Menteşâ Sancağı'nda "Keyfe-mâ-yeşâ’u ve yehtâru" tasarrufât ile dem-güzâr ve merkez-i gavâyit ü isâʻatde pâ-be-câ-yı istimrâr olan Hasan Çavuş-oğlu Hacı Bekir ve oğlu ʻÖmer evâmir-i hazret-i Cihândârî'ye ʻadem-i imtisâl ve irâde-i devletin hilâfına zehâb ile vâcibü'l-istîsâl olmuşlardı. Mukaddemâ bir defʻa iʻdâmları kasd olundukda Mısır'a firâr ve bir müddetden sonra tevbe-kâr olduklarına binâen, "Ahsin ilâ men-esâ" mefhûmu haklarında bedîdâr ve bu vechile tekrâr nâyil-i dâr u diyâr olup
[mısra]:
Sengde muzmer olan âteşe âb etmez eser.
medlûlü üzere çok geçmeden elvâr-ı sâbıkaların tecdîd ve metâlib-i devleti bi-usûlihâ terdîd etmeleriyle mazhar-ı gazab u nekâl ve Anadolu Vâlîsi Vezîr ʻAli Paşa üzerlerine
taʻyîn olunup, firâra mecâl olmadığından istîmân ile teslîm-i nefs-i bed-sigâl eylediklerinde, hayyen Âsitâne-i saʻâdet'e irsâl ve vürûdlarında izâle vü in'idâmlarıyla gāret-zede-i dest-i tetâvül olan fukarâ müreffehü'l-hâl oldular. Merkūmun bir oğlu ki, menbit-i sûdan hâsıl ve bir şahs-ı zâlim ü kātil idi, Kütahya Kalʻası'nda mahbûs olduğu mahsûs olmuşidi. Anın dahi cezâsı tertîb ü inkılâ‘-1 bîh-i vücûdlarıyla kâr-hâne-i zulm ü te'addîleri tahrîb olundu.
İspanya Elçisi bu esnâda devleti tarafından matlûb olduğunu mübeyyen ibrâz-ı mektûb edüp, oğlunu Maslahat-güzâr sûretinde tevkīf niyâzını tekrîr ü taz‘îf eylediği Rikâb-ı müstetâb'a ‘arz [151b] u ifade olundukda mazhar-ı müsâʻade olunup, Bâb-ı ‘âlî'ye ihzâr ve ferve-i semmûr ile mâye-dâr-ı iftihâr kılındığından gayri, mukaddemâ İspanyalu ile vuku‘ bulan musâlaha hıdmetinde bulunmak hasebiyle mesfûra Istabl-ı hâs'dan bir re's-i müzeyyen esb ihsân olunup, mutayyeben memleketi tarafına revân oldu.
Tefâsîl-i ahvâli zîr ü bâlâda serd ü beyân olunan İskenderiyyeli Kara Mahmûd'un i‘dâmiyçün Rumeli Vâlisi Vezîr Ebû Bekir Paşa devlet ‘askeri ve etrâfda vâki‘ Arnabud paşalar ile me'mûr kılındı.
Gümrükçü Hasan Ağa'nın ‘uhde-i iltizâmında olan Gümrük Muhâsebesi ve ber-vech-i emânet idâresine me'mûr olduğu zecriyye mukātaʻasından hafî vü celî tahsîl eylediği mebâliğ, Defter Emîni bulunan Hakkı Beyefendi maʻrifetiyle teftîş olunup, zimmetinde mütehakkık olan emvâl cânib-i mîrîye teslîm ve Gümrük Emâneti'ne Ordu Kassâb-başısı Hazînedâr-zâde Mustafâ Bey işbu Cumâdelâhıre'de takdîm ve zecriyye mukātaʻasının idâresi dahi muʻayyen meʻâş ile Galata Voyvodası Halîl Efendi'ye tenbîh ü îsâ ve huzûr-ı Sadrı's-sudûr'da hil'âtleri iksâ olundu.
Gümrükçü-yi sâbıkın zecriyyeden vâfir mâl cem' eylediği 'aklen ve naklen zâhir ve müsâdere ihtimâli zihne mütebâdir iken, Şehriyâr-ı merhamet-kâr ‘afv u safh ile
mu'âmele ve ancak Bender Kalası binâsını havâle buyurub, selefi 'Osmân Efendi Hotin Kalası binâsına me'mûr ve ol bâbda tarafına irsâl-i menşûr kılındı. Rumeli ve Anadolu'da vâki‘ memâlik-i Pâdişâhî'de 'adl ü dâdın intişârı ve fukarâ vü zuʻafânın ıslâh-[152a]kârı ve sâye-i şefekat vâyelerinde asayiş ü râhatla istikrârı matlûb bulup, zuhûr-ı mezâlim ise fî-ekseri'l-evkāt hükkâm u a'yân nâmıyla memleketlere müstevlî olan li’âm-ı enâmdan neş'et eyleyüp, şöyle ki, bir senelik mesârif nâmıyla ehâlî-yi kazâya tevzî‘ eyledikleri mebâliğin ‘öşrüyle umûr-ı kazâ idâre olunup, fazlası miyânelerinde münkasim ve bu sebeble reʻâyâda tâb u tüvân kalmayup, tekâlîf-i şer‘iyyeyi bile edâda tâkatleri mün‘adim olup, giderek bu zulmün istimrârı vîrân-ı memâlike sebeb ve belki mûceb-i şûr u şegab olacağı rûz u şeb hâst-gâr-ı rızâ-yı Rabb olan Şehinşâh-ı vâlâ-neseb hazretlerinin meczûmu olmağla, fî-mâ-ba'd altı mâhda bir kerre her kazânın sicillât-ı mesafiri Âsitâne-i sa‘âdet'e getirdilüp, me'mûrlar huzûrunda ta'dîl ve sıhhate makrûn olan mesârif isbât ve mevzû'ât-ı hükkâmdan olan emvâl-i zâyide hatt u tenzîl olunmak zımnında, Memâlik-i mahrûse'ye neşr-i evâmir ve ta‘yîn-i mübâşir kılınup, bu vesîle-i cemîle ile eyâdî-yi zulme kûtâh ve me’lûf-ı ekl ü bel‘ olan rû-siyâhlar mübtelâ-yı nâliş-i cângâh oldular. Zikrolunan defâtirin tenkīhi ve ıskāt-ı zevâyid ve hazf-ı avâyid ile tashîhi ahvâl-i memâlike muttali‘ bir zâta tahsîs olunmak lâzım geldiğine binâ'en, Anadolu Defterleri, Şıkk-ı Evvel-i sâbık Mehmed Şerîf Efendi'ye ve Rumeli Defterleri, Yenişehirli Mustafa Bey'e tefvîz olundu. Nazm: Geldi mîzân cemâl-i âraya ey Yusuf Hasan! Korkarım çok keşenk ipliği bâzâra çıkar.
Sultân Bâyezid'de vâki' 'Abdulkerim Beyzâde'nin hânesi derûnundan âteş zuhûr edüp, şiddet-i rûzgâr ile tarafetü'l-'aynda menzil-i [152b] mezkûr sûzân ve etrâfında olan büyût u dekâkîn mahfûz-ı fazl-ı Müste‘ân oldu.
Kubbe-i hümâyûn'da isti‘mâl olunan cemî‘-i mefrûşât ve evânî-yi sîm ve sâyir levâzımât mürûr-ı ezmân ile fersûde olup, nazargâh-ı dost u düşmende o makūle esbâb-ı ihtişâmın köhne vü bâlî bulunması lâyık-ı şân-ı devlet olmayup, tecdîdine irâde-i Mülûkâne te‘alluk etmişidi. Zikrolunan mefrûşât u levâzımât ez-ser-i nev iştirâ vü tanzîm ve eyyâm-ı kalîle zarfında tekmîl ü tetmîm olundu.
Vukūʻât-ı müteferrika
Attribution
- Citation:
- "Vukūʻât-ı müteferrika", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_249.html
Item Details
- Title:
- Vukūʻât-ı müteferrika
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1207
- Source:
- Yavuz Bülbül
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota