Şakī-i merküm öteden berü bağy u tuğyân ile meşhûr ve baʿzı rüsûmât-ı cedîde ihtirâʿıyla ebnâ-i sebîli cadde-i pâdişâhîden mehcûr eylediğinden gayrı mütemekkin olduğu mahall tarîk-i hüccâcda vâkiʿ olup iyâb u zehablarında nefâis-i mâllarına bilâ-teklîf vazʿ-ı yed ve şahs-ı vâhidde vücûd-ı kuvvet redd olmadığından insâfı kadar nehb ü gasba tasaddî ve zâirân-ı harem-i Hüdâya envâʿ cevr ü taʿaddî edüp ihtilâl-i tarîk mülâhazalariyle te'dîb ve gûşmâli her mevsimde ukde-i te'hîre dûçâr ve hakkında rıfk u müdârâ
mu'âmelesi ihtiyâr olunur idi. Ancak şakī-i merkūmun habâset ve mel'aneti (257-a) derece-i nihâyete vâsıl ve havf-ı siyâset-i pâdişâhî bi'l-külliyye kalbinden zâil olup ser-i felâket-zedesine etrâf ve eknâfda olan lusûs ve evbâş tecemmü' ve tehazzüb ve ol havâlide vâkiʿ olan emvâl-i vakf ve mîrîyi mazbût-ı dest-i tagallüb eylediği vâsıl-ı sâmiʿa-i şehriyârî ve mûcib-i gazab-ı tâcdârî olup izâle-i vücûd-ı bî-sûduna irâde-i kātıʿa cereyân ve Haleb vâlisi ve Daldaban-zâde ve Adana mütesellimi taraf taraf şakī-i merkūmun üzerine varup cemʿiyyetini perîşân ve mutahassın olduğu kalʿasını hâk ile yeksân etmek bâbında her birine başka başka eğerçi ısdâr-ı fermân olunmuşidi. Ancak şakī-i merkūmun mütemekkin olduğu mahalle gelince tarafeynde suğūr-ı saʿbetü'l-mesâlik vâkiʿ ve mukaddemâ tarafından vazʿ olunan tüfeng-endâzlar hücûm-ı asker-i sultânîye mâniʿ olacakları maʿlûm olduğundan ikişer üçer sâʿat baʿd ile tarafeyn mutârede ve muhâvere üzere olup bu takrîb ile şakī-i merkūmun istîsâli müte'essir olduğundan gayri me'mûrlar arasına dahi eski âdet olan nifâk u şikāk düşüp taraf taraf si'âyet ile yekdiğeri ithâm ve ifâte-i evkāt u eyyâm eyledikleri tahakkuk etdikde ittihâd ve ittifâk ile mezbûrun istîsâline ibtidâr ve teshîl-i maslahat irâdesiyle Donanma-yı hümâyûn'dan iki kıt'a sefîne ve Maraş beylerbeyisi dahi me'mûr kılınup bundan sonra özrü bahâneleri mesmûʿ olmayacağı tekrâr iş'âr olmağla zikr olunan me'mûrlar dâr-ı kuvveti bâzûya (257-b) getürüp üç koldan hücûm ve cümleden evvel Daldaban-zâde dağ yolundan yetişüp cüz'î muhârebeden sonra şakī-i merkūm firâr ve terk-i kâr u bâr edüp kalʿa-i pâdişâhîyi zabt u teshîr ve mütehassin olduğu kullesini ihrâk ve tescîr eylediğini beyân ile Haleb vâlisinin şimdilik Payas'da meksini tasvîb ve kendüsü bi'n-nefs şakī-i merkūmu ta'kīb ve her ne mahalde bulunur ise cezâsını tertîb etmek vâdilerinde irâde-i Devlet-i aliyye'yi teftîş ve tenkîb etmekle hizmeti mebrûr ve taraf-ı sadr-ı âzamîden nâil-i ferve-i semmûr olup kezâlik Haleb vâlisine dahi bir sevb semmûr irsâl ve şakī-i merkūmun gāilesi ber-taraf oluncaya dek Payas'da ikâmet ve ol havâlinin nizâmına bezl-i cell-i miknet etmesi bâbında tarafına hitâben ısdâr-ı misâl-i lâzımü'l-imtisâl olunup Daldaban-zâde'nin dahi tıbk-ı tahrîri üzere hareketine ve sefînelerin Donanma-yı hümâyûn'a avd ve iltihâkına irâde taʿalluk eylediğinden gayri Payas ve Korkud-kulağı ve Üzeyir ve sâir mahûf ve muhâtara olan mahalleri fî-mâ-baʿd muhâfaza lâzım olmağla şecâʿat ve cesâretine ibtinâ bundan akdem silk-i mîrimîrâna idhâl olunan İbrâhîm Paşa zikr olunan emâkinden hâsıl olan mâl-i vakf ve sâir muʿayyenâtı vakt ü zamâniyle ashâbına teslîm ve edâ etmek şartiyle ol havâliye muhâfız taʿyîn olundu.
Firâr-ı Küçük Ali-zâde
Attribution
- Citation:
- "Firâr-ı Küçük Ali-zâde", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_286.html
Item Details
- Title:
- Firâr-ı Küçük Ali-zâde
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1200
- Source:
- Mücteba İlgürel
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota