Refʿi müzâyaka ve husûl-i meblağ maddeleri te'emmüle muhtâc olduğu içün meclis-i mezkûrda mevcûd olan ricâl-i devlet (V133-a) idâre-i perkâr-ı fikr ü rü'yet ve baʿdehû Bâbıâlî'ye gelüp mâ-hasal-ı te'emmül ü mülâhazalarını ifâdeye mübâderet edecekleri beyân olunmuşidi. Binâberîn Feyzî Süleymân Efendi'nin Bâbıâlî'ye verdiği takrîrinde düvel-i nasârâdan istidâne zarûret-i devleti aʿdâya işâʿa ve ibâne ve belki müstakrız cânibinden kapulu müteʿazzir bir nevʿi teklîf îrâdına dahi bahâne olacağı muhtemel olup ancak akçesi alâ-mehlin verilmek şartiyle sefere muktezî baʿzı mühimmât talebinde be's olmadığı ve istikrâz maddesi istihsân olunduğu hâlde cihet-i vahdet-i diyânet mülâbesesiyle Fas hâkiminden istikrâz olunmak ve sâbıklarda mîrîlü eyâlet vüzerânın muktedirlerine muʿaccelât-ı muʿayyene ile verilü gelmekle eyâlâtın menâfiʿ ve fevâ'idi kemâ-kân ise ve vüzerâda sâhib-i miknet ve kudret var ise tanzîminde vücûh-ı menâfiʿ der-kârdır kelimâtı derc olunmuş.
[Mısra] İʿtirâz: Cemîʿ düvelin hîn-i muhârebede yek-diğerden istikrâzları mes-
bûk olup hattâ Felemenk Cumhuru'ndan Moskovlu kırk-elli bin kise istidâne eylediği tevâtür-yâb-ı iştihârdır. Devlet-i aliyye'ye dost olan düvelin birinden istikrâza karar verildiği hâlde Devlet-i aliyye'den rehin ve ribh talebi ihtimâli vardır mülâhaza olunur ise ancak bu maddeler mülâhaza olunmalı ve mîrîlü eyâlâtın vüzerâya ber-vech-i mâlikâne verilüp muʿaccelâtı alınmak maddesi hâricde vücûdu olmayan maʿânî-i makūleden istinbât-ı ahkâm etmek gibidir. Yaʿnî muhâli temennîdir, zîrâ asrımızda mevcûd olan vüzerâda (V133-b) yesâr u servet mefküd olup el-ân ağniyâlarından maʿdûd olan Cezzar Ahmed Paşa'ya Sayda eyâleti ber-vech-i mâlikâne verilmek mümkindir, ancak bu tasarrufdan fakat yüz elli yâhud iki yüz kise hâsıl ve o dahi lâ-tâil kabîlinden olup Devlet-i aliyye'nin ednâ bir sülmesine hâil olmayacağı zâhirdir. Kaldı ki Fas hâkiminin mukaddemâ vürûd eden elçilerine barut ve güherçile ve karz olmak üzere dört bin kise akçe sipariş olunup bu esnâda haberi gelmekle efendi-i mûmâ-ileyh yâ o dereke bu keyfiyyetden bî-haber olarak kevkeb-i re'yini ilmâʿ, [Mısraʿ:] و با خود برف راديد وكفت بادر برف mefhûmu üzere Fas'dan gelen tahrîrâtın mefhûmunu istimâʿ etmiş ola. Defter emîni Hasan Efendi'nin me'âl-i takrîri Devlet-i aliyye'nin îrâd ve masrafı taʿdîl ve baʿzı zevâidi taklîl olunarak meblağ tedârükü mümkin olmayup zîrâ serhadler mevâcibinden bâz-be-hazîne olunan mebâliğ ve matbah ve arpa emânetlerinden tenzîl ile hâsıl olan menâfiʿ derece-i nihâyetde olup fî-mâbaʿd tasarrufa mütehammil olmadığı zâhirdir. Kaldı ki tevfîr-i îrâd irâdesiyle fâizi küllî olan cizyeler ve Haleb gümrüğü eshâm iʿtibâr olunur ise bir mikdâr meblağ husûle geleceği eğerçi mümkin olup lâkin bundan hâsıl olan meblağ Devlet-i aliyye'ye iktizâ edecek mikdârı olmayup zarûrî istidâneye ihtiyâç mess etmekle mümkin olmadığı hâlde Felemenk ve França ve İspanya devletlerinden beş-on bin kise akçe istikrâz husûsuna ve ceste (V 134-a) ceste edâ olunmak emrine nizâm verilür ise münâsib olmak gümrük re'ylerinden ibâret olup eshâm olunacak cizyelerden ancak bir-iki cizyenin eshâma tahammülü olup anlardan dahi şifâ-yı sadr hâsıl olmayacağı Haleb muhassıllığı gümrükden ibâret ve sâir mülhakātı bi-menfaʿat olduğuna binâen gümrük-i mezbûr muhassıllıkdan ifrâz olunduğu sûretde muhassıllığa vehn-i küllî ârız olup mâli hebâ ve zararı fâidesinden zîyâde olacağı hüveydâdır. Ancak madde-i istikrâzın suhûleti bulunduğu hâlde tanzîminde be's olmadığı müsellemdir. Elhac Selim Ağa'nın müfâd-ı takrîri cümlemiz
Devlet-i aliyye'nin perverde-i nân u niʿmeti ve kalîl ü kesîr neye mâlik olduk ise bu devleti semere-i birr ü mekrûmeti olup vakt-i vüsʿatde edâ olunmak şartiyle ricâl-i devlet ve erkân-ı saltanatdan tahammüllerine göre birer mikdâr meblağ istikrâz olunur ise vâfir meblağ hâsıl olacağı ve memâlik-i mahrûsede hâsıl olan penbe [ve] duhan dönümlerine nizâm verildiği gibi taraf taraf tashîh ve taht-ı râbıtaya idhâl birle ber-vech-i mâlikâne fürûht olunur ise yedi-sekiz bin kise hâsıl olacağı me'mûl olup ancak sûret-i tefhîmi muhtâc-ı tafsîl olup irâde buyurulduğu takdirde tafsîl olunacağı ve Aydın muhassıllarına mahsûs olan hazariyye ve mübâşiriye-i hazariyye ve hâs ve zahîre-bahâ ve sâir vâridât-ı muʿayyene cemʿ olunsa külliyyetlü şey olup bir mikdârı mâl ve kusûru fâiz farz olunarak münâsib vüzerâdan ifrâz ve muhassıllık (V 134-b) iʿtibâriyle erkân-ı saltanatdan maʿlûmü'l-esâmî kimesnelere muʿaccelât-ı mukadderesiyle ber-vech-i mâlikâne tevcîh olunur ise bundan dahi birkaç bin kise hâsıl olacağı tedâbirinden ibâret olunup Devlet-i aliyye ricâlinden lev-faraznâ istikrâz murâd olundu. Ricâl beyninde mütemevvil ancak üç-beş kimesne bulunup kırk ellişer kise alınsa devletin ne derdine dermân olabilir. Ancak dönüm-i penbe erbâb-ı vukūfdan tahkīk ve cihet-i nizâmı tedkīk olunup imkânı bulunduğu sûretde fevâid-i kesîreyi müstelzimdir. Lâkin nizâm bulacağı mahall-i te'emmüldür. Ve vüzerâdan Aydın eyâleti ifrâz ve vâlilere mahsûs olan vâridât-ı muʿayyenesi eshâm vechile ber-vech-i mâlikâne fürûht olunur ise birkaç bin kise akçe hâsıl olacağı ve refte refte mahlûlâtından dahi küllî fâide melhûz olduğuna binâen sûret-i tanzîmi akla mülayimdir. İşbu keyfiyyât bi-tefâsilehâ rikâb-ı hüsrevâneye arz u takdîm ve Aydın mâddesi muvâfık-ı re'y-i şehinşâh-i cem-dîhîm olmağla etrâfiyle mülâhaza ve nizâmı verilmek bâbında hatt-ı hümâyûn şeref-yâfte-i sudûr oldu.
Hülâsa-ı takārîr-i ricâl-i Devlet
Attribution
- Citation:
- "Hülâsa-ı takārîr-i ricâl-i Devlet", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_121.html
Item Details
- Title:
- Hülâsa-ı takārîr-i ricâl-i Devlet
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1198
- Source:
- Mücteba İlgürel
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota