eğer ʿatîk eşkincilerden küllî ve cüz'î yevmiyyeye mutasarrıf olanlar, Ocağ'ına rağbet ve kışlasına müdâvemet edüp, taʿlîme ve yâhûd taşrada bulunup, Âsitâne'ye gelmez ve bulunduğu kârı terke râzî olmaz ise ve yâhûd fevt cihetiyle yevmiyyesi mahlûl olursa, o makūlelerin esâmeleri hazîne-mânde olunup, yerlerine mülâzımlardan biri nefer duhûl eyleyeceği, maʿa-kisve-behâ otuz iki akça yevmiyye ile nefer tahrîr olunup, hılâf-ı kānûn hareketden tehâşî oluna. Ve ʿatîk Eşkinci esâmelü neferâtdan ʿalîl ü ihtiyâr ve hıdmete yaramayanları Nâzır ve 'Arabacı-başı tahkīk eyledikde, merhameten münâsib mikdâr ile tekāʿüdlük tevcîhi câyiz ola. Ve neferât-ı ʿatîkadan mâ-ʿadâ iktizâ eden neferâtın Nâzır ve ʿArabacı-başı ve intihâb olunacak zâbitân maʿrifetleriyle müceddeden tahrîr ü tertîbine şurûʿ oluna. Ve zikri mesbûk toplara bu mikdâr ʿArabacı kifâyet edüp, fîmâ-baʿd [Ü2 106a] Taslakçı ve sâyir isimler ile Ocak'da esâmesiz neferât olmayup, o makūleye 'Arabacı ıtlâk olunmaya. Ve Nâzır ve ʿArabacı-başı ve sâyir zâbitân [Ü1 99b] esâmelü neferden etbâʿ ittihâz edüp, istihdâm eylemeye. İstihdâm edecekleri etbâʿı hâricden esâmesiz kimselerden kullanalar. Gerek Ocağlu ve gerek ricâl ve gayriden 'arabacıları tesahhub etmeyeler. Ve hilâfına mütecâsir olanlar muhkem te'dîb olunalar. Üç ayda bir mevâcib ihrâcında Kâtib, sâyir meʾmûrlar ile Dîvân-ı hümâyûn'dan mevâcibi kānûn-i kadîm üzere ahz ve doğru kışlalarına îsâl ve hıfz eyleyüp, ʿArabacı-başı ve Kâtib huzûrunda sergi ferş olunup, Nâzır maʿrifetiyle tevzîʿ ve tekmîline dek akça, Nâzır reʾyiyle Kâtib hıfzında ola. Ve sergiden baʿzı fukarâya iʿtâsı muʿtâd olan sadaka, nısf-ı yevmiyyeyi tecâvüz etmeyüp, mâ-ʿadâ fazla-i mevâcib her ortaya yevmiyyelerine göre iktizâsı üzere ayrılup, Nâzır'ın muhâfazasında olarak ol ortanın mesârıfı içün lâzım gelan mikdârı Vekîl-harc'a verilüp, mevsiminde hisâbını görmek ve bir sergiden dîger sergi ferşine dek mesârıfdan fazla ne kalur ise, orta mâlı olmak üzere ʿale'd-devâm Nâzır'ın hıfzında olmak kezâlik dîger mevâcib ihrâcında anın dahi ilerüdeki mevâcibe dek mesârıfı fürû-nihâde olundukdan sonra, fazlası ortanın zâbitânı ve 'Arabacı-başı vukūfuyla Kâtib Defteri'ne kayd ve Nâzır hıfzında ola. Ve bu fazla-i sergiye 'Arabacı-başı ve Kâtib ve Kethudâ ve Çorbacı ve Oda-başı ve Bayrakdâr ve zâbitân-ı sâyire tamaʿ etmeyeler. Edenler teʾdîb olunalar. Ve muʿayyen olan fazla-i sergiden mâ-ʿadâ neferât yevmiyyesinden bir akça tenzîl [Ü2 106b] ü tenkīs olunmaya. Ve cesâret edenler muʿâkab ola. Ve Kara-kullukçu ve Aşcı ve Sakā ve Bayrakdâr ve Vekîl-harc ve Oda-başı'nın muʿayyen yevmiyyeleri olmağla, mevâcib tevzîʿinde tas akçası ve bahşiş ve sâyir vesîle ile [Ü1 100a] bir neferden ve bir kimseden bir akça taleb etmeyeler. Veren alan olursa teʾdîb olunup, bu husûsa Nâzır ve 'Arabacı-başı ve Kâtib ve Kethudâ dikkat edeler. Ve neferâtın mevâcibleri yedlerine verilüp: “Sipâriş ü havâle” deyerek bir neferin ʿulûfesi âhara verilmeye. Ve mevâcib vaktinde hastalık ve yâhûd ʿözr-i şerʿî ile bulunmazı olursa, mevâcibleri ʿilm-i Nâzır lühûkuyla bâ-defter Kâtib yedinde emâneten hıfz olunup, ʿözrü sahîh ve hıdmetinde ʿadem-i tekâsülü Nâzır ʿindinde tehakkuk eder ise, sâhiblerine teslîm oluna. Ve hidmetlerinde sebâtları olmayup, mücerred ʿulûfe vaktinde isbât-ı vücûd edenleri, Nâzır olanlar ʿarabacı-başılar ile tahkīk ederler ise, yevmiyyeleri refʿi ve Ocak'dan tard u tebʿîdlerine kanâʿat olunmayup, aldıkları ʿulûfe reddiyle sâyirlere ʿibret kılınalar. Ve refʿ olunan yevmiyyeleriyle mülâzımlar yazılup, anların yerlerine hâricden ber-mûceb-i şurût mülâzımlar yazıla. Ve tevzîʿ-i mevâcibde cümle neferâtın ʿulûfeleri sergide ellerine verileceğine binâʾen, yoklama maslahatı hâsıl olacağı zâhir olmağla, nâ-mevcûdları Nâzır olanlar Kâtib maʿrifetiyle başkaca defter eyleyüp, Bâb-ı ʿâlî'ye baʿde'l-ʿarz yerlerine yarar neferât tahrîr olunup, katʿâ igmâz u tekâsül olunmaya. Ve Ocağ'ın Beytülmâli'ni Nâzır olanlar vikāye edüp, o makūle emvâl-i Beytülmâl nâzırların ıttılâʿlarıyla ortaların lede'l-lüzûm mesârıf-ı seferiyyelerine sarf içün Ocak'da memhûren hifz oluna. Ve neferin yolu giderek Oda-başı olmak ve andan [Ü2 107a] mâ-fevkine vusûl bulmak bâlâda mastûr şurûtdan zâhir ve oda-başılar müteʾehhil olmamak, ocağların kavânîn-i kadîmesinden idüği bâhir olmağla, işbu kānûn-i cedîd târîhinden sonra müceddeden yazılan neferât teʾehhül etmek lâzım [Ü1 100b] gelürse, Oda-başı olacağını ve mâ-fevkine vâsıl olamayup, neferlikde kalacağını mukarrer bileler. Ve ʿArabacı Ocağı'nda fi'l-asl müteʾehhil bulunanlar tahkīk olunup, müceddeden tahrîr olunacak neferât mücerredlerden yazılup, sâhib-i ʿiyâl olanlardan tahrîr olunmaya. Ve bu husûsa Nâzır ve ʿArabacı-başı ve sâyir zâbitân dikkat ü ihtimâm edeler. Ve ʿArabacı yazılup, bir müddetden sonra rızâsıyla yevmiyyesinden keff-i yed ederi olursa, yevmiyyeden aldığı ʿulûfe temâmen istirdâd ve Hazîne-i ʿâmire'ye teslîm oluna. Ve bu mikdâr kisve-behâ ve yevmiyye ile yazılan ʿarabacılar, vakt-i hazarda ʿulûfesini yeyüp, seferde ortasını terk ü firâr ederse, bir Ocak'da kabul olunmayup, bi-eyyi-vechin kân buldurulup, derhâl cezâsı tertîb oluna. Ve hılâf-ı nizâm hareket eden neferâtı, zâbitân her bâr tecessüs birle Nâzır ve ʿArabacı-başı'ya ihbâr eyleye. Ve ihbâr etmeyenler mazhar-ı ʿukūbet ola. ʿArabacı Ocağı'na vazʿ olunan kānûnun şurûtları her vechile merʿî olmak matlûb-i katʿî olmağla, mevâcib verildiği hâlde Nâzır olanlar dikkat edüp, ʿumûmen zâbitân ve etbâʿları ellerinde Eşkinci ʿArabacı yevmiyyesi bulunur ise derhal refʿ oluna. Ve mahlûl vukūʿunda zâbitân etbâʿına yevmiyye verilmeyüp, yevmiyyeli neferât bu vechile mümtâz ola. Ve yevmiyyeli ʿarabacılardan biri töhmet ile tutuldukda, kānûn üzere bir mahalde alıkonulmayup, doğru ʿArabacı Ocağı'na gönderilüp, lâzım gelan teʾdîbi Zâbit'i maʿrifetiyle [Ü2 107b] Ocağ'ında icrâ oluna. Ve bunlardan biri firâr ve gayri ocağlara ilticâ eder ise, ocağlardan zinhâr kabûl olunmaya. Ve hılâf-ı şerʿ hareket ederi olursa, muktezây-ı şerîʿat-i garrâ ne ise icrâ ve şer-i şerîfin hılâfı hareketden ittikā oluna. [Ü1 101a] Ve ahz ü habs ve te'dîbine sâyir ocağlardan müdâhale olunmaya. Ve ‘Arabacı Ocağı'nda bilâ-esâme nefer olmamak meşrût olmakdan nâşî, fîmâ-baʿd esâmesiz yoldaşlık iddiʿâsıyla biri kabâhat ile ahz olunursa, iktizâ eden te'dîbine ‘Arabacı Ocağı'ndan katʿâ müdâhale ve bir vechile tesahhub olunmaya. Gerek zâbitân ve gerek neferât-ı sâyire haklarında işbu vechile cârî olacak ‘inâyet-i ʿaliyyenin îfây-ı teşekkürü zımnında bi'l-cümle şurût-ı lâzimeyi icrâya dikkat ve bâ-husûs muhârebelerde merdlik ve gayret-keşlik ve nâmûs-ı Devlet ve Ocak gayretini yerine getürüp, ebedî düşmenden yüz çevirmemeğe teʿahhüd eyleyeler. Ve muhârebe hilâlinde me'mûr olduğu top maʿiyyetinde izhâr-ı şecâʿat edenlerin esâmelerine terakkī verilmek câyiz ola. Ve kangı top bir mahalle taʿyîn olunursa, ‘Arabacı neferâtı dahi ebedî topun yanından ayrılmayup, sayf ü şitâ me'mûr olduğu mahalde ʿale'd-devâm muktezây-ı meʾmûriyyeti üzere ikāmet eyleye. Ya'nî: “Ordu kışlaya girdi” deyü ʿarabacılardan bir neferin Âsitâne'ye gelmesi bir vechile câyiz olmaya. Ve sefer vukūʿunda esfâr-ı sâbıka misillü ortasını terk ve hidmetini bırağup firâr ederler ise, bulundukları mahallerde bi't-teharrî cezaları tertîb oluna. Ve neferât ve zâbitânın hıdmet-i mahsûsaları mücerred top ve cebe-hâne ʿarabalarını idâre ve inşâ ve taʿmîr ve ʿaraba koşup i'mâl ve bârgîrlerin içecek ve yiyeceklerine [Ü2 108a] bakmakdan ʿibâret olup, işbu hıdemâtın te'diyesine gereği gibi dikkat eyleyüp, top-keşân bârgîrlerini âhar hidmetde kullanmak ve binüp âharı bindirmek misillü harekete cür'et eder nefer bulunursa, zâbitleri maʿrifetiyle te'dîb oluna. Ve zâbitân dahi top-keşân bârgîrlerine ebedî binmeyüp, hılâf-ı rızâ hareketde bulunan [Ü1 101b] neferâtı te'dîbde tekâsül eden zâbitân dahi te'dîb oluna. Ve neferât ve zâbitân ʿumûmen işbu hayvânât mâddesine dikkat edüp, ʿarabacı-başılar dahi bi'n-nefs nezâret eyleye. Ve neferât-ı mezkûre ʿarabanın taʿmîr ve inşâsı san'atını teʿallüm edüp, o sanʿatda tahsîl-i kemâl eylemek muktezây-ı meʾmûriyyetleri olduğu gibi gerek neferât ve gerek Kara-kullukçu ʿaraba koşmasını ve müceddeden yapmasını ve fenâ-pezîr olanların ta'mîriyçün serrâclık san'atını tahsîl edüp, hâricden Serrâc celbine muhtâc olmamağa saʿy-i ʿazîm edeler. Ve her Topçu ortasına zikr olunduğu üzere şimdi tertîb olunacak beşer topdan dörderini ʿaraba ile ʿArabacı idare edecek olmağla, bu takdîrce beş ortanın yirmi topuna işbu eyyâm-ı hazarda ikişer bârgîrden iktizâ eden kırk bârgîr şimdilik beher ʿArabacı ortasına verile. Ve bu tertîb üzere ʿArabacı Kışlası'nda iki yüz re's top-keşân bârgîrleri lâzım gelmekle, eyyâm-ı seferde mevcûd topa göre tertîbi muktezî olan ʿarabaların dörder bârgîr ile iktizâsı mikdârı yedek hayvanlarını dahi gözedüp, tîmâr ve yem ve yiyeceklerine ve bi'l-vücûh kâffe-i husûslarına sadâkat üzere hidmet edeler. Ve Topçu ortalarının evkāt-i hazarda Salı ve Cuma günlerinden başka beher yevm beş ortası, bi'l-cümle neferâtıyla bi'l-münâvebe tahsîs [Ü2 108b] olunan mahallerde taʿlîm eyleyeceklerine mebnî, taʿlîme giden toplara me'mûr ʿarabacı neferâtı ve zâbitânı dahi, berâber topları taʿlîm mahalline nakl ve iʿmâl eyleyeler. Ve iktizâsına göre Nâzır ve ʿArabacı-başı ve Kâtib ve Kethudâ ve Kethudâ-yeri münâvebeten taʿlîm mahallinde mevcûd bulunup, nezâret ve dikkat edeler. Ve nevbetleri olmadığı gün [Ü1 102a] dahi kışlalarında mevcûd bulunup, lede'l-iktizâ top nakli ve araba ta'mîri ve bârgîrlere gereği gibi bakmak hidemât-ı lâzimesine dikkat eyleyeler. Ve taʿlîm günü nevbeti olup, bilâ-mâniʿ-i şerʿî hidmetine gelmeyen ʿAraba Halîfesi ve sâyir zâbitân ve neferât bi-eyyi-vechin kân te'dîb olunalar. Ve cümleten zâbitân ve neferât işbu hıdemâtı evkāt-i hazarda ve hengâm-ı seferde ve yollarda ve ikāmetde temâmen idâreye sarf-ı makdûr eyleyeler. Ve muhârebe ve sâyir mahallerde ehass-ı hıdmetleri olan top ile beraber bulunup, devâm ü sebât eyleyeler. Maʿâzallah muhârebede bir top ʿadüvv yedine giriftâr olursa, ol topun Topçu neferâtıyla Çorbacı ve zâbitân ve sâyiresi mazhar-ı ʿukūbet olacağı misillü, ol topa me'mûr olan ʿArabacı neferâtı ve ortası zâbitânı karîn-i ʿikāb ü cezâ olup, yerlerine âhar gayret-keş zâbitân ve neferât tedârük oluna. Ve mütekaʿidîn mahlûlleri bilâ-ketm ihbâr ve hazîne-mânde olunup, haber verene gümrükden iki akça ihbâriyye verile. Mahlûl satmakdan ʿarabacı-başılar hazer edüp, Eşkinci ve mütekaʿid fîmâ-baʿd bir esâme alınup satılmaya. Alur satan olursa yalnız te'dîbleriyle iktifâ olunmayup, hılâf-ı kānûn hareketi tecvîz ve istihbârda kusûr eylediği içün Nâzır ve ʿArabacı-başı ve sâyir zâbitân te'dîb olunacağlarını muhakkak bilüp, mahlûlât mâddesine cümlesi dikkat [Ü2 109a] edeler. Ve mütekaʿidlerin sâhib-i esâme oldukları tahkīk olunarak ʿulûfeleri verile. Ve zâbitân yedinde işbu kānûn-i cedîdden mukaddem bulunan Eşkinci ve mütekaʿid yevmiyyelerini kendü rızâlarıyla ve ʿArabacı-başı maʿrifetiyle Nâzır'a teslîm [Ü1 102b] edüp, hazîne-mânde ola. Baʿde'n-nizâm zâbitân yedinde mektûm esâme bulunur ise, Ocak'dan tard u te'dîb oluna. Ve Ocağ'da hıdmeti mesbûk pîr ve emekdâr ve ʿamel-mânde ve ihtiyâr olan neferât yevmiyyesinin nısfı mikdârına varınca ve Kethudâ'ya yüz ve çorbacılara altmışar akçaya dek gümrükden tekāʿüd vazîfesi verilmek câyiz ola. Ve muhârebede mecrûh ve ʿamelden sâkıt olduğu cerhi, iltiyâmından sonra mütehakkak olanlara merhameten dahi ziyâde tekāʿüdlük vazîfesi verilmek câyiz ola. Yaʿnî tekāʿüd vazîfesi, Zâbit ve neferin istihkāk ve emeğine nazar ile mekādîr-i mezkûreyi ʿadem-i tecâvüz ile gümrükden tekāʿüdlük vazîfesi verile. Ve neferin biri tekāʿüd oldukda, esâme-i sâbıkı yerine tahrîr olunacak neferin ismine tasrîh ile Nâzır ve 'Arabacı-başı arz eyleye. Ve vakt-i hazar hidmetini ru'yet eder iken kazā'en sakat ve muhârebede mecrûh ve ʿamel-mânde olan neferâta yevmiyyesi kadar gümrükden tekāʿüd vazîfesi ihsân oluna. Ve bu mâdde gāyet dikkate muhtâc olup, sâbıkı gibi şefâʿat ve recâ ve tamaʿ ve rişâ ile ebedî tekāʿüdlük verilmeyüp, bast olunan şurûta tevfîk ile tekāʿüdlük câyiz ola. Ve tekāʿüd olacak şahıs bi'n-nefs sadrıaʿzamların meşhûdu olup, olmadıkça tekāʿüd câyiz olmaya. Ve gümrükden verilan tekāʿüd esâmelerinin mutasarrıflarından fevt ve yâhûd beyʿ ü şirâ edenleri maʿlûm olmak içün [Ü2 109b] ʿulûfe çıkdıkda, Nâzır maʿrifetiyle topdan gümrükden getürdilüp, Eşkinci mevâcibi tevzîʿinden sonra mütekāʿidlerinin vazîfeleri verilüp, vazîfeleri verildikde dikkat ve ihtimâm-ı tâmm oluna. Ve esnây-ı seferde Nâzır ve ʿArabacı-başı sefere gitdiklerinde, Âsitâne'de kalacak Nâzır ve ʿArabacı-başı Vekîli tekāʿüd vazîfelerini gümrükden [Ü1 103a] topuyla getürdüp, sergi ferşiyle tevzîʿ eyleyeler. Ve ʿarabacı tekāʿüdlerinin vazîfeleri gümrükden taʿyîn olunduğu, Ocak'dan hurûclarını müstelzim olmayup, bu sûretde vakt-i sefer Âsitâne'de olan hidmetlerini kadîmi gibi ʿarabacı tekāʿüdleri ru'yet eyleyeler. Ve mahlûl vukūʿunda derhâl Nâzır ve Ocak tarafından ihbâr olunup, iki akça ihbâriyyesi tevcîh ve kusûru hazîne-mânde oluna. Ve işbu tekāʿüd vazîfelerinin beyʿ ü şirâsı memnûʿ olduğuna binâ'en, biri satup işlemesini almağa âharı varırsa verilmeyüp, hazîne-mânde oluna. Ve bâyiʿ ve müşteri mazhar-ı ʿukūbet ola. Ve orta çorbacıları taşraya meʾmûr kılınmayup, bir ortada olan ʿArabacı neferâtının meʾmûr oldukları toplardan baʿzısı bir mahalle gönderilmek lâzım geldikde, muʿayyen olan ʿArabacı neferâtı dahi münâsib Sergerde ile tesyîr oluna. Ve Topçu ortalarından beş orta bir mahalle gitmek lâzım gelürse, o zemân tertîb olunduğu üzere beş Topçu ortasına mülhak bir ʿArabacı ortası mükemmelen Çorbacı ve zâbitânıyla taʿyîn kılına. Ve bu nizâm üzere Topçu ortalarının topları onar kıtʿaya iblâğ ve yâhûd dahi ziyâde zamm ve yâhûd müceddeden küşâd olundukda, ʿArabacı neferâtı dahi bu tertîb kıyâsıyla teksîr ve Topçu ortası [Ü2 110a] yirmi beşi tecâvüz etdikde, Topçu kānûnu gibi beş ortadan fazla müceddeden ʿArabacı ortası küşâdı câyiz ola. Ve cümle Ocağ'ın yevmiyye, mevâcib ve zâbitân meʿâşı ve taʿyînâtı vech-i âtî üzere mer'î ola. Şöyle ki, 'Arabacı-başı'ya senevî on beş bin guruş meʿâş ve yevmiyye on kıyye lahm ve kırk çift nân-ı ʿazîz ve Kâtibi'ne ve Kethudâsı'na senevî dörder bin guruş meʿâş ve yevmiyye beşer kıyye lahm ve yirmişer çift nân-ı ʿazîz ve Kethudâ-yeri'ne [Ü1 103b] Çorbacılığ'ından başka senevî yedi yüz elli guruş meʿâş ve yevmiyye iki kıyye lahm ve sekiz çift nân-ı ʿazîz ve beş nefer çorbacıların her birine senevî yedi yüz ellişer guruş meʿâş ve yevmiyye ikişer kıyye lahm ve sekizer çift nân ve Kapu Çukadârı'na tarîkde olmamak şartıyla yalnız senevî beş yüz guruş meʿâş ve Çavuş'a gayr ez-Çorbacılık senevî yedi yüz elli guruş meʿâş ve yevmiyye iki kıyye lahm ve sekiz çift nân-ı ʿazîz ve bir top ʿarabasının tertîbinde bir nefer ʿAraba Halîfesi'ne kırk beş akça yevmiyye ve on beş akça kisve-behâ ve beş nefer ʿArabacı neferâtına otuz ikiden kırka varınca ikişer akça tefâvüt ile maʿa-kisve-behâ yüz seksan akça yevmiyye ve bir ortanın tertîbinde bir nefer Çorbacı'nın meʿâş ve taʿyînâtı bâlâda beyân olunduğu vech üzere ve bir nefer Oda-başı'ya doksan akça ve Vekîl-harc'a yetmiş ve Bayrakdâr'a altmış beş ve yirmi nefer halîfelere bin iki yüz akça ve yüz nefer ʿArabacı neferâtına üç bin altı yüz akça ve bir nefer Aşcı'ya altmış akça ve Baş-karakullukçu'ya kırk beş ve Sakā'ya kırk ve on nefer Kara-kullukçu'ya iki yüz kırk akça ve bir nefer Baş-kullukçu'ya yetmiş ve dokuz [Ü2 110b] nefer Kullukçu'ya yüz seksan akça yevmiyye maʿa-kisve-behâ taʿyîn oluna. Ve bir ortanın Çorbacısı'yla maʿan cemʿan neferâtı yüz otuz yedi ve yevmiyyesi beş bin dört yüz on akça olmak iktizâ eder. Ve müceddeden ʿaraba inşâsiyçün iktizâ eden Marankoz ve Çilingîr ve Serrâc ve hayvânât içün Naʿlbend neferâtının ve ustalarının nizâm ve râbıtaları zeyl-i kānûnnâmede müfreden beyân olunup, bâlâsı hatt-ı hümâyûn ile tezyîn buyuruldukdan sonra, Başmuhasebe'ye kayd ve aslı ru'ûs-ı hümâyûnda ibkā ve ʿilm ü haberleri iktizâ eden mahallere iʿtâ olundu.
Attribution
Citation:
"Kānûn-i dûdmân-ı ‘Arabacıyân", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_155.html
Item Details
Title:
Kānûn-i dûdmân-ı ‘Arabacıyân
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1210
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota