Fevt-i Şeyhülislâm Ahmed Atâullah Efendi ve nasb-ı Dürrî-zâde Mehmed Ârif Efendi

Müşârün-ileyh bir zamândan berü illet-i dıkk-ı şeyhûhiyyet ile marîz ve hasta ve işbu Şevvâlül-mükerremin onaltıncı isneyn gecesi rişte-i hayâtı mıkrâz-ı ecel ile güsiste (219-a) olup muʿtâd üzere Sultân Mehmed câmiʿinde namazı edâ ve Sadefciler içinde âmâde etdiği hazîreye defn olunup taraf taraf hakkında rahmet-i Hakk istidʿâ olundu. Sâbıkā Rumeli kazaskeri ve nakībü'l-eşrâf olan Dürrî-zâde Mehmed Ârif Efendi hazretlerinin hülâsa-i hikmet-i aliyye olan evzâʿ-ı melâik-pesendleri tabîʿat-i zamâneye muvâfık ve me'âl ve muhassal-ı tehzîbü'l-ahlâk olan tavr u hareketleri rızâ-yi yümn-i iktizâ-yi mülûkâneye mutābık olduğundan gayri mer'â-yi vezîn-i bâhirü't-temkînleri muğlakāt-ı şu'ûn-ı devlete miftâh ve fikr-i sâkıb-ı bî-misâlîleri deyâcîr-i ahvâl-i enâma fürûzende misbâh olup bâ-husûs hânedân-ı pür-meymenet ve dûdmân-ı pâkize-seciyyetlerinden bu âna dek zîb-efzâ-yi mesânid-i ülyâ ve ârâyiş-dihi merâtib-i esnâ olan zevât-ı fezâil-simâtın Devlet-i aliyye'ye sadâkat ve istikāmetleri ve hulûs-i kalb ve taviyyet ile dîn-i mübîne hizmetleri erbâb-ı hakkāniyyet ve nasafet miyânelerinde ke'l-meseli's-sâir meşhûr ve mütevâtir olduğuna binâen müşârün-ileyh hazretleri dahi "Men eşbehe ebâhu femâ zalem" kāidesi üzere âbâ ve ecdâdı mesleklerine sülûk ile kelâm-ı hakkı tefevvühde levme-i lâimden adem-i mücânebet ve ırz u nâmûs-ı devleti turûk-ı şeyn ü âr ve turûk-ı nakīsa ve şennârdan sıyânet ve müzâkere-i umûr ve müşâvere-i ahvâl-i ma'akıl ve sugûr ünvâniyle câ-be-câ akd olunan mecâlisde leb-cünbân-ı beyân oldukları tedbîr-i dil-pezîrleri makbûl ve müsellem-i erbâb-ı elbâb ve ilzâm-ı (219-b) hasm-ı eledd içün dârü'l-hikem-i derûn-ı ilhâm-meşhûndan delâlet-i akl-ı feyyâz ile serpûş-endâz-ı hokka-i dehân-ı bünyân oldukları kelimât-ı bedîhiyyetü'z-zuhûr ve her harfi bir bâb ve her lafzı bir kitâb olduğundan fazla ulemâ ve sulehâ ve ahyâr-ı nâsa muhibb ve leyl ü nehâr muhâsebe-i nefs-i zekiyye ile tahsîl-i a'mâl-i hayriyyeye mükibb olup fehm-i mebâdî ve makāsıd-ı umûr ve hall-i müşkilât ve mu'delât-ı cumhûr ednâ te'emmül ve mülâhazalarına mevkūf ve ân-be-ân semîr-i damîr-i safvet-tahmîrleri irâhe-i mekrûb ve igāse-i melhûf olduğu dakīka-şinâs-ı ahvâl-i hass u âmm olan şehriyâr-ı âlî-makām hazretlerinin aks-endâz-ı tabʿ-ı mülûkâneleri olmağla fe-li-hâzâ müntehâ-yi merâtib-i ulemâ-i dîn ve mübtegā-yi fuzelâ-i muvahhidîn olan câh-ı vâlâ-yi iftâ zât-ı maʿâlî-simât-ı semîhîlerine elyâk ve ahrâ görülüp şehr-i mezkûrun onyedinci selâse günü huzûr-ı mevâhib-mahsûr-ı hüsrevâneye da'vet ve hil'at-i beyzâ-yi iftâ menkib-i alîlerine ilbâs olunup makālîd-i umûr-ı dîniyye ve zi- mâm-ı riyâset-i ilmiyye müsellem-i dest-i menâyih-peyvestleri kılındı. Müşârün-ileyh hazretlerinin filhakīka ahlâk-ı hamîde ve etvâr-ı pesendîdeleri gıbta-fermâ-yi eslâf ve şemîm-i hüsn-i hulk u mürüvvetleri münteşir-i etrâf ve eknâf olup hakk-ı şerîflerinde kabûl-i âmme derkâr ve bu âna dek dâmen-i feyz-me'menleri ednâ-leke ile medhûl-i kibâr u sıgār olmadığı hasebiyle taraf-ı eşreflerine a'lâ ve ednânın teveccühü فوق ما تتسوره الاذهان kābiren (220-a) an-kâbir nâil oldukları işbu câh-ı refîʿ ve münîfde muvaffak bi'l-hayr olmalariyçün dest ber-dâşte-i dergâh-ı sübhân olmuşlardır. Nekâbet-i eşrâf-ı câh-ı vâlâsı dahi arâket-i haseb ve sıhhat-i nesebi müteʿayyin olup hâlâ İstanbul kadısı olan Derviş Esseyyid Mehmed Efendi'ye tevcîh ve ihsân ve diraht-ı bahtı âbyârî-i izz ü şeref ile reyyân kılındı. Tercüme: Merhûm-ı müşârün-ileyh hüdâvendigâr-ı behişt-mesned Sultān Ahmed Hân aliyyü'r-rahmet ve'l-gufrân hazretlerinin eyyâm-ı saltanatlarında yirmibir sene kadar imâmet ve taʿlîm-i şehzâdegân-ı kirâm hizmetleriyle hâiz-i rehîne-i şeref ü izzet ve ellidokuz Recebinde sadr-ı Rum iken merhûm olan Abdurrahman Efendi'nin veled-i asâlet-perveri olup bin iki yüz otuziki senesi Şevvalin yirminci günü pâ-nihâde-i sahn-ı vücûd ve elli târîhinde idâd-ı müderrisîn-i kiramdan ma'dûd ve onyedi sene mikdârı Ahî Çelebi ve Üsküdar ve Güzelhisar ve Gelibolu ve Tırnova niyâbetleriyle isbât-ı vücûd edüp yetmişaltıda Haleb kazâsiyle zümre-i mevâliye lâhik ve ba'de'l-azl pâye-i Edirne ile akrânına fâik ve seksenüç Recebinde Şam ve sekizde kazâ-i Mekke ile şâd-kâm ve doksanüçde bâ-arz-ı hâl pâye erbâbına takaddüm ile İstanbul kadısı olmuşidi. Bundan sonra bedr-i serîʿü's-seyr-i ikmâli yevmen fe-yevmen ziya-resân-ı merâm ve doksanbeşde Anadolu sadâretiyle münselik-i silk-i sudûr-ı kirâm olup infisâllerinin beşinci günü sadâret-i Rum (220-b) pâyesiyle sadr-ı güzîn-i ulemâ-i rüsum ve birkaç günden sonra bilfi'il sadr-ı Rum ve fâsıl-ı miyân-ı husûm olup doksandokuz senesi Şabanının onüçüncü selâse günü müftî-i devrân olmuşidi. Bir müddetden berü vücuduna müstevlî olan maraz-ı hâil cidâr-ı hayâtını mütemâyil etmişiken lâzım-ı mâhiyyet-i insân olan hubb-ı câh iktizâsiyle rüsûm-ı muʿtâdeyi terk etmeyüp bu hâl ile müddet-i meşîhati altmışüç gün ve sinni altmışyedi seneye bâliğ oldukda bu dâr-ı gurûrdan rıhlet ve cânib-i Ahiret'e azîmet eyledi. Merhûm-ı müşârün-ileyh rü'yet-i umûr-ı fukarâda mütehammil-i kedd ü anâ ve temşiyyet-i matālib-i zuʿafâda zebân-ı azbü'l-beyânı dâimâ hayr ile gûyâ olup mültemeslerinin husûliyçün erkân-ı devleti taʿcîz sûretinde izʿâc ve nice bî-ser ü sâmânı bi-hasebi'l-ikdâm vâreste-i kayd-ı ihtiyâc edüp munsıf ve müteverriʿ halîm ve mütevâzıʿ kibr ü gurûrdan sâlim lisân-ı asrı âlim bir zât-ı huceste sıfât idi.
Attribution
Citation:
"Fevt-i Şeyhülislâm Ahmed Atâullah Efendi ve nasb-ı Dürrî-zâde Mehmed Ârif Efendi", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_227.html
Item Details
Title:
Fevt-i Şeyhülislâm Ahmed Atâullah Efendi ve nasb-ı Dürrî-zâde Mehmed Ârif Efendi
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1199
Source:
Mücteba İlgürel
Format:
text/plain
Language:
ota