Ameden-i ser-i maktūʿ-ı Mîr-i alây-ı Sivas

Bundan akdem Anadolu ve Sivas eyâletlerinin züʿemâ ve erbâb-ı tîmârları vâlîleri maʿiyyetlerinde olmak şartiyle İsmâʿîl ve Bender'e me'mûr olduklarına binâen Anadolu eyâleti vaktiyle taʿyîn olundukları mahalle teveccüh ve vusûl ve eyâlet-i Sivas yerlerinden hareket etmedikleri semʿ-i devlet-i ebed-müddete mevsûl oldukda birkaç defʿa istiʿcâl evâmiri irsâl ve ne hâl ise mahallerinden nehzat ve bir merhale azîmetden sonra yine Sivas'a avdet eyledikleri tahakkuk etmekle tekrar gāyet-i tehdîdâtı şâmil emr-i ʿâlî ısdâr ve bu defʿa dahi kendülerden sûret-i inâd ve muhâlefet bedîdâr olduğu takdirde icrâ-yı ahkâm-ı siyâsetde katʿâ fütûr izhâr olunmayacağı isʿâr olundukda azîmet-i sâdıka ile yerlerinden hareket ve katʿ-ı mesâfe eyleyerek İstanbul'a vürûdlarında alaybeyileri olan Sarı-oğlu Mehmed Emîn Bey istiʿfâ-yı me'mûriyyet zımnında bezl-i mechûd ve çok mahallere vaʿd-i nukūd edüp (61-a) mukaddime-i saʿy ü ihtimâmı netîce-bahş-ı husûl-i merâm olmadığından gayrı eyâletlünün tereddüd üzere hareketlerine merkūm illet-i tâmm ve an-asıl Gürcistan ve Bağdad seferlerinde dahi bu gûne evzâʿı yâddaşt-ı enâm olmakdan nâşî cezâsı tertîbiyle âharlar terhîb olunmak muktezî iken bu defʿa iğmâz ve bundan sonra tarîk-i muʿavvec-i hıyânete sulûkdan iʿrâz etmediği hâlde seyf-i siyâset-i pâdişâhîden tahlîs-i cân eylemeyeceği vaʿîdâtı gûş-i hûşuna ilkâ ve ol-vechile me’mûr olduğu mahalle baʿs ü isrâ olunmuşidi. Mûmâileyh eyâletlü ile Tuna’ya karîb mahallere varup münferiden İsmâîl’e mürûr ve vezîr-i mükerrem Abdi Paşa hazretlerine eyâletlünün Bender’e değil karşuya bile geçmeyeceklerini ifâdede tahrîk-i zebân-ı şerr u şûr eyledikde eyâletlünün bu vazʿ u hareketleri muhâlif-i tavr-ı edeb olup me’mûr oldukları mahalle teveccüh ve luhûkları bâʿis-i selâmet-i hâlleri olduğunu ifhâm ve bir an akdem celb ü imrârlarına ihtimâm eylemesîyçün mîralây-ı merkūmu müşârün-ileyh hazretleri iʿâde edüp an-asıl bu fesâdın tekevvününe merkūm sebeb olduğuna binâen inâd ve fesâdlarında sâbit-kadem olmalarını eyâletlüye telkin ve ne kadar Devlet-i aliyye tarafından ve İsmâîl seraskeri müşârün-ileyh hazretleri cânibinden mürûrlariyçün fermân-ı âlî ve mübâşir taʿyîn olundu ise kâr-ger olmayup bilâhire müteferrik oldukları ve alay beyilerini gûyâ (61b) cebr ile götürdükleri haberi dahi Âsitâne-i saʿâdet’e vârid oldukda sâye-i mekârim-vâye-i hazret-i pâdişâhîde beher sâl kesb-i mi’ât ve ulûf eden sunûfun vazʿ-ı nâ-bercâlarına mükâfât tedbîrât-ı mülkiyyenin usûlünden olmağla der-akab sevâhil-i Bahr-i Siyâh’a ve maʿâbir ü mesâlik-i sipâha neşr-i evâmir-i aliyye olunup mürûrlarına sedd-i râh-ı mümânaʿat olmaları te’kîd ve alây beyi merkūmun havf-ı seyf-i gazab-ı şehriyârîden reh-neverd-i vâdi-i firâr olacağı sübût-yâfte-i tahakkuk olup bu bâbda iʿmâl-i fikr-i sedîd ve irâde-i Devlet-i aliyye munzam olarak bir mahalden merkūma musannaʿ bir mektûb tahrîr ve mazmûnunda eyâletlünün bilâ-sebeb müteferrik olduklarını Devlet-i aliyye sana isnâd ve zannıma göre hakkında esbâb-ı te’dîbi iʿdâd etmişlerdir. Selâmet-i nefs mültezemin ise min-gayr-i telebbüs Âsitâne-i saʿâdet’e gelüp dâmen-i afvâ temessük ve teşebbüs edesin deyu derc ü tastîr olunduğuna binâen merkūm mektûb-ı mezkûra firîfte olup birkaç âdem ile eyâletlüden infisâl ve cûyâ-yi selâmet-i hâl olarak İstanbul cânibine kadime-cünbân-ı istiʿcâl ve Burgos’a altı sâʿat mahalde vâkiʿ bir karyeye hatt-ı rihâl eylediği mukaddemâ iʿdâmına me’mûr olup Burgos’da müntehiz-i fırsat olan Mustafa Haseki’ye ihbâr olundukda haseki-i mezkûr leylen karye-i mezbûreyi alâ-gafletin basup alay beyiyi ahz ve yedinde olan emr-i âlîyi ibrâz eyledikde merkūm dahi Âsitâne’den (62a) kendüye gelen mektûba binâen sûret-i itâʿatde doğru Âsitâne’ye âzim olduğun inbâ ve şâyed madde tarz-ı âhar kesb eyledi deyu haseki-i mezbûr def-i iştibâh içün merkūmu habsde ibkâ ve keyfiyyeti alâ-vukūʿihi taraf-ı devlete inhâ eyledikde mektûb-i merkūm bâ-irâde-i müretteb ve masnûʿ olduğu beyân ve iʿdâmı tekrâr fermân olundukda merkūmu sâdır olan emr-i âlî mûcebince ibreten li’s-sâirîn istîsâl ve ser-i maktūʿunu Âsitâne’ye îsâl edüp eyâletlünün dahi zeʿâmet ve tîmârları hâssa çalınmak ve kendüleri müste’sil ol mak sûretlerinde insidâd-ı maʿâbir ve mesâliklerine Edirne bostancı-başısı ve sâirlerinin me'mûriyetleri maʿlûmları oldukda terk-i fesâd-ı niyyet ve emr-i pâdişâhîye itāʿat ve maʿmûr oldukları mahalle şitâb ve sürʿat eyledikleri peyâmı resîde-i sâmiʿa-i devlet-i ebed-müddet oldu. Tercüme: Maktûl-i mezbûr seksenüç târîhinde Bender muhâfızı iken vefât eden mîrimîrândan Sarı-zâde Mehmed Paşa'nın oğlu ve Zereli-zâde vezîr Mehmed Paşa'nın hafîdi olup pederi paşa-yı mûmâ-ileyh fi'l-asl Sivas alây-beyisi iken aʿyânın cümlesine mütefevvik ve mütekaddim ve baʿzen Sivas'a mütesellim olmak takrîbiyle muhâfaza-i memleketde hizmeti meşkûr ve bâ-husûs o esnâlarda cevr ü taʿaddîleri fukarâyı bîzâr eden kapusuz eşkıyâsına birkaç defʿa me'mûr olup istîsâl ve tedmîrlerinde izhâr-ı celâdet ve merdânegî etmekle hizmeti mukābelesinde mûmâ-ileyhe mîrimîrânlık (62-b) inâyet ve ihsân ve sâhib-i tercüme o zamân onüç yaşında bir tıfl-ı sebak-hân iken alây-beyilik ile şâdmân olup çok geçmeden Gürcistan seferi zuhûr ve sâir eyâletler gibi Sivas eyâleti dahi me'mûr olmağla Çıldır seraskeri maʿiyyetine şitâb ü sürʿat ve me'mûr oldukları hidemât-ı pâdişâhîde sarf-ı vusʿ-ı kudret eyledikleri hilâlde ol-havâlide meştâ-nişîn olmalarına irâde-i kātıʿa-i devlet taʿalluk edüp mezbûr alây-beyi beyân olunduğu üzere hadd-i bülûğa henüz resîde olup germ ü serd-i rüzgâra gayr-i mütehammil ve arzû-yı vatan ile mâye-i şekîb ve ıstıbârı zâil ve muzmahill olduğunu izhâr ve mutarassıd-ı yek-işâret olan eyâletlüyü bu hâlden haberdâr edüp anların ise matmah-ı enzâr ve hülâsa-i efkârları mâdde-i avdet olup hemen derhâl Çıldır cânibi seraskeri üzerine hücûm ve ikdâm ve bu tarafda lüzûmları yokdur deyü buyuruldu tahsîline mezîd-i ihtimâm ve Sivas cânibine atf-ı zimâm eyledikleri maʿlûm-ı devlet-i ebed-kıyâm oldukda merkūm alây-beyi Sansun kalʿasına nefy ü tağrîb ve eyâletlünün dahi baʿzısı tenkîl ve te'dîb olunmuşidi. Baʿde-zamânin pederi iltimâsiyle kayd-ı nefyden halâs ve Moskov seferi vukūʿunda meşhûd olan vazʿ-ı nâ-bercâsı sâir asâkir ile kaderi müşterek bulunduğundan göze görülmeyüp baʿde's-sefer Bağdâd'a taʿyîn ve lede'l-vusûl hâric-i sûrda hayme-nişîn ve bir müddet meks etmeden yine fekk-i tınâb-ı (63-a) ikāmet ve Sivas'a avdet ve bu defʿa dahi minvâl-i muharrer üzere hareketi katl ü iʿdâmına illet oldu. Merkūm reşîd ve edîb ve kâmil ve necîb olup fukarâ ve ebnâ-i sebîle hânesi küşâde ve leyl ü nehâr âmed-şüd edenlere etʿime-i şehiyyesi hâzır ve âmâde olup mâil-i bezi ü atâ ve cevdet ve sehâveti mütemekkin olduğu kutrda darb-ı mesel-i aʿlâ ve ednâ olduğundan gayri eyâletlünün ekserisi pederinin ve ale'l-husûs kendüsünün çırağları olup icrâ-yı yek cünbüş-i ebrûsuna cümlesi mecbûr ve ne tefevvüh eyler ise sadaka'l-emîr kavliyle amel ve hareketde maʿzûr olduklarına nazaran hidemât-ı pâdişâhîde bu makūle kendüye münkād ve râm askerî i'mâl ve istihdâm bâis-i tahsîl-i nîk-nâm ve sebeb-i teveccüh-i pâdişâh-ı enâm iken ünfüvân-ı şebâb ve reye'ân-ı ömr-i bî-nisâb iktizâsiyle hazarı sefere tercîh ve meşakkatden nefsini tervîh dâʿiyesiyle her vakit böyle bir fesâdın hudûsuna illet-i kavî olması âkıbetü'l-emr zevâline sebeb ve dünyâdan kâm hâsıl etmeden mazhar-ı gazab ve urza-i seyf-i atab oldu.
Attribution
Citation:
"Ameden-i ser-i maktūʿ-ı Mîr-i alây-ı Sivas", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_038.html
Item Details
Title:
Ameden-i ser-i maktūʿ-ı Mîr-i alây-ı Sivas
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1198
Source:
Mücteba İlgürel
Format:
text/plain
Language:
ota