Vukūʻ-ı tezelzül ü perişânî be-Ordu-yi hümâyûn

Çünki aʻdâ-yı dînin Ordu-yi hümâyûn'a karîb mahallerde olduğu bi'l-müşâhede maʻlûm oldu. Üzerlerine ne vechile hücum olunmak ve ne mahalde meteris hafr olunmak hususları bâdî-yi emrde cümle ile müzâkere ve baʻdehû muktezâ-yı hâl ne ise anı icrâ içün tertîb-i encümen-i müşâvere olunan erkân-ı devlet ve hademe-i Saltanat bi-ecmaʻihim hâzır oldukları hâlde keyfiyyet-i mezkûre zebân-güzâr-ı Sadr-ı ʻâlî-mikdâr olup, mahall-be-mahall sevk-i re’y ü tedbîr ve sû-be-sû ifrâğ mâ-fi'z-zamîr kılınup, bilâhare Çerhacı Paşa leylen varup, Remlik suyunun öte yakasını keşf ü muʻayene ile [34a] aʻdâdan hulüvvünü tahkīk eyledikde, meteris hafriyçün ilerüde bulunan Yeniçeri Ocağı'na irsâl-i peyâm ve hâlî olduğu takdirde nehr-i Remlik'e karîb Terkakol nâm mahall câ-yı tahassun-i ittihâz olunup, metris hafrine ihtimâm ve ol veçhile icrâ-yı lâzıme-i istihkâm olunmak ve Çerhacı Paşa'dan haber vârid olmadıkça, Yeniçerî Ocağı yerinden hareket etmamek tedbîrinde huzzâr-ı meclis yeksâk-ı vifâk olduklarına binâ’en Çerhacı Paşa icrâ-yı me’mûriyyete şitâb ve leyle-i mezkûrede tahrîk-i rikâb edüp, [32a] zikr olunan mahallere karîb oldukda, düşmen tarafından ol havâlî zabt olunduğunu müşâhede ile keyfiyyeti ifâde hılâlinde Kemânkeş Mustafâ Paşa Fokşan câddesiyle Ordu-yi hümâyûn'a iltihâk içün gāfilen gelür iken üzerine düşmen hücûm edüp, miyânelerinde dâd u sited-i ceng ü âşûb teʻâtî olunduğunu Çerhacı Paşa ihsâs u fehm ve imdâd u muʻavenet kasdıyla bilâ-tertîb tarh-ı karʻa-ı rezm edüp, Yeniçerîler dahi iki gün mukaddem haşîn ü metîn hafretdikleri meterisden bâzâr-ı kâr-zâr nasb olunduğunu muʻâyene etmeleriyle aʻdâya tekarrüb mülâhazasını der-pîş ve müsâʻade-i vakt ile rîşe-gîr-i istihkâm olan meterisleri bırakup, bî-vakt ü zemân ceng mevki‘ine birçok sâʻat mesâfe olan bir mahall-i basîtde meteris hafrına şürûʻ ile çehre-i maslahatı tahdîş ve aʻdâ-yı mekr-endîş bu evzâʻ-ı mûcibü't-teşvîşi rü’yet ile uzakdan top cengine mübâşeret ve ol hılâlde Moskovlu tarafından taʻyîn olunan "Suvarof" nâm ceneral dahi vâfir kâfir ile yetişüp, fi'l-hâl tertîb-i sâf ve Kemânkeş Paşa gāyilesini ber-taraf eyledikden sonra, Ordu-yi hümâyûn'un bi'l-külliyye süvârîsi maʻiyyetinde olup, kasd-ı iʻânet ile Kemânkeş Paşa [34b] tarafına ʻazîmet eden Çerhacı Paşa üzerine dökülüp, top ve humbara ile anı dahi perîşân ve baʻdehû meterisler üzerine toplarını çevirüp, tekmîl-i noksâna zemân bırakmayup, zümre-i piyâdegânı dahi bu vechile zaʻîfü'l-cenân eylediğini Serdâr-ı ekrem hazretleri istimâʻ ile pâ-der-gîl-i hayret ve kapusu halkı ve ricâl-i devlet ile der-ân sâ‘at meterislere gelüp, ʻadem-i itmâmını rü’yet ve perîşân olan ʻaskerin bir mikdârı metrislere gelmiş bulunmalarıyla sâyir ʻaskerin dahi iʻâdesine bezl-i mâ-hasal-ı kudret edüp, seyl-i münhadır gibi akup giden ʻaskere sedd-i râh olmak muhâl idügini teyakkun ve tavâyif-i ʻaskeriyye dahî pîş ü pesde vâkiʻ olan eşyâ-yı nâsı nehb ü gāret eyleyerek nehr-i Buza'ya doğru çekilüp, gitdikleri teʻayyün edüp, meteris hafriyle mukayyed olan Yeniçerilerin dahî pâ-yi sebât ü istikrârı bu vesîle ile mütezelzil olup, meterisleri terk ile süvârîye tebaʻiyyet ve düşmen ihâta etmeden tahsîl-i câ-yı selâmet eylediklerinden gayri, Sadrıaʻzam dahî mahall-i mezkûrda tevakkuf etmek lâzım gelse tetarruk-ı âfet melhûz olduğundan ibrâm-ı bekāyâ-yı nâs ile girüye ʻavdet ve piyâde ʻaskerinin verâsını alup, Remlik nehrini mürûr ile haymelerine duhûl ve Muharrem'in üçüncü günü Buza nehri kenârına vusûl bulup, işbu vakʻa-i fâciʻada altı yüz mikdârı ehl-i İslâm niʻmet-i şehâdet ile be-kâm ve üç yüz kadar behâdır seng-i zahm ile şikeste-i hâtır ve aʻdâ-yı dînden dahî vâfir kâfir e-i süyûf-ı bevâtir olduğu tahkīk-kerde-i [35a] erbâb-ı basâyirdir. Havf-ı taʻkīb-i âʻdâ hevâtır-ı nâsda hüveyda olduğunda binâ'en, Buza nehrini öte yakaya geçmek sevdâsıyla iki üç mahalden geçid yeri bulunup, hîn-i ʻubûrda telâş üzerine mürûr eden baʻzı kimseler nehr-i mezkûrda garîk vesâyir nâsa bedreka-i selâmet refîk olup, İbrâ'îl pîşgâhı mecmaʻ-ı sunûf-ı ʻasâkir ve bi'l-cümle vüzerâ ve mîr-mîrân ve ricâl ve Ocağlu hayme-i Sadrıaʻzamî'de hâzır olup, vukūʻ bulan keyfiyyeti ʻale't-tafsîl tahrîr ve ferden ferdâ imzâ vü temhîr ve ʻale'l-ʻacele dergâh-ı vâlâ-yı Şehinşâhî'ye baʻs ü tesyîr eylediler. Vukūʻât-ı mezkûreyi re’yü'l-ʻayn müşâhede eden havâss-1 ricâlden biri Âsitâne-i saʻadet'e varup, ru'esâ vü ʻaskerde taksîrât olmadığını beyân, erkân-ı devlet tarafından istihsân olunduğuna binâ'en, Ordu-yi hümâyûn'da bi'l-fiʻl Çavuş-başı olan Genc ʻOsmân Ağa'nın ʻazimeti tasvîb ve hemân bir gün sonra Ağa-yı mûmâ ileyh Âsitâne-i saʻadet tarafına tesrîb olundu. Verâ-yı perde-i takdîrde mestûr olan suver ü şû'unâtın her biri birer sebebe istinâd ile hayyiz-resân-ı birûz olduğuna nazar işbu perîşânlık esbâbı dahi sebk-i makālede sarâhat ü kinâyet tarîkiyle îrâd olunup, Küllü's-saydi fi-cevfi'l-ferâ meseliyle iltizâm-ı sanʻat iktifâ olundu.
Attribution
Citation:
"Vukūʻ-ı tezelzül ü perişânî be-Ordu-yi hümâyûn", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_057.html
Item Details
Title:
Vukūʻ-ı tezelzül ü perişânî be-Ordu-yi hümâyûn
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1204
Source:
Yavuz Bülbül
Format:
text/plain
Language:
ota