Âmeden-i peyâm-ı vefât-ı Subhî-zâde Abdülazîz Efendi ser-etibbâ-i hâssa-i esbak

Mûmâ-ileyh müverrih Subhî Efendi merhûmun mahdûmu olup bin yüz kırksekiz târîhinde terkîb-yâfte-i eczâ-yi vücûd ve baʿde müddetin fârik-i meyân-ı gayb u şuhûd oldukda tahsîl-i fenn-i tıbba müvellâ ve münhemik ve çok geçmeden Kâtib-zâde merhûmun destiyârî-i himmetiyle etibbâ-i hâssa-i sultânî silkine münselik (63b) olup yetmişbir târîhinde dâhil-i zümre-i müderrisîn-i kirâm ve seksendokuz Zilhiccesinde hekim-başılık câh-ı refîʿiyle nâ'il-i merâm olup bu hizmet-i müstevcibü'ş-şerefde bulunan zevât-ı kirâma bi-hasebi't-tarîk iltifât ve ikrâm âdet-i dîrîn-i eslâf-ı izâm olduğuna binâen hempâlarından otuz kadar âdeme takaddüm ile pâ-nihâde-i süllem-i iʿtilâ ve dört-beş senede ancak katʿı mümkin olan tarîka bir günde vusûl ile mahsûd-ı pîr ü bernâ olmuşidi. Doksan senesi Şevvâlinde eczâ-i dükkânçe-i iʿtibârı karîn-i kesâd ve çâr-terkîb-i mizâc-ı ikbâli berhemzede-i mâdde-i fesâd olup hekim-başılıkdan maʿzûl ve doksanyedi Muharreminde bâ-pâye-i Kuds Üsküdâr mevleviyetine mevsûl ve baʿde tekmîli'l-müdde ağdiye-i kesîretü'l-fuzûl-i makālâtdan perhîz revâ-daşte-i tabʿ-ı fesâd-engîzi olmayup ânifen zikr olunduğu üzere gâh baʿzı mahallere tezkireler tahrîriyle hark-ı icmâʿ-i ümmet ve gâh ârâ-i nâsı min-gayri vechin teshîf ederek şakk-ı asâ-yi müslimîne mübâderet etmekle li-ecli't-te'dîb cezîre-i İstanköy'e nefy ü tağrîb olunmuşidi. Mûmâ-ileyh an-asıl perveriş-yâfte-i hizâne-i nâz u niʿmet ve zânû-zede-i visâde-i refâğ-ı ayş ü işret olmakdan nâşî germ ü serd-i devr-i pür-cevre adem-i tahammül ve şiddet-i kürbet-i gurbet ile terkîb-i vücûdu az zamânda kabûl-i teşettüt ve tahallül edüp bilâhire sinni ber-vech-i tahmîn mütenâhiz-i ukūd-ı hamsîn oldukda câm-ı sâm ile medhûş ve dârû-yi merk ile bî-hûş olup halʿ-i libâs-ı hayât-ı müsteʿâr ve azm-i şifâ-hâne-i (64a) dârü'l-karâr etmişdir. Mûmâ-ileyhin maʿârif-i cüz'iyyede eli ve fenn-i tıbda medhali olup ahkâmdan Alâ-i Buhârî ile maʿrûf müneccim Alî Şah-ı Hârizmînin Şemsüddîn Hâce Muhammed nâmına te'lîf eylediği Eşcâr-ı Esmâr ve Muhammed Şerîf Bekrînin Burhânü'l-kifâye nâm Farsîyü'l-ibâre kitâblarının Türkîye tercüme ve hüdâvendigâr-ı sâbık cennet-mekân huld-âşiyân Sultan Mustafa Hân hazretlerine takdîme edüp bundan başka ahlâkdan bir risâle-i müfîdesi ve fenn-i edvâr ve Türkî ve Farsî eş'ârda tarz-ı nâdîdesi olmağla işbu ebyât dîvânından intihâb olunmuştur. Yek câm-ı vâj-gûn ile çerh-i desîse-kâr Mest ü harâb-ı gaflet eder ehl-i devleti Ettik o yâre gerçi hakîmâne intisâb Lâkin bir özge derde düşürdük tabâbeti Ve lehu: O tîr-i gamze ne hâtır-nişân olur var ise Kemânı âşık-ı zârın kadd-i hamîdesidir Ve lehu: Tut ki âlem gülsitânmış neylesün sensiz gönül Hande-i gül nâle-i zencîrdir dîvâneye
Attribution
Citation:
"Âmeden-i peyâm-ı vefât-ı Subhî-zâde Abdülazîz Efendi ser-etibbâ-i hâssa-i esbak", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_039.html
Item Details
Title:
Âmeden-i peyâm-ı vefât-ı Subhî-zâde Abdülazîz Efendi ser-etibbâ-i hâssa-i esbak
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1198
Source:
Mücteba İlgürel
Format:
text/plain
Language:
ota