Akdeniz'de 'alem-efrâz-ı bağy u şekā olan Lambro ve Karakoçan ve hevâdârlarının bundan akdem başlarına gelan felâket bâlâda tahrîr ü işâret olunmuşidi. Mahall-i maʻarekeden tersân ve lerzân-ı nîm cân ile firâr ve Tiryeste ve Venedik sâhillerinde karâr ile müstenidleri olan Rûsiyyelü'den istimdâd ve lüsûs-ı bahriyyeyi refte refte başlarına cemʻ ile mükemmel donanma heyetini kesb ve gitdikce kuvvetleri müzdâd ve tüccâr ve enbâ’-i sebîl ve hevâlarına gayr-i muvâfık olan reʻâyâyı berbâd ve 'ale'l-husûs Mora reʻâyâsını bi-hasebi'l-mücânese ifsâd ile hengâm-ı hücûmda imdâd etmeleri şürûtunu iddihâr vesîka-i ittihâd eylediklerinden fazla, Manya'nın bir tarafı lede'l-hâce câ-yi tehassün ittihâzıyla muhtâc olan mevâzi‘ne tabyalar ihdâs ve gereği gibi tahsîl-i istihkâmât ile havâtır-ı nâsa dağdağa îrâs ve bu hâl ile gitdikce mazarratları müştedd ve hasâretleri mümtedd olmuşidi. Hengâme-i sefer ve üzerlerine varır bir merd-i cân-sipâr u sadâkatkârın fikdânı emr-i mukarrer olduğundan, kulûb-ı nâsa [138a] ıztırâb ve tüccâr-ı bahriyyeye inkılâb ‘ârız olup, bu esnâda sefer gāyilesi bertaraf ve meşgale-i devlet ehaff olduğuna binâ’en o makūle müstehakk-ı dâr u resen olan eşkıyâ-yı kefereyi re’y-i hasen ve tedbîr-i düşmen-şiken ile istîsâl ve Bahr-1 sefîd'den izâle-i levs-i vücûdlarıyla def-i ihtilâl-i mûcibât-ı vakt ü hâlden olmağla, Kapudan-ı deryâ Vezîr Hüseyin Paşa hazretleri merâkib-i bahriyye ve tedarikât-ı kaviyye ile müste‘înen billâh üzerlerine teveccüh ü ‘azîmet ve seyr ü hareketini ecânibden ihfâ ile ihtiyâr-ı meslek-i erbâb-ı tecribe vü basîret etmişidi. Şevvâlü'l-mükerrem'in on dokuzuncu günü Bahr-i sefîd boğazından hurûc edüp, eclâf-ı erbâb-ı fesâd u iʻtisâfı iğfâl zımnında eslâf misellü adalara konakcılar irsâl ve Kapudâne-i
hümâyûn ile birkaç kıtʻa sefîneyi mezânn-ı karar-gâh-ı a‘dâ olan İstendil ve Mikonoz boğazlarına gönderüp, verâlarından sâyir süfün-ı İslâmiyye ile şirâ‘-güşâ-yı isti‘câl olmuşidi. Mel'anet ü habâsetde Lambro'ya muʻâdil ve korsanlık fennini bilmekde mesfûra müşâkil olan "Karakaçan" nâm cehennemî, iki kıt‘a tekne ile sûret-i talîʻada Çamlıca taraflarında geşt ü güzâr ve nehb ü gāret kasdıyla der-kemîn-i halîc-i hasâr olduğunu istihbâr olunmağla, Vezîr-i müşârun ileyh fi'l-hâl kendi kırlangıcına iki kıtʻa kırlangıc zamm edüp, havâlî-yi mezkûreye tesyîr ve sâyir donanma sefâyini ile kendüleri dahi bizzât ‘akab-gîr olmalarıyla mukaddime-i Donanma-yı hümâyûn mârru'z-zikr düşmen sefînelerine tekarrub ve fi'l-hal harb u sitîz içün hasr-sâk-ı te'ehhüb eylediklerini Karakaçan dedikleri bî-îmân müşâhede ve ‘adem-i mukāvemeti cezm ile terk-i muhârebe vü mutârede ve gemilerini başdan kara edüp, Çamlıca dağlarına firâr u serdâde ve der-‘akab sefîneleri mazbût ve hibâl-i nefl ü ganîmete merbût [138b] kılındığından fazla nehengân-ı deryâ-yı celâdet cezîreye çıkup, sell-i seyf-i siyaset ve mukāvemete cesâret edenlerini küşte ve dâd-hâh olanlarını dest-beste eyleyerek sergerdeleri olan Karakaçan ile mülâzımını ve yigirmi üç nefer cengcûlerini cebren ahz u istirkāk ve emvâl ü eşyalarını cünûd-1 zafer-ı mev‘ûda bahș u infâk eyledi.
Vukūʻ bulan ahvâl netîce-i maslahata dâll ve belki gāyet-i emre hüsn-i matla u berâʻatü'l-istihlâl olduğu müsellem olduğundan, ibtidâ-yı emrde Mora Vâlîsi Vezîr Silahdâr Mustafa Paşa ile muhabere ve berren Donanma-yı hümâyûn maʻiyyetine Mora'dan 'asker irsâl olunmasının lüzûmu bi'l-mürâsele müzâkere olundukdan sonra, i'ânet-i Mürselü'r-riyâh ile Manya tarafına doğru bâd-bân-güşâ oldular. Portokava Limânı'na tekarrüb olundukda, a‘dânın ‘asker-i nuhûset-eseriyle memlû altı kıtʻa
sagīr ü kebîr sefîneleri ve sagr-ı limanda ve mukabilinde ve limana musallat olan kühsârda müteʻaddid tabya ve palankaları mevcûd ve liman-ı mezkûre altı mîl bu‘du olan "Cimbova" nâm limanda "iskona" ta‘bîr olunur yigirmi pâre top çeker tekne ile bir kıt'a kırlangıc meşhûd olup, karada ve deryâda ‘usât-ı Arnabud reʻâyâ-yı Manya ve eşkıyâ-yı reʻâyâdan birkaç bin kefere-i cenk-cû ile âmâde-i harb u kıtâl oldukları tahkīk olundukda berren tertîb olununan Mora 'askerinin vürûdu mevhûm ve vakt-i fursat fevt olunur ise düşmenin hezîmet ü firârı ve yâhûd istihkâmât-ı zâyide ihdâsıyla istikrârı meczûm olduğundan Kapudan Paşa hazretleri "el-Fursatü temürrü merre’s-sehâb" me'âlini endîşe vü tefekkür ile merâkib-i sagīreye 'asker teşhîn ü idrâc ve sâhile ihrâc edüp, bâdî-yi emirde [139a] sâlifü'z-zikr "iskona" ta‘bîr olununan tekne ile kırlangıcı zabt u teshîr ve girüye ‘avdet edüp, Donanma-yı hümâyûn'dan ‘asker ifrâz ve refte refte mahall-i ma‘rekeye tesyîr ve karada ihtișâd eden kefereyi istîsâl ve tedmîre sâ‘id-i gayreti teșmîr ve kendüleri dahi bizzât ve re’y-i ‘askerden dâd u sited, harb u cengi karîn-i revâc ve inʻâm u ihsân ile pür-dilân-ı meydân-ı cidâli dil-sîr-i ibtihâc edüp, şöyle ki, hamelât-ı şîrâne-i İslâm'a eşkıyâ-yı kefere bir lahza tâb-âver-i mukāvement olamayup firâr ve guzât-ı zafer-și‘âr ta‘kīb ile ekserîsini ‘alef-i şemşîr-i hûn-bâr ve tuʻme-i seyf-i bettâr eylediler. Vezîr-i müşârun ileyh bundan sonra Donanma-yı hümâyûn'u yerinden tahrîk ve kapudanların gûş-i hûşların nazm:
el-Harbü bâşertehû hel-lâ yekün fîke'l-feşel,
Isbir 'ala-ehvâlihâ lâ-mevte illâ bi'l-ecel.
nesâyih-i müşfikānesi ile taʻrîk ve kānûn u siyâk-ı Devlet üzere tertîb-i talîʻa-i visâk edüp, Portokava Limanı'na hecme-endâz-ı vüsûl oldukda, berren ve bahran düşmen tarafından atılan dâne-i top u tüfenge bakılmayup, vakt-i bâmdan hengâm-ı şâma dek âteş-i cidâl istiʻâl ve şeb-i mazlam hadd-i fâsıl-ı kıtâl olup, ferdâsı kemâ-fi'l-evvel tarh-
kurʻa-i rezm ü cedel ve da'vet-i dayf-ı ecel olunup, meded-kârî-yi 'avn-i İlâhî ve kuvvet-baht-ı hazret-i Şehinşâhî ile âteş-i cemʻiyyetleri bi'l-külliyye muntafî ve saʻbu'l-menâl olan cibâle intişâr u ‘urûc ile mütevârî vü muhtefî oldular. Nazm:
Ve dâkati'l-arzu hattâ sâre hâribühüm,
Îzâra'â-yi ayra şey'in zannehû racülâ.
şâh-bâz-ı bülend-pervâz remîde-i çengâl-i iftirâsı olan mürgān-ı nîm-bismili iltikām içün tek ü tâz eylediği gibi cünûd-ı muvahhidîn a‘dâ-yı dîni cibâl ü tilâlden düşürüp, baʻzısını küşte-i şemşîr ve baʻzısını der-zencir eylediler. "Lambro" [139b] dedikleri laʻîn "el-leylü cünnetü'l-hârib" medlûlü üzere leylen Venedik Körfezi tarafına firâr ile hıfz-kerde-i nefes-i vâpesîn ve limânda mevcûd olan tekneleri bi'l-cümle mazbût-ı eyâdî-yi müslimîn oldu.
Bu haber-i meserret-eser ile Vezîr-i müşârun ileyhin Tüfengci-başısı ve Mora Vâlîsi'nin çukadârı vâsıl ve kulûb-ı müslimînde inbisât u ferhat hâsıl olduğundan gayri, Kapudan Paşa'nın cilve-ger-i mücellâ-yı birûz olan dilîrâne vazʻ u reftârı vesîle-i inşirâh-ı kalb-i hazret-i Tâcdârî olup, hidmeti mebrûr ve saʻyi meşkûr olmağla, hakkında eltâf-ı şâmilü'l-eknâf-ı Mülûkâne ser-zede-i zuhûr ve bir kıtʻa hançer-i murassa ve bir sevb-i semmûr ile mazhar-ı ecr-i gayr-i memnûn olduğundan fazla, Mutasarrıf olduğu Beypazarı mukātaʻasının taraf-ı mîrîde olan nısf hissesi bilâ-mu'accele taraf-ı vâzıhü'ş-şeref-i Mülûkâne'den inʻâm ve hakkında lâzıme-i ikrâm isbâğ u itmâm olundu.
Birkaç seneden berü Akdeniz muhtell ve adalar arasında emniyyet metrûk u müühmell olup, kefere devletleri ‘adem-i muhafaza sûretinde Devlet-i ‘aliyye'ye taʻn-endâz ve fikdân-ı kudret ile dem-sâz olmuşlaridi. Pâdişâh-ı gayûr dâme fî ‘avni'l-Meliki'l-Gafûr himmet-i Şâhâne ve hamiyyet-i Mülûkânelerin kuvvetden fiʻle îsâl ve
bende-i direm-harîdeleri olan Vezîr Hüseyin Paşa'yı bu hıdmet-i cesîmeye bi'l-istiklâl taʻyîn ü irsâl edüp, duʻâ-yı icâbet-i der-kafâları hasebiyle müşârun ileyh muvaffak ve hakkında muhayyel olan hüsn-i zann-ı Tâcdârîleri muhakkak olup, müşârun ileyh dahi fî-haddi zâtihî cesâret-i müfrita iktizâsıyla maslahatın üzerine yoluyla varup, tevfîk-i Bârî'ye mazhar ve i‘lâ’-i kelimetullah masdar olup, çîre-destî-yi şecâʻat ü [140a] kuvvet ile nâyil olduğu fevz ü zafer saʻâdet-dârına sebeb olacağı mukarrerdir.
Vürûd-ı haber-i nusrat ez-cânib-i Donanma-yı hümâyûn
Attribution
- Citation:
- "Vürûd-ı haber-i nusrat ez-cânib-i Donanma-yı hümâyûn", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_218.html
Item Details
- Title:
- Vürûd-ı haber-i nusrat ez-cânib-i Donanma-yı hümâyûn
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1206
- Source:
- Yavuz Bülbül
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota