Müşârûn ileyh Sofya tarafına baʻzı husûsa meʼmûr iken bi-hasebi'l-iktizâ nâyil-i Vezâret ve baʻdehû Niş muhafazasına meʼmûr olup, zabt u rabt-ı memleket ile mâlik-i nisâb-ı şöhret olmuşidi. Bir müddetden sonra sefere me'mûr ve Kili ve İsmaʻîl imdâdına kusûr eylediğine mebnî vezâreti refʻ olunup, kazıyyeye vâkıf olduğu sâʻat etrâ[f] u eknâfa haberler neşriyle haşerât-ı nâsı başına cemʻ ve sûret-i ʻisyânda girîve-gerd-i vâdî-yi gurûr olup, Sadr-ı vakt bulunan Ruscuklu Hasan Paşa'nın binâ-yı ikbâli mütezelzil bulunup, müşârun ileyhin hilâf-ı inhâ maʻrûzatı bi-hasebi'l-vakt hayyiz-i kabûle resîde ve vâfir nükūd-ı haseneyi neyl ile behâr-ı câhı nev-demîde olup, Silistre muhafazasıyla vezâreti ibkā ve memleketi-i mezkûreye raht-ı siklet ilkā edüp, kesret-
i havâşî-yi muhtelefetü'l-meşârib ile ehâlî-yi Silistre'ye [144b] gālib ve emvâl ü eşyalarını birer behâne ile gāsb ve aralık aralık Ordu-yi hümâyûn'a haberler irsâl ve: "Benim gibi fürsân-ı meydân-ı şecâʻate lâyık mıdır [ki], mânend-i bîve-zenân emr-i muhafaza ile imrâr-ı vakt etsün." Nazm: Ezâʻûnî ve eyye feten ezâʻû, Li-yevmi kerîhete ve sidâdi sağri deyerek izhâr-ı melâl ve bu lâf-ı güzâf ile Sivas Eyâleti istihsâl etmişidi. Vaktâ ki, Maçin'den Arslan Paşa ve Halîl Paşa bozulup Hırsova'ya doğru ʻavdet eylediler, müşârun ileyhe Maçin Serʻaskerliği tevcîh ve bu ʻAbd-i kesîrü't-taksîr ile ser-a-ser hilʻat ve menşûr-ı Serʻaskerî gönderilüp, nükūd-ı vâfire ile dahi terfîh olunmuşidi. Kazıyyeye vâkıf olduğu gibi izhâr-ı cübn ü bed-dilî edüp, gâh temârûz gâh taʻârruz ile daʻvâ-yı sâbıkını ferâmûş eyleyerek sâlik-i meslek tenâkuz ve bilâhare hâlinden şikâyet ve harekete tâkati olmadığını hikâyet ve muhafız bulunmak takrîbi ile bâr ü büngâh ve hargele vü har-gâhdan ʻârî olduğunu ibâne ve Devlet-i ʻaliyye'nin hayta-i iktidârından hâric tekâlîfe başlayup, garaz-ı aslîsi sarf-ı me'mûriyyet içün îrâd-ı ʻözr ü behâne olduğu zâhir olmağla, ne hâl ise baʻzı mukaddemât-ı mergūbe ile teşcîʻ ve dâyire-i ümmîdi tevsîʻ olunup, matlûbu olan mühimmât u nükūd Ordu-yi hümâyûn'dan celb ve devâî'-yi aʻzâra selb olunup, maʻiyyetine tertîb olunan ʻasker dahi fevc feve vürûd ile derûn u bîrûn-ı Silistre ʻasker-âlûd olup, on gün zarfında bi'n-nefs bu Fakīr dâyiresini tanzîm ve hıyâm ve sâyir edevâtını tetmîmden başka dâyiresinde olan halkı ilzâm ve muʻtedil bahşîş ile hükmüne râm eyleyerek [145a] fezâ-yı Silistre'ye ihrâc olunmuşidi. Sadrıaʻzam Yûsuf Paşa Karahisârlı'nın ordu ile çıkdığını ve küffârın Maçin'den İbrâ'îl yakasına geçüp, ʻAbdî Paşa Tabyası'nı ihrâkdan sonra Kalas tarafınayıkılup gitdiklerini istimâʻ ile Silistre'yi yek-şibh-ı râh eyleyerek vârid olup, müşârun ileyhi Hırsova'ya doğru tahrîk ve râbıta-i ikāmetini tefkîk edüp, İbrâ'îl'in istihkâmını verdikden sonra orduya ʻavdet ve bu Fakīr dahi maʻân ricʻât edüp, müşârun
ileyh nemle-vâr âheste reftâr ile Hırsova'ya vardıkda, tûl-i meks ile imrâr-ı vakt ve Maçin'e 'azîmetden ibâ ile isti‘câl sûretinde gönderilan evâmir-i 'aliyyeye ‘ademi itâʻat ve hâl ile etrâf-1 ‘askerini usandırup, zarûrî memleketlerine ‘avdet ve kapusu halkı dahi kemâl-i zinnet ü hissetine mütehammil olmayup, perîşân oldukları mesmû‘-ı Velîyy-i devlet oldukda, müşârun ileyhin her ne kadar Silistre'den hareketi âvâzesiyle 'adüvv-i dînin 'adem-i istikrarı vukū' buldu ise dahi but'-i hareket ile ictimâ eden 'askeri zabta kādir olmadığı ve vaktiyle Maçin'e vusûl ve düşmeni tahdîş etmediği mûceb-i feverân-ı tennûr-ı gazab olmuşidi. ‘Azl ü te’dîb olunacağı bi'z-zât tezekkür ve yanında bulunan cem‘-i kalîl ile Maçin'e varup, meʼâl-i hâli tefekkür eder iken, Ağa Hasan Paşa'nın Maçin Ser‘askerliği mukarrer olup, müşârun ileyhin hakkında gelmesi içün nihânî tarafına emr-i kazâ-eser gönderilmişdi. Hasan Paşa varınca müşarun ileyh başına gelecek kazâyı sû’-i sanîʻından istidlâl ile fî-hâl me'mûr olduğu Mankalya muhafazasına râhî ve hakkında ızmâr olunan kasd u irâde vâhî olup, [145b] Ordu-yi hümâyûn Hırsova'ya vardıkda müşârun ileyhin tebaʻât-ı sâbıkasından tecâhül ve Hırsova muhafızı nasbı ile tegāfül olunup, Ordu-yi hümâyûn'un Maçin'den 'avdeti vukūʻunda şemâtet misillü baʻzı evzâʻi mesmû‘-ı erkân-ı devlet ve maʻâzallah kendi maslahatını tervîc için inkisâr-ı İslâm'ı medâr-ı neșât u ferhat edüp, bu defa dahi hakkında bir nevʻ musîbet zuhûru mukarrer iken rîş-i sefîd ü dirâzına hürmet ve tefsîh-i müddet intikāma mübâderet olunmuşidi. Musâlaha ‘akabinde Vidin muhafızlığı ile ordudan ihrâc ve bir ân akdem Vidin'e iltihâkı kûze-i hâfızasına idrâc olunmuşiken etrâf u eknâfı tâht u târâc ve emvâl-i fukarâyı sehmü'l-kazâ zulm ü teʻaddîsine imâc eyleyerek neden sonra Vidin'e dâhil olup, vülât ile ehâlî miyânında vukū‘-ı fitneye bâʻis olan dâd u sited maslahatına âgāz ve baʻzı kimseleri tecrîm ü tagrîm ile serhadlüyü dağdağa vü teşvîşe hemrâz edüp, bu bevâʻis ile miyânelerinde fitne vü şûriş hâdis olduğundan gayri, insilâb-ı emniyyet-i tarafeyn hâletleri tekevvün ve itlâf-ı nüfûs mukaddimesi dahi netîce-pezîr teʻayyun olup, tefâvüt-i ıslâh-1 cânibeyn bu'du'l-meşrikayn olduğundan 'azl olunup, livâ-i Köstendil ile tezlîl ve mansıb-ı mezkûru
‘azm-ı şânına nisbetle şey'-i kâlīl menziline tenzîl edüp, sûret-i istiğnâda Devlet-i 'aliyye'ye nâz u delâl ve belki ümmîd-var-ı emr-i muhâl olup, bu ümniyyesi dahi tehallüf etdiğinden bi'l-külliye semt-i râstdan ‘udûl ve etrâf-ı reʻâyâsını haklıyarak bin belâ ile Köstendil'e duhûl eylediği esnâda sitem-dîdeleri ‘atebe-i dâru'l-'adle ref‘-i rukʻa-i şekvâ ve mezâlim ü te‘âddiyâtını ‘add ü ihsâ eylediklerine binâ’en cerîde-i vüzerâdan ismi terkīn ve Rumeli taraflarında bir mahall ihtiyârıyla ikāmeti [146a] irâde vü tebyîn olunup, bu keyfiyyet müşârun ileyhin vesvese vü havfına bâʻis-i kuvvet olup, başında olan haşerâtı istishâb ve Hasan Paşa Sadâreti'nde vukūʻ bulduğu gibi şâyed bir maslahata dest-res mümkin olur zuʻmuyla irtikâb-kâr-ı nâ-savâb edüp, hey'et-i mecmûʻasıyla Sofya'ya gelüp, Paşa Serâyı'na duhûl ve menfâsına ‘azîmet ü teveccühden nükûl giderse dahi maskat-ı re’si olan Karahisar'a gideceğini îmâ ve bu reftâr-1 nâ-hencâr ile dimâğında fesâd olduğu hüveydâ olmağla çehre-i iltimâsına dest-i redd-i darb olunup, Rumeli'de birkaç mahall taʻyîn ve biri tahyîr olunmak tarafına tahrîr ve emniyyet gelmek için birâderi ‘Ömer Bey, tahrîrât ile tesyîr olunmuşidi. Minvâl-i meşrûh üzere ‘Ömer Bey Sofya'ya vâsıl ve müşârun ileyhin ıztırâb-ı derûnu fî'l-cümle zâyil olmuşiken hücûm-ı gumûm ile fî'l-asl bîmâr bulunup, birkaç gün sonra hulûl-i ecel-i mev‘ûduyla süvâr-ı tahte-i çupin-pâ-yi memât ve semt-i 'âzim-i dârü'l-mücâzât oldu.
Müşârun ileyh müteʻazzım u mütekebbir deniyyü't-tabʻ u mütehevvir, humk u belâdet ile mevsûf ve cevr ü zulm ile meʼlûf olup, ‘âlem-i hestîden fikdânı reʻâyânın vesîle-i râhat u sâmânı olmuşdur. Sinni ‘akd-i sebʻîne mütenâhiz ü mevsûl olduğu hâline vakıf olanlardan menküldür.
Ref‘-i vezâret ve fevt-i Karahisârî Vezîr Ahmed Paşa
Attribution
- Citation:
- "Ref‘-i vezâret ve fevt-i Karahisârî Vezîr Ahmed Paşa", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_233.html
Item Details
- Title:
- Ref‘-i vezâret ve fevt-i Karahisârî Vezîr Ahmed Paşa
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1207
- Source:
- Yavuz Bülbül
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota