Feth-i kal'a-i Vehrân

Hudavendigâr-ı esbak Sultân Mahmûd Hân Gāzî hazretlerinin evâyil-i saltanatlarında İspanya küffârının eyâdî-yi istîlâlarına giriftâr olan Vehrân Kalası Cezayirlü ile İspanya'nın vukūʻ bulan musâlahasında şarta dâhil olmayup, muʻallak u müstesna olduğuna binâ'en bu defa [131b] ‘ale'l-gafle Cezayir guzâtı kal‘a-i mezkûreyi muhâsara vü teshîr ve zemîme-i memâlik-i Şehriyar-ı kişver-gîr etmeleriyle miftâh-ı kal'a-i Vehrân Akdeniz'e kapudan olan Vezîr Hüseyin Paşa tarafından südde-i Saʻâdete takdîm ve bu mukābelede Cezâyir Garb Beylerbeyisi Hasan Paşa'ya rütbe-i vâlâ-yı Vezâret verilüp, feth-i kal‘ada medhali olan guzât-ı zafer-simât dahi ragabât u iltifât-ı Şahâne ile taltîf ü ten‘îm olundu. Vehrân, Tilemsân memleketinde on yedi derece tûl ve otuz yedi derece ‘arzda vâki bir şehirdir. Şehrin bir kıtʻası sahrâda, bir kıtʻası dâmen-i cebelde olup, bâlâ-yı küh-sârda kal‘a-i metîn ve maʻkıl-ı hasîni vardır. “Avâm-ı nâs "Verhân" tesmiye edüp, Atlas-1 Kebîrde "Evrân" zabt olmuşdur. Tilemsân ile mâbeyni yek-şebe-i râh olup, Küçük Limanı kalʻa kapusuna karîb ve mersâ'l-kebîr ıtlâk olunan limanın kal‘aya iki mîl kadar bu‘du vardır. Cümle İfrîkiyyâ limanlarının memdûhu olup, her rûzgârdan masûn ve tüccâr u ashâb-ı bedâyi ile meşhûndur. İki yüz doksan senesinde kabâyil-i Berberiyye arasında fitne vü şûriş hudûsüyle şu'ûb-1 Berberiyye'den Benî Mesfen müfârakat [ve] Vehrân sahrâsında ikāmet etmişler idi. Fitneden emîn olmadıklariyçün Endülüsîler tarafından bi'l-iltimâs Vehrân Kalʻası binâ olunmağla bir müddet zikr olunan kabîle derûn-ı kal‘ada tehassun ve mülâhazaları üzere hilâflarında olan kavim bunları basup, kalʻayı tahrîb ve tekrâr binâ olunup, kal‘ada temekkün etmişleridi. Ehâlîsi cesîmü'l-halka ve tünû-mend ve tünd u tîz ve 'Amâlika bekāyâsından zann olunur bir kavm-i nahvet-engîz olup, bu hâl ile ekserîsi mü'min ü muvahhid ve ‘Arabiyyü'l-lisân âdemlerdir. [132a] Fakīr, İspanya memleketine sefâretle vardığımda ehâlî-yi Vehrân Berșeluna ve Madrid'e gelürler idi. Ehl-i İslâm'dan iken küffâra tebaʻiyyetleri takbîh ü taʻyîr olundukda: "Zulm ü teʻaddî ve teklîfât-ı şâkkaya tesaddî sebebi ile İspanya'ya tâbi“ ve bi'z-zarûre matmûre-i züll ü hevâna vâki olduk" derler idi. İşte zulm ü cevrin netîcesi neye müncer olduğu zâhir oldu. ‘Ahd-i baʻîdden berü gâh İslâm ve gâh küffâr-ı li'âm Vehrân'a mâlik olup, kırk elli seneden berü İspanya tasarrufunda iken, meded-kârî-yi Mâlikü'l-mülk ile Cezayir-i garb eşbehleri ve meydân-ı gazâ dilâverleri kal'a-i mezkûreyi eyâdî-yi küffârdan istihlâs eylediler. Besâtîn ü eşcâr ve hadâyik ü esmârı vâfir olup, hâric-i şehirden cârî mâ'i lezîzleri dahi vardır. Bal u bâğ ve bakar u ganem şehr-i mezkûrde gāyet rahîsdir.
Attribution
Citation:
"Feth-i kal'a-i Vehrân", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_205.html
Item Details
Title:
Feth-i kal'a-i Vehrân
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1206
Source:
Yavuz Bülbül
Format:
text/plain
Language:
ota