Terceme

Müteveffây-ı müşârun ileyh Sadr-ı esbak Musûlî Muhsin-zâde ʿAbdullah Paşa'nın ferzend-i dil-bend ve necl-i erîb ü ercümendi olup, matlaʿ-ı büdûr-i erbâb-ı tasavvur u şuʿûr olan Âsitâne-i saʿâdet'de pertev-pâş-ı encümen-i zuhûr olup, fark-ı sûd ü ziyân ve temyîz-i zemîn ü âsumân melekesine mâlik oldukda, silahşorân-ı hâssaya ilhâk ve Kapucu-başılık ile mihr-i tâbdâr-ı ikbâli bâhiru'l-işrâk kılınup, pederi Sadâret'le mükerrem oldukda, Kapucular Kethudâlığı'yla câme-i rez-târ-ı liyâkati muʿallem ve elli dokuz târîhinde rütbe-i Vezâret'le sâhib-i tabl ü ʿalem ve Marʿaş Eyâleti ile muhteşem olmuşi- di. Ba'de zâlik Bender muhâfazasına ʿinân-ı ʿazîmeti müteharrik ve sânîyen Marʿaş Eyâleti ve Adana nizâmıyla, Anadolu teftîşine nâmzed ve izhâr-ı hüsn-i tedbîr ile makbûl-i ashâb-ı kabûl ü red olmuşidi. Bundan sonra vâfir zemân kılaʿ-ı Hâkānî muhâfazasında kıyâm ve üsve-i hâl ile imrâr-ı eyyâm edüp, nazm: “Asâ ferecün ye'tî bihillâh innehü lehü külle yevmin fî-halîkatihi emrün” mefhûmu üzere giderek tâliʿinde nümâyân olan nühûset, saʿâdete münkalib ve dâyiresine isâbet eden idbâr bi'l-külliyye münselib olup, Rumeli Eyâleti'yle kâm-rân ve Esmâ Sultân-ı ʿaliyyetü'ş-şân şevherligiyle hilâl-i ikbâli bedr-i tâbân oldu. Bundan sonra menâsıb-ı kesîrü'l-cedvâdan Anadolu ve Bosna ve Haleb ve Diyarbekir [M2 311] eyâletleriyle mübâhî ve yetmiş sekiz târîhinde hâmil-i mühr-i Pâdişâhî olup, seksen târîhinde Gürcistân ve ʿusât-ı Mısır gavâyili ve bâ-husûs Moskov seferi mukaddimâtı zuhûr ve birbirini teʿâkub eden işbu hutûb-i ʿazîme müşârun ileyhi güm-kerde-i ʿakl ü şuʿûr edüp, umûr-ı Sadâret'de pâ-beste-i terâhî vü fütûr ve seksen ikide ʿazl ve mâlı ihsân olunarak, Bozca-ada ve müteʿâkıben Rodos'da ikāmete me'mûr olmuşidi. Seksen üçde Mora ehâlîsini keyd-i düşmen-i dînden te'mîn mekāsıdı ile Anabolu muhâfazasına taʿyîn ve o hılâlde Rusyalu, Mora reʿâyâsıyla ber muktezây-ı cinsiyyet rabt-ı peyvend-i ittihâd ü muvâfakat edüp, hüsn-i tedbîr ile memleketi tathîr ve katʿ-ı çok serkeşleri kahr u tedmîr ile şân ü şöhreti felek-mesîr olup, seksen yedi zi'l-kaʿdesinde sânîyen mühr-i hümâyûn ile mükerrem ve Serdâr-ı ekrem olup, baʿzı mahallerde fevz ü zaferi igtinâm etmişiken, bâlâda bast olunan esbâb ile ʿâkıbet düşmen gālib ve başında olan asker bilâ-zarûra sârib olup, Şumnu muhâsarası gibi vaktinde misli gayr-i mesmûʿ bir keyfiyyet vukūʿ bulup, nâçâr sulha meyl ve birkaç günden sonra keşmekeş-i dünyâdan cerr-i zeyl eyledi. Müşârun ileyh kasîru'l-kāme kebîru's-sibâl, cehveriyyü's-savt ve kaviyyü'l-bâl, dânâ-yı ahvâl-i ahyâr ü eşrâr ve mümtehin-i surûf u nevâyib-i rûzgâr, sadâkat ü istikāmeti ke'ş-şemsi fî-râbiʿati'n-nehâr âşikâr olduğundan başka, dâyimâ fikr ü zikri tekmîl-i şân-ı saltanat ve takvîm-i eved-i nâmûs-i devlet olup, şuʿûru tâm ve mütâlaʿası dürüst bir Vezîr-i benâm idi. Evâyil-i hâlinde haylî felâket ve ʿadem-i müsâʿade-i rûzgâr ile envâʿ-ı muzâyaka vü meşakkat çeküp, hattâ Özi Muhâfızı iken ibkā emrini kimse kabûl etmeyüp, sâʿî-yi yediyle tarafına vusûl bulduğu lisânından istimâʿ olunmuşdur. Hoca-paşa'da Muhsin-oğlu Hânı zâtına mensûb ve âsâr-ı hayriyyeden bir gayri ʿamele muvaffak olmadığı, tahkīk kerde-i erbâb-ı kulûbdür. Sadâret-i ûlâsı üç buçuk sene ve sâniyesi iki sene dokuz mâh olup, sinîn-i ʿömrü yetmişe yetmişidi. Beyne'n-nâs fart-ı buhl ü imsâk ile meʾlûf, meʿâkil ü melâbisinde iktisâr ile maʿrûf idi.
Attribution
Citation:
"Terceme", Ottoman Text Corpus, Merve Tekgürler, https://mervetekgurler.github.io/ottoman_text_corpus_website/items/ave1752_961.html
Item Details
Title:
Terceme
Creator:
Ahmed Vâsıf Efendi
Date Created:
1187
Source:
Nevzat Sağlam
Format:
text/plain
Language:
ota