Dârü'l-gurûr olan ʻâlem-i kevn ü fesâd ki, "Men ebğadahe sâd ve men ehabbehâ bâd" sıfatlarıyla ittisâf-kerde-i eslâfdır, dâyimâ sayd-ı kulûb-ı mugaffilîn içün neşr-i hubûb-ı emânî ve tarh-ı encümen-i kâm-rânî edüp, mişkât-i ʻakl ü idrâkden istifâde-i nûr-şuʻûr edenler rübûde-i çengâl ihtiyâlî olmakdan dâmen-çîn-i tebâʻüd ve meftûn-ı
tavr-ı nedâmet-gavrı olanlar ürcûha-i müzeyyenesine kadem-nihâde-i tesâʻud olarak havf ü haşyet-i Kahhâr-ı Müntakim'i kulûb-ı kāsiyelerinden ihrâc ve celb-i mâl ve ʻadem-i teşhîs-i harâm u helâl ve ihtisâs-ı menâfiʻ ü fevâyid ve inhisâr-ı merâfık u ʻavâîd ile tahsîl-i meslek-i istidrâc edüp, bu sebeple leyl ü nehâr müstelizzât-ı dünyeviyye ve müştehiyyât-ı kevniyyeye inhimâk u iştigāl ve gûn-be-gûn hevâcis-i nefsâniyye ve revâcis-i şeytâniyye ile fikr ü hayâl emr-i muhâl eyledikleriyçün dâyimâ dûr-bâş-ı takrîʻât-ı İlâhiyye ile mahzûl ve haklarında şemşîr-i kazâ-te’sîr-i siyâset meslûl olageldiği hezâr-bâr tecribet-güzâr-ı erbâb-ı basâyir u ʻukūldur. Nazm:
Sezâ-yı tîg olur haddin tecâvüz eyleyen mûlar,
Ânçün tîgden vârestedir müjgân ü ebrûlar.
Binâ’en-ʻalâ-zâlik Tersâne Emîni Selîm Ağa ʻan-asl Re’îs-i esbak Tavukçu-başı damadı el-Hâc Mustafa Efendi'nin diyâr-ı İrân'dan istirkāk olunmuş ʻabd-ı müşterâsı olup, sâbıka-i hıdmetine nazaran merkūmu iʻtâk ve yine [13a] dâyiresinde hem-cinsi bir kenîzine irfâk edüp, bir müddetden sonra Hazînedârı Bekir Efendi ki, baʻde-zemân vezârete nâyil olmuşdur, merkūmu istishâb ve Darb-hâne Emâneti'nde maʻdenlere irsâl ile kâm-yâb edüp, vezâreti hâlinde dahi bi'l-maʻiyye Mısır ve Haleb'e ʻazîmet ve Vezîr-i müşârun ileyhin vefâtı ʻakabinde Âsitâne'ye ʻavdet ve Karatova ve sâyir iltizâmât ile muştagill ve bu aralıkda Sârım Paşa dâyiresine dâhil olup, mukaddemki sefer evâyilinde Edirne Serâyı taʻmîrine me’mûr ve hırs u tamaʻa dâir harekâtından Hüdâvendigâr-ı esbak, cennet-mekân, huld-âşiyân Sultân Mustafâ Han hazretleri ^ab-nâk olup, katlini emretmiş iken tavassut-ı şefaʻât ile o mehlekeden tahlîs-i nefs edüp, Hotin Defterdârlığı'yla sûret-i zâhirde mağdûr olmuşiken mahall-i mezkûrda dahi celb-i mâl ve tasarruf-ı ʻakl-ı pür-mekr ü ihtiyâl ile katî çok nükūd istihsâl edüp, Ordu, Şumnu'da iken Başbâkī-kulluğu ile ihrâz-ı şân ve Kapucu-başılık ile kâm-rân ve Hüdâvendigâr-ı sâbık hazretlerine cihet-i maʻlûme ile intisâb etmiş
bulunduklarından, envreng-nişîn-i Hilâfet olduklarında haklarında şefekat ü merhamet-i Mülûkâneler'in erzânî buyurup, Nazîf Efendi'ye Masraf Kitâbeti'ni tevcîh ile peder u birâderini ordudan celb ve pederini Darb-hâne'ye Emîn nasb ve birâderini Hâcelik ile münşerihü'l-kalb etmişidi. Bu hâl ile muttasılân menâsib-i Devlet-i ʻaliyye'yi istîʻâb ve menâfiʻ ü fevâyid-i Saltanat'ı nefslerine ihtisâs ile tekdîr-i şeyh ü şâbbeylediklerinden gayri dâyireleri melce’-i [13b] ashâb hâcât u hilâflarında olmak müstelzim-i mehâvif ü âfât olup, Devlet-i ʻaliyye'ye vücûdları lâzım niçe vezîr, tegāyür-i meşreb ve ʻadem-i ittibâʻ-ı ehvâ ve mezhebleri sebebi ile zahm-hâr-ı sinân-ı lisân tekdîr ve belki âguşte-i hûn-şemşîr olduğu ve katî çok umûr-ı cesîmeye iktihâm ile mudga-i efvâh-ı enâm oldukları refte refte Hüdâvendigâr-ı esbak merhûmun maʻlûmı olup, baʻzan ʻazl ü infisâllerini irâde ve baʻzan tenbîh-i ekîd ile vehâmet-i ʻâkıbeti ifâde buyururlaridi. Ancak İnne'l-insâne le-yetğâ en-ra’êhü esteğnâ medlûl-ı şerîfi üzere merkūmların mâl ü câhleri müzdâd oldukça âteş-i hırs u tamaʻları mütevakkıd ve sürʻat-i zevâl-ı bedâhet-i ʻakl ile sâbit olan ikbâl ki, maklûb-ı lâ bekādır, kendülere teveccüh etdikçe ahlâm ü âmânîleri müteceddid olup, gûnâ-gûn umûr-ı hatîreye tesaddî ve mûcib-i selâmet olan tavr u haddi teʻaddî eyledikleriyçün haklarında kahr-ı İlahî zuhûr eyledi.
Tafsîli bu ki, haberdâr-ı habâyâ-yı ahvâl-i enâm olan Şehriyâr-ı Behrâm-intikām, serîr-i Saltanat'a pâ-nihâde-i şevket ü ikbal olduklarında merkūmların tefâsîl-i ahvâllerine kesb-i ıttılâʻ edüp, cülûs-ı hümâyûnlarının otuz dördüncü günü Tersâne-i ʻâmire'ye sâye-endâz-i heybet ve sâlifü'z-zikr Selîm Ağa'yı katl ile erbâb-ı zulm ve ʻudvânı lerzîde-cism ü haşyet buyurdular. Ordu-yi hümâyûn'da Vezîr Kethudâsı bulunan Nazîf Efendi'nin dahi mukaddemce ihzârına hatt-ı hümâyûn ısdâr olunmuşidi. Birkaç gün Edirne'de tevkīfden sonra Âsitâne'ye getürdilüp, evâhir-i şehr
i Ramazân'da Kapu arasında cezâsı tertîb ve birâderi tufeylî sûretinde dâyirelerinde mukīm olduğu maʻlûm olduğundan, bir müddet [14a] habs ile te’dîb ve baʻdehû hakkında ʻafv-ı Pâdişâhî, tesvîg ü takrîb ve emvâl ü nukūd ve sâyir tuhaf u mevcûdları mîrîye zabt olunup, Tersâne Emâneti hemân ol rûz-ı hevelnâkda sâbıkā Büyük Tezkireci Vekîli olan ʻÖmer Sâhib Efendi'ye tevcîh olundu. Nazîf Efendi'nin bâ vücûd-ı kudret ü miknet, vücûh-ı birr u hayra dâyir bir eseri olmayup, pederi Selîm Ağa'nın yine Üsküdar'da bir kitâb-hâne vü mektebi olup, fukarâya baʻzan tasadduk meşrebi idi.
[12b] Katl-i Emîn-i Tersâne Selîm Ağâ ve veledeş Nazîf Efendi ve Emîn-i Tersâne-şüden-i ʻÖmer Sâhib Efendi
Attribution
- Citation:
- "[12b] Katl-i Emîn-i Tersâne Selîm Ağâ ve veledeş Nazîf Efendi ve Emîn-i Tersâne-şüden-i ʻÖmer Sâhib Efendi", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1789_022.html
Item Details
- Title:
- [12b] Katl-i Emîn-i Tersâne Selîm Ağâ ve veledeş Nazîf Efendi ve Emîn-i Tersâne-şüden-i ʻÖmer Sâhib Efendi
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1203
- Source:
- Yavuz Bülbül
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota