Nizâm-ı ahvâl-i mevâcib-i yeniçeriyân-ı Dergâh-ı âlî ve zuhûr-ı sa'y-i azîm

Bekā-i bünyân-ı mülk ü devlete bi-hasebi'z-zâhir vaz' olunan erkân-ı erba'anın birisi tavâif-i askeriyye olup mede'l-eyyâm nizâm-ı hâlleriyle iştigāl ve mahsûlât-ı memâlikden tahsîs olunan idrârât ve atiyyâtlarını kable fevti'l-vakt i'tā ve istîfâda isti'câl hâl ü istikbâlde müstevcib-i envâ'-ı intifâ' olduğu gibi te'hîr-i mevâcib ve tesvîf-i revâtibleriyle tanzîm-i şevârid-i umûr- larında izbâr-ı terâhî ve kesel râbıta-i nizâmlarını muhtel eyleyeceğinden gayrı vezâif-i tavâif-i mezkûrenin baʿzısını katʿ ve birer takrîb ile (136-a) ekl ü belʿ sevdâsıyla teşhîz-i dendân-ı hırs u tamaʿ eden eşhâsı her bâr zecr ü taʿnîf ve te'dîb ü tahvîf esbâb-ı intizâm hâllerinden olmağla binâen-alâ-zâlik Devlet-i aliyye'nin mâ-bihi'l-kavâm-ı şân u şevketi olan Yeniçeri ocağının bir müddetden berü kâffe-i umûru vükelânın ihmâl ve fütûru ile müşevveş ve bî-nizâm ve ale'l-husûs sedd-i sedîd-i memâlik-i islâmiyye olan maʿâkıl ve sugūrun leyl ü nehâr muhâfazasına kıyâm eden neferâtın vaktiyle erzâk-ı muʿayyeneleri yedlerine girmeyüp baʿzı eşhâsın dâhil-i enbân-ı hıyâneti ve tedâvül-i eydî ile bilâhire ocak bezirgânının müsellem-i kabza-ı ihâneti olup ıztırâb-ı hâl ve tesettüt ve tevezzüʿ-i bâl ile muttasıf olan askerin lede'l-iktizâ iʿmâl ve istihdâmları müteʿassir ve müdâfaʿa-i aʿdâda siper-keş-i sîne-i iktihâm olmayacakları zâhir olduğundan fazla bundan akdem vukūʿ bulan esfârda askerîden katı çok nüfûs birer sebeble mefkûd ü güm-nâm ve hitâm-ı esfârdan bu âna gelince nâs curʿa-keş-i sâkî-i himâm olup hengâm-ı tazyîkde ceste ceste verilen mahlûlât tahmîn olunduğuna nazaran deryâdan katra ve nücûmdan nesre olduğu müsellem ve el-yevm nakden ve havâleten aldıkları mebâliğ-i bî-hisâbın neferâta nefʿi küllî olmayup ancak birkaç kimesnenin mevzûʿ-ı hemyân-ı nehb ü gāreti olduğu gayr-i mübhem olup bâ-husûs bir mahalle neferât taʿyîni lâzım (136-b) geldikde sâhib-i esâme olmak üzere tertîb edebildikleri neferât ednâ bir sülmenin seddine kifâyet etmekle nâçâr müceddeden neferât tahrîri ve devlet tarafından esâme iʿtâsıyla ifâ-yı me'mûriyyet tedbîri bilâ-hicâb kâr-ı nâ-savâbları olduğuna binâen bu dâ-i asîrü'd-devânın çâresi yaʿni serhadlerin vaktiyle mevcûdlarına göre mevâcibleri gidüp fâhiş olan mahlûlât-ı mektûmenin zâhire ihrâcı ve Âsitâne'li olup ashâbı hakīkatde nâ-bûd ve zâhirde mevcûd esâmelerin hadd-i iʿtidâl üzere temşiyet ve idâresi ve der-dest olan sebeb-i tahrîrlerin keyfiyyeti ve künh-i hakīkati maʿlûm oldukdan sonra bir kalıba ifrâğ ve tummâ ve hawenenin katʿ-ı dest-i tetâvüliyle beytü'l-mâl-i müslimînin sıyâneti kâfil-i umûr-ı enâm ve nâzım-ı ahvâl-i hass u âmm olan sadr-ı ʿâlî-makām hazretlerinin bir müddetden berü pîrâmen-güzâr-ı hâtır-ı ilhâm-mezâhirleri olmakdan nâşî birkaç defʿa Ocak-ı âmire'ye evâmir-i aliyye irsâl ve ocak bezirgânı olan hıyânet-kâre tenbîh ve teşdîd ile ifâde-i hâl buyurmuşlar idi. Beher sâl katı çok mâl küştenî-i mesfûrun intihâb-kerde-i dest-i ihtiyâli olduğundan vechen mine'l-vücûh mütenebbih olmayup bu keyfiyyetin imkân-ı nizâmını selb ile girîve-gerd-i vâdî-i muhâl oldukda bezirgânlıkdan tard u ihrâc ve Rodos cezîresine nefy ü izʿâc ve baʿdehû katl ü tedmîr (137-a) ve rûh-ı habîsini sûy-i saʿîre tesyîr kılınup Baruh nâm yahudi yerine nasb u taʿyîn ve tıbk-ı irâde-i aliyye üzere hareket eylemesi tavsiye ve telkin olundukdan sonra maktûl-i mahzûlün kemâl-i tedkīk u tahkīk ile hesabı rü'yet ve ahlâf-ı eclâfından beru yek-diğere mektûmen devr ü i'âde olunan madde-i hıyânet zâhire çıkup bu takrîb ile sûret-yâb-ı husûl olan bâz be-hazîne ve hazîne-mandenin bir kıt'a defteri bi't-taleb Ocak-ı âmire tarafından bu defa arz u takdîm olunmağla her sene bu sa'y ve tasarruf-ı azîmden beytü'l-mâl-i müslimîne aid olacak menâfi'-i külliyyenin mikdâr ve kemiyyeti münfehim olmak içün defter-i mezkûrun bâlâsına işbu bâz be-hazîne ve hazîne-mândenin senevîsi ne mikdâr eder? ve bu kadar akçe beher sene lâzımü'l-edâ olan masârif-i mukarrere hükmünde olan mebâliğden midir? ve bu takdîrce masârif-i mukarrereden bu kadar şey tenzîli ile îrâda terakkî ve masârife tedennî lâzım gelmez mi? ve bunlar bi'l-cümle senedât-ı mîriyye ile mukātaʿât ve sair vâridât-ı mu'ayyeneden havâle olunduğuna binâen bu cümleden mümteni'ât var ise dahî velev-ba'de hîn mîrî tarafından ahz olunur makūleden değil midir? ve mümteni'âtın mîrîden adem-i talebi kābil midir? sualleri tahrîr ve isticvâb olunduğundan gayri bâz be-hâzîne maddesinde tahsîl olunmayup der-dest kalan havâlâtın (137-b) mümkin ve mümteni'leri aklâmdan tashîh ve tefrîk olunmak irâdesiyle defterdar efendinin arz eylediği takrîr üzerine dahi farzen bir madde iki mahalle havâle misillû tekerrür îcâb eder hâlet yoğise ve havâle mahalleri ma'lûm ve senedâtı sahîh ise der-dest kalması ve atîk olması te'ehhüründen gayri ne makūle şek ve şübhe îrâs eder ve serhaddât-ı nâ-mevcûdundan ocaklunun rızaları üzere fürû-nihâde ve bâz be-hâzîne olanlar kangı serhadlerden ise cedîd mevâcibleri havâle olundukda fürû-nihâde olunup ve bâz be-hazîneleri gözedilerek havâlâtları nizâm verilmek ve ocağın ta'ahhüd senedi mazmununa tatbîk ve dikkat olunmak dekāyıkı taraf-ı sadâret-penâhîden tahrîr ve îrâd olundukda leff ü neşr-i müretteb kāidesi üzere es'ile ve îrâdâtın her birine aklâmdan bâ-takrîr defteri verilen ecvibe bi-ibâretihâ tahrîr ve düstûrü'l-amel-i ahlâf olmak üzere işbu mücellede sebt ü tastīr olundu. Kıla'-ı hâkānîde olan Dergâh-ı âlî yeniçerileri neferâtından mahlûl olmak üzere Ocağ-ı âmire tarafından şimdiye değin iki kıta defter mûcibince arz ve piyâde kalemi der-kenârı nâtık olduğu üzere bâ-fermân-ı âlî hazîne-mânde olan dört bin yedi yüz seksendokuz neferin otuzdört bin iki yüz yetmişbeş akçe yevmiyyelerinin bir senelik mevâcibleriyle zemistânî bahaları ba'de'l-hisab yüz yirmisekiz bin ikiyüz yetmiş (V1/98-b) dört guruşa bâliğ olup kezâlik bâz be-hazîne olmak üzere ocağ-ı mezbûr tarafından bâz-âmed olup cümlesinin bâz be-hazîne ve kaydı mahalleri tashîh olunan elli kıt'a sebeb-i tahrîr ile olan havâlâtın yekûnu dahi beş yük altı bin dokuz yüz kırksekiz guruşa resîde ve bu takrîrde gerek hazîne-mânde olunan mezkûrü'l-mikdâr yevmiyyenin ve gerek bâz be-hazîne olunan sebeb-i tahrîrlerde mezkûr olan havâlât-ı muharrerenin cümlesi eğerçi bin beş yüz kırkbuçuk kise ile küsûr yirmiüçbuçuk guruş olmuşdur. Lâkin baş muhâsebe der-kenârı mantūkunca işbu bâz be-hazîne olunan havâlâtdan başka bundan akdem dahi baʿzı kılâʿ-ı hâkāniyyeden aralık aralık bâz be-hazîne olunan havâlât ile mecmûʿu iki bin kise akçeye karîb olduğundan gayrı bundan sonra dahi şart u taʿahhüdleri üzere ocağ-ı mezbûr tarafından her ne kadar hazîne-mânde olunacak yevmiyye ve bâz be-hazîne olunacak sebeb-i tahrîr arz olunur ise der-akab hazîne-mânde ve bâz be-hazîne olunup baʿde'l-hisâb defteri arz olunucağı ve hazîne-mânde olunan ol-kadar yevmiyye ve bâz be-hazîne olunup hâlen küşâd olunan ol-kadar havâlât beher sene lâzımü'l-edâ masârif-i mukarrere hükmünde olan mebâliğden olmağla binâen-aleyh bu takrîb ile masârif-i mukarrereden ol kadar akçe tenzîl ve muʿayyen olan îrâda ol mikdâr terakkī ve tezâyüd ede-geldiği zâhirdir ve bu hazîne-mânde olunan yevmiyye bi-eyyi vechin-kân beher sene lâzımü'l-edâ masârifden olmağla katʿ ile beytü'l-mâl-i müslimîne ol-mikdâr îrâd-ı cedîd hâsıl olur ve bâz be-hazîne olunan havâlâtın dahi cümlesi mukātaʿât ve cizye ve avârız ve sâir îrâdât-ı mukarrereden havâle olunmuş olmağla içlerinden mümteniʿâtı var ise dahi mahalleri maʿlûm ve îrâdâtdan olup ve kalem-i mezbûr der-kenârı mefhûmuna (V₁/99-a) nazaran ashâb-ı havâlâtdan baʿzen gerek mîrîlû eyâletlüye mutasarrıf olanlar baʿzen dahi mukātaʿât ve cizye ve avârız deruhde edenlerin hîn-i vefâtlarmda malları cânib-i mîrîden zabt olunmak sebebiyle uhdelerinden havâle olunan emvâl-i mîriyye metrûk olup mâ-ʿadâsı cânib-i mîrîden ahz olunur makūleden idüğü ve emvâl-i mezkûreden farzâ bir mâli sehven iki mahalle havâle misillû tekrâr îcâb eder olsa bile cüziyyât makūlesi olup o misillû mükerreren havâle olunan mebâliğin bir defʿası edâ olunduğu sûretde ikincisi maʿdûm kabîlinden olup havada kalur, mutâlebe olunmaz makūlesinden olacağı velhâsıl işbu havâlâtın sebeb-i tahrîrleri bâz be-hazîne olunmayup elde kalmış olsa cümlesi aralık aralık ocak tarafından iltimâs olunup edâ ile kaldırılacağı ve âhır mümkinü'l-husûl olan emvâl-i cedîdeden havâle etdirileceği emr-i vâzıh olmağla ber-vech-i muharrer bâz be-hazîne birle küşâd olunan ol mikdâr akçeden mümkinü't-tahsîl olunanlardan hâsıl olan saʿy-i mîrîden mâʿadâ ol maküle tedrîcî cümlesi tekrâr be-tekrâr sağ mallardan havâle ile mübtelâ olunacak hasâret gāilesinden berî alınmak cihetiyle dahi kezâlik iki bin kiseye karîb nefʿ-i mîrîyi mûcib idüğü zâhir olmağ- la gerek hazîne-mânde olunan yevmiyye ve gerek bâz be-hazîne olunan havâlâtın mikdâr ve keyfiyyetleri vech-i meşrûh üzere olduğu ve bunlardan başka serhaddât-ı hâkāniyyeden Erzurum ve Van ve Faş ve Şam ve Trablus ve sâir otuzaltı aded kılâʿ muhâfazalarında Dergâh-ı âlî yeniçerilerinin sinîn-i güzeşte mevâcibleri havâlâtından tahsîlât ve itlâfât ve ihrâcât ve mümteniʿâtı hâvî ocak tarafından arz olunan bir kıt'a mücelled defter hülâsa olundukda ber-vech-i muharrer kılâʿ-ı mezkûre muhâfazalarında olan neferât-ı merkümenin seksenaltı senesinden doksanüç senesine gelince tevârîh-i muhtelife ile baʿzı emvâl-i mîriyyeden olan havâlâtı min-haysü'l-mecmûʿ ellisekiz yük seksenbeş bin yüz seksenbir buçuk guruşa bâliğ olmuşdur. İşbu havâlât-ı mezkûreden ocak ifrâzâtı nâmiyle mukayyed olan ondört yük bin altı yüz altmışyedi buçuk guruşdan on yük otuzyedi bin dört yüz kırk guruşu maktûl ocak bezirgânı maʿrifetiyle mukaddemâ ocak tarafından tahsîl ve ahz ü kabz olunup bâkī ifrâzât-ı mezkûrenin tekmîli içün iktizâ eden üç yüz altmışdört bin ikiyüz yirmiüç buçuk guruşu dahi tahsîl olunacak havâlât-ı mezkûreden ahz edecekleri ve yine havâlât-ı mezkûre yekûnu olan meblağ-ı mezbûreden bu defʿa bâlâda tahrîr olunduğu üzere maʿa ibrâil sebeb-i tahrîrleri bâz-âmed olan altı (V1/99-b) yük kırkaltı bin beş yüz guruş ki be-hisâb kise bin iki yüz doksanüç kise akçe eder, tamâmen hazîne-mânde olunmağla fürû-nihâde olunmuşdur. Ve yine havâlât-ı mezkûreden mukaddemâ sâlyânecileri maʿrifetiyle altmışdört bin dokuz yüz onbeş guruşu tahsîl ve Kars ve Erzurum ve dahi baʿzı kılâʿ mevâcibleriyçün zâbitânına ale'l-hisâb olarak verilmiş olmağla ol dahi fürû-nihâde olmuşdur. Ve vech-i muharrer üzere havâlât-ı mezkûreden fürû-nihâde olunan mebâliğ-i mezkûreden mâ-ʿadâ küsûr bâ-sebeb-i tahrîr ahkâmı el-hâletü hâzihi ocak tarafından tahsîl olunmak üzere olan kırk yüz otuzaltı bin üçyüz yirmiiki buçuk guruşun onbeş yük altmışbir bin dört yüz yirmidört guruşu mümteniʿ olduğundan bahs ve edâ ile kaldırılup mâl-i âhardan havâlesi ocak tarafından müstedʿâ idüğü ve mâ-ʿadâ yirmibir yük onsekiz bin yüz ellialtı guruşu dahi sâlyânecileri mahallerinde tahsîl üzere olmalariyle baʿde't-tahsîl serhadlere irsâl ve neferâta tevzîʿ üzere olduğu ve havâlât-ı mezkûreden maktûl-i mesfûrun ifrâzât nâmiyle me'hûzu olan meblağ-ı mezbûrdan başka güyâ umûr-ı ocağı idâre sretinde istidâne ederek dört yük elli dokuz bin dört yüz otuzdört guruş dahi ahz kendi umûruna sarf u itlâf etmekle şimdiye değin mesfûrun gerek ifrâzât ve gerek istidâne nâmiyle ahz ü itlâfâtı üç bin kise akçeye mütekārib olduğu ocakların serhaddât-ı nâ-mevcûdlarından kendi irâde ve rızaları üzere fürû-nihâde ve bâz be-hazîneleri gözedilerek havâlâtları nizâm verilmek ve bu husûs baş-muhâsebe ve rûznâmçe-i hümâ- yûnda mukayyed ocağın ta'ahhüd senedi mazmûnuna dahi tatbîk ve ziyâde tedkīk olunmak vâcibâtdan olmağla havâlât iktizâ eyledikçe böylece tedkīk olunacağı ve zikr olunan Dergâh-ı âlî yeniçerileri ocağına verilen nizâm üzere serhaddât-ı hâkāniyye muhâfazalarında mukīm Dergâh-ı âlî topcularının dahi piyâde mukābelesi der-kenârı nâtık olduğu üzere sene-i sâbıka Saferinin ondörtdüncü gününden berü şimdiye değin tevârîh-i muhtelife ile mahlûl olmak üzere arz ve kezâlik bâ-fermân-ı âlî hazîne-mânde olunan dokuz yüz kırkbeş buçuk akçe yevmiyyelerinin bir senelik mevâcibleri yirmi bin dört yüz seksendokuz guruşa bâliğ ve seksendört senesinden seksendokuz senesine gelince rûz-nâmçe-i hümâyûn der-kenârı mûcibince cem'an baʿzı emvâl-i mîrîyyeden havâle olunan yirmi yük dokuz bin altı yüz altmışbir buçuk guruş mevâcib ve zahîre bahalarından bu defʿa bâz-âmed olan yüz yetmişbeş bin üç yüz otuzdört guruşluk sebeb-i tahrîrleri tamâmen bâz be-hazîne olunmağla el-hâletü-hâzihî kusûr verecekleri (V₁/100-a) otuzüç bin beş yüz doksanbeş guruşluk bâz-be-hazînenin sebeb-i tahrîrleri der-dest olmayup mahall-i tahsîlde sâlyânecileri yedlerinde olmakdan nâşî bundan sonra getürüp bâz be-hazîne olmak üzere cânib-i mîrîye teslîm eylemeleri ve gelmediği hînde ol-mikdâr meblâğ serhadlerin cedîd mevâciblerine havâle olunmak üzere ocağ-ı mezbûreden sened ahz ve mahalline kayd u hıfz etdirileceği ve serhaddât-ı hakāniyye muhâfazalarında olan top arabacıları neferâtının mahlûlâtı olarak fakat ocağ-ı mezbûr tarafından Mora kılâʿı havâlâtından olmak üzere verdikleri iki bin guruşluk sebeb-i tahrîr kezâlik bâz be-hâzîne olunmağla kılâʿ-ı sâirede olan arabacı mahlûlâtını dahi baʿdezîn mevâciblerinin hîn-i havâlesinde mahlûlâtlarını vermedikçe havâle olunmamak üzere zimmet halîfesi defterlerine sebt ü kayd etdirileceği ve cebehâne-i âmire ocağı tarafından henüz gerek hazîne-mânde olacak yevmiyye ve gerek bâz be-hazîne olunacak mahlûlâtın defteri vürûd etmemekle oldahi geldikde tanzîm ve sûret-i nizâmı arz olunacağı bu sûretde yalnız yeniçeri ve topcu ocaklarının bâlâda bast u beyân olunduğu üzere der-dest olan havâlâtlarını giderek sene-i cedîde mallarından havâle ile bir kat dahi masârif-i zâideye ibtilâ gāilesinden vâreste olmak sûretiyle hâsıl olan menâfiʿ-i külliyyeden başka gerek hazîne-mânde ve gerek bâz be-hazînenin cümlesi iki bin beş yüz kiseye resîde olmuşdur, bu es'ile ve ecvibe rûz-nâmçe ve baş-muhâsebe ve piyâde aklâmına bi-aynihâ sebt ve dâimâ iktizâsiyle amel olunmak bâbında hatt-ı hümâyûn şeref-yâfte-i sudûr ve hilâfından mücânebet olunmak bâbında taraf-ı sadâret-penâhîden iktizâ edenlere ferden ferden tenbîh ve te'kîd-i bî-kusûr olundu.
Attribution
Citation:
"Nizâm-ı ahvâl-i mevâcib-i yeniçeriyân-ı Dergâh-ı âlî ve zuhûr-ı sa'y-i azîm", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_097.html
Item Details
Title:
Nizâm-ı ahvâl-i mevâcib-i yeniçeriyân-ı Dergâh-ı âlî ve zuhûr-ı sa'y-i azîm
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1198
Source:
Mücteba İlgürel
Format:
text/plain
Language:
ota