Müşârünileyh Mora ve Silistire'de vâkiʿ gazavâtda bezl-i mâl ve cân ve sarf-ı tâb ü tüvân etmekten nâşî hıdmeti meşkûr ve saʿyi mebrûr olup nezd-i devlette vakʿ u iʿtibârı bâlâ-ter ve sît-i iştihârı kubbe-i feleğe beraber olmuşidi. Sefer hitâmında vüsûk u iʿtimâda sezâ ve serhad ahvâline âşinâ vüzerâ-yı ʿizâmdan birinin Bender kalesi muhâfazasına irsâlini zarûriyyât-ı vakt-i îcâb eylediğine binâen müşârünileyhde bu keyfiyet mahsûs ve muhayyel ve muhâfaza-i mezkûre tarafına ihâle ile azîmeti muntazır-ı erbâb-ı ʿakd ü hall iken baʿzı aʿzâr-ı vâhiye îrâdıyla azîmetden ibâ ve bu me'mûriyetten (21a) afvını ricâ ve Rumeli tarafına güzâr ve taraf-ı devletten zuhûr edecek muʿâmeleye medd-târ-ı intizâr etmişidi. Müşârünileyh eben an-cedd vezîr ve rızâ-yı devleti tahsîlde menâfiʿ-i dâreyni fehm ider bir müşîr-i dilîr olduğundan fazla servet ü yesârı zâhir ve kapusunda askeri vâfir, ihtiyâctan berî ve bir müddet bu meşakkate tahammül ile tekmîl-i hıdmet ve celb-i memnûniyet muktezâ-yı şîme-i dânişverî iken me'mûr olduğu savba adem-i azîmet, emr-i pâdişâhîye muhâlefet olup hakkında icrâ-
yi te'dîb ile gümâşte-gân-ı sâire terhîb lâzım gelüp ancak sebkat eden hidmetine hürmet ve seyyiâtından tegāfül ve bu vazʿ-ı nâ-hencârına tahammül mûcibât-ı mürüvvetten olduğu arz-ı südde-i aʿlâ ve hakkında istidʿâ olunan sûret-i afv-ı şehinşâhî rû-nümâ olup Rumeli gibi kesîrü'l-cedvâ ve hasretü'l-vüzerâ bir mansıb ile kemâ-fi'l-evvel iltifâta sezâ görülüp cemîʿ-i aksâm-ı adâleti şâmil olan taʿzîm li-emrillâh ve şefakat-i alâ-halkillâh mesleğine sülûk lâzım iken tekâlîf-i seferiyye ile mübtelâ-yı envâʿ-ı mesâib olan fukarâ ve zuʿafâya dest-i zulm ü teʿaddîyi dırâz ve tecrîm ve tağrîm ile ekserini muhtâc-ı nân-ı huşk ve piyâz edüp ahâli-i mezkûre bi'z-zarûre Âsitâne-i saʿâdet'e gelüp birkaç defʿa rikâb-ı kâmyâba refʿ-i rikʿa-i iştikâ ve sadrıazam ve şeyhülislâm efendi tarafından defʿ-i zulm ve nesâyihi mutazammın tarafına mekâtîb gönderilüp bu pend-i sûd-mendi katʿâ ısgā etmediğine binâen hakkında temhîd-i mukaddime-i sû-i cezâ olunup ibtidâ Rumeli'nden azl ve Egriboz Sancağı tevcîhi akabinde iʿdâmını müşʿir hatt-ı mehâbet-karîn ile haseki taʿyîn olunmuşidi.
Hilâl-i tarîkde zafer mümkün olmadığından haseki-i merkūm Eğriboz'a (21b) mütenekkirü'l-hey'e gelüp kaziyyeyi sırren kadı ve sâir kâr-azmûdegân-ı vilâyete ifâde ve anlar dahi icrâ-yı hükm-i padişâhîye âmâde olup müşârünileyh Eğriboz'a vusûl ve vücûh-ı memleket filhâl istikbâl ve şehre idhâl kasdıyla pîşgâhında yürüyüp kalenin iki kapısını tekātuʿ eden cisri güzâr eyledikte mukaddemce tasmîm olunduğu vech üzere cisr-i mezkûr refʿ olunup ilerüde bulunan ilerüde ve girüde bulunan girüde kalup tarafeyn yek-diğerin hâlinden bî-haber ve gāfil-i ahkâm-ı kazâ vü kader olup müşârünileyh dahi nefsine ihtimâl-i hatar vermediği hâlde üç beş âdem ile mürg-i bî-bâl u per gibi nâ-gâh şebeke-i belâya dûçâr olduğunu idrâk ve "kazâya rızâ” diyerek abdest alup iki rekʿat namaz kıldıktan sonra cellâd-ı bî-pâk câme-i hayâtını çâk çâk edüp ser-i bürîdesini haseki-i merkūm Âsitâne'ye îsâl ve vazʿ-ı ibret-gâh-ı erbâb-ı zeyg ü dalâl eyledi.
Hikmet: İnsân gāfil hakk-ı ubûdiyeti edâda tekâsül ve hâiz-i sırr-ı hilâfet-i ilâhî olan padişahların emr-i meşrûʿunu icrâda tesâhül gösterüp âmil oldukları emsârda müştehiyât-ı nefsâniye ve tesvîlât-ı şeytâniyyeye sarf u tebzîr içün cemʿ-i dînâr ile reʿâyâyı ızrâr ve adâletinde muzmer olan menâfiʿ-i neş'eteyni terk ve mugāderede ısrâr eylediği hâlde dünyada seyf-i siyâsetten reh-yâb-ı necât olursa dahi ukbâda mazhar-ı eşedd-i azâb
olacağını Aristâtâlîs [Aristoteles], "Aksâm-ı Adâlet" bahsinde tahrîr ve işâret etmiştir. Müşârünileyh oldukça bu maʿnâya vâkıf ve adâlet ve zulümden terettüb eden nefʿ ü zarra dânâ ve ârif iken perde-i gaflet çeşm-i basîretini mestûr (22a) ve dâiresinde bulunanların celb-i mâl maʿrazında verdikleri ünvân ve şâna firîfte ve mağrûr olup o makūle seyyâh-ı cihân-gerd ve fukarâya mâdde-i cevr ü derd olanlara dest-i ruhsatı medd edüp etrâf u eknâfı taht u târâc ve nâsı işbâʿ ve dilsîr-i intifâʿ etmek içün nefsini tîr-i belâya âmâc eyledi.
لقد أباحك غشا في معاملة من كنت منه بغير الصدق تنتفع
Tercüme: Müteveffâ-yı müşârünileyh sadr-ı esbak Topal Osman Paşa merhûmun hafîdi ve Vezîr Ahmed Paşa'nın necl-i reşîdi olup meslek-i cedd ü ebden sarf-ı enzâr ve tarîk-i tedrîse heveskâr ve mûsıla-i sahn raddesini ihrâz ile çâr-bâliş-nişîn-i gurfe-i iʿtibâr olmuşidi.
Evâil-i sefer-i hümâyûnda Mora cezîresinde tekevvün eden şûriş ve ihtilâl gûş-zed-i celâdeti oldukta maskat-ı re'si olan Yenişehir Fenâr'dan etbâʿ ve levâhıkını cemʿ ve bilâ-me'mûriye cezîre-i mezkûreye şitâb ve Anabolu muhâfazasında olan sadr-ı esbak Muhsinzâde Mehmed Paşa'nın emr ve re'yi ile baʿzı hidemâta sarf-ı miknet ü tâb edüp hizmeti pesendîde, vüsʿu ve gayreti cezîre-i mezkûre ahâlisini teşvîş-i derûndan âremîde eylediği müşârünileyh tarafından der-i devlet-medâra inhâ ve çerâğlığını istidʿâ ve kendüsü dahi kıble-i erbâb-ı matlab ve münâ olan atebe-i devlet-i ebed-müddete cebhe-sâ olup Mora muhassıllığı ile kesb-i rütbe-i vezâret ve meslek-i âbâya ricʿat etmişidi.
Mora'da birkaç mâh ikāmetten sonra zulm ile şöhret-gîr ve Eğriboz'a nakl ile leked-hor-ı tekdîr olmuşidi. O esnâda ordu-yı hümâyûna me'mûr ve hîn-i vusûlünde Silistire ser-askerliği menşûru ismine (22b) mastûr kılınup bi'n-nefs Rusya Feld Mareşali Romançof ile Silistre hâricinde ceng ü peykâr ve sadme-i top ve tüfenge asker tahammül etmeyüp nâçâr kalede tahassun ile defʿ-i sâile ibtidâr edüp, Rusya askerinin kaleye hücûmunda izhâr-ı sebât u metânet ve mevcûd olan cünûd-ı İslâmiyyenin cümlesini serdengeçti iʿtibâriyle düşman üzerine hücûm ettirüp mazhar-ı fevz ü nusret olmuşidi.
Sefer akabinde Bender muhâfazasından Nikola ( نيكولى ) hakkında mukaddime-i iğbirâr ve Rumeli'nde vâkiʿ olan zulmü kendüye vesîle-i helâk u demâr oldu.
Cülûs-ı Hamîd Hânî'de iʿlân-ı cülûs-ı hümâyûnu müşʿir emr-i celîlü'ş-şân ve baʿzı vesâyâ-yı sadr-ı celîlü'l-ünvân ile müşârünileyhe me'mûr olmuşidim. Birkaç saat miyânede muhâtabât vâkiʿ olup sâhib-i fehm ü zekâ ve mezâyâ-yı şiʿre âşinâ olduğunu istişʿâr ettim ise dahi ulüvv-i himmet ve kibr-i nefs iktizâsıyla enâ lâ-gayr (أنا لا غير) makālesini medâr-ı tasallüf ve pindâr ve enâ ibnü'l-vezîr bini'l-vezîr (وأنا ابن الوزير بن الوزير) elkābını her bâr zebân-âver-i iftihâr edüp intizâm-ı dâ'ire ve merbûtiyet-i havâşî ile devlete arz-ı nâz u delâl ve kâr-fermâyân-ı asrın rey ü tedbîrini tezyîf ile temennî-i emr-i muhâl eyler idi. Yâ-hayf delâlet-i akl tecâribiyle müşârünileyh tehzîb-i ahlâk müyesser olmayup rezâ'il-i nefsâniyyeden istihlâs ile tarîk-i eslem-i nasâfete muvaffak olamayup âhirü'l-emr unfuvân-ı civânîde terk-i ser ü sırr ve vücûdunu berg-rîz-i sarsar-ı kahr-ı dehr eyledi.
[Mısraʿ]: دریغ سود ندارد چو کار رفت از دست
Garîbe: Sâhib-i tercemenin birâderi Nâşid İbrâhîm Bey memûriyetle (23a) müşârünileyhe varup avdetinde gālibâ me'mûlü derecesinde mükerrem olmadığından yâhûd
[Mısraʿ]: بی حسد نبود برادر گر پیمبر زاده است
mefhûmu üzere debdebe ve dârâtına hasedinden terâdüf-i zulm ve iʿtisâfını her mahalde nakl u hikâyet ve “inʿidâm-ı vücûdu fukarâya sebeb-i huzûr u râhattır” deyu izhâr-ı gayz u adâvet edüp mîr-i mûmâileyhin zâhirde şâ'ibe-i garazdan sâlim olan takrîri tasmîm-i devlete tevâfuk ile te'kîd-i kasd u niyyet eylediği katı çok kimseye maʿlûm olan keyfiyettendir.
قريب المرء من أعدى أعاديه وإن دارا ولولا خشب الفوس لما قطعن اشجارا
İ'dâm-ı Vezîr Osman Paşa Vâlî-i Rumeli
Attribution
- Citation:
- "İ'dâm-ı Vezîr Osman Paşa Vâlî-i Rumeli", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1774_023.html
Item Details
- Title:
- İ'dâm-ı Vezîr Osman Paşa Vâlî-i Rumeli
- Creator:
- Ahmed Vâsıf Efendi
- Date Created:
- 1189
- Source:
- Mücteba İlgürel
- Format:
- text/plain
- Language:
- ota