Ahvâl-i İskenderiyye ve müteferrik-şüden-i ʻasker-i Vâlî-yi Rumeli

İskenderiyye Mutasarrıfı olan Kara Mahmûd'un tefâsîl-i ahvâli Cild-i Evvelde mastûr olup, birkaç defʻa izâlesi irâde olunmuşiken, kuvve-i istidrâciyyesi hasebiyle ele girmeyüp, cülûs-ı hümâyûn vukūʻunda "Dârû süfehâʼeküm" medlûlünce şâyed lutf-ı medâr ile istihdâm u islâhı kābil olur deyü cerâyim-i sâbıkasından igmâz ve kezm-i gayz ile mücâzât-ı vâcibesinden iʻrâz olunduğundan gayri vezâret tevcîhi ile kadri tenvîh olunup, teʻahhüdü üzere sefere taʻyîn ve Anadolu Eyâleti, mutasarrıf olduğu İskenderiyye'ye ʻilâve olunup, mansıb-ı mezkûrdan bir senede hâsıl olacak altı yüz kîse ber-vech-i pîşîn tarafına irsâl ve taleb-kâr olduğu ʻasâkir rü’esâsına ısdâr-ı misâl ile gûyâ huşûnet-i tab'ı temrîn olunmuşidi. ʻAsâkir-i der-be-derini ser-i nuhûset eserine cemʻ edüp, Vidin'e doğru râyet-keş-i ʻazîmet ve hılâl-i râhda butû’-ı hareket ile kazâ-be-kazâ fukarâyı pâ-zede-i hasâret [193b] ve şiddet-i şekîme erbâbından olmak takrîbi ile memerr-i ʻaskerinde vâkiʻ mütemevvilân-ı nâs mevcûdlarını fidyetü'r-re's eyleyüp, bu sebeble nüfûz-ı gayr-i maʻdûdeye dest-res ve bâyin-i cümle müteneffisân-ı etrâf havf-ı fetk ü batşından münkatıʻu'n-nefs olup, bu hâl-i mûcebü'l-melâl ile Vidin sahrâsını madrab-ı hıyâm ve kırk bin ta'yîn talebiyle me'mûrları mübtelâ-yı ʻillet-i sersâm eyleyüp, ellerinde mevcûd olan mâl-ı mîrîyi celb ve sâyir eşyalarını nüfûd-ı nükūd hılâlinde refte refte gasb ve müddet-i kalîle mürûrunda mütâreke vukūʻunu istimâʻ ile ikāmetden imtinâʻ ve fi'l-hâl geldiği tarafa ʻaskerini ircâʻ eylediğinden gayri, ordusuna müretteb olan mühimmâtdan mütehammil olabildiği levâzımâtı istishâb ve etrâf u eknâfı harâb eyleyerek İskenderiyye'ye şitâb edüp, tahsîl-i tumâ'nînet ü sükûn ile ser-dâde-i vâdî-yi cünûn olup, hevâsına muhâlif olanları hükmüne râm etmek sevdâsıyla İskenderiyye'den hareket ve İlbasan'a dek gelüp, pîrâmen-i memleketde bedhâh zanneylediği halkın baʻzısını iʻdâm ve baʻzısını reh-peymâ-yı inhizâm edüp, taraf-ı devletden nasîhat-âmîz tahrîrât irsâli ile egerçi 'avdet ve ısgā-yı pend ü nasîhat etmişidi. Ancak şakī-yi merkūm da‘vâsında müteferrid ve zabt-ı memâlik buhârı dimâğına mütesâʻid olduğundan gayri, Rumeli'nin ekser mahalline itâle-i dest-i tegallüb ve icrâ-yı mel‘anet içün her bâr vukū‘-1 fursata terakkub ve haylice hâzim geçinüp, umûrunda te’ennî ve gâh u bîgâh Devlet-i 'aliyye'ye dest-güşâ-yı temennî olduğundan gayri, ıstıyâd-ı kulübü'l-eşrâr "Lâ-yümkinü illâ bi-müsâʻadeti'l-evzâr" mefhûmunca dâyire-i mefsedetinde ictimâʻ eden erâzil-i muhtelifetü't-tıbâʻa müsâʻade ve menâhî vü melâhîye rızâ-dâde olarak hetk-i nâmûs-i şerîʻat ve tahfîf-i şân-ı Saltanat ve taht-ı yedinde olan memleketde icrâ-yı hükûmet [194a] mümkin olmayup, bu takrîb ol havâlî hükkâm-ı şer‘-i şerîfden hâlî ve mukātaʻât ve sâyir îrâdât-ı devlete kat‘i çok zemândan berü müstevlî ve bâ-husûs işbu seferde emvâl ü edevât-ı kesîreye mâlik ve bu kuvvet ile bi'l-külliyye girîve-i ‘isyâna sâlik olup, şakī-yi merkūmun reftâr-1 bagy-ı âsârına gayret-i Mülûkâne gayr-i mütehammil ve tîg-i siyâset ile müste'sal olması emrinde ittihâd-ı kelime hâsıl olduğundan fazla birâderi olan İbrâhim Paşa bâgī-yi merkūmun hareketinden müşme'iz ü müteneffir olduğuna binâ'en, İskenderiyye'den firâr ve birâder-zâdesi olan Mehmed Paşa'yı Âsitâne-i sa‘âdet'e tisyâr edüp, şakī-yi merkūmun zamîr-i habâset-semîrinde merkûz olan sû-i niyyet ü mefsedeti tebyîn ve zann-ı erkân-ı Devlet'i îsâl derece-i yakīn edüp, bundan sonra şer‘-i şerîf tarafına mürâcaʻat ve şakī-yi merkūmun i‘dâmiyçün Şeyhulislâm-ı vakt cânibinden istiftâ ve i‘tâ-yı ruhsat olunmağla, vezâreti ref ü ilgā ve İskenderiyye Sancağı sâlifü'z-zikr birâderi İbrâhim Paşa'ya tevcîh ü i‘tâ ve Rumeli Vâlîsi Vezîr Ebû Bekir Paşa üzerine me'mûr kılınup, eyâlet<> 'askeri ve ahz-ı sâr dâʻiyesinde olan Beglerbegiler ve sâyir sunûf-ı ecnâd ihtişâd eylediği hılâlde müşârun ileyh hareket ve kemâl-i teyakkuz u intibâh ile Ohri semtlerine ilkā-yı raht-ı heybet eyledikde, Kara Mahmûd gayzından mânend-i Nemrûd olup, cem'-i şeyâtîn-i cünûd ile Leş Kalʻası muhâzâtına vürûd ve mukābele kasdıyla isbât-ı vücûd edüp, Vezîr Bekir Paşa'nın Leş Kal‘ası'na tekarrübünü istima‘ min-tarafillâh kalbine ruʻb u hirâs tareyânıyla terk-i cidâl ü nizâʻ ve İskenderiyye'ye cân atup, menâʻat u hasâneti meşhûr-ı afâk ve feth ü teshîri müstelzim-i enva‘-ı meşâk olan İskenderiyye Kalʻası'na tahsîn eylemişidi. Berü tarafdan Bekir Paşa ‘askerini iki kol edüp, mukābele niyyeti ile Leş'e vüsûl ve hasm-ı hîle-kârın rücûʻnu tahkīk ile [194b] İskenderiyye sahrâsına nüzûl ve dayiren-mâ-dâr etrâf-ı kalʻa ve beldeyi ihâta ile müteheyyî'-i harb ü peykâr oldukda İskenderiyye halkı ‘askerin kesretine ve edevâtın ve vefretine nazar ve ihtimâl-i zarar ile muvâfakat-ı sûriyyeyi tercîh ve itâʻat u inkıyâdlarını tasrîh eylediklerinden gayri, İskenderiyye Mutasarrıfı İbrâhîm Paşa'yı vâlîlikle kabûl ve muhâsara vü müşâcerede hem-dest-i ittifak olacağlarını baʻde'l-ifâde Paşa-yı mûmâ ileyh kal‘aya dühûl ve emniyyet-i külliye husûliyçün fırkateyn yek-dîgeri tahlîf ve yigirmiden mütecâviz merdüm-zâdegân şehirden rehin alınup, Avalonya tarafında ber-vech-i inhibâs tevkīf ve muhâsara-i kal‘aya teşmîr-i dâmen ve taraf taraf top ve humbara ile tazyîk-i düşmen kılınup, şakī-yi merkūm dahi ba'zan kal'adan ıtlâk-ı ‘asker ile muhârebeye ikdâm ve berü tarafdan mukābele ile ekserîsi i'dâm olunduğuna bakmayup, leyl ü nehâr kalʻadan top ve humbara ile âteş-nisâr ve dâmen-i kalʻaya karîb olan meterislere kurşun dânelerini yağdırup, caʻlî-celâdet izhâr eder idi. Bu hâl ile eyyâm-ı sayf münkazî olup, taşrada ikāmet müteʻazzir ve kalʻa ise Eflak'a ser-keşîde bir cebel üzerinde vakiʻ olup, inzilâk-ı cevânib sebebi ile kenâre-i bârûsuna vüsûl-i dest-i ümmîd müteʻassir ve bir piyâde mürûr eyleyecek derecelerde râh-i tenkâsı olup, yürüyüş ve sayir vechile teshîri memnûʻ ve Fâtih-i merhûm ceyş-i kesîr ile kal‘a-i mezkûreyi hasr u tazyîk edüp, zûr-bâzû ile fethi mümkin olmayup, bilâhare emân ile ahz olunduğu mervî vü mesmûʻ iken, şakī-yi merkūm vaz‘-ı kadîmine 'adem-i kanâʻat ve metânet-i asliyyesinden zâyid istihkâmât ile tedrîcî kal‘ayı temtîn ve birkaç sene kifâyet eyleyecek zehâyir ü mühimmât teşhîn ve yolunda cân verir [195a] bin kadar eşrârı maʻan temkin eylediği ve suya ihtiyacları olmadığını baʻzı mevsûku'l-kelim kimseler ihbâr ve ‘ale'l-husûs pîrâmen-i kal‘ada vâki İskenderiyye beldesi gibi sevâd-ı aʻzâmın bi'l-cümle sükkânı tarafına müncezib olup, Devlet-i 'aliyye ‘askerine inkıyâd u itâʻatleri sûrî ve fursata intizâr üzere oldukları âşikar olmuşidi. Şürûʻ mülzem olup, şâyed hasr u tazyîk bir maslahat görülür, deyü leyl ü nehâr 'asâkir-i devlet sa'y u ikdâmda kusûr etmeyüp, bu keş-â-keşde iken, mevsim-i şitâ hulûl ve şâhid-i zafere ‘adem-i vüsûl ve İskenderiyye'de kışlamak fikri ezhân-ı rü'esâ-yı ‘asâkirde teʼekküd ve nefs-i İskenderiyye'de konaklar tevzîʻ olunup, kemâ-kân emr-i muhâsaraya ihtimâm u tekayyüd olundu. Bir mâha karîb zemân tarafeyden nâyire-i cenk alev-feşân olup, bu hılâlde nihânî İskenderiyye halkı ile muhabere vü mukāvele ve eşkıyâsını ıtmâʻ u igrâ ile miyânelerinde 'ahd ü mîsâk münâvele olunup, bir gece sabaha karîb kal‘adan hurûc ve topların vazʻ olunduğu mahalle hücûm edüp, berü tarafdan mukābele vü mukāteleye âgāz olunduğu hînde İskenderiyyeli ayağa kalkup, ‘âsker-i Pâdişâhî'nin yek-dîgere iʻânetleri olmamak kasdıyla şevâri“ u turuku sedd ü bend ve bir fetîlden der-dest olan tüfenglerini ifrâğ ve ittihâdlarını izhâr ile ibtâl-i peymân u sevgend eylediklerinden gayri, verdikleri erhânı fedâ ve habâset-i tabîʻiyyelerinden nâşî evlâd u ahfâdlarını mehlekeye ilkā eylediler. Berü tarafdan 'asker-i Devlet mütehayyir-i vehâyim ve def-i sâyil sûretinde her fırka dâyiresini muhafazaya kāyim olup, gitdikçe hasım tarafı tekavvî bulmağla nâ-çâr Rumeli Valîsi ve âr-ı firârdan tevakkî eden mîr-i mîrânlar selâmet-i nefs dâʻiyesiyle muhârebe eyleyerek hâric-i şehre cân atup, Leş Kalʻası pîş-gâhına vüsûllerinde [195b] mukaddemâ cibâl-i İskenderiyye'de mukīm eşrâr ile bâgī-yi merkūmun mukâvelesi olduğundan, anlar dahi muhârebeye mübâşeret ve pes-mânde-i ‘askeri nehb ü gāret edüp, bu hâl ile Rumeli Vâlîsi ve İbrâhîm Paşa ve Mehmed Paşa İlbasan'a vürûd eylediklerinde, vukūʻ bulan keyfiyyeti der-i Devlet-medâr'a tahrîr ve tefâsîl-i ahvâli takrîr içün cengin bidâyet ü nihâyetinde bulunan Divân Kâtibi'ni Vezîr-i müşârun ileyh tesyîr eyledi.
Attribution
Citation:
"Ahvâl-i İskenderiyye ve müteferrik-şüden-i ʻasker-i Vâlî-yi Rumeli", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_327.html
Item Details
Title:
Ahvâl-i İskenderiyye ve müteferrik-şüden-i ʻasker-i Vâlî-yi Rumeli
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1208
Source:
Yavuz Bülbül
Format:
text/plain
Language:
ota