İcmâl-i Ahvâl-i İraniyân

Memâlik-i vesîʿü'l-ercâ-yı İran'da kabl (52a) e'l-biʿse hükümrân olan ekâsire-i Acem daʿvet-i âmmeye dâhil olduklarından taraf-ı risâlet-penâhîden millet-i beyzâ-yı İslâmiyeye tergîb ve adem-i kabûlden terettüb eyleyecek mahâvif ve ehvâl ile terhîb olunmuşlar idi. Ru'ûnet-i riyâset ve vüsʿat-i mülk ü devlet kendülere perdedâr-ı gaflet olup nâme-i hümâyûn-ı fahrü'l-mürselîni temzîk ve haklarında مزق الله ملكهم kavl-i şerîfinin sudûrunu mehere-i müverrihîn tahkîk eyleyüp çok geçmeden şirâze-i devletleri münhâl ve az zamânda nizâm-ı devletleri muhtel olup, memâlik-i mezbûreden Fârs ve Irak-ı Acem'e istîlâ edenler dahi mütemekkin olamadıkları hasebiyle iklîm-i mezkûrun baʿzen bi-külliyâtihâ ve baʿzen bi-cüziyâtihâ gâh Âl-i Büveyh elinde ve gâh Şebânkâre mülûkü ve Salgurîler hükümetinde müstakarr olup yüz sene mikdârı Cengizîlere nasib ve sademât-ı fitne-engîzlerinden bi'l-külliye harâb olmağa karîb olmuşiken Muzafferîler zuhûriyle şûriş-i memleket teskîn ve bir az vakt Timurîler câ-nişîn olduktan sonra yirmi sene kadar İncûyân tasarrufunda kalup dokuz yüz elli tarihlerinde Safeviyye'ye intikāl ve o hilâlde rafz u ilhâd keyfiyetleri zuhûra başlayup ehl-i sünneti mübtelâ-yi hizy ü nekâl-i ehl-i dalâl etmişidi. Mîr Veys Oğulları nâ-gâh zuhûr ve o kavm-i gavâyet-pîşeyi müdemmer ve makhûr edüp kırk tarihlerinde efrâd-ı askerî ve kabîle-i Afşar'dan dâʿiyyü'n-neseb ve mechûlü'l-haseb olan Nâdir refte refte mülk-i Acem'e zâfir ve yirmi sene mikdârı sırren ve alenen daʿvâ-yi hükümet edenleri iftihâs ve zûr-ı bâzû-yi tagallüb ile (52b) fürûʿ ve şubelerin katʿ ve târ ü mâr ve İran zemîni nefsine istihlâs edüp şahlık ünvânıyla kesb-i iştihâr ve âkıbet, ol dahi maktûl-i tîğ-i hûn-hâr ve evlâd u ahfâdı birkaç sene birer mahalde mütemekkin oldular ise dahi inkılâbât-ı rüzgâr ile onlar dahi muzmahill ve nâm u şânları sahîfe-i âlemden zâil olup bâlâda beyân olunduğu vech üzere tâb-âverân-ı hânân-ı Aʿcâmdan Âzâd Han ve Feth Ali Han ve bunlar eşbâhı zûr-mendler birer mahalli istîlâ ile muhârebeye mübâşeret ve Âzâd Han cümleye gâlib gelmişiken esâfil-i askerîden ve Zend aşîretinden Zend Kerim, nazar u iʿtibârdan sukūtu hâlinde onar onbeşer evbâş-ı Aʿcâm ile etrâfı tâht u târâc ve füls-i ahmere muhtâc iken giderek bâzâr-ı iştihârı revâc bulup, cemʿiyetine kesret ve bâzû-yi iktidarına kuvvet gelüp birkaç defʿa Âzâd Han ile muhârebe ve gâh muhâzeme ve gâh mugālebe ile imrâr-ı zamân ve âkıbet Âzâd Han askerini perîşân ve hân-ı mezbûr bu mezellet ve hârî sebebi ile diyâr-ı ademe şitâbân olup Vekîl-Şah ünvânını teşhîr ile Zend Kerim mülk-i Acem'in ekser mahalline mâlik ve sâir hanların baʿzısı tarafına meyl ve baʿzısı hâlik olup, hayatta olanların evlâd u akāriblerini alâ-tarîki'r-rehn dârü'l-mülk ittihâz ettiği Şîraz'da ibkā ve istihsâl-i emniyet, akabinde tevsîʿ-i mülk dâʿiyesine düşüp inân-ı azîmetini mülk-i âhara irhâ eyledi. Ömer Paşa vaktinde Basra ve Derne ve Mendelcin ve Kürdistan etrâfında birer bahâne-i zaʿîfe ile îkād ettiği nevâir-i fiten gün be-gün (53a) alevgîr olduğu bâlâda güzâriş-pezîr-i hâme-i tahrîr olmuşidi. İnkılâbât-ı İran takrîbi ile Azâd Han ve sâirleri Devlet-i aliyye'yi teshîr-i İran'a iğra ve kendüleri Devlet-i aliyye'ye istizhâr ile ednâ bir mahalle kanâʿat eyleyeceklerini îmâ etmişler iken vakt-i Nâdirî'de İrâniyân ile münʿakid olan şurût-ı müsâlahaya Devlet-i aliyye riʿâyet edüp sugūrda vâkiʿ vülât ve hükkâma evâmir-i aliyye tisyâr ve tecavüz ve tahattîden inzâr olunduklarından başka züvvâr ve tüccârları kemâ-fi'l-evvel eyb ü zâhib olup vechen mine'l-vücûh rencîde olunmamaları tenbîh ü işʿâr ve hattâ Zend Kerîm Han şâyân-ı muhâtabât-ı mülûkâne olup iʿlân-ı cülûs-ı hümâyûn zımnında tarafına kerem-nâme tahrîr ve Vehbî Efendi tesyîr olunup bu cânibden uhûd-ı müsâlemenin riʿâyetinde izhâr-ı taksîr olunmadığı gibi o taraftan dahi vikāye-i şurût iltizâm olunması tezkîr olunmuşiken hân-ı mezkûr cibilletinde merkûz olan habâseti icrâ ile hilâf-ı şurût-ı muʿâhede bâʿis-i muhârebe ve mecâlde olur evzâʿ irâe ettiği Devlet-i aliyye'yi mukābeleye ilcâ edüp, verilen fetvâ mûcibince ebvâb-ı sefer güşâde ve her tarafa bu keyfiyet ifâde ile asker ve mühimmât âmâde kılınup bir taraftan Şehrizor vâlisi Vezîr Hasan Paşa ve bir taraftan Bağdad vâlisi Vezîr Abdullah Paşa tertîb olunan asâkir-i bî-şumâr ile tenkîl-i Aʿcâm'a ikdâm ve sugūrdan ihrâc ve tahattî ile o kavm-i güm-râhı müste'sıl-i hüsâm-ı intikām etmek bâbında evâmir-i aliyye isdâr ve Diyarbekir Vâlisi Vezîr Hazinedar Ali Paşa dahi Diyarbekir seraskerliği ile nâm-dâr olup Bağdad'a me'mûr asâkir-i (53b) mansûreyi pey-der-pey tesyîr ve iktizâ ettiği hâlde bi'n-nefs azîmet eylemesi tarafına tahrîr olunduğundan başka Aydın Muhassılı Vezîr Uzun Abdullah Paşa sürücü taʿyîn ve baʿzı aʿzâr ile harekete butu' ve rehâvet izhâr edenleri kerhen ve tavʿan ihrâc etmek me'mûriyeti tarafına ifâde ve tebyîn ve kul kethüdâsı iken Kuyucu Süleyman Paşa gadriyle maʿzûl olan Halil Ağa mukaddemâ Bağdad ağası olmak takrîbi ile o taraf ahvâline vâkıf ve kendüsi dahi hadd-i zâtında resm-i siyâset ve istihdâm-ı asker semtini ârif cerî ve cesûr bir merd-i gayûr olduğundan taʿyîn olunan ortalara ağa nasbiyle me'mûr oldu. Devlet-i aliyye muhâlifleri olan kavm-i Aʿcâmı her taraftan tazyîk ve izʿâc ile mutâlebe-i amâna muhtâc etmek tedbîrât-ı müstahseneden olduğuna binâen Azerbaycan tarafına dahi Kars cânibinden asker taʿyînini baʿzı hayrhahlar sevk edüp ancak Azerbaycan halkının Zend Kerim Han'a mutâvaʿatları mechûl ve halleri istibâne olunmadan üzerlerine taʿyîn-i erbâb-ı huyûl sûret-i gadrde bir kâr-ı nâ-maʿkūl olmağla ibtidâ-yı emrde o havâlide olan hanlara Zend Kerim'in sû-i efʿâli ve memâlik-i mahrûseye tecâvüz ile fesh-i sulha bâdî olduğu inhâ ve her taraftan üzerine asker-i pâdişâhî taʿyîn olunduğu îmâ olunarak rekîz-i zamîrleri istiksâ olunmak evlâ görülüp zikr olunan hanlara bu zemînde mekâtîb tahrîr ve Kars ve Ahisha taraflarından irsâl ile istikşâf-ı zamîr kılınmış idi. Hânân-ı Azerbaycan tarafı (54a) müstelzimü'ş-şeref-i tâcdârîden haklarında sünûh eden rahm ü şefakatden her vechile minnetdâr ve şimdiye dek Zend Kerim'in taht-ı ribka-i itâʿatinde olmayup cânibdâr-ı saltanat-ı seniyye olacaklarını sıdka makrûn tahrîrâtlarıyla işʿâr eylediklerinden gayri ilelebed ubûdiyyet-i Devlet-i aliyye'yi kabûl edüp bu ahd-i vesîkden nükûl etmeyeceklerini dahi niyâz-nâmelerinde tafsîl ve Tiflis Hanı dahi ubûdiyyetini tezyîl ve mahsûs arîzasıyla âdemini dergâh-ı vâlâya tavsîl eyledi. İran halkı me'lûf-ı rafz u ilhâd ve sünnîlere adâvet ile mecbûl bir kavm-i zâhirü'l-fesâd olduklarına binâen “mâl ve cânlarını vikāye zımnında Zend Kerim taʿlîmi ile şâyed izhâr-ı firûtenî ve istizlâl eylediler" deyü kulûb-ı ekâbire zann ü gümân müstevli olduğundan başka Kars cânibi seraskeri dahi bu maʿnâyı te'yîd ve zunûn-ı nâsı te'kîd eylediğine binâen hazm u ihtiyâta riʿâyeten o havâli askeri müşârünileyh maʿiyyetine tertîb ve Erzurum'dan hareket ile Kars sahrâsına nasb-ı hıyâm etmek tasvîb olunup, zikr olunan hanlar te'lîf ve adem-i tevhîş ile habâyâ-yı ahvâlleri teftîş olunup devlete itâʿat ve Zend Kerim'e muhâlefet üzere oldukları tahakkuk ettikte yedlerinden sened-i mevsûk ahzine mübâderet eylemesi serasker-i müşârünileyh tarafına makām-ı sadâretten tahrîr ve işâret olundu.
Attribution
Citation:
"İcmâl-i Ahvâl-i İraniyân", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1774_085.html
Item Details
Title:
İcmâl-i Ahvâl-i İraniyân
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1190
Source:
Mücteba İlgürel
Format:
text/plain
Language:
ota