Sügūr-ı İslâmiyye'nin mehmâ-yüsâʻidühü'z-zemân egerçi istihkâmâtına bezl-i tâb ü tüvân olunmuşidi. Ancak Bakikırı yurdunda Ordu-yi hümâyûn'un imtidâd-ı vakt-i ikāmeti min-ciheti'z-zehâyir ıztırâb u ıztırârı mûcib ve hulûl-i mevsim-i șitâ bir mahallin meştâ tahsîsini müstevcib olup, Şumnu ve Ruscuk kasabaları meştâ ittihâz olunduğu takdîrde, Ordu-yi hümâyûn ‘avdet ve taleb-i râhat ile ikāmet niyyetinde olduğunu serhad-nişîn olan baʻzı zâhir-[69b]bîn istidlâl ve bu sebeble himmetlerine kusûr ve sevâʻid-i gayretlerine fütûr ‘ârız olacağı baʻîd 'ani'l-ihtimâl olmadığından, Serdâr-ı ekrem velhân u hayrân ve Ruscuk ve Yergöğü sahrâlarında beyhûde ifâte-i vakt ü zemân eylediğine nâdim ü peşîmân olup, vehâmet-i kâr dahi müstekreh ve ‘âkibet-i mâdde müşevveh görüldüğünden, vakt-i rehâda yâr-ı kafâdâr ve zemân-ı şedâyid ü ihtârda hasm-ı tarrâr olan yâdigârlar ki, ‘akl-i Eflâtûn'u tezyîf ve İbn Sinâ'yı humk u belâdet ile taʻrîf edenlerdir, Sadrıaʻzam tarafına ahyânen gelmekle başlayup, birer birer tekā‘üs ile uzakdan merhabâ ve ne su’âl ederse: "Ente aʻlemü minnâ" mekāliyle beste-leb ve müşârun ileyhi "Ahyeru men-dabbe" eylediler. Nazm:
Ve lem era ke'l-eyyâmi li'l-mer'i vâʻizan,
Ve lâ ke-surûfi'd-dehri li'l-halkī hâdiya,
İzâ sâʻade'l-ikbâlû fe'n-nâsü hüllesü,
Ve in dâre sâre'l-halkü üsden zavâriyâ.
ne hâl ise tekrâr erbâb-ı meşvereti başına cem' ve bu ahvâli bast ile îrâd edecekleri akvâl-i bî-me'âle havâle-i sem edüp, hulûl-i șitâ takrîbi ile cüz’iyyece berf ü bârân nüzûl eyler ise za‘f-ı hâlden nâşî, harekete mecâl olmadığından başka, ordu halkının rûz-merre taʻyînâtlarının idaresi müteʻassir ve serhadlerin bundan sonra iktizâ eden tedârükâtı kurb ü civârda vakiʻ bir mahallin meştâ taʻyîn olunmasıyla hâsıl olacağını baʻzı nâs müzekkir yaʻnî Bâzârcık Kasabası'nın ittihâz-ı meştâya evveliyyeti tasrîh ve
baʻzıları Şumnu ve Silistre taraflarını sevk ü teşvîk ve her birinde bir nevʻ mahzûr tahkīk olunduğuna binâ'en, bilâhare Bâzârcık tarafına hareket tercîh olundu. Bu meşveret akabinde Râ'ik ʻAli Efendi Defterdarlık'dan 'azl olunup, Defterdar Mektûbcusu olan Mehmed Şerîf Efendi [70a] Şıkk-ı Evvel Defterdârı nasb olunduğunu Enverî Efendi Râyik Efendi'nin meclis-i mezkûrda Sadriaʻazam ile muhâcce vü münakaşasına haml etmiş, "Ve leyse'l-emrü kezâlik". Râyik ʻAli Efendi'nin hırs u tamaʻa dâyir ahvâlini Gümrükçü-yi sâbık Süleymân Ağa'dan li-ecli'l-ibkā temessük aldığını erbâb-ı siʻâyetden baʻzı devlet-mend sâmi‘a-i hümâyûna ilkā ve 'adem-i sıyânet Beytü'l-mâl taksîrâtını isnâd ile hakkında tertîb-i ifk ü iftirâ ve bu takrîb nazar-ı Pâdişâhî'den sükūtuna sebeb ve Defterdârlık'dan ‘azli müstehab görülmüşidi. Sadriaʻazam dahi Rikâb Defterdârı olan ‘Osmân Efendi'nin ba'zan rızâsına muhâlif hareketde bulunduğunu teferrüs ve bir behâne ile ızrâr olunması esbâbını tecessüs eder idi. Râyik Efendi'nin merkez-i asliyyesinden sükūtunu tashîh ile dâyire-i isâʼeti tevsîʻ ü tefsîh ve ‘Osmân Efendi'nin mehâsin-i ahlâkından bahs ile Ordu Defterdarlığı'na tahsîs olunmasını telhîs edüp, Efendi-yi mûmâ ileyh, nazm: Erâ tahte"r-ramâdi vemizâ nârin Ve yûşekü en-yekûne le-ha'ztırâmü. me'âli üzere define hasr-ı sâk-ı ihtimâm ve: "Ordu-yi hümâyûn'un mürettebâtını teshîl ü tanzîm içün Asitâne'de vücûdu dahi elzemdir" deyü Sadr-1 vâla-makām tarafına ifhâm ve Defterdâr Mektûbcusu Mehmed Şerîf Efendi'nin bir müddetden berü Defterdar dâyiresinde Kîsedârlık ve Mektûbculuk ile istihdâm olunması Defterdârlık umûruna vukūf u ıttılâʻını istilzâm etmekle hemân Defterdârlığ'a el vereceği beyân olunup, hatt-ı hümâyûn dahi bâlâda zikr olunan meşveret günü vârid olduğundan, 'akīb-i meşveretde Râyik ʻAli Efendi ‘azl olunup, Rûz-nâmçe-i Evvel mansıbına tenzîl ve Baş-defterdârlık ile Şerîf Efendi tebcîl olundu. Serdar-ı ekrem'in [70b] hayret ü ıztırabı ve ordu halkının ihtilâf u inkılâbı ve ‘ale'l-husûs taraf-ı hümâyûn'dan havf u
haşyete zehâbı maʻlûm ve devletce def-i vesvesesi lâzım u mahtûm olmağla, kemâl-i istiklâli hâvî bu esnâda bir kıtʻa hatt-ı hümâyûn tarafına irsâl buyurulup, ‘alâ-ru'ûsi'l-eşhâd kırâʼat ve mazmûn-ı kerâmet-merhûnu Sadrıaʻzam'a mûcib-i itmi'nân u tesliyet oldu. Sevk-i 'asâkir içün bundan akdem ısdâr-ı evâmir ve taraf taraf ihrâc-ı mübâşir olunmuşidi. Me'mûl olunduğu derecelerde gümâștegân-ı Devlet istinfâr-1 ‘askere kudret bulamadıklarından, Sadrı azam bi'z-zât ‘asker ihrâcına tâlib ve hayr-hâhân-ı devlet tahtı'e edüp, vüzerâdan birinin taʻyînini münasib görmeleriyle, bi'l-fi'l Yeniçerî Ağası olan Hasan Paşa hem vezîr ve hem ağa olmak takrîbi ile nüfûz u iʻtibâr ihtimali verilüp, kazâyâ-yı ‘azîmeti intâc ve Hezargrad ve Şumnu ve o etrâfdan ‘asker ihrâc ve lüzûmu olan mahallere idrâc eylemesi zımnında edhem-i meʼmûriyyeti isrâc olundu. Ordu-yi hümâyûn'un Bâzârcık tarafına hareketi karâr-gîr ve Asitâne-i saʻâdet'de vukū' bulan meşveretde dahi semt-i mezkûr müstasveb-i ehl-i tedbîr olup, ittihâd-ı ictihâd-1 cânibeyn ile Bakikırı yurdundan hareket lâzım geldiğine binâ'en, gurre-i Rebîʻulevvel'de mahall-i merkūmden ref‘-i ahmâl ü bengâh ve Bâzârcık sahrâsına nasb-ı hıyâm-ı sipâh olundu. Kassâb-başı Mustafâ Ağa'nın Kemânkeş Vakʻası'nda olan sû‘-i sanîʻ ve hareketi ânifen mezkûr ve lüzûm-ı te’dîbi gayr-i mestûr iken, bir takrîb nefsini istihlâs ve İsma‘îl Kassâb-başılığı ile tahsîl-i ihtisâs etmişidi. Âsitâne ve ordudan me'mûr olduğu maslahata medâr-ı küllî olan mebâliğin irsâlinde ihtiyâr-ı tüvânî u kusûr olmamış iken, İsmâ‘îl'in mahsûriyyeti [71a] istidlâl ve ‘amele iştigāl ve Zühdî 'Ömer Ağa'ya Kapucu-başılık verilüp, İsmâ'îl'e me'mûr olduğunu istimâ eylediği gibi sevk-i agnâm nâmıyla berü tarafa geçüp, yine Ordu Kassâb-başılığı ümniyyesiyle Bâzârcık sahrâsına vürûd ve husûl-ı maslahatı zımnında îfâ-yı 'uhûd-1 nukūd hılâlinde, nazm: en-nâsü fî-gafletin ‘ammâ yürâdübi-him, Ke-ennhüm ğanemün fî-beyti cezzâri.
mefhûmu üzere merkūmun ahvâl-i mâziyye vü hâliyyesine vâkıf serâyir-i ümem olan Hıdîv-i Cem-haşem muttaliʻ olup, i‘dâmı içün ısdâr buyurdukları hatt-ı hümâyûn o esnâda mehâbet-rîz-i vusûl olmağla, derhal ser-bürîde-i meslah-ı siyaset ve tuʻme-i şimşîr-i nikâyet olup, emvâl ü eşyası taraf-ı mîrîden zabt ve İsmâʻîl Kassâb-başılığı sâbıkā Rûz-nâmçe-i Evvel olup, sevk-i zahîreye meʼmûr Hasan Efendi'nin hazîre-i gayretine rabt olundu. Li-muharririhî: İstikāmet felâh meslegidir, Reh-i mu'avvece gitme sen zinhâr, Rîze rîze eden ser-i mârı, İ‘vicâc-ı mesîrdir her bâr.
Zikr-i müteferrikāt-ı ahvâl-i mevkib-i hümâyûn ve Defterdâr-şüden-i Mehmed Şerîf Efendi
Attribution
- Citation:
- "Zikr-i müteferrikāt-ı ahvâl-i mevkib-i hümâyûn ve Defterdâr-şüden-i Mehmed Şerîf Efendi", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_113.html
Item Details
- Title:
- Zikr-i müteferrikāt-ı ahvâl-i mevkib-i hümâyûn ve Defterdâr-şüden-i Mehmed Şerîf Efendi
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1205
- Source:
- Yavuz Bülbül
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota