Vakʻa-i Belgrad

Devlet-i 'aliyye-i ebediyyü'l-karâr'ın düşmen-i kadîmi olan Moskovlu üzerine her ne zemân seferi tahakkuk eyledi ise, müterassıd-1 ihtilâs-1 vakt-i fursat olan Nemçelü mâr-ı münakkaş-veş-i sevârıh-ı mekîdetden ser-nümâ-yı zuhûr ve Moskovlu ile zünnâr-bend-i ittifâk olarak o dahi bir tarafdan ilkā-yı şerr ü şûr eylediği târîh-şinâsân-ı rüzgâra gayr-i mestûr olup, Kırım mâddesinde Moskovlu'nun müddeʻâsını tervîc zımnında Bâb-ı ‘âlî'ye tekārîr-i müteʻaddide takdîm ve Kırım Moskovlu'ya terk olunmadığı hâlde ber-muktezâ-yı ittifak, nakz-ı ‘ahd ü mîsâk ve i‘lân-ı muhârebe eyleceğini tasrîh ile Devlet-i ‘aliyye'yi tazyîk ü tevhîm edüp, iki kavî hasım ile muhârebeyi Devlet-i ‘aliyye tecvîz etmeyüp, ihtiyâr-ı ehven-i şerrîn ile bir iklîmden dest-keş-i ferâğ ve bu keyfiyyet kılup, müslîmine dâğ-ber-bâlâ-yı dâğ olmuşidi. Hayr-hâhân-ı Devlet çünki bu nakş-ı garîb verâ-yı perde-i takdîrden sûret-nümâ-yı vukū oldu. Devlet-i ‘aliyye levâzım-ı harbiyyeye min-külli'l-vücûh riʻâyet edüp, iki düşmenle mukāvemete yârâ-yı miknet ü iktidâr tahsîl eyledikde, nebz mes’elesine teşebbüs ile feth-i bâb-ı hısâm ve ahz-ı sâr u intikāma kıyâm etmek üzere ahkâm-ı ‘azîmetlerin ihkâm, hattâ [40b] Hudâvendigâr-ı sabık merhûmu nebz-i mes'elesine dâyir olan fetvâları ile ilzâm etmişleridi. Kırım mâddesi bertaraf olduktan sonra tehyie-i edevât-ı ceng böyle dursun, gûyâ mecmû‘-1 kefere ile ile'l-ebed intikāzı mümteni‘-i silm ü musâfât vâki' olup, bir daha bir kavm ile muhârebe lâzım gelmez sûretde terk-i şerâyit-ı hazm u ihtiyât ve celb-i esbâb-ı güşâyendegî vü inbisât olup, Moskovlu ise bu gaflet ü batâlete nazar ile baʻzı mekāsıdına istikrâr vermek dâʻiyyesine düşüp, erbâbına maʻlûm olan mâddeleri der-meyân ve bu mâddelerin nihâyeti müstelzim-i aʻmâl-i seyf ü sinân olacağını Nemçelü tahkīk ve de’b-i kadîmi üzere fi'l-hâl Moskovlu ile râbıta-i ittihâd u yek-ciheti bî-tecdîd ü tevsîk edüp, garaz-ı mâ-fî'z-zamîrini istihsâl dâʻiyesiyle mukaddemce bir nevʻ mekr ü âl, fikr ü hayâl eyledi. Tafsîli bu ki, ‘an-asl serhâdlerde vâki‘ kılâʻın kesret-i zehâyir-i ‘azam istihkâmâtından olduğunu teyakkun ve hudûd-ı İslâmiyye'de vâki husûn-ı mahrûseden kuvvet-i mâliye ile pîşince erzâk-ı müstahfizânı celb edüp, mahsûriyyet vukūʻunda fikdân-ı zehâyir ile zahmet-keş-i ‘ârıza-i ciyâʻ olan ‘asâkir teslîm-i kalʻaya mecbur olacağların tefattun edüp, ibtidâ'en kendi hudûdunda olan hubûbâtı bilâd-1 kāsiyeye nakl ile o havâlîyi kaht u galâya mübtelâ ve kendi halkını berü taraflardan celb-i zehâyire iğrâ ve râyicü'l-vaktin iz‘âfını ‘arz ile tama‘kârân-ı Belgrad'ı bey‘-i zahîreye ilcâ edüp, hırs-ı husûl-ı nemâ vü rey“ ile mevcûd olan hubûbâtı bey‘ ve belki akvât-ı yevmiyyelerini bile akçeye ibdâl ve bu ‘illet etrâfa sirâyet ile refte refte katar-ı Belgrad'ı imhâl edüp, o hılâlde [41a] Belgrad Defterdârı bulunan Hûsnî habîsi dahi dâd ü sitada vakıf olup, enbârlarda müddehar olan hubûbâta âfet-i pûsîdegî resîde olup, mevcûdu bey' ile hubûbât-ı cedîde iddihârını sûret-i hayr-hâhîde mesâmi‘-i erbâb hall ü 'akde ilkā ve sudûr-ı ruhsat tekarrüründe zehâyir-i mevcûdeyi Nemçelü'ye bey' ve bedelini kabz ile sandûka-i hıyânetini imlâ edüp, meʼlûf olduğu vekāhat ü sefâhete ceste ceste bezl ü sarf ve bu sebeble kalʻa-i Pâdişâhî'yi ber-hemzede-i ihtilâl ü za'f etmişidi. Berü cânibden dahi Moskov seferi gāyilesi on bin kîse ile bertaraf olacağını baʻzı ‘ukūl-ı kāsire erbâbı Sadr-ı vakt'e sevk ü tergīb ve Nemçelü'nun ittifak şâyîʻası bî-maʻnâ olup, bir devlet devlet-i uhrânın tahsîl-i mekāsıdı içün irtikâb-ı sefer etmeyeceği mukaddemâtını tertîb edüp, münâza‘un-fih olan husûsların indifâ‘ı emr-i yesîr iken bî-vakt ü ibban ihtiyâr-ı emr-i hatîr olunup, Moskovlu ile ceng mütehakkıku'l-vukūʻ olduğunu Nemçelü cezm eylediği gibi cenge tesaddî ve fi'l-hâl memâlik-i Devlet-i ‘aliyye'ye tecavüz ü te‘addî edüp, hattâ o esnâda bir mikdâr ürzünden gayri Belgrad'da zehâyir olmadığını ‘arz u mahzarlarıyla ehâlî ifade etmişleridi. Bosna'dan imdâd tarîkini kat“ içün ibtidâ-yı emrde Nemçelü, Böğürdelen Kalʻası'nı istîlâ edüp, Belgrad muhâsarasına dahi şürûʻ edeceğini o havâlîde Serʻasker olan Koca ‘Abdî Paşa teferrüs ve mezâyık u ședâyidden nefsini tahlîs içün çâre-cû-yı istirâhat ü teneffüs yaʻnî Ordu-yi hümâyûn'a tahrîrât gönderüp, Belgrad Kalʻası'nın hasânet ü rasâneti [41b] ve derûnunda olan ‘askerî tâyifesinin kesreti muhakkak ise dahi zahîresi ekall-i kalîl olmağla, bu havâlî meștâ tahsîs olunmak lâzım geldikde, kesret ü izdihâm-1 nâs sebebi ile kaht-ı müfrit hudûs edüp, eyâletlüye dahi za‘f-1 târî ve 'âmm-ı kābilde bir maslahata yaramayacağları cümlenin netîce-i efkârı olmağla, bi'n-nefs Niş tarafına hareket ve sevk-i zehâyir ve ‘asâkire ikdâm u himmet ve evvel-behârda dinc 'asker ile muhafaza-i kalʻaya mübâderet edeceğini îmâ ve hall-i ‘ukde-i maksad mümkin olmadığı hâlde ‘arz-ı mebâliğ olunmak husūsu dahi baʻzı mahallere sırran tahrîr ü inbâ er-Reșâû reșâʼü'l-hâceti mefhûmu üzere taraf taraf Ser‘asker'in dârü'l-harbe karîb mahallerde bulunması takbîh olunup, Niş cânibine gelmesi içün emr-i 'âlî ısdâr ve tarafına tisyâr olunmuşidi. Müşârun ileyh harekete teheyyü' gösterdikde kal'a halkından baʻzı ehl-i vukūf Ser‘asker'in hareketini münasib görmeyüp, Serʻasker giderse a'da kaviyyü'l-kalb olup, muhâsaraya ikdâm edeceğinden başka Ser‘asker Paşa ile baʻzı kimesneler tahsîl-i emr-i refâkat edüp, kal'a-i Pâdişâhî ‘askerden hâlî kalacağını ifâde eylediklerinden ‘Abdî Paşa i'mâl-i letâyifü'l-hiyele iştigāl ve Belgrad meşâhîrinden Deli Ahmed ve Kara Hasan ve Kara İsmâ‘îl dedikleri küştenîleri bezl-i emvâl ile iğfâl ve anlar dahi baʻzı muhassenât serdîyle ehl-i kal‘anın re’yini ibtâl etdikden sonra, ‘Abdî Paşa Niş cânibine ‘ikālden kurtulmuş şegāl gibi cân atup, dirlik ve nân-pâre ashâbından vâfir eşhâsı dahi bedel-i maʻlûm mukābelesinde sevâd-1 cemʻiyyetine zamm ile kâr-âzmûdegân-ı serhaddin tasavvurunu te'yîd ve [42a] kal‘a-i Pâdişâ[hî] ihlâ ile ‘adüvv-i dînin dâʻiye-i şevkini tecdîd eyledi. 'Âm-ı müstakbel behârından mukaddem iʻânet-i havene-i reʻâyâ ile Nemçelü, Belgrad yollarını kat‘u sedd edüp, Semendire Kal‘ası'nı dahi muhâsara eylediği ahbârı Ser‘asker Paşa tarafına ‘aks etmekle ne hâl ise, mai‘yyetinde olan eyâlet vesâyir ‘asâkir ile Morava Köprüsü'ne gelüp, inkıtâʻ vü insidâd-ı turuk u meşâri hasebiyle ilerüye tecavüz edemeyüp, a‘dâ dahi taraf taraf Belgrad Kalʻası'nı muhasaraya şürûʻ u mübâşeret ve mahsûr olan nisvân ü sıbyân ve zükûr u ehl-i zimmet ancak dokuz bin nefere bâliğ olduğunu baʻzı ehl-i vukūf rivâyet edüp, o mikdâr ‘asker ise kalʻanın bir iki tabyasını ihâtadan ‘âciz olup, bu hâl şaranpu kenârlarında ve kal‘a zîr ü bâlâda birkaç gün müdâfaʻaya kıyâm ile izhâr, sebât ü metânet ve aʻdânın ateşine musâberet ile cengâverlerinin bir mikdârı nâyil-i niʻmet-i şehâdet ve bâkīleri müte'ellim-i niş-cerâhat olup, zahîreleri dahi nihâyet bulduğundan gayri humbara âteşiyle bi'l-cümle büyût u mesâkin muhterik ve tehaffuza medâr olur bir mahall kalmayup, cümlesi kayd-1 esre giriftâr olacağların idrâk ile teslîm-i kalʻada müttefik olmalarıyla, ba'zı şürût ile kal'ayı teslim edüp, gayr-i ez-reʻâyâ mezâyık-ı muhâsaradan reh-yâb olan dört bin dokuz yüz âdem hudûd-ı İslâmiyye'ye vâsıl ve firkat-i vatan ile dâğ-ber-dil olup, o zemâna dek Semendire Kalʻası giriftâr-ı dest-i a'dâ olmayup, Belgrad keyfiyyeti neye müncerr olur ise muktezâ-yı vakt ü hâl, o vakit icrâ olunacağı hususu Semendire'yi muhâsara eden kibr-i cehennemî ile mukāvele olunmuş olduğundan, Belgrad'da olan [42b] Nemçe 'askerinin sergerdesi bu keyfiyyeti Muhafız ‘Osmân Paşa'ya inhâ ve Semendire ehâlîsine mektûb iddi‘â edüp, zarûriyyât-ı vakt iktizâsıyla mektûb-ı mezkûr dahi verilüp, Semendire dahi bu vechile rubûde-i cengâl-i ihtiyâl-i a‘dâ oldu.
Attribution
Citation:
"Vakʻa-i Belgrad", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_066.html
Item Details
Title:
Vakʻa-i Belgrad
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1204
Source:
Yavuz Bülbül
Format:
text/plain
Language:
ota