İş bu bin yüz doksan senesi Şevval'inin altıncı günü sulb-i pâk-i hazret-i tâcdârîden bir şehzâde-i tâbende-i ahter-i pertev-pâş basar-ı kih-ter ü mih-ter olup Dârüssaʿâde ağası hazretleri nüvîd-i vilâdeti, kānûn-ı saltanat üzere sadrıazam hazretlerine tebliğ ve sadr-ı müşârünileyh izhâr-ı envâʿ-ı mesarr ile ağa-yi müşârünileyh hakkında sunûf-ı atâya ve hedâyâyı bî-dirîğ buyurup filhâl şeyhülislâm ve kapudan paşa ve sadreyn hazerâtına irsâl-i peyâm ve vürûdları hengâm-ı hem-inân-ı murâfakat olarak Sarây-ı âlî'ye varup huzûr-ı hümâyûna duhûl ile kesb-i şeref-i tâm ve tehniyet-i vilâdet ile şâd-mânî ve ibtisâm ettikten sonra telebbüs-i hilʿat ile avdet ve top şenliği ve münâdîler nidâsı kulûb-i kâffe-i nâsa ilkā-yi beşâşet eyledi.
Bundan akdem serzede-i sâha-i vücûd olan vilâdetlerde isrâf ve tebzîr resîde-i derece-i kemâl ve tetâbuʿ-ı esbâb-ı lehv (47b) ü tarab ifsâd-ı tabâbiʿ-i ricâl eylediğinden gayri o rütbe-i halka ruhsatta meymenet müşâhede olunmayup baʿzı hayrât-ı nâfiʿa ile takarrüb ilâ-Allah maslahatı kalb-i eşref-i şehinşâhîde cilve-ger ve itʿâm-ı mesâkîn ve fukarâ ve ağniyâ-yi erâmil ve zuʿafâ niyyet-i sâdıkası derûn-ı ilhâm-meşhûnlarında muzmer olduğuna binâen Babıâlî'de tabh-ı taʿâm olunup o makūleler işbâʿ ve iʿtâ-yi denânîr ile vâsıl-ı ser-menzil-i intifâʿ olmaları bâbmda ısdâr-ı emr-i cihân-mutaʿ buyurdular.
Sadr-ı müşârünileyh hazretleri emr-i şerîfe imtisal ve her günde iki nevbet pilav ve zerde tabhıyla fukarayı dil-sîr-i niʿmet-i padişah-ı hamîdü'l-hısâl eylediğinden başka kulûb-i etfâle ilkā-yi sürûr-ı mesûbât-ı cezîleden maʿdûd olduğuna binâen Asitâne-i saʿâdet'de vâkiʿ mekteblerde taʿallüm-i Kur'ân eden sıbyân hâceleriyle âmîn-hân olarak Paşa-kapısı'na şitâbân olup ekl-i taʿâm akabinde hâceleri sof ferâce ve surre ile tefrîh ü tatyîb ve sıbyân u gûdek-ân-ı mekteb dahi nukûd-ı ihsân ile tenşît ü tatrîb olunup beş gün bu hâl ile mürûr ve fukarâ ve sıbyândan padişah-ı kâmilü'ş-şu'ûr isticlâb-ı duʿâ-yi me'sûr eyledi. Etrâfa neşr-i ahbâr-ı vilâdet takrîbi ile, [Mısra]: ʿAynün tesürru ve ʿaynün minke tübkînî mefhûmu üzere zuʿafâ-yı raʿiyyet iʿlân-ı mâye-i ferhat ettiler ise dahi hidmet-i mübâşiriye ve masârif-i şehr-âyin ile muztaribü'l-hâl oldukları
aklen tebeyyün etmiş bir keyfiyet olmağla bu maddeyi bahâne ederek tecrîm-i nâsdan tevakkî etmek bâbında memâlik-i mahrûsede vâkiʿ vulât u hükkâma ekîd ü şedîd evâmir-i şerîfe neşr olunup bu sûrette (48a) dahi celb-i duʿâ ve kesb-i senâ olundu.
Vilâdet-i hümâyûna Nâşid Bey'in inşâd ettiği târihdir:
Harf-i cevher-dâr ile Nâşid dedim târihini
Maşrık-ı şâhîde nûr-ı Ahmed'i etti tulûʿ.
Zikr-i Vilâdet-i Şehzâde Sultan Ahmed
Attribution
- Citation:
- "Zikr-i Vilâdet-i Şehzâde Sultan Ahmed", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1774_076.html
Item Details
- Title:
- Zikr-i Vilâdet-i Şehzâde Sultan Ahmed
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1190
- Source:
- Mücteba İlgürel
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota