Zikr-i tecdîd-i sanʿat-ı tabʿ u temsîl

Yirmisekiz Çelebi-zâde sadr-ı esbak Saʿîd Paşa merhûm evâil-i hâlinde bâ-sefâret pederiyle França memleketine azîmet edüp tâife-i efrencin iʿmâl-i te'emmül ü hayâl ile sanʿat-ı tabʿ u temsîli kuvveden fiʿle îsâl ve zamân-ı kalîlde hadden efzûn kütüb istihsâl eylediklerini müşâhede ve Âsitâne-i saʿâdet'e pâ-nihâde oldukda husûs-ı mezkûru baʿzı erbâb-ı maʿârif ü kemâl ile meşveret ve herkes tervîci bâbında yek-zebân-ı muvâfakat olduklarından gayri fünûn-ı riyâziyyede yegâne olan İbrahim Efendi dahi kendüye iʿânet olunduğu takdirde sanʿat-ı mezkûru îcâd ve diyâr-ı Rûm'da böyle bir maslahat-ı nâfiʿanın zuhûruna vesîle olacağın îrâd etmekle keyfiyyet-i mezkûr bâ-takrîr evliyâ-yı devlet-i ebed-müddete arz u inhâ olundukda ulemâ-i aʿlâm hazerâtına ifâde ve vech-i şerʿîsi bulunmak irâde olunup mûmâileyhim dahi bu bâbda iʿmâl-i fikr-i dakīk ve kâffe-i nâsa intifâʿ ve fâide olduğun lede't-tahkīk kütüb-i tefâsîr ve ehâdîs ve fıkıh müstesnâ (114b) ve sâirlerinin tabʿ u temsîline cevâz-dâde olmalarıyla şeyhülislâm-ı vakt dahi fetvâ iʿtâ etmiş idi. Binâberîn Devlet-i aliyye tarafından izn ve ruhsat erzânî ve tashîh-i kütüb-i matbûʿa içün İstanbul kādısı İshak Efendi ve Selânik'den maʿzûl Pîrî-zâde Sâhib Efendi ve Galata'dan munfasıl Yanya'lı Esad Efendi ve Kasım Paşa şeyhi Mûsâ Efendi me'mûr olmalarıyla her biri bu vesîle ile nâil-i makāsıd ve emânî ve az vakitde katı çok kütüb-i nâfiʿa nakş-pezîr sahâif-zuhûr ve talebe-i ulûm mâlik olamadıkları kütüb-i müfîdeyi erzân-bahâ ile zîver-i âguş-ı temellük eyleyerek hâiz-i rehîne-i sürûr oldukları gayr-i mestûr olup bir müddetden sonra tâbiʿ-i evvel olan mûmâileyh İbrahim Efendi târîk-i dağdağa-i cihân-ı bî-temkîn ve halîfesi diğer İbrahim Efendi merkūma cânişîn olmağla âlât-ı dârü't-tıbâʿı istishâb ve sanʿat-ı merkūmu üstâddan gördüğü gibi icrâda terk-i hurd ü hâb edüp ol-dahi dâr-ı âhirete müntakil ve Devlet-i aliyye o hilâlde ba'zı umûr ile müştagıl olduğundan bir gayri kimesneye i'mâlini tenbîh ve tavsiyeye vakit bulamayup ilâ yevminâ hâzâ amel-i mezkûr metrûk ve amelesinden ancak bir-iki şahs-ı mağşûş mevcûd olmağla anların dahi bu amele kemâ-yenbagî ıttılâʿ u vukūfları meşkûk olduğundan gayri san'at-ı mezkûrun âlât ve edevâtını müteveffâ İbrâhîm Efendi'nin metrûkesinden França tâ'ifesi ıtmaʿ ile iştirâ etmek dâʿiyesine düşdükleri istimâʿ olunmağla hezâr-zahmet (115a) ve meşakkat ve bî-şumâr mebâliğ ve külfet ile vücûda gelmiş böyle bir san'at-ı pür-menfa'atin telef ve hebâ ve eyâdî-i bî-gâneye giriftâr olması nâ-revâ olduğundan fazla âlât-ı mezkûreyi tâ'ife-i efrenc ba'de't-tahsîl el-yevm Roma'da tab' olunan Kānûn misillü sâ'ir kütüb-i islâmiyyeyi dahi tab' u temsîl vâdilerine düşecekleri ve ale'l-husûs fî-zamâninâ hazâ istiktâb-ı kitâb kusûr-ı himeme nazaran müte'assir ve erbâbına zafer bulmak müteʿazzir ve lev-faraznâ nessâh-ı kütüb bulunmuş cevr ü eziyyetlerine tahammül hâric ez-tavk-ı beşer ve cemî' yazdıklarını tashîh as'ab min nakli'l-hacer olmağla kütüb-i mütedâvileye kıllet tareyân ve müddet-i medîdeden berü tab' olunmayup ba'zı âfât sebebiyle dahi katı çok kitâb zâyiʿ olduğundan semen-i kalîl ile mukaddemâ iştirâ olunan kütüb el'ân az'âfiyle fürûht olunduğu ma'lûm-ı âlemiyân olup ve alâ külli mine't-tekādîr bu san'atı tecdîd ve ihyâ devlet-i ebed-müddete bir hizmet-i cesîme ve tâlib-i ma'ârif olanlara bâ'is-i tahmîl-i cemîle-i azîme olduğunu hâlâ beylikci olan Râşid Mehmed Efendi ve Devlet-i aliyye'de vekāyi'-nüvîs-i devlet olan abd-i kalîlü'l-bidâ'a mülâhaza ve müşâvere ve fi'le çıkarılması miyânede müzâkere olundukdan sonra edevât-ı dârü't-tıbâ'-ı metrûke-i mezbûreden bi't-terâzî iştirâ ve ilâ-yevmi'l-kıyâm müebbed ve ber-devâm olması (115b) maksûd bi'z-zât olduğuna binâen ba'zı şart ile evkāf-ı hümâyûna rabt ve mîrî tarafına dahi selefde olduğu gibi cüz'î ve küllî sıklet verilmeyüp mesârifi bi'l-iştirâk tarafımızdan rü'yet ve hâsılı ile istîfâ-yi masârife mübâderet olunmak üzere bir kıt'a takrîr Bâbıâlî'ye takdîm ve hüsn-i terbiye-i âsafâne ile ma'rûz-ı hâk-i pây-i pâdişâh-ı heft-iklîm kılındıkda mûcibince sudûr-ı izn ü ruhsat ve bâlâsı hatt-ı şerîf-i mevâhib-redîf ile pür zîb ü ziynet iki kıt'a berât-ı âlî-şân inâyet ve bir müddetden berü i'mâlini mütefekkir ve mütehayyil ba'zı hüner-mend ve mütemevvillerin adem-i husûlü tereddüdiyle gayr-i mütecâsir oldukları san'at-ı mezkûrun nizâm ve temşiyyetine ma'a huluvi'l-yed mütevekkilen alâ'l-meliki'l-ehad bed' olunup emed-i ba'îd ve müddet-i medîdeden berü mu'attal olan edevâtını erbâbını celb ile tecdîd ve noksânını tetmîm ve fenn ü semtini dahi birkaç gün zarfında tahsîl ve kâffe-i levâzım ve amelesini tehyi'e ve tanzîm ve lillâhi'l-hamdü ve'l-minne mukaddemâ tab' olunan kütübden hânâ vü eslah ve alâ vü esahh kütüb tab'ına cenâb-ı Hakk muvaffak edüp a'yün-i nâsda sehl-i mümteniʻ görülen madde-i fârih ednâ irâde-i devlet-i (116-a) ebed-müddet ile az vakit içinde müheyyâ ve îstâde olduğundan gayri vâlid-i mâcid-i kesîrü'l-mahâmid-i hazret-i şehriyârî zamânında peyveste-i mevkiʻ-i zuhûr ve bir müddetden sonra metrûk ve mehcûr olan sanʻat-ı mezkûrun bu hılâlde istînâf ve tecdîdi ve seyl-i hâdisât ile rahne-pezîr-i indirâs olan âsâr-ı ber-güzîdelerinin iʻâde ve teşyîdi ihyâ-yi sünnet âbâ-i kirâm ve icrâ-yi kavânîn-i havâkīn-i ʻizâm kabîlinden olduğu zâhirdir. جعل الله آخره سهلاً كلما جعل أوله و نفع به المسلمين بجاه من الغمام ظلله
Attribution
Citation:
"Zikr-i tecdîd-i sanʿat-ı tabʿ u temsîl", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_080.html
Item Details
Title:
Zikr-i tecdîd-i sanʿat-ı tabʿ u temsîl
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1198
Source:
Mücteba İlgürel
Format:
text/plain
Language:
ota