Hareket-i Ordu-yi hümâyûn ve ‘azîmet-i Sadrıaʻzam be-cânib-i Ruscuk

Şumnu sahrâsında ihtişâd-ı ‘asâkir mekāsıdıyla bir müddet ikāmet olunup, mukābele-i a'dâ vakitleri hulûl ve vürûdlarına intizâr derkâr olan 'asâkir-i İslâmiyye'nin dahi ekserî Mevkib-i hümâyûn'a rabt-ı hibâle-i vusûl edüp, fîmâ-baʻd Ordu-yi hümâyûn'un hareketi ittifâk-ı erbâb-ı elbâb ile istisvâb olunmağla, işbu Şevvâlü'l-mükerrem'in evâyilinde Bâzârcık'da mukīm olup, Ordu-yi hümâyûn'a celb olunan Vezîr Mehmed Emîn Paşa Livâ’-i şerîf Kāyim-makāmı nasb u taʻyîn ve Baş-muhâsebeci İbrâhîm Efendi'nin ‘illet-i mizâcı takrîbi ile Şumnu'da terk olunması tahsîn olunup, bekāyâ-yı ‘askeri sevk ü irsâl ve Ordu-yi hümâyûn mürettebâtını verâdan pey- der-pey îsâl etmek hıdemâtı ile kesb-i râhat-ı bâl ve vekâleti bu ‘abd-i ‘âcize ihâle olunup, Ordu-yi hümâyûn'u Sadrıaʻzam Kozluca tarafına tesyîr [93b] ve hılâl-i râhda vukū' bulan tahrîrâtı idâre içün bu Fakīr tezkîr olunup, Teşrîfâtî bulunan el-Hâc Mustafa Efendi'yi dahi maʻiyyete istishâb ve Ruscuk cânibine yigirmi beş kadar hâvass-1 etbâʻı ile tahrîk-i rikâb eyledi. Yevm-i mezkûrde Hezargrad'a vusûl ve ferdâsı Rusçuğ'a duhûl hengâmında Çerhacılığa tasmîm olunan sâbıkā Vidin Muhafızı Vezîr 'Ali Paşa o havâlîye vârid olduğu istihbâr ve bir ân akdem Ordu-yi hümâyûn'a vusûlü içün mahsûs Tatar ile tarafına buyuruldu tesyâr olunup, müşârun ileyh vâkıf-ı hâl olduğu gibi mahallinden hareket ve hılâl-i râhda mukārenet-i Sadrıaʻzamî ile mefharet edüp, vesâyâ-yı ekîdeden sonra Ordu-yi hümâyûn tarafına ircâʻ ve Tuna Donanması'na Kapudân olan Hammâmî-zâde Vezîr Ahmed Paşa dahi kazıyyeyi istimâʻ ve Sadrıaʻzam ile ictimâ‘edüp, Ruscuk pîşgâhında inşâ olunan donanmayı ru’yet ve kusûr u küsûrunu muʻâyene içün bi'n-nefs hareket ü ‘azîmet ve mevcûd olan sefâyinin mikdâr u kemiyyetini tashîh ve ‘askerini şümârende-i benân tedkīk eyleyerek 'amele ve sâyirlerini ‘atâyâ-yı vâfire ile tefrîh ve o hilâlde Arnabud tâyifesinden biri cinsinden birini katl eylediğini ehâlî-yi Ruscuk inhâ ve hadd-i îlahî icrâ olunmasını istidʻâ etmeleriyle, keyfiyyet ‘alâ-vechi'l-dakka iftihâs ve sıdk-ı da‘vâ zâhir olunduğu gibi iktisâs olunup, bâkī-yi ahvâl-i donanma birkaç meclisde Kapudan Paşa ile müzâkere ve hâzır olan sefâyine Vidin'den gelecek sefâyini zamm ile Silistre'ye gelüp, sâyir Donanma-i hümâyûn'a umûrunu ru'yet, mâddeleri yegân yegân mukāvele vü müşavere 'akabinde Yergöğü Kalası'nın levâzımına ve muhtâc-ı ta'mîr olan mahallerine ıttılâʻ içün bir kayığa süvâr [94a] ve karşıya güzâr edüp, Ser‘asker ‘Osmân Paşa ve muhâfız olan Mîr-i mîrân İsmâîl Paşa vârid ve Ağası ve sâyir zâbitân-ı Sadrıa zamî istikbâl ve bi'l-maʻiyye iki sâʻat mikdârı kal'ada râcilen pûyân olarak istikşâf-ı ahvâl eylediler. Yergöğü Kal'ası geçen sene vukūʻ bulan muhârebede mütezelzil olup, binâ vü taʻmîri içün eğerçi mukaddemâ nakd-i vâfir ile taʻyîn-i mübâşir olunmuşidi. İgmâz u müsâmaha ile fakat iç kalʻanın hârici tebyîz olunup, münhedim olan mahaller ve darb-ı topdan sükūt derecesine resîde olan yerler ‘alâ-hâlihâ kalup, mühimmâtdan hulüvvü dahi muʻâyene olunmağla, maʻâzallah ednâ-yı sadmeye tehammül edemeyeceği zahîr olduğundan esbâb-ı menâʻat ü hasânetine ikdâm u tertîb, zehâyir ve ‘asâkir ile kal'a- i mezkûreyi behem resîde-i takviyet ü istihkâm edüp, Serʻasker Paşa ve Muhafız Paşa ve sâyir zâbitânı sikke-i hasene-i Sultânî ile dest-zen-i ferhat u şâdmânî etdikden sonra, Ruscuğ'a 'avdet ve andan Silistre'ye gitmeğe mübâşeret eyledi. O gece Silistre ile Ruscuk miyânında vâki' Tutrakan Kazâsı'na vaz‘-1 lenger ve sâhil-i Tuna'da vâfir mühimmat terk olunduğu haber verilüp, fi'l-hâl Gümrükçü maʻrifetiyle bir kayık istikrâ ve mühimmât-ı mezkûreden kal‘aya müteʻallik olanlarını Yergöğü'ye ba's ü isrâ ve bâkī beş araba mühimmâtı ve vâfir araba koşumlarını Tutrakan'a vürûdunda bi'l-istishâb Silistre'ye götürmesini Tuna Kapudânı'na tahrîrât ile tenbîh ü îsâ, 'ale's-seher sâhil-i mezkûrdan fekk-i lenger ve baʻde'z-zuhr Silistre'ye 'ale'l-gafle vürûd ile ehâlîyi pâ-beste-i ukkāl-ı hayâlât u fiker edüp, sâhilde olan şalope ve duba ve çete kayıklarına nazar ve meʼmûrların [94b] hidmetleri makbûl ü mu‘teber olup, cümlesini dest-nevâzende-i lutf-ı evfer eylediler. Baʻdehû Silistre Kal‘ası'nı temâșâ ve mevcûd cebe-hâneyi istinbâ ‘akabinde tehyi'e olunan konağa nüzûl ve ‘ale's-sabâh Ordu-yi hümâyûn kasdıyla Hâcıoğlu Bâzârı yoluna duhûl edüp, Silistre'ye beş sâʻat mesafede vaki Topçu Karyesi'nde cüz’-i teneffüs içün ârâm ve iki nefer zaʻîm gelüp, Silistre'ye donanma mühimmatını nakl içün meʼmûr olduklarını ifhâm ve kazâ-be-kazâ nakl-i mühimmât eyleyerek üç beş günden berü karye-i mezkûrede fikdân-ı araba hasebiyle mütehayyir ü hâyim olduklarını îhâm eylediklerinde, der-‘akab ehâlî-yi karyeyi cem ve ücret-i nakliyeyi nakden def ile kırk kıtʻaya karîb ‘araba tedarik etdirüp, mühimmât ve topları tahmîl ve mübâşirleriyle Silistre tarafına tesbîl eyledi. Tuna Kapudânı noksân mühimmâtı mukaddemâ Ruscuk'da 'illet edüp, mühimmât-ı mezkûrenin vürûdu 'ayn-i kerâmet olup, fîmâ-baʻd îrâd-1 ‘özr ü behâneye mahall kalmayup, bu keyfiyyâta dâyir u lâhık ve donanma umûruna müteʻallik bu defa şeref-rîz-i vürûd olan hatt-ı hümâyûn sûreti bir kıtʻa kāyime-i Sadâret-penâhî'ye idrâc ve mahall-i mezkûrdan müşârun ileyh tarafına mahsûs Tatar ihrâc olundu. Dördüncü günü Arabacılar Karyesi'nde ârâm ve ferdâsı Fındıklı nâm karyeden murûr hengâmında ehâlî-yi karye bir şahsın şekāvetini beyân ile iʻdâmını iltimâs ve derhâl memerr-i nâsda vaki dırahtın birine salb olunup, terhîb-i şekāvet-pîșegân-ı inâs kılındı. Şahs-ı dîgerin izâlesini dahi ehâlî sevk ü tergīb ve mûceb-i şerî bulunmadığı hasebiyle darb-ı ‘asâ ile iktifâ olunup, Bazarcığ'a doğru teveccüh ü ‘azîmet ve leyle-i mezkûrede Bâzârcık'da beytûtet olundu. Çünki mukaddemâ [95a] Mevkib-i hümâyûn'un Kozluca'dan ilerüye hareket ve Hacıoğlu Bâzârı'ndan Hırsova'ya ve andan Maçin canîbine ‘azîmeti mecâlis-i adîde-i meşveretde musammem olmuşidi. Lâkin madrab-i hıyâm-ı ‘asâkir-i İslâm olacak mahallerin refâh-ı sunûf-ı Sipâh içün miyâh ü giyâh cihetlerinden dahi keşf ü mu‘ayenesi emr-i mühimm olup, binâ'en-‘alâ-zâlik ehâlî-yi kasabadan her tarafın keyfiyyetini su'âl olundukda, Hâcıoğlu Bâzârı ve andan ilerü Hırsova'ya varıncaya dek hilâl-i râhda vaki‘ menâzilin suları kıllet üzere olup, ‘askerin zarûrete dûçâr olacağlarını ba‘zıları ihbâr ve ba‘zıları hafr-ı ibâr olunur ise mâ’-i lezîz-i neb‘ eyleyeceğini iş‘âr eylediler. Hafr-i âbâr ile kesret-i mâhsûlü eğerçi sûret-i zâhirde mümkin olup, ancak bir iki def‘a idlâ-yı delv ile farazâ ihrâc-ı mâ olsa bi'l-külliyye hurûc-1 mâ mümteni‘ olduğunu ba‘zı ehl-i tecribe ifâde etmişleriken, hafr-i âbârda fâyidetün-mâ husûlünü Sadrıa‘zam hazretleri evvelce fikretmiş bulunmağla re'y-i evvelinden ‘adem-i rucû‘ ve hafr-i âbâra şurû‘ zımnında ruhsat-dâde vü ihrâc olunan mâden numûne olarak bir destiye vaz‘ ve verâdan îsâlini tenbîh ü ifade eylediler. Bu aralıkda Yeniçeri ile Arnabud ‘askeri Kozluca'da ‘arbede edüp, miyânlarında ceng-i ‘azîm vukū‘u ihtimâl iken hayr-hâhân-ı Devlet vâsıtalarıyla def‘ olunduğu haberi vâsıl-ı sem‘-i Serdâr-ı ekremî olup, bir ân akdem orduda bulunmasının lüzûmunu tehayyül ile Bâzârcık'dan hareket ve Kozluca'ya vusûl bulup, tensîk-i umûr-ı seferiyyeye mübâşeret ve bu ‘azîmetinde vaki‘ olan ahvâli ma‘rûz-ı ‘atıyye-i Şehriyâr-ı behrâm savlet eyledi.
Attribution
Citation:
"Hareket-i Ordu-yi hümâyûn ve ‘azîmet-i Sadrıaʻzam be-cânib-i Ruscuk", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_154.html
Item Details
Title:
Hareket-i Ordu-yi hümâyûn ve ‘azîmet-i Sadrıaʻzam be-cânib-i Ruscuk
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1205
Source:
Yavuz Bülbül
Format:
text/plain
Language:
ota