[218b] Terceme

Müteveffâ-yı mümâ ileyh Revân ile Kars miyânında Nâdir Şâh ile vâkiʻ olan cengde Yegen Paşa ile mevcûd Mîr-i mîrân'dan Ahmed Paşa'nın oğlu el-Hâc ‘Ali Bey'in sulbünden bin yüz elli beş târîhinde zuhûr edüp, maskat re’s-i olan mahrûse-i Selânik'de nemâ-yâfte-i iştihâr ve esfâr-ı sabıkada me'mûriyyetle baʻzı mahallerde bulunup, meşk-i ceng ü peykâr ederek hıtâm-ı seferde Âsitâne'ye kādim ve müteşahhisân-ı ‘asra müstenid ü mülâzım olup, o hilalde Duhân Gümrügü'nün eshâm iʻtibârıyla tâliblerine fürûht olunması tergīb ve zabt u idaresi nakd-i gîrân-ı ‘asr iʻâneti ile mûmâ ileyhin ‘uhdesine ihâle olunmak tasvîb olunmuşidi. Bidâyet-i hâl ve teʻaddüd-i sâl takrîbi ile mâl-i vâfir iktinâ ve Şeyhbendî-oğulları'nın çiftliklerini semen-i bahs ve bedel-i ehass ile cânib-i mîrîden iştirâ edüp, çiftliklerde mevcûd olan zahîre-i kesîreyi beyʻ ve havl-i havelân ile bu mâddeden dahi iktisâb-ı nemâ vü rey‘ eylediğinden fazla, mutasarrıf olduğu Selânik memlehası hafiyyü'l-mahsûl ve vakt-i revâcda fevâyidi fevku'l-meʼmûl olan mukātaʻâtdan olup, kezâlik Girid Defterdârlığı mukātaʻasından Ahyolu mukātaʻası idâresinden ve Karahisar-ı şarkî şeb-hânesinden ve Selânik'de olan ziyâʻ u kurâdan ve bâ-husûs tasarrufât-ı hâriciyye ile hâsıl olan mekâsib ü fevâyidden kuvvet-i mâliyyeye mâlik olup, aralık aralık baʻzı ‘avârızâta sarf-ı mâl eylediyse dahi müddehar-ı aslî ve vâridât-ı tabîʻîye nazaran miknet ü kudretine vehn ‘ârız olmayup, müddet-i hayâtı vüsʻat-i hâl ile murûr ve ne mahalde bulunduysa esbâb-ı tüvân-gerî-yi eyyâm-ı zûd-güzârını hem-reng-i mevsim-i ‘îd ü sûr etmişidi. Nazm: İze'ştehâ yevmen luhûme'l-gatâ Yesra'u he'l-cevvü bi-enfâsihî Bir aralıkda çirk-âb-ı lehv ü tarabdan dest-şû-yi ferâğ ve ebhire-i meʻâsîden tathîr-kerde-i dimâğ olup, meşgūf-1 hubb u heyâm derîde-kabâ-yı şevk ü garâmı olduğu [219a] nev-reste-gân-ı müşkîn-i külâlenin temâşâ-yı mir'ât-i cemâline hursend ve nazar-1 pâk-bâzîye dil-bend olduğu hâlde ıskāt-1 farîza içün hacca ‘azîmet ve mehâzin-i iktidarında mevcûd olan nukūddan sarf ile beyne'n-nâs kesb-i sît-i sehâvet edüp, bir müddetten sonra tekrâr taʻmîr-i Medîne-i münevvere meʼmûriyyeti ile dem- sâz-ı hevâ-yı Hicâz ve ağayân-ı Harem ve ehâlî ile maʻreke-perdâz olarak terk-i me'mûriyyete âgāz ve erâzî-yi Necid'den i'ânet-i hafîr ile Bağdad'a ve andan Asitâne'ye gelüp, bu vaz‘-1 nâ-sâz meşârib-i evliyâ-yı devleti ber-hemzede-i gayz u işmi’zâz edüp, kabā-yı bekā-yı hayatı çâk-çâk-ı hançer-i kahr olmak cezm-kerde-i kâffe-i nâs iken, baʻzı mürüvvet-mendân-ı vakt, efrâşte-i rû-yi şefâʻat ve Anapa me'mûriyyetini tahsîl ile hakkında icrâ-yı mâ’ül-hayât ‘inâyet edüp, bu vartadan dahi tahlîs-i cân ya'ni ba'de-bürhetin mine'z-zemân Anapa'dan Asitâne'ye revân olup, sefer zuhûrunda erbâb-ı kerr ü ferr ile hem-ʻinân ve Muhâdiye ve Nezârete'de vâkiʻ melâhimde mişvârı nümâyân ve emvâl-i vâfire sarfıyla müşârun ileyh bi'l-benân olup, bundan sonra bir iki defʻa dahi seferde bulunup, nukūd-ı vüsʻ ü kudretini sarf eyleyerek sefer ber-taraf ve sımâh-ı râhatı henüz gûşvâre-i ferâğ ile müşennef olmuşiken, İsmâʻîl Kalʻası binâsına me'mûr ve târîh-i mezkûrda hem-dem-i ehl-i kubûr oldu. Mûmâ ileyh lücûc u ʻacûl ve mütehevvir-i gayr-i hamûl, mübtelâ-yı muʻâraza vü cedel ve hod-pesend ü müşevveşü'l-ʻamel olup, lâzıme-i müvâsât ü müdârâdan bî-haber ve umûr-ı dünyeviyye içün dil-teng ü muğber olduğu şahs-ı muʻârız hakkında "şerrün eherra" idi. Ancak tabʻında sıfat-ı semâhat ü sehâvet ve zâtında cevher-i civân-merdî vü şecâʻat müstekin ve Devlet-i ʻaliyye tarafından me'mûr olduğu mahallere ʻazîmetde izhâr-ı imtinân etmediği müteʻayyin olduğundan başka, muhabbet-i sâdât-ı sûfîyye ile müştehir ve fî-külli şehr fukarâya [219b] bin gurûş vazîfe verdiği mütevâtirdir. Mûmâ ileyh sâye-i Devlet-i ʻaliyye'de mahsûd-ı erbâb-ı câh u iʻtibâr olacak derecelerde kesb-i iktidâr etmişiken, tıbâʻ-ı beşeriyyede ʻarz-ı gayr-i muvâfık müfârik olan hırs u şereh iktizâsıyla bu hılâlde tevfîr-i mevcûd dâʻiyesine düşüp, Tuna havâlîsinde vâkiʻ mukātaʻât ve sâyir vâridât-ı nâsı ʻanifen ve lutfen sûret-i iltizâmda tahlîs ve hâsılâtını nefsine tahsîs eylediğinden fazla, sevâhil-i mezkûrenin sâyir erzâkını dahi ber-vech-i selem mübâyaʻa vü iddihâr ve bir mikdârını intizâr-ı vakt-i revâc ile der-enbâr ve bir mikdârını li-ecli'l-beyʻ Âsitâne'ye irsâl ile tahsîl-i fâyide-i bî-şümâr eylediğini Tuna tüccârı istihbâr edüp, emr-i meʻâşlarına fesâd ve kârlarına kesâd terettüb eylediğini idrâk eylediklerinden gayri, kâffe-i erbâb-ı hiref ü sanâyiʻ miyânında tefâvüt-i iktisâb-ı menâfiʻden nâşî, hudûs eden tezâgun u tenâfüs emr-i hükmî olduğuna binâ'en, zikrolunan tüccâr maslahatlarına tâb ve hasımlarına ıztırâb vermek kasdıyla mübâyaʻa-i zehâyirden memnûʻ ve teklîf-i nevl ile medfûʻ olduklarını beyân ve hâliyyü'l-cerâb sıfru'l-yed ʻavdet eylediklerini mutazammın ʻarz-ı hâl ile hasîr-pâre-i şekvâyı sûzan eylediler. Şikâyetleri hakka şebîh mugālata nev'inden ise dahi şahs-ı vâhide inhisâr-ı menâfi‘ nüfûs-ı mütekessirenin meclûbâtına bi-hasebi'z-zâhir mâni‘ ve o makūle me'mûriyyet hılâlinde şey'-i âhar ile iştigāl-i mâdde-i asliyyeye îrâs-ı fütûr eyleyeceği istidlâl olunduğundan, şikâyetleri müsmir ve hakkında meşrebü'l-‘azb-i teveccüh mütegayyir olup, tevbîhi mutazammın baʻzı tahrîrât ile inzâr olunmuşidi. Birkaç seneden berü lutf u nevâzişle dâmen-efşân-ı 'ucb u gurûr olan şahs-ı gāfil ü memkûr, ümmîd etmediği vaz‘-1 tâkat-şiken ile nazardan sâkıt u mehcûr olduğunu ihsâs ve zâtında merkûz olan ‘acele ve ‘adem-i te'ennî hasebiyle me'mûr-ı binâsı olduğu kal‘anın baʻzı mahallerinde müşâhede-i vehn ü indirâs edüp, [220a] ictimâ‘-1 mâddeteyn mûmâ ileyhe bâʻis-i havf ü hirâs olmağla, giderek müte'essir ü münfaʻil ve o hılâlde ‘illeti hummâ-yı muhrikaya mütebeddil olup, çok geçmeden cisr-i fânî-yi dünyâdan güzâr ve terk-i dağdağa-i rûzgâr eyledi. Karafer[y]e sükkânından olup, Sitte kuzâtına el-yevm Tahta-başı olan Zihnî Efendi müteveffâya müte‘allik ü mütemahhız ve kâffe-i dâd u sitedine müteʻarrız olup, mûmâ ileyhin fevti haberi vürûdunda "İnne'l-belâ’e müʼekkelün bi'l-mantıki" mefhûmu üzere hılâf-ı rızâ akvâl-i lâgıyeye ictirâ eylediğinden Bostâncılar'a kaldırılup, rü'yet-i hisâb 'akabinde tavassut-ı şüfeʻâ ile sebîli tahliye ve bu vesîle ile lisân-ı gayr-i mazbût ve devâyir-i kibâra nakl-i havâdis ile merbût olan sebük-ma[g]zân-ı zemân ber-vech-i îhâm u terviye, teʼdîb ü terbiye olundu.
Attribution
Citation:
"[218b] Terceme", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_374.html
Item Details
Title:
[218b] Terceme
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1208
Source:
Yavuz Bülbül
Format:
text/plain
Language:
ota