Kapudan-ı deryâ Vezîr Hüseyin Paşa, Anapa Kalʻası pîşgâhına varup, Battâl Paşa ile mülâkī ve düşmen gemilerinin Kerş havâlîsinde olduğunu tahkīk edüp, mütevekkilen ‘alallah üzerlerine imâle-i sükkân ‘azîmet eyledi. Nahl Burnu demekle maʻrûf bir mahalde a‘dâ donanması müşâhede olunup, muhârebeye mübâşeret ve birkaç saʻât âteş-i aʻdâya müsâberet ve ‘avn-i Hakk ile [56a] dört kıtʻa fırkateyn şeklinde olan süfün-i aʻdâ garîk-i bahr-ı belâ olduğu hînde aʻdânın altı kıtʻa kebîr sefîneleri yek-dîgere imdâd eyleyerek Paşa gemisini sarup, berü tarafdan i'ânet olunmadığından münferid olduğu hâlde iki saʻât muhârebe ve baʻdehû Donanma-yi hümâyûn'dan iki kıtʻa karavela yetişüp, işʻâl-i nâr-ı mudârabe ve yedi saʻât kadar ceng imtidâd bulup, ahşâm dahi karîb olduğundan cenge fâsıla verilüp, müntezir-i inbilâc-ı subh olmuşlar idi. Aʻdâ tarafında âsâr-ı şikestegî vü hezîmet zâhir olduğundan pâydâr olamayup, Kefe Limanı'na doğru çekilüp gitdikleri Kapudan Paşa'nın maʻlûmu oldukda ta'kībe imkân müsâʻade olunmayup, cebr-i kesr ve sulanmak mekāsıdıyla Sünne Boğazı'na ‘avdet etmişidi. Evâhir-i Zilkaʻde'de Sünne'den hareket ve Hacibey Limanı'na vaz‘-ı lenger-i celâdet ve etrâfa karağollar taʻyîni ile lâzıme-i ihtiyâta riʻâyet edüp, nâ-gâh aʻdâ-yı rû-siyahın otuz yedi kıt'a ceng gemileri görülüp, muhalefet-i rûzgârı derkâr olduğu hâlde Kapudan Paşa zarûrî yelken üstüne çıkup, sefâyin-i sagīreden mâʻadâ on dokuz kıtʻa sefâyin-i kebîre ile mukābele eylediklerinde Paşa gemisinden atılan mermer gülleler düşmenin bir kıtʻa kebîr sefînesini taraf taraf hark ve bahr-ı züll ü hevâna gark edüp, düşmen tarafından dahi eczâ-yı nâriyye ile masnû‘ dânelerden birkaç dâne Paşa gemisine isâbet edüp, derhal birkaç mahalden müştaʻil olmağla müşârun ileyh bir tarafdan âteşi itfâ ve bir tarafdan nehengân-ı deryâ-yı besâlet olan guzât-ı zafer-simât gayret ü istimâlet-i i‘tâ edüp, bu hâl ile hengâm-ı şâm
dâhil ve iki donanma miyânını fâsıl olup, muntazır-ı bâmdâd olmuşlar idi. Nâgâh vezîden-i bâd-ı şimâli ile rû-yi deryâ cibâl-i râsiyât misillü mevcler peydâ edüp, Donanma-yi hümâyun sefîneleri bi-hikmetillahi Teâlâ perîşân ve her biri bir cânibe meyl eyleyerek birbirine çatarak vâfir hasâret nümâyân olup, düşmen donanması Özi tarafında lîmûr bırakmış olmaları [56b] an-ı hümâyûn a‘dâ gemilerine karîb bulunup, hemân ‘ale’s-sabâh ‘umûmen üzerine hücûm eylediler. Mübârizîn-i dîn dahi münferiden düşmenin donanmasıyla muhârebeye ibtidâr ve altı sa‘ât kadar uğur-ı dîn ü devletde cânsipâr olup, encâm-ı kâr derûnunda olan guzât-ı İslâm’ın ekserisi gavta-hûr-ı deryâ-yı rahmet ve nâyil-i ecr-i cezîl-i şehâdet olup, sefîne dahi mahal-be-mahal zebâne-keş-i işti‘âl ve sâyir sefâyin-i İslâmiyye imdâd ü i‘ânet tarîkini bulamayup, uzakdan hâst-kâr-ı nusrat-i Îzed-i müte‘âl olup, istihlâsının imkânı mefkūd ve ‘âkıbetü’l-emr a‘yün-i nâsdan nâ-bûd ve şirâzesinden iki kıt‘a düşmen gemisi sûziş-pezîr-i nâr-ı intikām ve tesliyetde hevâtir-i gayret-keşân-ı İslâm oldu.
Muhârebe-i Donanma-yi hümâyûn
Attribution
- Citation:
- "Muhârebe-i Donanma-yi hümâyûn", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_094.html
Item Details
- Title:
- Muhârebe-i Donanma-yi hümâyûn
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1204
- Source:
- Yavuz Bülbül
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota