Çünki ikdâm-ı sebât-ı ʻaskerî mütezelzil ve mühimmât u zehâyir vakʻa-i sâbıka [108a] takrîbi ile zâyil ü muzmahill olup, aʻdâ dahi Siret ve Tuna kenârlarında tabyalar binâ ve donanmasını müheyyâ etmişidi. ʻAsker-i İslâm'ın hücûmuna imkân gayr-i müsâʻid ve berü taraflara murûr etmek lâzım gelse bilâ-muhârebe ʻasker firâr edüp, kemâ-gân yollarda emvâl-i nâsı gāret ve birbirini itlâf ile icrâ-yı melʻanet eyleyecekleri ezhâna tebâdür eyledikden gayri Anapa'yı düşmen istilâ edüp, Soğucak Kalʻası'nı dahi muhafızları tahliye ve Karadeniz Donanması'nın bir fâyidesi olmayup, Devlet-i ʻaliyye ile tehaffuzî ve tecavüzî ʻakd-i ittifâk eden Prusyalu dahi müteʻahhid olduğu vech üzere iʻlân-ı harb etmeyüp, ittifakdan garazı ne olduğu zâhir ve süvârî ocağlarının tabîʻatlarında bir nevʻ fesâd-ı mahsûs olup, meʼmûr oldukları mahallin muhafazasını terk ve birkaç bin âdem ile Şumnu'ya teveccühleri mütevâtir olmağla Ordu-yi hümâyûn'a halel târî olmaksızın ve ʻasâkirde olan ihtilâl kuvvet bulmaksızın düşmenin mizâcını yoklamak ve hâle muvâfık gelür ise, sulh etmek kârar-gîr-i ehl-i şûrâ vü tedbîr olup, Sadrıazam tarafından Rûsiyye sergerdesi olan Rebnin nâm Ceneral'e mektûb yazılup: "İşte yer gök götürmez 'asker ile Maçin sahrâsına nüzûl eyledik. Harb u âşûbun netîcesi emr-i mevhûm ve bu defʻa kimin derîçe-i ikbâli küşâde olacağı gayr-i ma'lûm olup, istirahat-ı reʻâyâ ve defʻ-i sefk-i dimâ irâdeleriyle ber-vech-i insâf hareket olunduğu hâlde Devlet-i 'aliyye cenge hâzır olduğu gibi sulha dahi âmâdedir. Derece-i meʼmûriyyetinizi ifade ve bir müteʻayyin âdeminiz ile esâs-ı sulhu firistâde eyleyesiz" deyü istimzâc olundukda Rûsiyye sergerdesi esâs olarak üç mâdde beyân ve devleti müteʻayyinlerinden birini Ordu-yi hümâyûn'a revân eyledi.
Mâdde-i ûlâ
Kaynarca Sulhu ve baʻdehû vakiʻ olan muʻâhede vü ʻahid-nâmeler şürûtu [108b] mer'î ola.
Mâdde-i sâniye
Eflak ve Boğdan memleketleri menfaʻatlü şürût ile Devlet-i ‘aliyye'ye istirdâd oluna.
Mâdde-i sâlise
Turla'dan kat'-ı hudûd oluna.
"Mevâdd-ı merkūma erbâb-ı istișâre ile müzâkere olundukda hatt u tezyîl vâdîlerini tahsîl içün tekrâr bu esâs insâf u i‘tidâl derecelerinden hâric olunup, tevsî‘ vu tenkīhi mühmel-i zikr olunan mevâddın tasrîhi lâzımdır" zemîninde mektûb yazılup, "Sergerde-i mesfûr: "Benim me'mûriyyetim bu derecelerde olup, tağyîri dâyire-i 'uhdemden hâric ve netîce-i kelâmı min-gayr-i kusûr ifâde eyledim. Bundan sonra cevâb u su'âl 'abese iştigāl kabîlindendir. Eger bu esâs kabûl olunur ise murahhass taʻyîn olunsun. Kabûl olunmadığı sûretde âdem gönderilmesün." mefhûmunu müstelzim cevâb-nâme ile kat‘-ı ser-riște kīl ü kāl ve o hılâlde Şehriyâr-ı sütûde-hısâl hazretleri dahi müzâkere-i sulh içün izn ü ruhsatı hâvî hatt-ı hümâyûn irsâl buyurmuşlar idi. Kuban Hânı ve vüzerâ vü ricâl ve ocağlu ile tekrâr bu mâddeler meşveret olunup, vücûb-ı sulh mâddesinde yek-sâk-ı vifâk ve fikdân-ı esbâb ile tarîk-i mukāvemetin insidâdında icmâ‘ vü ıtlâk ve ricâl-i Devlet-i ‘aliyye'den birinin me'mûriyyetini istihsân ve cümleden bu ‘Abd-i ‘âciz'i intihâb ile mütehammil-i bâr-girân eylediler. Üç beş nefer etbâ' ile İbrâ'îl Ser‘askeri'ne baʻzı vesâyâ ifâdesi 'unvânıyla karşuya güzâr olunmuşidi. Kalas Karyesi'nde Rûsiyye sergerdesiyle mülâkāt olunup, yed-i emânetime vedîʻa kılınan mektûb-ı Sadâret-penâhî i‘tâ ve: "Ba'de'l-terceme muktezâsı müzâkere olunur" deyü şerîta-i teʼennî ve ‘adem-i tehâlük icrâ olundu. Ferdâsı Ceneral-i mesfür mülâkāt içün âdem tisyâr ve sâkin olduğu konağa varılup, mükâlemeye ibtidâr olunduğu hînde donanmaların yek-dîgere takrîb ile [109a] cenge te'ehhüblerini mesfûr beyân edüp: "İki devlet musâlahaya ‘an-samîmi'l-kalb meyl etmiş iken donanmalar keyfiyyetten bî-haber ve şâyed birbirini tesâdüf ü tesâdüm ile bu maslahat-ı hayriyyeye îrâs-ı zârar edeler. Nihâyet mâdde ma'lum oluncaya dek tevakkuf u sükûnları münasib görülür. Siz dahi münasib görürseniz Rûsiyye Donanması Cenerali'ne bir kâğıd yazayım. Kezâlik bu mazmûnda Sadrıaʻzam dahi Kapudan Paşa'ya bir kâğıd yazsun. Suhûlet ü kurbiyyet hasebiyle tarafeynin kâğıdları Sadrıaʻzam tarafından 'ale'l-'acele donanmalara îsâl olunsun. Cânibeyn me'mûrları gāyet-i emre muntazır olsunlar" dedikde vücûd-ı nef
mülâhazasıyla ne maʻnâ bir kâğıd tahrîr eden Sadriaʻzam tarafına irsâl edelim. Müstasveb 'add ederler ise irsâl etsünler. Fi'l-hâl bir kâğıd yazup, yedimize teslîm ve biz dahi mükâleme varakıyla kâğıd-ı merkūmu Ordu-yi hümâyûn'a îsâl ve keyfiyyetini tefhîm etmişidik. Ordu-yi hümâyûn'da mevcûd ‘ukalâ-yı ricâlden bir şahs-ı sâhib-i vücudun "Kâfir bizim donanmada kuvvet ü galebe fehm edüp, deryâda muhârebe vâki‘ olur ise mağlûb olacağlarını teyakkun eyledikden nâmûs-ı devletini muhafaza içün bu vaz'-1 garîb ve gayr-i meʼmûlü ihtiyâr eyledi. Benim bildiğim bu kâğıdın îsâlinde hatar vardır. Donanmamızın sûret-i hâline nazaran kuvvet ü mikneti olup, bir maslahata muvaffak olursak musâlaha fâyideli olur" dedikde kâğıdın irsâl olunmasında fâyide der-kâr olduğunu idrâk eden erbâb-ı ‘ukûl mebhût ve mühr-zen-i leb-i sükût ve bu takrîb Rûsiyyelü'nün kağıdı orduda kalup, birkaç günden sonra hâdise-i mezkûre vukū‘ ve kağıdın tevkîfi dahi Kalas'da şüyûʻ buldu. Kağıd vaktiyle mahalline varsa donanma isâbet-i ‘ayndan vâreste olacağı zâhir idi. Nazm: ‘Adüvv şeved sebeb-i hayr ger Hodâ hâhed, Hamîr-i mâye-i dokkân-ı şîşe-ger seng est. [109b] Biz yine sadede gelelim. On gün zarfında mükâlemeler nihâyete resîde olup, Rûsiyye sergerdesinin mukaddemâ kat‘iyyü'l-müfâd olarak ‘arz eylediği mevâdd-ı sâliseden ifrâğ-ı cehd ü tâkat ile hâsıl olan tenezzül-i cüz’iyye havsala-i me'mûriyyetinden hâric ve mücerred âsâyiş-i tarafeyn kasdıyla tarafından bir nev‘ cesâret olduğunu mesfür ifâde vü telmîh ve fîmâ-baʻd ahvâl-i sulha dâyir harf tefevvüh etmeyeceğini ve sened temhîr olunup, ordudan gelmediği takdîrde i‘âde olunacağımızı tasrîh edüp, keyfiyyet ‘ale't-tafsîl Ordu-yi hümâyûn'a tahrîr ve Devlet-i ‘aliyye'ye ceng ü sulh şıklarının kangısı hayırlu ise lede'l-ihtiyâr ifade olunmak tezkîr olunmuşidi. Mazbatalarda mukayyed olduğu vech üzere Ordu-yi hümâyûn'da bir meclis-i hâfil tertîb olunup, keyfiyyet huzzâra ifade olundukda Ordu-yi hümâyûn'un Maçin'e vusûlunde meterislere ta‘biye olunan piyâde iki bin beş yüze mütekārib ve anlar dahi fî-küll-i yevm fevc feve hârib olduklarından gayri süvârî ‘askeri topa varmayup, ednâ-
yı behaneye müterassıd oldukları ve düşmen verâdan yâhûd kıbâleden zuhûr etmek lâzım gelse mukāvemetin emekânı meslûb olup, bu fursatın fevtiyle husûl-ı nedâmet mukarrer olacağını birer birer isbât u îrâd ve ehven-i şerrini ihtiyârda ittifâk u ittihâd eylediklerinden fazla, rikâb-ı kamer-tâb-ı Mülûkâne'ye ‘arz olunmak şartıyla bu mazmûnu hâvî memhûr sened dahi i‘tâ etmeleriyle gerek mütâreke ve gerek esâs senedleri Sadrıʻazam tarafından temhîr ü tesyîr olunup işbu Zilhicce'nin onuncu günü Kalas karyesinde, mübadeleye mübâderet ve ferdâsı Ordu-yi hümâyûn'a 'avdet olundu. Ceneral-i mesfûrun ancak vaz‘-ı esâsa ruhsatı olup, mahall-i mukâleme taʻyîni ve murahhaslar ictimâ'ı ve sayir bu ahvâle müteferri olan umûr Feldmareşal Potemkin'e bi'l-istiklâl devleti tarafından sipariş olunduğunu işʻâr ve karîbü'l-‘ahdde Potemkin'in ordularına geleceğini [110a] ihbâr eylediğine binâ’en, vürûduna intizâren bir kaçgûn Maçin sahrâsında ikāmete karâr verildi.
Vaʻz-ı esâs ve ʻakd-ı mütâreke bâ-Rûsiyye
Attribution
- Citation:
- "Vaʻz-ı esâs ve ʻakd-ı mütâreke bâ-Rûsiyye", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_167.html
Item Details
- Title:
- Vaʻz-ı esâs ve ʻakd-ı mütâreke bâ-Rûsiyye
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1205
- Source:
- Yavuz Bülbül
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota