Maʿlûm ola ki, yedi yüz târîhlerine karîb mülûk-i ʿÂl-i ʿOsmân ceʿalallâhu saltanatehüm ilâ âhırı'z-zemân hazerâtı şems-i tâbân gibi zulmet-gede-i ʿâleme pertev-efşân-ı ʿadl ü ihsân olduklarında, tahsîl-i rızây-ı Hudâvend-i bî-minnet ve ihrâz-ı derece-i dünyâ ve âhıret maksadıyla gazâ vü cihâdı ʿâdet ü pîşe ve iʿlâ'-i kelimetullâhı fikr ü endîşe etmeleriyle, esahh-ı rivâyet üzere sevâd-i cemʿiyyetleri altı yüz kadar merd-i neberdden ʿibâret olan ceyş ile gazâya ibtidâ ve yâverî-i ʿinâyet-i Kibriyâ ile feth ü teshîr eyledikleri etrâf u ercâ ve zavâhî vü enhâyı vâhiden-baʿde-vâhidin ber-vech-i iktâʿ guzât-ı zafer-simâta tahsîs ü iʿtâ eylediklerine binâ'en, hâsıl olan aʿşârından o makūle erbâb-ı necdet, kesb-i [Ü2 45a] kuvvet ve taraf taraf aʿdâya izâka-i şerbet-i fenâ vü heleket eyledikleri mütetebbiʿân-ı ahbâr-ı eslâf olanlara zâhir bir keyfiyyet olup, giderek esâs-ı mülke rasânet ve dâyire-i saltanata vüsʿat gelmekle, cünd-i mezkûrun ʿadedleri mütekessir ve havel ü hademleri vâfir olup, şöyle ki, nân-pârelerinin reyʿ ü nemâsına göre merdân-ı cân-sitân ile seferber ve vardıkları mahallerde maslahat görüp, mugtenem-i fevz ü zafer olurlaridi. Bu asker-i [Ü1 43b] mümtâzın meʿârik ü meşâhidde hünerleri müşâhede olunup, zimâm-ı tasarruf u istihdâmları bir râbıta-i kaviyyeye rabt olunmak devâm ü bekālarına sebeb olacağını eşrâf-ı eslâf ictihâd etmeleriyle, refte refte şurût-ı kaviyyeye rabt ve eşhâs ve esmâları cerâyid-i Hâkāniyye'ye sebt ü zabt ve iki yüz sene kadar bu râbıta, nesak-ı vâhid üzere cereyân edüp, nizâmât-ı asliyyeleri vâreste-i tegayyürât-ı halel ü habt olmak mülâbesesiyle, savlet-i şîrâneleri ebdân-ı aʿdâya zelzele ve savt-ı hâyil-i ʿazîmetleri sevâmiʿ-i aʿdâya velvele verüp, zûr-bâzû-yı gayretleri ile niçe büldân ü memâlik meftûh ve tavr-ı dilîrâneleri vukūʿ bulan muhârebelerde pesendîde vü memdûh olup, dâ'ire-i Saltanat'a rükn-i rasîn ve heykel-i devlete hısn-ı hasîn olmuşlar idi. Şurûtlarına riʿâyet ve hılâfına zâhib olanlara eşedd-i siyâset mütehakkıku'l-vukūʿ olduğuna binâ'en, miknet ü kuvvetleri bir dereceye resîde olmuşidi ki, bin târîhlerine karîb zemânda Nemçelü Budin üzerine hareket ü hücûm eylediğini Mîr-i mîrân-ı Rumeli Sûfî Mehmed Paşa istimâʿ ve üç
gün zarfında mümkinü'l-ictimâʿ olan [Ü2 45b] erbâb-ı zeʿâmet ve tîmâr ile Budin'e ilgār ve hamle-i ûlâda sufûf-ı aʿdâyı hark u târumâr ve top ve cebe-hânelerin zabt ile yetmiş bin küffârı kantara-i seyfden imrâr eylediği resîde-i serhadd-i iştihâr olmuşdur. Murûr-ı ezmân ve tegayyürât-ı melevân ile şîrâze-i nizâmları muhtell ve cism-i şurûtları muʿtell olup, eben-ʿan-ceddin kendülerine intikāli meşrût olan nân-pâreler, giriftâr-ı dest-i ecânib ve tuʿme-i ehl-i hirfet ve hademe-i erbâb-ı merâtib olup, hılâf-ı şurût istedikleri mahallerde temekkün ü istikrâr ve bu cihetle reʿâyâ vü berâyâ [Ü1 44a] giriftâr-ı düşâha-i mazarrat u hasâr olduklarından gayri, mütegallibe gürûhu fürce-yâb-ı fesâd ve zeʿâmet ve tîmârları bedel-i nâ-çîze katʿ ile tahrîb-i bilâd eyledikleri ve kalîlü'n-nemâ ve iʿtibârdan sâkıt olan nân-pârelere rağbet olunmayup, baʿzı derd-mendân yedinde ibkā olunmuş olmağla, dest-res oldukları nemâ havâyic-i zarûriyyelerine vefâ etmediğinden başka, vakt-i sefer bi'l-külliyye ʿâciz ü muztarr olduklarından, ekserîsi bî-kayd-i esb ve şemşîr ve bî-gāyile-i giyâh ü şaʿîr ʿisâllerine tevekküʿ ve zılâl-i ekâbire tefeyyüʿ ile ordulara gelüp, birer cihetle tahsîl-i meʿâş ve imrâr-ı evkāt-ı ceng ü savâş ederleridi. Darb-ı şemşîr-i zûd-ı te'sîrlerinden dimâʿ-i aʿdâ rîhte ve sinân-ı cân-sitânları hûn-ı şengerf-i reng-i Frenk ile âmîhte olan cünûd-i zafer-mevʿûdun takviye-i bâzû-yı miknet ü kudretleri zımnında taraf-ı Pâdîşâhî'den muhassas erâzî-yi kesîrü'l-mahsûs “Halakallâhu li'l-hurûbi ricâlen ve ricâlen li-kasʿatin ve serîd” makālini tefevvüh eden eşhâsa tuʿme-i dühn-i tereffüh olup, ricâl-i harb u darbın kalîlü'l-fevâyid ıktâʿ ile [Ü2 46a] tâyir-i münkesirü'l-cenâh gibi seferber olması kesr-i sûret-i askerîyi mûcib bir emr-i gayr-i maʿkūl olduğundan gayri, intiʿâş-ı beden-i insânî rûh-ı hayvânî ile hâsıl olduğu gibi, devletlerin bekāy-ı heyûlâsı dahi, vücûd-ı asker ve nizâm-ı leşker ile mümkin olduğu âyîne-i gîtî-nümâdan mücellâ vü sâff ve safahât-ı ecrâm-ı semâviyyeden şafâk olan tabʿ-ı tâb-nâk-ı Mülûkâne'ye müncelî olduğundan, bahr-i teyyâr-ı gayret-i fıtriyyeleri mütemevvic ve eser-i hamiyyet-i Husrevâne'leri müteheyyic olup, bekāy-ı nizâm-ı aslîleriyle sebeb-i tekavvî ve tekessür olacak baʿzı esbâb-ı lâzimenin ʿilâve vü terakkīsine irâde-i kātıʿa-i Cihân-bânî'leri cereyân ve iltihâk-ı efkâr [Ü1 44b] ve ictihâd-ı uli'l-ebsâr ile şurût-ı kadîmelerine baʿzı izâfât-ı mefrûza zamm olunup, ilâ-âhırı'z-zemân düstûru'l-ʿamel olmak içün sûret-i nizâmlarının bâlâsı hatt-ı şerîf ile bâhirü'l-ʿunvân kılındıkdan sonra, Kalem'e kayd ve defʿ-i iʿtirâzât-ı ʿAmr
u Zeyd kılınup, hılâfı üzere harekete cesâret eden eşhâs-ı liʾâm, mazhar-ı gazab-ı Şehriyâr-ı enâm ve nefes-i vâpesîni, giriftâr-ı füvâk-ı inʿidâm olacağı ifhâm olunup, sûret-i nizâmları ma'lûm olmak içün ve bu bâbda dahi ser-zede-i zuhûr olan himmet-i bülend-i Şâhâne bilinmek içün mecelle-i vekāyiʿa sebti istihsân ve vech-i âtî üzere şurût-ı sâlife vü ânifeleri güzârende-i hâme-i beyân kılındı.
Zikr-i himmet-kerden-i Şehriyâr-ı sütûde-haslet be-nizâm-ı erbâb-ı tîmâr ve zeʿâmet
Attribution
- Citation:
- "Zikr-i himmet-kerden-i Şehriyâr-ı sütûde-haslet be-nizâm-ı erbâb-ı tîmâr ve zeʿâmet", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1794_108.html
Item Details
- Title:
- Zikr-i himmet-kerden-i Şehriyâr-ı sütûde-haslet be-nizâm-ı erbâb-ı tîmâr ve zeʿâmet
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1210
- Source:
- Hüseyin Sarıkaya
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota