Beyân-nâme-i mezkûre cümlemize îrâs-ı ihtilâl edüp şimdiye dek tarafınıza vâsıl olduğu melhûzum olmağla ve bâ-husûs İngiltere Devleti'nin iʿâneti olmadıkça Rusyalu bahren icrâsını tahayyül eylediği hutûb-ı cesîmeden birisinin husûlü mümkin olmadığını ve İngiltere Devleti'nin infiʿâli ne derecede Rusyalu'ya hatar-nâk olduğunu imparatoriçe raʿnâ bildiğinden beyân-nâme-i meşrûhanın devletimize irsâline müsâraʿatı vâkiʿ olmağın sizin dahi manzûrunuz olmak iʿtikādı ile sûreti bu defʿa tarafınıza irsâl olunmadı. Sâlifü'l-beyân beyân-nâmenin mukaddeme ve matâvîsini âdem kırâat eyledikçe tahayyür ve istibʿâd-i istîʿâb eder. Milâd-ı Îsâ'nın bin üç yüz târîhine dek Bahr-i siyâh'ın cümle limanları Ceneviz Cumhûru'nun taht-ı hükümetinde olup vaktâki Timur Hân Kıpçak Devleti'ni istîsâl eyledikde elli sene sonra Moğol Tatarlarının baʿzı tavâifi gāzî-i mezkûrun silsilesinden bir hâkim ittihâzına tâlib olup [Hacı Giray] nâm hân intihâb (25-b) ve mezkûr Kırım'ın evvel hânı olmuşidi. Baʿdehû üç yüz seneye karîb Devlet-i aliyye'ye tâbiʿ olup eczâ-yı memâlik-i Osmâniyeden maʿdûd idi. Tavâif-i Tatar Kaynarca musâlâhası ile serbestiyyet-i mutlaka nâil olmayup belki vücûdundan münkatıʿ bir cüz'-i munfasıl hiçden alâkası olmaz şey'in şekline dâhil olup Milâd-ı Îsâ'nın bin yedi yüz otuzbeş senesinde Rusyalu Kırım'ı ancak bilmeğe başlayup yetmişdörtde Kerş ve Yeni-kalʿa'nın zabtı ile cezîre-i Kırım'a bir ayak koyup seksenüç senesinde tavâif-i Tatar'ı hân intihâbından mahrûm edüp Kırım'ı devletlerine ilhâk eylediler. Bâri imparatoriçe bu misillü mütegallibâne harekâtına medâr-ı özr olur oldukca bir zerîʿaya sâlik olmayup serbestiyyet-i zâhire-i gayr-i vâkıʿanın müddet-i kalîlesi zarfında âhir-i kâr Kırım'ı zabt içün sarf eylediği akçeyi binâ eyledi. Tavâif-i Tatar Rusya hudûduna hücûm eyler mi ki, Rusya askeri harekete mecbûr olup bu kadar akçeden çıkdılar. Zihî şurût-ı musâlâhayı mübârek ve merʿî bilirler. Devlet-i aliyye'nin Kırım'da hükümeti iki devlet beyninde mâye-i şikāk oldıyse ser-
bestiyyet dahi iki devlet meyânında dâimî mübâhasât-ı kesîreyi bâdî olduğu mücerrebimiz oldu deyü beyân-nâmede mastûrdur. Bu sûretde ecnebî memleketin umûr-ı derûnîsine müdâhale eder ve vâkiʻ olan ihtilâli kıymetli bilür. Rusya Devleti fırsat (26-a) buldukça bir memleketi zabt eyledikden sonra sadmesinden kangı devlet ve kangı memleket emîn olabilür. Hukūk-ı devlete mürâʻât etmeksizin ve mücerred musâlâhaya meyl olunmayarak ve bir-iki devletler ile ittifâk ederek bundan akdem sefk-i dimâdan mücerred ictinâba mebnî Kırım'da olan hakk-ı sarîhinden keff-i yed eden devletin aleyhinde olmak hukūk-ı milele mutâbık mıdır? Bu defʻa Amerika ahâlisî serbest olup evâil-i hükûmetde âdî olan ihtilâli Françe Devleti bahâne edüp zabt kaydına düşerse İngiltere ve İspanya'ya el verir mi? İmdî ey Rusyalu şiʻâr-ı riyâyı terk et ve Bahr-i siyâh'da ve Akdeniz'de hükûmet eylemek hırsı ile bu hareketi icrâ eylediğinizi ikrâr et ve sizin efʻâliniz âmmenin insilâb-ı emniyyetine bâdî idüğünü mülâhaza edüp avâkıb-ı muhtemeleden hirâs et. Fransa kralı Amerika ahâlisine hasbî serbestiyyeti inâle edüp tavr-ı pesendîdesine iktidâ lâzım değil mi? Hırs-ı dînâr ve akçe daʻvâsı meslek-i küremâ değildir. «Siz Taman'da bir bayağı zâbit tarafından vâkiʻ olan hareketden şikâyet edersiniz. Şâhin Giray bu maddenin daʻvâsını edüp taraf-ı Devlet-i aliyye'den tazmîn iddiʻâ edüp redd olundu mu, ol-zaman hân-ı mezkûre tarafınızdan tesahhub lâzım gelüp Kırım'ın zabtı lâzım gelmez idi. Büyük Petro vaktinde zuhûr (26-b) eden İsveç kralı Leh'i zabt eyledikde İstanisla nâm krala hibe eyledi, ve merâmı üzere Moskov memleketinin zabtına fırsat-yâb olaydı bilâ-şekk manzûrlarından birine iʻtâ eder idi. Vâkıʻâ beyân-nâmeniz de bir mağlata-i kebîrdir, herkes edebildiğini icrâ etsün, demek ister, işleriniz âmme-i mülûke mûris-i efkâr olmadan ihtirâz iktizâ etmez mi? Eflâk ve Boğdan'ın hâlâtını karîben zerîʻa edüp Tuna'yı hudûd katʻ edersiz. Baʻdehu Mora ve Bahr-i sefîd'in sâde-dil olan ehl-i raʻiyyetini tahrîk ve ihtilâli fırsat bilüp yevmen fe-yevmen istîlâdan hâlî olmamanızı iktizâ eder, ve bu vechile evbâş ve cühelâ ecdâd-ı gayr-i mükellefiniz misillü hemen Cermanya ve İtalya ve França ve İspanya ve andan İngiltere'ye hücumunuz fırsat-ı vakte mevkūfdur. Sizin niyyetiniz budur. Kaldı ki harekât-ı cebbârânenize sedd-i mümânaʻat bulunur ve kuvvetiniz hırsınıza mukābil ve mutâbık olsa cümle Avrupa'da îkādına âmâde olduğunuz harîk-i şâmilin defʻ-i şerâresine tedbîr olunacağına iştibâh yokdur. Rusya'lunun bu hareket-i şenîʻası dînde müttehid olduğu tavâifin bile menfûru olduğundan gayri Nemçelü ile beynlerinde câri olan emr-i muvâzene Kırım'a istîlâ sebebiyle ber-taraf ve muzmahill ve belki münâkaşa ve müşâcereye sebeb-i müstakil olacağı vâridât-ı hâtırdandır. (27-a)
Tercüme-i Kâğıd-ı mezkûr
Attribution
- Citation:
- "Tercüme-i Kâğıd-ı mezkûr", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1782_013.html
Item Details
- Title:
- Tercüme-i Kâğıd-ı mezkûr
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1197
- Source:
- Mücteba İlgürel
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota