Ameden-i mektûb-ı garîbü'l-üslûb ez-cânib-i França

França pâdişâhının akrabâsından ve muʿteber cenerallerinden Dük Montmorency Lüksemburg nâm ceneral (129-b) bu hilâlde devleti cânibinden me'zûnen Devlet-i aliyye-i ebediyyü'l-ittisâle sır kâtibi ile bir kıtʿa takrîr irsâl ve mefhûmunda Devlet-i aliyye husemâsının memâlik-i mahrûseye itâle-i pây-i tecâvüzleri mücerred asâkir-i islâmiyyenin tahsîl-i fünûn-ı harbiyyeye adem-i mübâlât ve iştigāllerinden neş'et edüp aʿdâlarına mukābeleten asker-i cedîd ve fenn-i harbde cârî aʿmâl-i hendese-kâriyle vucûda gelmiş baʿzı sanʿat-ı müfîdin telâfî ve tahsîline sarf-ı makdûr etmedikce dâima der-kemîn-i fırsat-ı hücûm olan aʿdâsına cevâb vermekden âciz olacağı beyâniyle França Devleti'nin ez-kadîm Devlet-i aliyye'ye olan safvet-i derûn u sadâkati bu bâbda mûcib-i nabazân-ı ırk-ı gayreti olmakdan nâşî ceneral-i mersûma nihânî izn ü ruhsat iʿtā ve sanâyiʿ-i harb ü darbı bi-kemâlihâ cünûd-ı islâmiyyeye taʿlîm zımnında ber-zede-dâmân-ı ihtimâm ü takayyüd ve França bir mikdâr asker-i muʿallem getürüp kefere devletinin müstened ve medâr-ı iğtirârı olan hırfet-i âteş-bâzî ve peykârî ve kılâʿ ve sufûf cenginde iktizâ eden esbâb-ı menâʿat ve istikrârı Devlet-i aliyye askerine öğretmeğe ve nev-îcâd toplar ve musannaʿ havan ve humbaraların tarîk-i remy ve isâgasını göstermeğe tekeffül ve taʿahhüd edüp Nemçe ile asâleten ve Moskov ile vesâteten karâr-gîr-i nizâm olan ittihâda nazaran Devlet-i aliyye'ye bu iʿânet beynlerinde her ne kadar mugāyir-i levâzım-ı yek-cihetî ve muvâfakat ise dahi (130-a) mücerred kadîmî muhabbet ve samîmî safvete ibtinâen ihtiyâr olunduğunu zikr ü ifâde ve nizâm-ı mülküne fevâid-i amîmesi âid olan işbu maslahat-ı pür-menfaʿate Devlet-i aliyye iʿtibâr ve rağ- bet buyurdukları hâlde ceneral-i mersûm hâzır ve âmâde olup bi'l-maʿiyye getüreceği Françalu'nun iktizâ eden masrafı ve cây-i ârâm ve mevkifi bundan sonra müzâkere olunmak hususları tafsîl ve tasrîh olunmuş mülûk-ı küffârın tertîb eyledikleri asâkir-i menhûseleri ne cinsden oldukları evvelemirde maʿlûm olmak ve baʿdehû bunun üzerine tefrîʿ-i mesâil etmek münâsib olduğuna binâen edhem-i sebük-seyr-i kaleme bu vâdîde ruhsat-ı tek ü tâz verildi. Maʿlûm ola ki mülûk-i kefere (ceʿalallāhu mülkehüm li-ʿısâbeti'l-muvahhidîn musahhara) zâhirde izhâk-ı ruh ve itlâf-ı nüfûsdan dâmen-keş-i ihtirâz ve bâtında zuʿm-ı fâsidlerine göre bir menfaʿat-i ʿazîmenin ber-vech-i suhûlet husûlüne çâre-sâz olmuşlar, tafsîli budur ki kalem-rev-i hükûmetlerinde birer mahall-i mahsûs binâ ve malzeme-i zarûriyye ile derûn u bîrûnunu teşhîn ve imlâ ve zükûr u inâsdan hademe-i müstevfâ taʿyîn ü iʿdâd ve rûz-ı şeb der ü dervâzesin feth ü küşâd edüp sifâh ü zinâ ve şerîʿat-i bâtıllarından hâric sûret ile ser-nümâ olan etfâl-i mechûletü'l-ensâba matrah u me'vâ ve erbâbı taraflarından emâkin-i maʿhûdeye vazʿ u ilkā olunmak beynlerinde bir âdet-i müstesnâ olup hattâ baʿzıları bu vesîle ile mutʿimetü'l-eytâm (130b) unvânını ser-satr-ı sahâif-i mefâhir eyleyerek hande-fermâ-yi pîr ü bernâ olmuşidi. Sûret-i mezkûr hâl ü şânları olan etfâl-i zevâtü'd-dâr olan nisvân-ı halâʿat-nişân terbiyeleriyle vâsıl-ı serhadd-i ricâl olduklarında fenn-i harbî vazʿ-ı cedîd üzere mersûmlara taʿlîm ve maʿlûm olan askerlerinin bir mikdârını şeyâtîn-i ins olan işbu cinsden tertîb ve tanzîm eylediklerinden gayri memleketlerinde olan reʿâyâ an-asıl beynlerinde münkasim ve abd-i müşterâları gibi makhûr-ı taht-ı mülkiyyet olup vücûd u mâllerinde yârâ-yi tasarrufları münʿadim olmağla lede'l-iktizâ hadd-i muʿayyen ve resm-i mukannenleri üzere bu kavm-i pür-levmden âdemler devşirüp taʿlîm-i istiʿmâl-i tüfeng ve tefhîm-i âyîn-i harb ü ceng ede-geldikleri hâllerine vâkıf olanların maʿlûmu olup bu makūle nüfûs-ı rezîleden olan tavâifi tahte'l-kahr istihdâm ve her bir husûsda mağlûb-ı ahkâm etmek mümteniʿât-ı akliyyeden olmadığı müsellemdir. Ancak şeref-i islâm ile benâm ve eser-i sıdk-ı mahber i'l-mü'minûn ihve ile kesb-i ittihâd-ı makām eden zümre-i muvahhidînin aʿinne-i ihtiyârları emr ü nehyi şerʿ-i şerîfe mutâbık-ı mülûk-i islâmiyyeye müsellem ise dahi ünf ü nahvet ve zûr-ı bâzû-yi satvet ile zabt u rabtları muhâl ve mümteniʿ ve nüfûs-ı zekiyye erbâbı olup nutaf-ı tayyibeden hâsıl olduklarına binâen cihâd ü gazâda tahrîz ü iğrâ ve te'mîl ü atâyâ ile istihdâmları ancak kābil olacağında ârâ-i (131a) erbâb-ı ukūl müttefik ve müctemiʿ olmağla bu keyfiyyât ile muttasıf olan cünûd-ı nusret-nev'ûd çirk-i şirk ile telvîs-i pâlâs-pâre-i vücûd eden keferenin mahkûmu olmak ve yedlerinde olan seyf-i bettâr ve rumh-ı hattâr her bâr zehre-şikâf-ı adû-yı pür-lâf iken bir defʿa mağlûb olmağla yine cins-i aʿdâdan me'lûf olmadıkları vech üzere taʿallüm-i harbe ser-efrû ve tefehhüm-i sanʿat-ı kâfirîleri zımnında ilticâ ve tekâpûdun nüfûs-ı tayyibeleri âbî ve istiğnâ ve ʿadem-i tenezzülleri bedîhî olduğundan gayrı Devlet-i aliyye askerinin bu defʿa arûs-ı muhtâle-i merâmı zîver-i âgûş-ı teshîr edemedikleri tağyîr olunur ise berr ü bahrde kerr ü fer devlet-i islâmiyyenin şânlarından ve keferenin birkaç defʿa galebeleri zuhûr eder ise bile müzâvele-i şeytâniyye mülâbesesiyle hâsıl olan kuvvet-i istidrâclarından olup istidrâcın hükmü ise kalîl ve her zamân emeli cârî olmak müstehîl ve bâ-husûs asâkir-i mansûrenin gālib oldukları mevâsimde küffârın edevât-ı harbiyyeleri âhar gûne olmayup el-yevm istiʿmâl eyledikleri edevât-ı maʿrûfe olmağla lev-sellemnâ tertîbleri kavâʿid-i cenge mutâbıkdır. İçlerine süyûf-ı islâmiyye duhûlünde mecmûʿ tedbîr ve tertîb ve kâffe-i esbâb-ı tahvîf ve terhîbleri muzmahill olarak asâkir-i menhûseleri rû-be-zemîn-i mezellet ü hevân olarak teslîm-i nefs ü mâ-melek ede-geldiklerini inkâr nice mümkindir, nükte-i irâde-i hak taʿallukundadır. Zîrâ nusret ve ʿadem-i nusret (131-b) mevkūf-ı meşiyyet Cenâb-ı Ahaddiyetdir. Milel-i nasârânın ise iʿtikādları buna muhâlifdir. Şu sebebden ki bunlar hükemâdan bir fırkanın mesleğine zehâb ile ahvâl-i harb umûr-ı cüz'iyyeden olduğun beyân ve Cenâb-ı Bârî'nin umûr-ı cüz'iyyede hâşâ medhali olmayup tedârük-i esbâb-ı münâveşede kangı taraf kavî bulunur ise hasma gālib olur deyû leb-i cünbân-ı hezeyân olduklarından gayrı ʿankebûtdan evhen baʿzı delîl-i vâhi îrâd ve galebeyi tekmîl-i esbâb ve levâzime-i isnâd وَلَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ fehvâ-yı şerîfinden وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ sırr-ı azîzinden gaflet ile ser-dâde-i vâdi-i dalâlet ve fesâd oldular. Eğri senesi yer-gök götürmez asker ile Sultan Mehmed Hân ʿaliyyü'r-rahmet ve'l-gufrân hazretleri aʿdâya mukābil oldukda bi-irâdeti'llâhi teʿâlâ müretteb ve muʿtenâ-bahâ olan asâkiri müteferrik ve perîşân ve aʿdâ ordu-yı islâmın ekser mahallerini zabt ile cezlân olmuşiken pây-merdî-i pâdişâh-ı mağfûr iʿânetiyle kara-kullukcu makūlesi bî-nizâm ve silâh mübâşir-i harb ü kifâh olarak nice yüz bin kefereyi ihlâk karîbü'l-ahadde vâkiʿ olan Hisarcık cenginde dahi Devlet-i aliyye askeri fevc fevc bilâ-tertîb hücûm ile muvaffak oldukları nusret-i azîme maʿlûm-ı ashâb-ı şuʿûr u idrâk iken galebeyi esbâb-ı cengin kemâline mağlûbiyyeti edevât-ı seferiyyenin noksânı ihtimâline ʿazv nice câ'iz olabilür. Gāyeten mâ fi'l-bâb bahsimizde esbâba teşebbüs illeti kalur. O dahi li'llâhi'l-hamd âmâde (132-a) ve gitdikce kemâle resîde olmakdadır. El-hâletü hâzihi kâr-fermâyân-ı saltanat olanlar, sâ'ir mevsimlerde bulunanlar misillü yek-diğere اثنى عليه ويثني علي وفى القلوب ضغائن muʿâmelesi etmeyüp ber-taraf-sâz-ı mevâdd-ı tebâguz ve tebâyün oldukla- rından fazla cümlesi temşiyet ve te'diye-i mehâmm-ı Devlet-i aliyye'de yek-laht-ı ittifâk ve ale'l-husûs sadrı'azam-ı tayyibü'l-ahlâk hazretleri taraf-ı hümâyûndan me'mûr olduğu vech üzere leyl ü nehâr tekmîl-i levâzım-ı harb ü peykâr ve teksîr-i ecnâd-ı zafer-şi'âr ve taklîl-i masârif-i devlet-i ebed-karârda dakika fevt etmeyüp bi-inâyeti'llâhi te'âlâ bir müddet umûr-ı devlete bu vechile takayyüd ve ihtimâm olunduğu takdîrde esbâb bi-kemâlihâ vücûda geleceği bî-irtiyâbdır. Hemen Hakk celle ve alâ hazretleri bir zamândan berü kulûb-i enâma müstevlî olan vehm ü vahşeti izâle ve îd-i ekber-i mü'minîn olan zafer ü nusrete inâle ile ra'b ve heybet-i islâmiyyeyi gişâve-i tuy der-tuy-i küfr ile mestûr olan kulûb-i a'dâya ilkā ve rağm-ı unûf-i kibr ü kinleriyle ciğer-i suhte-gân-ı muvahhidîni hâiz-i kıst-ı evfâ-yı buğye ve münâ eyleye, âmîn. Amma ba‘dü: Françalu'nun sûret-i zâhirde dostâne sevk eyledikleri keyfiyyet-i acîbeye mümâşât 'âcilen ve âcilen müstelzim-i mehâzîr ü âfât olduğundan gayri bu maddede garazları sırf dostluk olmayup beher hâl bir matlab-ı azîzü'l-menâle fırsat-yâb olmak mülâhazaları olduğu ve cemi'-i zamanda milel-i kefereye i'timâd câiz olmadığına binâen ceneral-i mersûmun devleti tarafından (132b) musanna' ve muhtera' olan takrîr mahûduna ye's ve ümîd beyninde dîvân tercümânı lisânından cevâb tahrîr ve sır-kâtibi mersûm ric'at-i kahkariyye ile geldiği cânibe tesyîr olundu. França tâifesinin sûret-i hayır-hâhîde arz eyledikleri mu'âmele-i nâ-dürüstîden mütâla'a olununan garaz-ı kâmin müte'ayyin olmak zımnında França elçisinden mu'allim-i asker olan şahsın ma'iyyetinde olanların beynlerinde musammem olan mahall-i ikāmetleri su'âl olundukda Girid adası tahmîn olunduğunu iş'âr ve ancak böyle bir rahbü'l-etrâf mahalle muhtâc oldukların ihbâr ile arz-ı mâ-fî'z-zamîr ve beynlerinde mugaffel add eyledikleri Devlet-i aliyye'yi firîfte etmek kasd-ı fâsidiyle yirmiyedi sene müddetde lâ yu'add ve lâ yuhsâ mâl ü cân ifnâ olunarak müsellem-i kabza-i zabt u teshîr olan ada-i merkūmeyi bi-hâzâ-fîrihâ ta'ab ü meşakkatsiz zamîme-i memâlik-i menhûseleri eylemek niyetinde oldukları nümâyân oldu. "Yurîdûne en yutfi'û nûrallâhi bi-efvâhihim ve ye'ba'llâhu illâ en yutimme nûrahû velev kerihe'l-kâfirûn" mesfûrların çünki tertîb eyledikleri kaziyyeden netîce-i merâmları ma'lûm oldu, derîçe-i iltimâsları havâle-i mukaddemât-ı müselleme ile sedd ü bend ve bu maddeden hayr-hâhân-ı Devlet-i aliyye gereği gibi pend-pezîr ve hisse-mend olup umûr-ı mülkiyye ve nizâm-ı askeriyye ez-dil ü cân kemer-beste-i takayyüd ü ihtimâm ve tahsîl-i esbâb-ı gazâ vü cihâda ber-çîde-i dâmen-i ikdâm oldular.
Attribution
Citation:
"Ameden-i mektûb-ı garîbü'l-üslûb ez-cânib-i França", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_094.html
Item Details
Title:
Ameden-i mektûb-ı garîbü'l-üslûb ez-cânib-i França
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1198
Source:
Mücteba İlgürel
Format:
text/plain
Language:
ota