Ahvâl-i Tatar

Kethüdâ bey dâiresinde vâkiʿ olan meşveret-i hâssü'l-hâsda ve kavm-i tatara dâir baʿzı ebhâs güzerân edüp bir madde-i müstakille-i azîme olduğundan Mısır maddesine mezci münâsib görülmeyüp bir mukâyele-i münferide iʿtibâriyle ebhâs-ı mezkûre silk-i sutüre keşîde kılındı. Bucak arâzisi ve Tumbasar havâlisi kable's-sefer tâife-i tatara makarr olup hânlar taraflarından Bucak seraskeri nâmiyle selâtîn-i Cengiziyyeden biri üzerlerine taʿyîn olunup âdet-i maʿlûmeleri üzere umûrlarını rü'yet ve izhâr-ı lâzıme-i hükümet eder idi. El-yevm Bucak'da sâkin ve bir tarafdan fevc fevc vürûd ve içtimâʿ eden tavâifin üzerlerinde hâkim-i hâsim olmayup hargele-i güsiste-mihâr gibi halîʿü'l-izâr geşt ü güzâr ve âdâb-ı itâʿati ferâmuş eyleyerek lede'l-iktizâ istihdâmları müşkil ve düşvâr olduğu ve iklîm-i Kırım giriftâr-ı dest-i adüvv-i le'îm olduğuna binâen tavâif-i tatar perîşân ve hükümetleriyle sinîn-i çendinden berü (210-a) kesb-i taʿayyün ve unvân eden hânan u selâtîn usret-i husûl-i ümniyye ile mübtelâ-yi ye's ü hırmân ve bu hâl ile tatarı iʿmâl edemeyecekleri müstağnî ani'l-beyân olduğu ve Tumbasar voyvodalarından mukaddemâ kavm-i mezkûrun keyfiyyetleri istikşâf olundukda el-yevm mevcûd olanlara rû-yi dil gösterilüp haklarında teklîf-i anîf ber-taraf ve hidemât-ı matlûbe aheff olarak bâʿis-i emniyyet ve bâdi-i âsâyiş ve refâhiyyetleri tahsîl olunduğu hâlde vaktiyle tatardan bir asker-i kesîf tertîb olunacağı tahrîr olunduğuna binâen istimâle ve isticlâb-ı hâtırlarına mübâderet olunmuşidi. Bundan sonra hân-ı esbak Selim Giray Hân birkaç defa der-i devlet-medâra tahrîr gönderüp selâtîn-i Cengiziyyenin baʿzıları hilâf-ı rızâ harekete cesâret ve zimâm-ı hükümetleri bir şahs-ı mutasallıt ve kâsırın yedinde olmadığından yek-diğere izhâr-ı nahvet ve etrâfa itâle-i dest-i mazarrat etmeleriyle bunları zabt ve lüzûm hâlinde bir hizmetde bulunmak şartiyle cümleye sergerde olmak husûsunu istidʿâ ve selâtîn-i Cengiziyyenin sâl-hûrde ve maʿiyyetlerinden baʿzıları dahi bu imtiyâzın taraflarına tahsîsini niyâz ve ricâ etmişler idi. Ol vakit beyt-i ankebûtdan ehven olan serbesiyyet-i tatar şurûtuna henüz halel-i küllî târî olmadığı içün vikāyeten li'l-ahd iğmâz olunup fakat selâtînin defʿ-i tecâvüz ve taʿaddîleriyçün cümlenin esenn ve akdemi olan hân-ı müşârün-ileyhe makām-ı sadâretden mektûb tahrîr ve iʿtâ (210-b) ve el-hâletü-hâzihi serbesiyyet-i tatar Moskovlu'nun Kırım'a istîlâları hasebiyle mülgā olduğuna binâen hânedân-ı Cengiziyyenin ihyâsı ve Bucak ve sâir mahallerde ihtişâd eden kabâil-i tatarın vaktiyle iʿmâl ve istihdâmları irâdesiyle Selim Giray veyâhud selâtînden biri tatara serasker ve sergerde nasb olunup Bucak'da ikāmet ve maʿîşet olmak üzere Tumbasar hassı tarafına taʿyîn olunmak eğerçi zebân-güzâr-ı ehl-i meşveret oldu. Ancak tatara serasker taʿyîninde Rusyalu'nun ne makūle mevâniʿ îrâd edecekleri mechûl ve mümânaʿat kaydında oldukları sûretde ahden cevâb-ı maʿkūl verilmek her çend mümkin ise dahi taraflarından mukābele bi'l-misl vukūʿ bulmak muktezâ-yı tabiʿatleri olmağla Şahin Giray ve Bahadır Giray'ı veyâhud selâtînden birini ikdâr ve Kırım'dan müteferrik Anadolu taraflarında olan kabâile hân nasb etmek veyâhud adem-i iltizâm sûretleriyle hufyeten bir cânibe taslît etmek vâridât-ı hatırdandır. Tavâif-i mezkûre filhakīka fettân ve nâdân ve diyânetlerinde cüz'î sebâtları olmayup hutām-ı dünyâyı nekāve-i matlab و لكل مذهب يذهب kabîlinden olduklarından gayri âkıbet-i hâli tefekkür ve başlarına gelen ukūbetleri tezekkür-i şânları olmayup ber-takrîb tahsîl-i emniyyet ve bâ-husûs üzerlerine sergerde nasbiyle nâil-i şeref ve rağbet olurlar ise gâh çapul ve gâh düzdâne vazʿ-ı hareket ile münâzaʿaya illet ve tahte'r-remâd pinhân olan nâr-ı ateş ve harbin bî-hengâm tevakkud ve ıztırâmiyle infisâh ve şurût-ı müsâlahaya (211-a) sebeb olacakları ednâ mülâhaza ile maʿlûm olduğundan gayri Bucak arazisi Boğdan toprağıyla meşâʿ olup tâife-i mezkûreye bu vechile istiklâl verilüp yüz bulduklarında Boğdan reʿâyâsına cevr ü taʿaddî ve baʿzı emlâk ve arâzi zabtına tasaddî edecekleri ve Rusyalu ile memleketeyn ahvâline dâir olan ahd iktizâsiyle keyfiyyet-i mezkûre bâʿis-i kīl ü kāl ve belki mûcib-i ceng ü cidâl olacağı zâhirdir. Rusyalu'nun serbesiyyet-i tatarda olan ısrârı ve Kırım'a müstevlî olduğu hînde daʿvâ-yı bâtıl menʿ-i fesâd-ı tatar iken bakā-yı ahd esnâsında tâife-i mezkûreye minvâl-i muharrer üzere istiklâl verilmek hasmın tatar husûsunda mesbûk olan daʿvâsını hâtırına ihtâr kabîlinden olacağı ebhâsı baʿzı terdîdât ve tevcîhât-ı âhar ile beyne'l-huzzâr güzâreş-pezîr olup mâdde-i mezkûrenin nizâmı gayr-i müstaʿcel ve Devlet-i aliyye'ye Hak sübhâne ve teʿâlâ kuvvet ve tevfîk ihsân edüp aʿdâ ile muhârebeye istiʿdâd-ı tâm geldikde o zamân nizâmı eshel olduğu emrinde ittifâk ve mahsûl-i meşveret maʿrûz-ı dergâh-ı süreyyâ-nitāk oldukda lüzûm u iktizâ vaktinde tatara serkerde nasbi re'y-i hasen ve şimdilik tevkîfi mahzûrât-ı sâbıkaya na- zaran müstahsen olup ancak a'dânın bu sırra vukūfu zarar-ı ʿâcil ve âcili müstevcib ve bu mübâhese ve tasavvurun ketm ü ihfâsı vâcib olduğu şeref-yâfte-i sudûr olan hatt-ı hümâyûn nassından müstefâd ve ehl-i meşveret ihfâ-yı mahsûl-i meclisde yek-sâk-ı ittihâd oldular. (211-b)
Attribution
Citation:
"Ahvâl-i Tatar", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_214.html
Item Details
Title:
Ahvâl-i Tatar
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1199
Source:
Mücteba İlgürel
Format:
text/plain
Language:
ota