Zikr-i nizâm-ı dûdmân-ı Topçuyân

Muʿallem askerin fevâyidi cild-i evvelde icmâlen ve sânîde tafsîlen mezkûr olup, bu defʿa himmet-i Şâhâne ile karâr-gîr-i intizâm olan muʿallem askerden Topçu Ocağı'na verilan hüsn-i nizâmın sûret-i mukarreresidir ki, ber-vech-i tenkīh u tashîh [Ü2 85b] vech-i âtî üzere beyân ü tasrîh olunur. Topçu Ocağı'na iʿtibâr ve kadr ü şânını iʿlân ü izhâr içün Cebeci Ocağı misillü tûğ ihsân olunup, topçu-başılar, cebeci-başılar gibi serâsere dûhte üst kürkü ve dîvân rahtı istiʿmâl eyleyeler. Ve bu Ocağ'a fîmâ-baʿd Ağa olanlar dîndâr ve kâmil ve müdebbir ve ʿâkıl ve sefer ü hazarda zabt u rabta muktedir ve aʿmâl-i asâkire kādir olmak kānûn ola. Ve cevâyiz ve ʿavâyid ve hediyye ve rüsûma dâ'ir topçu-başılardan vakten mine'l-evkāt bir şey alınmayup, serhaddât ifrâzâtı ve sâyir bu makūle menâfiʿ külliyyen refʿ olunmak mukābelesinde sefer ü hazarda idare-i dâyiresiyçün başka başka tertîb olunan meʿâşa ber-vech-i âtî kanâʿat edüp, ağalar dahi Kethudâ ve zâbitân-ı sâyireden [Ü1 81a] katʿâ bir şey almaya. Ve topçu-başılarının mâ-dâme kānûn-i cedîd şurûtuna mugāyir hareketleri nümâyân olmaya. Bilâ-cürm ʿazilleri tecvîz olunmayup, hılâf-ı rızâ ve mugāyir-i kānûn ednâ kusûru zuhûr ederse, bir defʿası sehv ü hatâya haml ile ʿafv olunup, defʿa-i sânîde bilâ-te’hîr lâzım gelan te’dîbi icrâ oluna. Ve ekâbir-i ricâl-i Devlet-i ʿaliyye'den bir muʿtemed ve kâr-güzâr ve ʿâkıl [ve] sâhib-i vekār bir kimse Ocağ'a Nâzır nasb olunup, Nâzır ve Ağa maʿrifetiyle bi'l-cümle Ocak ricâli ve zâbitânı intihâb olunup, baʿde'l-istîzân nasb ü taʿyîn ve kâffe-i umûr-ı Ocak mûmâ ileyhimânın ittifâklarıyla ruʾyet olunup ve fîmâ-baʿd Sürʿat Nezâreti ve Topçular Kitâbeti bir âdeme tevcîh olunup, Ocağ'a dâ'ir muktezî olan ʿarzları bi'n-nefs Kâtib meccânen [Ü2 86a] yazup, Nâzır ile Ağa maʿan temhîr ve ikisinin mührü cemʿ olmadıkça iʿtibâr olunmaya. Ve Ocak Nâzırı bulunanlar Top-hâne'de vâkiʿ umûrun külliyyesine Nâzır-ı müstakıll olup, gerek tanzîm-i zâbitân ve neferât ve gerek ʿan-asl Top-hâne nâzırlarının vazîfeleri olan top dökümü ve Ocağ'ın cümle mühimmâtına hâsılı cüz'î ve küllî ve bi'l-cümle Top-hâne umûruna bi-muzâfâtihâ nezâret ve dikkat eyleye. Ve işbu Nezâret mansıb olmayup, meʾmûriyyet-i hâssa kabîlinden olmağla, mansıb-ı âhara mâniʿ olmaya. Ocağ'ın cümleten umûru Ocak Nâzırı ile Ağa'ya müfevvaz olmak cihetiyle zabt u rabt-ı neferât, Ağa'nın ve idâre-i umûr-ı mevâcib, Kâtib maʿrifetiyle Nâzır'ın müstakıllen vazîfeleri olup, mevâcib defterlerine ve tevzîʿine Nâzır ve Kâtib'den gayri Ocağlu'dan kimse taʿarruz etmeyüp, tevzîʿ de Kâtib maʿrifetiyle Ocak Nâzırı bi'l-külliyye müstakill ola. Resîd Defteri ve Şöhret Defteri nüshateyn olup, biri Kâtib'de ve dîgeri Nâzır'da bulunup, mevâcib umûruna bi'n-nefs nâzırlar [Ü1 81b] dikkat eyleyeler. Eğer nizâmın hılâfı bir hâlet meşhûdu olursa, Topçu-başı ma'rifetiyle define ve lede'l-iktizâ Bâb-ı ʿâlî'ye ifâde ile hâtıra riʿâyetden ittikā edüp, ketm ederse muʿâteb ola. Ve Ocak mevâcibini eşkâl-i mahsûsalarına tevfîk ile mevcûd olanlara tevzîʿden sonra, nâ-mevcûdun ʿulûfesini bâz-be-hazîne etdirüp, masraf irâ'esiyle Ocak'da alıkonulmaya. Ve ağalar müstemirr oldukları misillü kâtibler dahi mâ-dâme umûr-ı lâzimelerinde tekâsül eylemeyeler. Bilâ-sebeb üç seneden evvel ʿazl olunmayup, beher sene [Ü2 86b] tevcîhâtda Ağa ve kâtiblerin bilâ-câyize ve ʿavâyid nehc-i kadîm üzere ibkāları câyiz ola. Nasb olunan Nâzır ve Ağa maʿrifetleriyle Ocak ricâlinden emekdâr ve iş-güzâr ve top fenninde mehâreti bedîdâr bir kimse Kethudâ nasb ve kezâlik Kethudâ-yeri ve Ocak Çavuşu intihâb ve Bâb-ı ʿâlî'den istîzân ile yerlü yerine taʿyîn oluna. Ve Ocak ricâlinin istişâre ve ittifâklarıyla Ocağlu'nun ehl-i ʿirz ve zabt u rabt erbâbından ve âşinây-ı fenn olanlarından orta çorbacıları tertîb ve birinden câ'ize ve ʿavâyid alınmayup, Ocak çavuşları bu gürûhdan intihâb ü taʿyîn ve her hidmet erbâbına sipâriş ü tefvîz olunmakda dikkat ü ihtimâm ve Oda-başı ve Vekîl-harc ve Bayrakdâr ve zâbitân-ı sâyire dahi ber-minvâl-i muharrer erbâbı olanlardan nasb oluna. Ve işbu Ocak tevcîhâtının birisinde recâ vü şefâʿat bir vechile câyiz olmayup, zâdeliğe bile iʿtibâr u riʿâyet olunmayup, sebeb-i tercîh mücerred liyâkat-i zâtiyye olup, sâhib-i hünerin zâdeliği mâniʿ-i nasb olmaya. Ve intihâb olunacak zâbitânın liyâkat ü istiʿdâdlarını Nâzır olanlar tahkīk ve zâbitliğe istihkākları zâhir ise, Nâzır ile Ağa müttefikan ʿarz eyleyeler. Ve Ağalık münhall oldukda, Topçu-başılığı Kethudâ [Ü1 82a] idâreye ehil olup, hâricden Ağa nasbına hâcet mess etmediği takdîrde Kethudâ, Ağa olup, Kethudâ-yeri, Kethudâ ve Başbölük-başı, Kethudâ-yeri olup, Baş-bölük-başılık eskilik tertîbi üzere taʿyîn oluna. Ve Çorbacılık münhall oldukda, [Ü2 87a] ol ortanın Oda-başısı'na Çorbacılık tevcîh olunup; Vekîl-harc, Oda-başı ola. Ve Vekîl-harclık münhall oldukda, ʿAlem-dâr, Vekîl-harc ola. Ve ʿAlem-dârlık münhall oldukda, ol ortanın top ustalarıyla Aşcı'sının tarîkına bakılup, eski bulunan Bayrakdâr ola. Top Ustalığı münhall oldukda, yamağı, top ustası olup, anın yerine neferâtının ziyâde mâhiri taʿyîn oluna. Ve mehâretde müsâvât bulunur ise eskiliğe iʿtibâr oluna. Ânifen zikr olunduğu üzere çorbacılardan bi'l-intihâb taʿyîn olunan Ocak Çavuşu'nun Ocak'ca tarîkı Çorbacılık iʿtibârıyla yürüye, yaʿnî mâ-fevkine vusûl, Çorbacılık'da kıdemi iʿtibârıyla hâsıl ola. Ve Çavuş olanlar meʿâş-ı muʿayyenlere kāniʿ ve hıdemât-ı me'mûrelerinde sadâkat ve kānûna riʿâyet edüp, tamaʿa tâbiʿ olmayalar. Olurlar ise te'dîb olunalar. Ve Çavuş maʿiyyetinde bir Kapu Çukadârı'nın lüzûmu zâhir olmağla, münâsibinin biri nasb olunup, çorbacılardan ebedî Kapu Çukadârı olmaya. Hâlâ küşâde olunan yirmi üç orta, yirmi beşe iblâğ olunup, ʿale'l-infirâd çorbacıları erbâb-ı liyâkatden olmak şart kılındığından başka, ortalarında müstemirren mevcûd bulunup, ortalarının umûrunu ru’yet lâ-büdd olmağla, Ağa ve Kethudâ ortalarına dahi birer başka Çorbacı nasb olunup, ol iki ortanın merbûtıyyetleri Ağa ve Kethudâ'ya olup, sâyir çorbacılar gibi neferât ve ortayı idâre eyleyüp, zikr olunan iki ortaya Ağa ve Kethudâ Ortası ıtlâk oluna. İşbu yirmi beş nefer [Ü1 82b] çorbacılardan mâʿadâ kusûr kalan ser-bölüklerden [Ü2 87b] liyâkati olanlar, bu ortalardan ziyâde orta küşâdı iktizâ eyledikde, ol vakit küşâd olunacak ortaya Çorbacı olmak üzere yalnız mutasarrıf olduğu Eşkinci esâmesine şerh verilüp, hâlleriyle ibkā olunalar. Ve liyâkati olmayanların tasarruflarında olan esâmeleri kaç akça ise hıdmet-i sâbıkasına merhameten onda bir akça zammıyla tekāʿüd ola. Topçu Ocağı'nda Serrâc-başı ve kullukçuların lüzûmu bedîdâr olmağla, bir nefer Serrâc-başı ve otuz nefer Kullukçu ve yirmi nefer Mülâzım tertîb olunup, işbu serrâc-başılar kullukçulardan olup, üç sene hidmet eyledikden sonra, gümrükden altmış akça tevcîh ile tekāʿüd ola. Ve üç seneden evvel tekāʿüdlük tevcîhi câyiz olmaya. Tekāʿüd olan Serrâc-başı fevt ve yevmiyyesi mahlûl oldukda, sâyir tekāʿüdler gibi iki akça ihbâriyyesi verilüp, mâ-ʿadâsı hazîne-mânde etdirile. Ve Ocak'dan mütekaʿid esâmî ashâbının hayât ü memâtlarını tecessüs ü ihbâr Nâzır ve Ağa ve Kâtib ve Ocak Kethudâsı'nın vazîfeleri ola. Ve ortalarının her birine onar top tevzîʿiyle cemʿan iki yüz elli top tertîb oluna. Ve neferâtı dahi bi'l-kıyâs her bir topa onar nefer taʿyîn olunup, şâhî topların dahi sürʿat topları gibi iʿmâl olunması matlûb ve fîmâ-baʿd neferât-ı merkūme şâhî topları dahi sürʿat mühimmâtı ile iʿmâl etmek vâdîsinde meşk u taʿlîm eyleyeler. Ve her top ustasının bir nefer yamağıyla sekiz nefer cemʿan dokuz neferi olmağla, on ustanın zîr-i idâresinde olan neferât muʿayyen olup, gayri ustanın [Ü2 88a] neferine karışmaya. Ve her on nefer müstakıll ü mahsûs olup, kangı nefer kangı top ustasına merbût idüği bilinmek içün her bir top ustasına [Ü1 83a] ortası nişânından mâ-ʿadâ bir ʿalâmet-i mahsûsa vazʿı ve ʿalâmet-i mezkûreyi top ustası ve neferâtı maʿan hâmil olmak lâzım olmağla, evvelen ortası nişânını kaçıncı orta olduğunun rakamıyla kisvelerine vazʿ eyleyeler ve her ortada top ustası olmağla, ol ustalara tertîb üzere birinci, ikinci, tâ onuncuya varıncaya dek top ustası ıtlâk olunup, kisvelerine vazʿ edecekleri orta nişânlarının aşağısına kaçıncı usta olduklarının rakamını kendüleri ve neferleri vazʿ eyleyeler. Ve bâlâda mastûr mahsûsca ʿalâmet işbu rakamdan ʿibâret olup, lede'l-muʿâyene Topçu Ocağı'nın kangı ortası ve kaçıncı top ustası ve neferi olduğu maʿlûm ola. Ve her ortaya verilan toplara ol ortanın nişânı hakk ile vazʿ olunmak eğerçi lâzım olup, lâkin ortaların her birine sürʿat ve obüs ve balyemez ve şâhî topları mahlûtan verilecek olup, hîn-i hâcetde bir ortanın topları bir cins olmak iktizâ eyledikde, birinin topu dîgere verilmek lâzım gelüp, bu sûretde top üzerinde hakk ile nişân bulunmak, topun âhar ortaya verilmesine mâniʿ olacağı zâhir olmağla, topların nişânı hakk ile vazʿ olunmayup, ortalara verildikçe yağlu boya ile vazʿ olunarak ortadan ortaya top verildikde, evvelki nişânı imhâ olunup, yerine verildiği ortanın [Ü2 88b] nişânı yine yağlu boya ile vazʿ olunup, sefer ü hazarda bu keyfiyyet muʿteber ola. Muhârebede her ustaya verilan topda yağlu boya ile vazʿ olunan orta nişânı yanına ol ustanın kendüye mahsûs rakam-ı nişânı dahi kezâlik yağlu boya ile vazʿ oluna. Ve her usta neferâtıyla maʿan topunun yanından ve nefer, ustasından ve ustası, neferinden ayrılmak câyiz olmaya. [Ü1 83b] Top ustasının yevmiyyesi maʿa-kisve-behâ doksan akça ve yamağının maʿa-kisve-behâ yevmiyyesi altmış akça olup, mâ-ʿadâ sekiz neferinin eskisi kim ise elli akça ve yenisi otuz altı akça maʿa-kisve-behâ yevmiyyeli ola. Ve yevmiyye tertîbinde cihet-i rüchân mücerred istiʿdâd-ı zâtî olmağla, Ocak Nâzırı, Topçu-başı'yla tertîb-i neferâtda mâhir ve eski, yevmiyyeli ve gayr-i mütefennin ve cedîd, mâ-dûnu olmak üzere tertîb ve gayr-i müstaʿiddi tercîhden ihtirâz edeler. Her ortaya Aşcı ve Baş-karakullukçu ve Sakā'dan mâʿadâ, on beş nefer Karakullukçu ve Ağa Ortası'na otuz beş nefer Karakullukçu tahsîs olunup, maʿa-kisve-behâ yevmiyyeleri otuzar akça ola. Ve bunlar ortalara Mülâzım olmalarıyla, Kara-kullukçu koşulduğu günden beher hâl top atmak fenninde mehâret kesb eylemeleri meşrût olup, bi'l-münâvebe 'ale'd-devâm tahsîl-i fenn etmeğe saʿy ü dikkat eyleyeler. Ve bi'l-cümle Ocak ricâlinin kayd-ı zarûretden vâreste olup, refâh-ı hâlleri zımnında meʿâşlarının tanzîmi dahi emr-i mühimm olmağla, Ocak Ağası'na senevî otuz bin, Nâzır'a yedi bin beş yüz, Kâtib'e altı bin, Kethudâ'ya yedi bin beş yüz, [Ü2 89a] Kethudâ-yeri'ne Çorbacılığ'ından mâʿadâ bin beş yüz, Çavuş'a Çorbacılığ'ından mâʿadâ bin beş yüz, Kapu Çukadârı'na yedi yüz elli guruş meʿâş taʿyîn ve Ocak Ağası'na yirmi vakıyye lahm ve seksan çift nân ve sâyirine zîrde beyân olunduğu vechile taʿyînât tertîb olunup, nân-ı ʿazîzin her çifti yarımşar vakıyye ola. İşbu meʿâşların bu vechile teksîri zâbitlerin vaktiyle sefer mesârıfiyçün evvel emirde tahsîl-i refâh u kuvvet ve bi'l-iddihâr nâyil-i gınâ vü vüsʿat olmaları mesâlihi içün olmağla, eyyâm-ı hazarda teʿazzüz ü tereffüh fikriyle isrâf ü sefâhet vâdîlerine düşmeyüp, oluruyla kanâʿat ve sefere sermâye ve kudret peydâ [Ü1 84a] etmeğe saʿy ü gayret edeler. Şöyle ki, libâs ve meʿâş ve meskenlerinde hadd-i iʿtidâle riʿâyet etmeyüp, telef ü seref üzere olurlar ise menʿ ü tahzîr ve mütenebbih olmayanlar teʾdîb ü tekdîr olunalar. Ve zâbitâna taʿyîn olunan meʿâş, icmâl-i mevâcibe idhâl olunmayup, mevâcibin hîn-i tertîbinde maʿan tertîb olunup, mevacib ihracı günü Hazîne-i hümâyûn'dan bir kısta iktizâ eden meʿâş her ne ise derhâl Ocağ'a îsâl ve Nâzır maʿrifetiyle ashâbına iʿtâ vü tevzîʿ ve ketm ü teʾhîrden menʿ ü tahzîr oluna. Neferâtın kadîmden olan kışlakları vâfî olmadığından, tevsîʿ ve iktizâsına göre müceddeden binası tasmîm olunmağla, neferât-ı merkūme kışlaklarında ârâm eyleyeler. Çorbacı'ya verilecek taʿyînâtdan başka Oda-başı ve Vekîl-harc ve Bayrakdâr ve Aşcı ve Baş-karakullukçu ve sâyir kara-kullukçular ve neferât içün [Ü2 89b] ortalara taʿyînât tertîbi dahi lâzım gelüp, ancak neferât tertîbine henûz şurûʿ olunmağla, mevcûdlarına göre taʿyînâtları dört ustasına verile. Ve mevcûdların taʿyînâtı Nâzır ve Kâtib maʿrifetiyle tertîb olunup, nâzırların tezkireleriyle mahsûb olup, taʿyînâta ricâl-i Ocak'dan bir kimse müdâhale etmeyüp, ederler ise te'dîb olunalar. Ve Topçu Ocağı'ndan küllî hıdmet me'mûl olduğuna binâ'en, taraf-ı hümâyûndan iltifât erzânî kılınup, temeyyüzleri matlûb olmağla, çorbacıların esbâb-ı dîvâniyyeleri âl sâye çukadan şemseli bol yenlü ferâce olup, hazar u seferde sayf ü şitâda çuka entârî ve çuka cübbe ve sâye kapûd iktisâ eyleyeler. Ve hengâm-ı sayfda entârîleri beyaz bogāsîden olmak câ'iz ola. Bu defʿa iktisâ edecekleri libâslarının nümûnesi olmak üzere taraf-ı hümâyûndan yirmi beş nefer Çorbacı'ya yirmi beş kat libâs ihsân buyurulmağla, fîmâ-baʿd libâslarını [Ü1 84b] işbu defʿa nümûne olarak iʿtâ buyurulan elbiseye muvâfık tanzîm eyleyeler. Eyyâm-ı şitâda şiddet-i berdden muhâfaza içün mecbûr olan olur ise, zağarasız Anadolu nâfesi cübbe geymek câyiz ola. Sâye kapûd ve çuka ʿantârî ve çuka cübbe ve sayfda bogāsî ʿantârî hey'et-i mahsûsaları olmağla, bu vechile mümtâz olalar. Ve orta aşçıları ve Oda-başı ve Bayrakdâr ve Vekîl-harc dahi yeşil çukadan serhadli iktisâ eyleyeler. Ve neferâtdan temeyyüz içün top ustaları göğez çukadan nîmten ve yamakları fıstıkî çukadan ve mâ-ʿadâ Topçu neferâtı [Ü2 90a] yeşil çukadan ve tüfeng-endâzları mor çukadan nîmten geyüp, ʿale's-seviyye mâ'î Leh çukasından potur ve cümlesi kırmızı fes üzerine İstanbul-kârî siyâh pûşî saralar. Ve top ustası ve yamağı ve neferât-ı sâyirenin beher mevâcibde ber-vech-i âtî kisve-behâları içün muʿayyen yevmiyyeleri olmağla, nümûne içün ibtidâ tertîbinde bir defʿa verilecek elbise-i mahsûsaya fîmâ-baʿd libâslarını muʿayyen olan kisve-behâlarından kendüleri tanzîm ve kara-kullukçuların hey'et-i asliyyeleri tagyîr olunmayup, açık mâ'î nîmten ve baş-karakullukçuları iktizâsına göre kırmızı telli mukaddem sarmak ve mevcûd olan Eşkinci neferâtına ne mikdâr ise bir kimseye gadr olmamak irâdesiyle eşkinci topçularda yevmiyyesi otuz altıdan dûn olanları ber-mûceb-i şurût hıdmetine rağbet ve müdâvemet eder makūleden ise, yevmiyye ve kisve-behâları otuz altıya iblâğ ve yevmiyyeleri ziyâde ve elliden dûn olanları elliye varıncaya değin tertîbe tevfîk oluna. Ve elliden ziyâde yevmiyyeli olarak kānûn târîhinden mukaddem Eşkinci Topçu esâmîsine mutasarrıf olanlardan mehâreti zâhir olanlar Zâbit nasb ü taʿyîn olunup, tertîblerine göre yevmiyye ve kisve-behâları [Ü1 85a] tanzîm oluna. İşbu kadîm eşkinci topçularından hüneri olmayanlar neferlik ile teʿallüm-i fenn içün taʿlîm mahallinde ʿale'd-devâm mevcûd bulunup, kesb-i sanʿat eyleye. Bir seneye dek kesb-i hüner eyler ise, neferlikde ibkā olunup, yolu geldikde tertîb-i tarîkleri üzere işbu [Ü2 90b] kānûn-ı cedîd nizâmına tatbîk ile hakkında muʿâmele oluna. Ve o makūlelerin ziyâde yevmiyyesi nefer olmasına mâniʿ olmaya. Lâkin şart-ı mezkûr üzere ʿatîk eşkincilerden cüz'î ve küllî yevmiyye mutasarrıfları, böyle muʿteber Ocağ'a rağbet ve taʿlîm yerine gelüp, hüner tahsîline saʿy ü gayret ve kışlasına müdâvemet etmeyüp, bulunduğu kârdan ferâgat etmez ise ve taşrada bulunanları Âsitâne'ye gelmeyüp yâhûd fevt ile esâmesi mahlûl olursa, o makūlelerin esâmîsi hazîne-mânde olunup, yerine mülâzimînden biri ibtidâ neferin duhûl edeceği maʿa-kisve-behâ otuz altı akça yevmiyye ile nefer tahrîr olunup, bu mâddeye kemâl-i mertebe saʿy ü dikkat oluna. Ve ʿatîk Eşkinci neferâtından ʿalîl ve hıdmete yaramazı bulunur ise, hıdmet-i sâbıkasına mükâfâten hakkında merhamet tesvîg olunup, Nâzır ve Ağa maʿrifetleriyle teharrî vü dikkat olunarak iktizâsına göre münâsib mikdâr tekāʿüdlük tevcîhi câyiz ola. Zikr olunan neferât-ı ʿatîkadan mâʿadâ, iktizâ eden mezkûru'l-mikdâr neferâtın intihâb olunacak Nâzır ve Ağa ve Ocak ricâli maʿrifetleriyle tahrîrine şurûʿ ve tertîbine mübâşeret oluna. Sürʿat topları meteris topu olmayup, saff-ı cengde müstaʿmel olmak cihetiyle her ne kadar sâyir ocaklar piyâdeleri saflarında istiʿmâl olunacaklar ise dahi, topçulardan mâʿadâ yine Topçu neferâtı olmak üzere başkaca tüfeng-endâz muhâfız neferâtına muhtâc olup, her sürʿat topuna mahsûs olan [Ü1 85b] on nefer sürʿatçilerden [Ü2 91a] mâʿadâ onar nefer dahi tüfeng-endâz neferât tahrîr ve taʿyîn olunacak muʿallimler maʿrifetleriyle tüfeng-endâzlık fennini teʿallüm eyleyeler. Bunların hıdmetleri merbût oldukları topun muhâfazasıyla tüfeng-endâzlık ola. Bir ortadan topçu neferinin yeri münhall oldukda, ortasının mülâzımlarıyla işbu tüfeng-endâz beynlerinde top atmakda sâhib-i mehâret kim ise ol kimesne nefer olup, hâricden mülâzım yâhûd tüfeng-endâz yazıla. Bu sûretde işbu tüfeng-endâzlar dahi top fenninde mehâret kesb etmek muktezây-ı tarîklerinden olmağla, vakitlerini mücerred tüfeng atmağa hasr etmeyüp, aralıkda top atmak sanʿatını dahi tahsîl edeler. Ve bu tüfeng-endâzların yevmiyye ve kisve-behâları yirmi beşer akça olup, toplara mahsûs neferâtdan sonra tahrîr oluna. Esnây-ı seferde bir ortaya bi'l-cümle sürʿat topu verilmek lâzım geldikde, dîger ortalarda olan sürʿat toplarından verilmek iktizâ eylediğine nazaran, ol topların muhâfazasına me'mûr tüfeng-endâzlar berâber bulunmak ve zikr olunan tüfeng-endâzan o ortaya Yamak olarak istihdâm olunup, muhafız olmaları hasebiyle sür'at toplarının yanından münfekk olmayalar. Baʿde-hıtâmi'l-maslaha sür'at topları, tertîb-i sâbık üzere ortalarına rücûʿ eyledikde, tüfeng-endâzlar dahi fi'l-asl yoldaş oldukları ortalara ricʿat eyleyeler. Topçu Ocağı tertîbine göre bu mikdâr toplara neferât-ı mezkûre kâfî olmağla, fîmâ-ba'd Taslakçı ve sâyir isimler ile Ocak'da bilâ-esâme neferât olmaya. Ve esâmesizlere Topçu ıtlâk olunmaya. Ve Nâzır [Ü2 91b] ve Ağa ve Kethudâ ve sâyir Ocaklu hâricden bilâ-esâme etbâʿ kullanup, neferden etbâʿ istihdâm etmek ebedî câyiz [Ü1 86a] olmaya. Pâdişâh, kulunun hıdmetkâr olmasına bir vechile rızây-ı hümâyûnu olmayup, gerek Ocağlu ve gerek ricâl ve gayriler topçulardan bir neferi hidmetkâr etmeyüp, eder olurlar ise te'dîb olunalar. Ve üç ayda bir mevâcib ihrâcında Kâtib olanlar sâyir me'mûrlar ile Dîvân-ı hümâyûn'dan kānûn-i kadîm üzere mevâcibi alup, doğru Top-hâne'ye îsâl ve hifz eyleyüp, Nâzır ve Topçu-başı hazır oldukları hâlde sergi ferş birle tevzîʿine şurûʿ eyleyeler. Ve tevzîʿ ü tekmîline dek mevâcib akçası nâzırlar re'yiyle kâtiblerin hıfzında ola. Sergiden baʿzı fukarâya sadaka ve 'atıyye olarak verilmek muʿtâd olan masraf-ı sergi nısf-ı yevmiyyeyi tecâvüz etmemek üzere sarf olunup, mâʿadâ fazla-i mevâcib her bir ortaya yevmiyyelerine göre ne mikdâr muktezî ise orta orta ayrılup, nâzırların zîr-i yed-i muhafazalarında olarak ol ortanın umûr-ı mesârıfı görülmek içün iktizâsı mikdârını o ortanın Vekîl-harcı'na teslîm ve her ortada îkād olunacak kandîl ve şemʿ ve cârûb ve hatab ve kömür ve me'kûlât ve levâzım-ı sâyire behâları fazla-i sergiden Vekîl-harc maʿrifetiyle tanzîm oluna. Ve mevsiminde hisâbını ru'yet ve bir sergiden dîger sergi ferşine dek mesârıfdan fazla her ne mikdâr nesne kalur ise, orta mâlı olmak üzere 'ale'd-devâm nâzırların hıfzında olup ve dîger mevâcib ihrâcında anın dahi ilerüki mevâcibe dek mesârıfı tenzîl ve fazlası minvâl-i muharrer üzere idâre olunup, [Ü2 92a] fazlalarıyla ortaların çorbacıları ve zâbitânı ve ocak ağaları vukūflarıyla Kâtib defterine kayd ile nâzırların hıfzında ola. İşbu fazla-i sergiye Nâzır ve Ağa ve Kâtib ve Kethudâ ve Çorbacı [Ü1 86b] ve Oda-başı ve Bayrakdâr ve zâbitân-ı sâyire tamaʿ etmeyeler. Ederler ise te'dîb olunalar. Ve fazla-i sergiden mâʿadâ yevmiyyelerinden bir akça tenzîl olunmaya. Tenkīsa cesâret edenlerin haklarından geline. Kara-kullukçu ve Aşcı ve Sakā ve Bayrakdâr ve Vekîl-harc ve oda-başıların muʿayyen yevmiyyeleri olmağla, mevâcib tevzîʿinde bahşiş ve tas akçası ve vesâyil-i sâyire ile bir neferden bir akça taleb etmeyeler. Ve bu husûsa Ağa ve Nâzır ve Kâtib ve Kethudâ dikkat edüp, ruhsat irâ'esiyle el-ân veren olursa te'dîb oluna. Ve mevâcibleri neferât yedine teslîm olunup, sipâriş ü havâle ile âhara verilmeye. Ve mevâcib çıkar iken hastalık ve yâhûd âhar ʿözr-i şerʿîyle bulunmazı olur ise, mevâcibleri defteriyle Nâzır'ın ʿilmi lâhık olarak Kâtib yedinde emâneten hifz olunup, ʿadem-i huzûru ʿözr-i şerʿîden iktizâ ile hıdmetde tekâsülü olmadığı Nâzır ʿindinde tehakkuk ederse sâhiblerine teslîm olunup, hidmetlerinde devâmı olmayup, ancak mevâcibde ʿulûfe içün gelanleri Ağa ve Nâzır tashîh edüp, o makūlelerin yevmiyyeleri refʿi ve Ocak'dan tardıyla iktifâ olunmayup, aldığı ʿulûfenin reddiyle sâyire ʿibret kılınmak ve refʿ olunan yevmiyye-i merkūme mutasarrıflarının birine mülâzımlardan nefer yazılup, anın yerine hâricden ber-mûceb-i şurût Mülâzım yazıla. Ve tevzîʿ-i mevâcibde nefer ʿulûfesi sergide [Ü2 92b] ellerine teslîm olunacağından, yoklanma sûreti dahi hâsıl olmağla, nâ-mevcûdları nâzırlar, Kâtib maʿrifetiyle başkaca defter edüp, Bâb-ı ʿâlî'ye baʿde'l-ʿarz yerlerine yarar neferât bilâ-tekâsül tedârük ve tahrîr eyleyeler. Ve Topçu ortalarından baʿzılarının müsakkafâtı şâmil vakıfları ve nukūd-i mevkūfeleri olmağla, nâzırlar buna dahi nezâret eyleyüp, şart-ı vakıfı icrâ ve Ocağ'ın Beytülmâli'ni [Ü1 87a] dahi telefden vikāye eyleye. Ve o makūle emvâl-i Beytülmâl, ʿilm-i Nâzır lühûkuyla ortaların mesârıf-ı seferiyyelerine sarf içün ocakda memhûren hifz oluna. Neferin yolu giderek Oda-başı olmak ve andan mâ-fevkine vusûl bulmak kazıyyesi bâlâda mastûr şurûtdan zâhir ve orta-başıların müte'ehhil olmaması, ocağların kavânîn-i kadîmesinden olduğu mütevâtir olmağla, işbu kānûn-i cedîd târîhinden sonra müceddeden yazılan neferât te'ehhül etmek lâzım gelürse, Oda-başı olamayacağlarını ve mâ-fevkine ʿadem-i vusûl ile neferlikde kalacağlarını mukarrer bileler. Ve Çorbacı olmayınca te'ehhül etmeyeler. Ve fi'l-asl müte'ehhil bulunanlar tahkīk olunup, anlardan gayri müceddeden tahrîr olunacak neferât mücerredlerden yazılup, müte'ehhil olanlar yazılmaya. Ve Topçu yazılup, bir müddetden sonra rızâsıyla yevmiyyesinden keff-i yed ve hıdmetini terk ederi olursa, yevmiyye-i merkūmeden aldığı ʿulûfe temâmen istirdâd ve Hazîne-i ʿâmire'ye teslîm oluna. Ve eğer yevmiyye ile tahrîr olunan topçular vakt-i hazar ʿulûfe alup, sefer hengâmı ortasın bırağup firâr eyler ise, bir Ocak'da kabûl olunmayup ve bi-eyyi-vechin kân buldurulup, cezâsı tertîb oluna. [Ü2 93a] Ve hılâf-ı nizâm hareket eden neferâtı zâbitân dâ'imâ tecessüs edüp, Ağa ve Nâzır'a ihbâr eyleyüp, muhıll-i nizâm olan mâddeleri ketm eden zâbitân mazhar-ı ʿukūbet ola. Ve Ocak-ı mezkûrun şurût-ı nizâmiyyeleri her vechile mer'î olduğuna binâ'en, mevâcib iʿtâsında nâzırları teharrî edüp, bi'l-cümle zâbitân ve tevâbiʿleri ve esnâf ve sâyir etbâʿ ellerinde Topçu yevmiyyesi bulunur ise, fi'l-hâl refʿ oluna. Ve mahlûl vukūʿunda zâbitân etbâʿına yevmiyye verilmeye. Yevmiyyeli Topçu neferâtı mümtâz olmağla, asıl yevmiyyeli topçulardan [Ü1 87b] biri töhmet ile ahz olundukda, kānûn üzere bir mahalde alıkonulmayup, doğru Topçu Ocağı'na gönderile. Cürmü ne ise zâbiti maʿrifetiyle Ocağ'ında icrâ oluna. Ve yevmiyyeli Topçu neferâtından biri firâr edüp, sâyir ocağların birine ilticâ eyler ise, o Ocak'dan zinhâr kabûl ü istıshâb olunmaya. Ve bu makūleden biri hılâf-ı şerʿ hareket eyledikde, kānûn-i Ocak icrây-ı şerîʿate mâniʿ olmayup, ahz ü habs ve te'dîbine sâyir ocağlardan müdâhale olunmaya. Ve Topçu Ocağı'nda bilâ-esâme nefer olmamak meşrût olmağla, fîmâ-baʿd bilâ-esâme yoldaşlık iddiʿâsında olanlar muʿteber olmadığı gibi, bu makūle esâmesizlerden biri ahz olunur ise, Topçu Ocağı'ndan müdâhale ve tesahhub olunmayup, bu mâddeye Âsitâne'de ve taşrada dikkat oluna. Zâbitân ve neferât haklarında bu vechile cârî vü merʿî olacak ʿinâyet-i Şâhâne'nin kadri bilinüp, îfây-ı teşekkürü zımnında şurût-ı lâzimenin icrâsına ihtimâm ve ʿale'l-husûs eyyâm-ı muhârebe ve tertîb-i sufûfda merdlik ve gayret-keşlik ve nâmûs-ı [Ü2 93b] devlet ve Ocak gayretini yerine getürüp, ebedî düşmenden yüz çevirmemeğe teʿahhüd eyleyeler. Ve muhârebe vakitlerinde izhâr-ı şecâʿat ve defʿ-i mazarrat edenlerin esâmelerine terakkī verilmek câyiz ola. Ve kangı top ve orta bir mahalle taʿyîn olunur ise, neferâtı topun yanından ayrılmayup, sayf ü şitâ me'mûr olduğu mahalde kıyâm ve ordunun kışlaya duhûlüyle topçuların bir neferi Âsitâne'ye gelmek câyiz olmaya. Ve seferde sâbıkları misillü ortasını ve hıdmetini terk ü firâr ihtimâli olursa buldurulup, cezâsı tertîb oluna. Ve her topun neferâtı hıdmetini âlet-i meʿâş bilüp, topa hidmetden garaz mesâff u ceng günlerinde topu iʿmâl ve aʿdây-ı dîn ü devleti karîn-i izmihlâl etmek maslahatı olduğunu [Ü1 88a] bilerek ʿale'd-devâm meteris ve meydân cenglerinde yiğitlik şartını yerine getüreler. Maʿâzallâh muhârebede bir top düşmen yedine girer ise, ol topun neferâtıyla ortasının Çorbacısı ve zâbitân-ı sâyiresi mazhar-ı ʿukūbet ü cezâ olup, âhar gayret-keş zâbitler tedârük oluna. Maʿâzallâh eğer bir ortanın cümle topları aʿdâ yedine girerse, kâffe-i mevâʿîd icrâsından başka o orta külliyyen kaldırılup, nâm ü nişânı bir vakitde mezkûr olmaya. Her ortaya dört sürʿat ve iki obüs ve iki şâhî ve iki balyemez topu verilüp, dört nevʿ topun vakt-i hazar iʿmâlini taʿlîm ve muhârebe iktizâ eyledikde, her cins topu kullanmağa mehâret ü istiʿdâd tahsîl eyleyeler. Ve hîn-i muhârebede iʿmâl içün neferâta ne cins top verilür ise, fi'l ü ʿamellerini bir cinse tahsîs ile iʿmâlinde tereddüd etmeyeler. Ve vakt-i hazar Salı ve Cumʿa günlerinden mâ-ʿadâ, beher yevm beşer orta [Ü2 94a] bi'l-cümle neferât ve ecnâs-ı toplarıyla bi'l-münâvebe tahsîs olunan mahallerde zâbitleri hâzır oldukları hâlde taʿlîm edeler. Ve iktizâsına göre Nâzır ve Ağa ve Kâtib ve Kethudâ münâvebeten taʿlîm mahallinde bulunup, nezâret edeler. Sürʿat iktizâ eyler ise, gülleli ve yâhûd güllesiz ve balyemez ve şâhî ve obüs toplar gülleleriyle taʿlîm oluna. Ve nevbetleri olmadığı gün kışlalarında barutsuz ve güllesiz sürʿat topu taʿlîm ve teʿallüm edeler. Ve ber-vech-i muharrer münâvebe tarîkıyla her orta beher hâl haftada bir kerre taʿlîm mahallinde buluna. Ve aralık aralık Sadrıaʿzam ve Kapudan Paşa hazerâtı ve Defterdâr Efendi taʿlîm mahalline varup, sanʿatlarında mehâreti zuhûr edenleri ʿale'l-ıtlâk mazhar-ı iltifât ü ikrâm etmek ve top ustası ʿözr-i makbûl ile taʿlîm mahalline gelemez ise, yamağı [Ü1 88b] makāmına kāyim ve neferâtı hıdmet-i lâzimelerinde iʿmâl etmek ve'l-hâsıl câ-be-câ taʿlîm mahalli yoklanup, nâ-mevcûdların teʾdîblerinde dakīka fevt olunmaya. Ve sürʿatci ve balyemezci ve sâyirleri bi'l-cümle Topçu neferâtı olmalarıyla, Ocak hıdmetini müsâvât üzere ruʾyet eyleyeler. Mütekāʿidlerin mahlûlleri bilâ-ketm ihbâr olunup, haberini verene kānûn üzere iki akça ihbâriyye gümrükden tevcîh oluna. Ve mahlûl satmakdan ağaları hazer edüp, Eşkinci ve mütekāʿid esâmeleri alınup satılmaya. Ve mütenebbih olmayanların bilâ-imhâl haklarından geline. Ve yalnız bunların teʾdîbi ile iktifâ olunmayup, hılâf-ı kānûn hareket vukūʿunu tecvîz ve yâhûd istihbârda kusûr eylediği içün Nâzır ve Ağa ve sâyir zâbitân mazhar-ı teʾdîb olacağları mukarrer olmağla, ana göre dikkat eyleyeler. Ve mütekāʿidlerin mevâcibi iʿtâsında sâhib-i esâmî [Ü2 94b] olduğu tahkīk olunarak ʿulûfesi verile. Ve zâbitân ellerinde kānûndan mukaddem bulunan Eşkinci ve mütekāʿid yevmiyyelerini rızâlarıyla ve ağaları maʿrifetleriyle Nâzır'a teslîm ve hazîne-mânde oluna. Nizâmdan sonra o makūle zâbitân esâmî vermeyüp, ketm ederler ise Ocağ'dan tard ve mazhar-ı eşedd-i ʿikāb kılına. Ve Ocak'da mesbûku'l-hidme pîr ve ʿamel-mânde neferâtın yevmiyyesi nısfı mikdârına varınca ve Kethudâ'ya yüz yirmi ve Kethudâ-yeri'ne doksan ve Çorbacı'ya seksan akça gümrükden tekāʿüd vazîfesi verilmek câyiz ola. Ve eğer bunlar muhârebede mecrûh ve hıdmete liyâkatleri kalmadığı baʿde'l-iltiyâm tehakkuk eyler ise, merhameten dahi ziyâde tekāʿüdlük vazîfesi hıdmet ü istihkākına göre verilüp, o mikdârı tecâvüz etmamek ve bu vechile neferin biri tekāʿüd oldukda, esâme-i sâbıkı yerine tahrîr olunacak neferin ismine tasrîh ile Nâzır'ı ve Ağa'sı ʿarz eyleyeler. [Ü1 89a] Ve kezâlik vakt-i hazar hıdmet-i lâzıma ruʾyet eder iken sakat ve muhârebe hengâmı mukābele-i aʿdâda mecrûh ve ʿamel-mânde olan neferâta yevmiyyesi mikdârı gümrükden tekāʿüdlük vazîfesi ihsân olunup, sâbıklarda olduğu gibi şefâʿat ü recâ ve bertîl ü rîşâ ile vazîfe-i tekāʿüd verilmek memnûʿ ola. Ve mütekāʿid olacak şahıs bi'n-nefs sadrıaʿzamların manzûru olmadıkça tekāʿüd vazîfesine müstehakk olmaya. Ve tahrîrât ile tekāʿüdlük tevcîhi câyiz olmaya. Ve kānûn târîhinden sonra gümrükden tekāʿüd vazîfesi tevcîh olunanların vazîfeleri ne ise ʿulûfe ihrâcında maʿrifet-i Nâzır ile topdan gümrükden getürdilüp, Eşkinci mevâcibi gibi tevzîʿinden sonra, Nâzır ile Topçu-başı ve zâbitân-ı [Ü2 95a] Ocak maʿrifetiyle neferât mevâcibi gibi vazîfeleri tevzîʿ oluna. Hengâm-ı seferde Nâzır ve Ağa sefere gitdiklerinde, Âsitâne'de kalacak Nâzır ve Ağa Vekîli kezâlik tekāʿüd vazîfelerini mevâcib ihrâcı ʿakabinde gümrükden temâmen getürdilüp, sergi ferşiyle tevzîʿ oluna. Topçu tekāʿüdleri vezâyifi gümrükden havâle olunmak cihetiyle Ocak'dan çıkmış olmayup, yine vazîfeleri Ocak'da verileceğine binâʾen, vakt-i sefer Âsitâne'de vâkiʿ olan Ocak hıdmetini kadîmi gibi Topçu tekāʿüdleri ruʾyet edeler. Ve mahlûl vukūʿunda derhâl Nâzır ve Ocağlu tarafından ihbâr olunup, iki akça ihbâriyyesi tevcîh ve kusûru hazîne-mânde oluna. Ve tekāʿüd vazîfelerini alup satmak memnûʿ olup, eğer biri satup işlemişi almağa âharı varırsa verilmeyüp, derhal hazîne-mânde olunup, bâyiʿ ve müşterî mazhar-ı ʿîkāb ola. Zikr olunan ortaların çorbacıları taşraya me'mûr kılınmayup, me'mûriyyeti iktizâ eyler ise mükemmelen baʿzı zâbitân ortasıyla taʿyîn oluna. Ve bir mahalle mükemmel [Ü1 89b] orta taʿyîni lâzım gelmeyüp, bir-iki kıtʿa top göndermek iktizâ ederse, ortaları zâbitânından münâsibi Sergerde nasb ü taʿyîn olunup, her bir ortaya verilecek on kıtʿa topun yüz defʿa atılacak mikdârı barut ve yuvarlakları ve cebe-hâne mühimmâtı ve levâzım-ı sâyiresi her ne ise ortasıyla beraber olmak ve her bir topun levâzımı başka başka tefrîk ve verâsından ayrılmamak şart-ı kavî ola. Ve top ʿarabacıları, topçuların yamağı gibi olmağla, her bir topa iktizâ eden ʿArabacı neferâtı, ʿArabacı Ocağı kānûnuna derc olunacak olmağla, mûcebiyle hareket oluna. [Ü2 95b] Her bir ortaya onar top tertîb olunup, kifâyet eylemediği hâlde iktizâsına göre ziyâde olunmak ve ol mikdâr neferâtın tekmîli vakte mevkūf olup, şimdilik ikişer üçer top tertîbinden başlanup, neferâtlarıyla tekmîl olundukça, refte refte birer ikişer top dahi ʿilâve ve neferâtı ikmâl olunarak onar topa iblâğ olunmak, dahi ziyâde tertîb lâzım geldikde, cümle toplar inşâ'allâh beş yüze iblâğ olunup, râbıtası verilmek ve işbu nizâm her ortaya onar top iʿtâsı farazıyla olup, dahi ziyâde top ʿilâvesi ve ol toplara neferât tahrîri ber-vech-i âtî mülâzım kara-kullukçuların dahi bu tertîbe tevfîk ile teksîri lâzım gelmekle, bu minvâl üzere her bir ortanın Topçu ve kara-kullukçuları iki yüz elliye bâliğ olup, dahi ziyâde top ʿilâvesiyle neferât tahrîri iktizâ eyledikde, bir ortanın bundan ziyâdeye tehammülü olmayup, müceddeden yirmi beşden fazla orta küşâdı câyiz ola. Ve cümle Ocağ'ın yevmiyye mevâcib ve zâbitân meʿâşı ve taʿyînâtları vech-i âtî üzere merʿî ola. Topçu-başı Ağa'ya senevî [Ü1 90a] otuz bin guruş meʿâş ve yevmiyye yirmi beş kıyye lahm ve seksan çift nân ve Topçu Ocağı Nâzırı'na yalnız senevî yedi bin beş yüz guruş meʿâş ve Topçu Kâtibi'ne senevî altı bin guruş meʿâş ve yevmiyye sekiz kıyye lahm ve otuz iki çift nân-ı ʿazîz ve Topçu Ocağı Kethudâsı'na senevî yedi bin beş yüz guruş meʿâş ve yevmiyye sekiz kıyye lahm ve otuz iki çift nân ve Kethudâ-yeri'ne Çorbacılığ'ından fazla senevî bin beş yüz guruş meʿâş ve yevmiyye üç kıyye lahm ve on iki çift nân ve yirmi beş çorbacıların [Ü2 96a] her birine senevî biner guruş meʿâş ve yevmiyye ikişer kıyye lahm ve sekizer çift nân ve Çavuş'a Çorbacılığ'ından gayri senevî bin beş yüz guruş meʿâş ve yevmiyye iki kıyye lahm ve sekiz çift nân ve Kapu Çukadârı'na yalnız senevî yedi yüz elli guruş meʿâş ve bir topun tertîbi bir nefer top ustasına yetmiş beş akça yevmiyye ve on beş akça kisve-behâ ve bir nefer top ustası yamağına elli akça yevmiyye ve on akça kisve-behâ ve sekiz nefer Topçu neferâtına otuz altıdan elliye varınca ikişer akça tefâvüt ile üç yüz kırk dört akça yevmiyye ve bir ortanın tertîbi Çorbacısı'nın meʿâş ve taʿyînâtı bâlâda beyân olunduğu vech üzere bir nefer Oda-başısı'na yüz beş akça yevmiyye ve on beş akça kisve-behâ ve bir nefer Vekîl-harc'a seksan beş akça yevmiyye ve on beş akça kisve-behâ ve bir nefer Bayrakdâr'a seksan akça yevmiyye ve on beş akça kisve-behâ ve on nefer top ustasının her birine maʿa-kisve-behâ doksanar akça yevmiyye ve on nefer top usta yamağının her birine maʿa-kisve-behâ altmışar akça yevmiyye ve seksan nefer Topçu neferâtına maʿa-kisve-behâ üç bin dört yüz kırk akça yevmiyye ve bir nefer Aşcı'ya yetmiş beş akça yevmiyye ve on beş [Ü1 90b] akça kisve-behâ ve bir nefer Baş-karakullukçu'ya elli akça yevmiyye ve on akça kisve-behâ ve bir nefer Sakā'ya otuz akça yevmiyye ve on akça kisve-behâ ve on beş nefer Kara-kullukçu ve mülâzimânın her birine maʿa-kisve-behâ otuzar akça yevmiyye ve Ağa Ortası'na mahsûs olarak ziyâde olan yirmi nefer Kara-kullukcu'nun her birine maʿa-kisve-behâ otuzar akça yevmiyye ve bu cümle ortalardan mâʿadâ [Ü2 96b] Kâr-hâne ve Top-hâne hidmetinde olmak üzere tertîbi iktizâ eden neferâtdan bir nefer Serrâc-bâşı'ya yetmiş beş akça yevmiyye ve on beş akça kisve-behâ ve otuz nefer kara-kullukçuların her birine maʿa-kisve-behâ yirmişer akça ve yirmi nefer mülâzımlarının her birine maʿa-kisve-behâ onar akça yevmiyye ve tertîb-i mezkûr üzere her bir ortaya on top verilüp, her ortanın Aşcı ve Kara-kullukçu ve Oda-başı ve sâyir zâbitânıyla neferâtı min-haysü'l-mecmûʿ yüz yirmi iki ve yalnız Ağa Ortası'nın yüz kırk iki neferi olmağla, yirmi beş ortanın üç bin yetmiş neferi ve Kullukçu ile bi'l-cümle Topçu Ocağı, zâbit ve neferi üç bin yüz yirmi bir nefere bâliğ olup, her bir ortaya onar top verilüp, dört kıtʿası sürʿat topu oldukda, her sürʿat topuna onar nefer tüfeng-endâzdan beher ortaya kırkar nefer tüfeng-endâz zamm ile cümlesi Ağa ve Kâtib ve yamaklarından mâʿadâ dört bin yüz yirmi bir nefer olmak iktizâ eylediği ve Top-hâne'de fi'l-asl mühimmât zabt u tahrîrine meʾmûr olan Rûznâmçe Kalemi'nin Rûznâmcısı ve dört nefer şâgirdânı olup, bunların nizâmı dahi Rîzendegân ile tanzîm olunacağı ve yirmi beş ortanın taʿlîm günleri neferâtını yoklayup, mevcûd ve nâ-mevcûdunu tahrîr içün Ocak Kâtibi maʿiyyetine iki nefer Kâtib taʿyîn olunup, senede [Ü1 91a] beşer yüz guruş meʿâş tertîb oluna. Ve bu iki Kâtib'in elverüp vermeyeceği Nâzır ile Kâtib'in reʾyine havâle oluna. Rîzendegân neferâtının nizâmı baʿde'l-müzâkere karar-gîr oldukda, Top-hâne mühimmâtı şurûtunda başka bir mâdde olup râbıtası [Ü2 97a] verile. Ve Tulumbacı neferâtı heyʾet ve nizâm-ı sâbıkları üzere ʿalâ hâlihî ibkā oluna. Ve işbu Topçu Ocağı mâddesine dâʾir bundan sonra baʿzı fâyide ve lüzûmu müştemil ve şurûtunu mukavvî revâbıt hâtıra gelürse, baʿde'l-ʿarz istisvâb olunursa, işbu kānûn-nâmeye tezyîl câyiz ola. İşbu nizâmât ʻatebe-i ʻaliyye-i hazret-i Tâc-dârî'ye ʻarz olundukda: “İşbu kānûn-nâme-i hümâyûnum ittifâk-ı ârây-ı ʻulemâ ve erbâb-ı şûrâ ile tertîb ü tanzîm ve pesendîde-i Mülûkâne'm olmağla, ilâ-mâ-şâ'allâhü Teʻâlâ düstûru'l-ʻamel tutulmak üzere iktizâ eden mahallere kayd oluna. Ve kānûnum olmağla, bir vakitde hılâfına cesâret vukūʻa gelmeye. Mugāyiri hareket eder olur ise haklarından geline" deyü hatt-ı hümâyûn-ı mevhibet-makrûn şeref-sudûr oldu.
Attribution
Citation:
"Zikr-i nizâm-ı dûdmân-ı Topçuyân", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_147.html
Item Details
Title:
Zikr-i nizâm-ı dûdmân-ı Topçuyân
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1210
Source:
Hüseyin Sarıkaya
Format:
text/plain
Language:
ota